Rahim ağzı kanserinde erken tanı

Rahim ağzı kanserinin erken tanısında uygulanan sıvı bazlı ince tabaka teknolojisi, hücrelerin tamamen tek kat halinde yayılmasını sağlıyor. Bu sayede test sırasındaki hatalar engellenerek daha güvenli sonuçlar elde ediliyor.

Test sonucunda pozitif değerler bulunursa?

“Smear testinin pozitif çıkması halinde, durumu anormal hücrelerin görülmesi ya da bir kanser ba?langıcı olarak değerlendirip paniğe kapılmaya gerek yoktur. Smear testindeki hücre anormallikleri basit bir iltihap veya kronik tahri?in neden olduğu deği?iklikler olabileceği gibi, herhangi bir ilaç ya da hormonal etkiyle de ortaya çıkabilir. Anormal sonuçlarla kar?ıla?ılan sıvı bazlı ince tabaka testi, bu bölgenin daha yakından incelenmesinin gerektiğini vurgulaması açısından çok önemlidir. Onun için böyle bir sonuç çıktığı zaman testin tekrarlanması, bir süre ara verip tedavi sonrası yeniden yapılması gerekebilir.”

15-45 yaş arası kadınlarda meme kanserinden sonra en sık karşılaşılan kanser türü olan rahim ağzı kanseri, dünyada her on kadından birinde görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre ise 50 yaşına varmış her on kadından sekizinin, rahim ağzı kanserinin en yaygın nedeni kabul edilen HPV virüsü ile karşılaşmış olma riski var. Erken tanı söz konusu olduğunda rahim ağzı kanseriyle mücadele etmek çok kolay ama gecikildiğinde, ne yapılırsa yapılsın, ömrü biraz daha uzatmanın ötesine geçilemiyor. Bu yüzden, tıp dünyasında erken tanı koymanın en iyi yolları aranıyor.

Son 50 yıldır uygulanmakta olan Papanicolaou (Pap) smear testinin, rahim ağzı kanserinin taramasında bir dönüm noktası yarattığı biliniyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde, bu tarama yönteminin yaygın kullanımı sayesinde rahim ağzı kanseri nedeniyle görülen ölüm oranlarında büyük bir azalma sağlandığı kanıtlandı. 1990’lı yılların başlarında geliştirilen ve daha kesin sonuçlar sunan sıvı bazlı ince tabaka testi teknolojisi olan en ileri smear testi yöntemi Thin-Prep üzerine, ASM Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı ve ASM Patoloji Uzmanları Direktörü Doç. Dr. Özlem Yapıcıer ve Dr. Saime Sezgin Ramadan ile görüştük.

Pap Smear taramasında yeni gelişmeler nelerdir?

Genel olarak smear testi, rahim ağzındaki (serviks) kanser başlangıcı olabilecek herhangi bir hücresel değişikliği belirleyen basit bir erken tanı yöntemidir. Bunun yanısıra, test yardımıyla enfeksiyonları veya rahim kanserlerini de belirlemek mümkün oluyor. 1990’lı yılların başlarından itibaren, bu testlerde sık karşılaşılan örnekleme hatalarını ve örnek kalitesinden kaynaklanan olumsuzlukları gidermek için yapılan çalışmalar ışığında sıvı bazlı teknikler doğuyor. Sıvı bazlı ince tabaka testi ise eski yönteme göre daha avantajlı; çünkü bu hücreleme sistemi hücrelerin tamamen tek kat halinde yayılmasını ve hücrelerin üst üste gelmemesini sağlıyor. Bu sayede test sırasındaki hatalar engellenerek daha güvenli sonuçlar elde ediliyor.

Test için nasıl örnek alınır?

Örnek alınması çok basit bir işlemdir. Jinekolojik muayene sırasında küçük bir ahşap ya da plastik spatül veya fırça yardımıyla dökülen hücreler toplanır. Bu hücre örnekleri, klasik smear testinde lam üzerine, sıvı bazlı ince tabaka testinde özel geliştirilmiş sıvı ortama aktarılır. Bu aşamaya kadar olan işlemler yani smear alınma aşaması tamamen kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının sorumluluğundadır. Alınan örneklerin hazırlanması ve incelenmesi ise patolog ve sitologların görevidir. Sonuçta örnek alınıp laboratuvara yollandıktan sonra raporlamayı yapan patolog ve sitologların tanı koymadaki rolü çok önemlidir.

Smear alınırken kişi acı hisseder mi?

Test sırasında ya da sonrasında herhangi bir rahatsızlık duyulmaz. Test için örnek alınırken, hasta standart jinekolojik muayene dışında herhangi olumsuz bir şey hissetmez.

Smear testi ne sıklıkla yapılmalıdır?

Smear kontrolüne başlama yaşı cinselliğin başlamasını izleyen ilk yıldan itibaren yılda bir kez yaptırılması genel kabul görmüş bir standarttır. Kadınların menopoza yaklaştıkça, yılda bir kere test yaptırmaları şartı daha fazla önem kazanıyor; çünkü kanser riski artıyor. Dolayısıyla yaşa bağlı olarak taramaların sıklığını seyrekleştirmemek önem verilmesi gereken bir konudur.

Rahim ağzı kanseri aşısı

Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonuna yanıt olarak rahim duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişiyor. Bu anormal servikal hücreler bir araya gelerek tümör adı verilen kitleleri oluşturuyorlar. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanarak ülkemizde de satılmaya başlanan rahim ağzı kanseri aşıları, kadınları bu kanser türüne karşı koruma altına almayı hedefliyor. HPV aşısı canlı bir aşı olmadığı, genetik teknoloji ile hazırlandığı için bir çok kişiye rahatlıkla uygulanabiliyor ve bilinen bir yan etkisi bulunmuyor. Aşı üç dozda uygulanıyor. İlk dozdan iki ay sonra ikinci doz, ilk dozdan altı ay sonra da üçüncü doz yapılıyor. Aşı yüzde 70’lik bir koruma sağlıyor. Bu nedenle aşılanan kişilerin de düzenli olarak hekim kontrollerini ve risk belirleme testlerini yaptırması öneriliyor.

Güvenilirliği yüksek

“Sıvı bazlı ince tabaka testi ile ilgili olarak Londra’da üç gün süren bir eğitim aldık. Bu eğitimde, farklı lezyonların bu yöntemle nasıl görüldüğüne dair bilgilendirildik. Geleneksel smear testi yöntemiyle kar?ıla?tırmalı çalı?maları inceledik. Bu yöntemin üstünlüğü sadece hastalar değil, biz patologlar açısından da çok önemli. Her ?eyden önce sonuçları değerlendirmek çok daha kolay ve ula?ılan sonuçların güvenirliliği çok daha yüksek.”

HPV Virüsüne dikkat!

HPV, günümüzde rahim ağzı kanserinin en yaygın nedeni olarak kabul ediliyor ve bu virüsün kendinde olduğunu bilen kadınların sık sık kontrol yaptırmaları gerekiyor. HPV, rahim ağzına yerle?tiği zaman bu çoğu kez gözle görülemiyor, ancak testlerle ortaya çıkabiliyor. Thin-Prep tekniği ile alınan rahim ağzı örneğinde HPV tanısını koymak mümkün. Özellikle yüksek risk HPV’si olan hastalarda kanser riski yüksek olduğu için yakın izlem ve tedavi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı