Genel

Rahim kanserine yakalanma riski azaltılabilir mi?

Rahim kanserleri, jinekolojik kanserler içerisinde en sık rastlanılanı rahim kanserleridir ve endometriyum adı verilen, rahmin iç duvarını döşeyen dokudan gelişirler. Çeşitli risk faktörlerinin bu hastalığın ortaya çıkma olasılığını artırdığı bilinmektedir. Bu risk faktörlerinin başlıcaları arasında erken yaşta ilk adet görme, geç menopoza girme, yaşam boyunca adet kanamalarının görüldüğü toplam süre, hiç gebe kalmamış veya doğum yapmamış olmak, aşırı şişmanlık, sadece östrojen hormonu içeren hormon ilaçlarını kullanmak, meme kanseri tedavisi için tamoksifen isimli ilacın kullanımı, hayvansal yağdan zengin beslenme, şeker hastalığı olması ve ailede birinci derece akrabalarda rahim kanseri ve/veya yumurtalık kanseri ve/veya barsak kanseri olma hikayesi sayılabilir.Bu risk faktörlerinin bir çoğu kişi tarafından değiştirilemeyecek faktörlerdir. Diğer taraftan kadınlarımızın rahim kanserine yakalanma risklerini azaltabilmek için alınabilecek bir takım önlemler de vardır. Bunlar:

1) Obezitenin önlenmesi: Obezite dediğimiz aşırı şişmanlık, diyet ile ve gerektiğinde uzman doktor kontrolünde kullanılabilecek bazı ilaçlarla engellenebilir. Sağlıklı bir kiloda olmak şişmanlık ve şeker hastalığının endometriyum kanseri ile olan doğrudan ilişkisini yıkmak açısından anlam taşımaktadır. Ayrıca kalp ve tüm vucut sağlığı da göz önüne alınacak olursa, obezitenin önlenmesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmış olur.

2) Doğum kontrol hapları kullanımı: Doğurganlık döneminde doğum kontrol hapı kullanmış olmak endometriyum kanseri riskini azaltır. Bu koruyucu etki en fazla uzun süreli kullanımda görülür ve hap kullanımına son verildikten sonra en az 10 yıl sonrasına kadar sürer. Bu etki hiç çocuk doğurmamış olan kadınlardaki riskin azaltılması içinde ayrı bir önem taşımaktadır.

3) Diyetle yağ alımının kısıtlanması: Birçok bilimsel çalışmada diyetle hayvansal yağ alımı ile rahim kanserlerinin ortaya çıkması arasında bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Ayrıca ağırlıklı olarak meyve ve sebze ile beslenmenin, rahim kanseri riskini azaltmakta olduğuda bilimsel olarak gösterilmiştir.

4) Ailede rahim, barsak veya yumurtalık kanserlerinden birinin veya birkaçının birden fazla birinci derece akrabada olması durumunda yapılacak genetik testler: Barsak kanserine yakalanmış olan kişilerde, rahim kanserine yakalanma riskinin artmış olması ile aileden gelen bazı genetik faktörlerin rahim kanserinin ortaya çıkmasında rolü olduğu gerçeği anlaşılmıştır. Ailesinde veya kendisinde bu tip tümörü olan kişiler, doktoruna başvurarak bu hastalığa kendilerinin yatkınlığı olup olmadığını öğrenmeleri mümkündür.

5) Düzenli yıllık jinekolojik muayeneler: Rahim kanserlerinin öncü lezyonları ultrasonografi ile saptanabilmektedir. Rahim kanserlerinin sıklığı 40 yaş üstünde artmaya başlar. Menopoz döneminde ve sonrasında bu sıklık belirgindir. Özellikle menopoza yakın dönemlerde ve sonrasında düzenli jinekolojik kontroller hastalık ortaya çıkmadan ve erken dönemde iken teşhis konmasını sağlayacaktır.

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Sağlığı bölümü doktorlarından Doç. Dr. Fatih Güçer

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu