Emzirme Döneminde Anne Psikolojisi

Emzirme Döneminde Anne Psikolojisi

Emzirmek, aynı hamilelik ve doğum gibi mucizevi bir eylemdir. Gebelik, gebeliğin sonunda doğumun gerçekleşmesi, bunu takiben sütünüzün gelmesi ve minik bebeğinizi emzirmeye başlamanız birbirinden ayrı düşünülemeyecek durumlardır.

Hamilelik döneminde temelleri atılan anne ve bebek arasındaki bağ, emzirme sürecinin başlaması ile birlikte farklı bir boyut kazanır ve bebeğinizin size daha çok bağlanmasını sağlarken, size olan sevgi bağının ve güveninin kuvvetlenmesine yardımcı olur 

Bu nedenle, sadece sütün besin değeri ve bebeğinizin karnını doyurup beslenip gelişmesi bakımından değil, psikolojik açıdan da emzirmek önemlidir.

Bu dönemin kalitesi ve süresinin uzunluğu, doğumdan sonra bebeğinin bakımıyla baş başa kalan annenin psikolojik durumu ile de bağlantılıdır. Bu sebeple emziren anne psikolojisi, her kadında farklılık göstermekle beraber bebeğini sütle beslediği bu dönemin en önemli faktörlerinden birini oluşturmaktadır.

Doğum Sonrası Emzirme ile İlgili Hissedilen Endişeler

Annelik duygusu, yavrunuzu karnınızda hissetmeye başladığınız andan itibaren gelişen, dünyanın en güzel duygularından biri! Bebeğinizi kucağınıza almanız ile birlikte hayatınız boyunca ilk defa tattığınız bu duygulara bir yenisi daha eklenecek ve miniğinizi emzirmeye başlayacaksınız.

Sizden bir parçaya can olmak, onun süt emişini izlemek, bu dönemdeki en keyif dolu anlarınızı oluşturacak belki de. Ancak hamilelik ve doğum sonrası hormon seviyelerindeki değişimlerin, taze annelerin duygusal durumları üzerindeki etkileri çok kuvvetlidir 

Üstüne bir de lohusalık halleri eklendiğinde, emzirme dönemi bile sizin için endişe dolu bir hâl alabilir. ‘Sütüm gelecek mi?’, ‘Acaba sütüm bebeğime yeterli geliyor mu?’, ‘Doğru şekilde emzirebiliyor muyum?’, ‘Göğüslerim çok deforme olur mu?’ gibi hem bebeğiniz için hem de kendiniz için hissettiğiniz tereddütler, fazlasıyla artış gösterecektir.

Her emziren anne, zaman zaman bu sorularla mücadele etmektedir.

Önemli olan, bu endişelerle zihninizi çok yormamaya çalışmak ve emzirmenin tadını çıkarmaktır 

emzirme - psikolojiBebeğinizi Emzirmek Psikolojinizi Nasıl Etkiler?

Her ne kadar annelik hissi ağır bassa da yeni bir döneme, bebeğinizi emzirdiğiniz bu sürece adapte olmanız zaman alabilmektedir.

Kimi zaman emzirmeyle ilgili sorunlar yaşayabilir, meme ucu çatlakları ve mastit gibi rahatsızlıklarla yüz yüze gelebilirsiniz. Bu durumların oluşması, emzirmeye bakış açınızı olumsuz etkileyebilir.

Mastit hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

Mastit Nedir? Mastiti Önlemenin 7 Yolu!  https://www.bebek.com/mastit-nedir-onlemenin-7-yolu/ 

Ancak genel anlamda, bebeğinizi devamlı bir emzirme halinde olduğunuzda, vücudunuz ritmini buna göre ayarlayarak süt salınımını gerçekleştirir ve kendinizi emzirirken mutlu ve huzurlu hissetmenizi sağlar.

Bebeğiniz ile temas halinde olmanız, onunla emzirme sırasında bakışmanız, onu okşamanız sizin de psikolojinizi olumlu yönde etkileyecek ve daha çok süt üretilebilmesi için gerekli ortamın oluşmasında fayda sağlayacaktır.

Emzirmeyi, sadece bebeği beslemek için yapılan bir eylem olarak görmek doğru değildir. Hem bebeğinizin hem de sizin, daha iyi ve mutlu hissetmeniz bakımından da önemlidir.

Luhusalık Nasıl Atlatılır? konulu videomuzu izleyebilirsiniz.

Emzirmenin Annenin Psikolojik Durumu Üzerindeki Önemi

Hamilelikte ve hamilelik sonrasında vücut ciddi değişimlere uğrar. Fiziksel görünümünüzde kısa sürede eski hâline dönemeyecek farklılıklar oluşabilir.

Her şeyden önce, bu bir süreçtir ve vücudunuzun kendisini toparlayıp tekrar eski hâline dönebilmesi için zaman gerekmektedir.

Siz bu durumun hüznünü yaşarken diğer yandan bebeğinizi ortalama 2 saat aralıklarla emzirmeniz gerekecektir.

Yapılan araştırmalar, emzirme ve anne psikoloji ile ilgili olarak şu sonuçları ortaya koymaktadır;

  • Bebeğini emziren anneler, 1.trimester denilen gebeliğin ilk 3 ayına kıyasla daha az depresif belirtiler göstermektedir.
  • Bebeğini 3 aylık olana kadar emzirmeye devam eden annelerin, hamileliğin tüm zamanlarına ve hatta doğum anına kıyasla daha az depresif belirtiler gösterdiği tespit edilmiştir 
  • Bebeğini hiç emziremeyen annelerde ise, doğum öncesi ve sonrası depresif belirtiler aynı oranda kalmıştır.

Tüm bu bulgular, anneler üzerinde birçok olumlu etki yaratmaktadır;

  • Gün içerisinde veya gece belli aralıklarla bebeğinizi emzirmek, uykunuzu bir düzen içerisine sokacaktır 
  • Emzirme esnasında minik yavrunuzla temas halinde olmanız, onu sevip okşamanız, dokunmanız ve göz kontağı kurmanız bebeğinizle aranızdaki ilişkiyi güçlendirecektir.

 

  • Teninizi ve kokunuzu hisseden bebeğinizin, size olan güveni artacak ve kendini güvende hissedecektir.
  • Düzenli emzirme ile süt üretimi artacağı için, bebeğinizi beslerken yaşanma olasılığı bulunan çeşitli rahatsızlıkların önüne geçilerek daha huzurlu bir lohusalık yaşamanız sağlanacaktır.
  • Bebeğinizi beslemenin verdiği mutluluk ve huzur, psikolojinizi pozitif yönde etkileyecektir.

Annelik ve Kadınlık Duygularının Savaşı

Emzirme dönemlerinde anneleri en çok zorlayan durumlardan biri de annelik ve kadınlık duygusu arasında yaşanan gelgitlerdir. Taze anneler, doğumdan hemen sonra bebek emzirme durumuna alışmaya çalışırken, lohusalık döneminin getirdiği aşırı hassasiyet ve duygusallık nedeniyle eşlerinin artık kendilerini eskisi gibi güzel ve çekici bulmayacaklarını düşünebilirler veya bu süre zarfında cinselliğe daha soğuk bakabilirler.

Hormonlar, önceliği bebeğinizin bakımına ve onun sağlığına yönlendirirken, gözünüz aynada eski hâlinizin izlerini aramaya başlar. Bu ikilem içerisinde olan annelerin depresif durumunda artış görülebilir, mutsuz ve huzursuz bir hâl içerisine girebilirler.

Aynı hamilelik döneminiz gibi, emzirme döneminin de bir süreçten ibaret olduğunu ve vakti geldiğinde sona ereceğini unutmamanız, bunun sonrasında hormonların eski seviyelerine dönerek libidonuzu geri kazanacağınızı hatırlamanız yeterli olacaktır.

Emzirme ve Lohusalık Sendromu

Ağır veya hafif; hemen hemen her anne lohusalık semptomlarını yaşamaktadır. Bazı anneler bu belirtileri çok belirgin şekilde gösterebilir ve hayatlarındaki bu yeniliklere uyum sağlamakta güçlük çekebilir.

Bebeğini emzirmek istemeyen ve emzirmeyi reddeden anneler dahi olabilmektedir. Araştırmalar gösteriyor ki; bebeğinizi emzirmek, hamilelik sonrası ortaya çıkan depresif belirtileri ciddi oranda azaltmaktadır.

Serotonin ve melatonin hormonlarının emzirme eylemi ile birlikte artış göstermesi, annenin stres ve endişe ile daha kolay başa çıkabilmesini sağlarken daha iyi bir ruh haline girmesine yardımcı olmaktadır 

Çevreden Gelebilecek Emzirmeye Yönelik Sorulara Takılmayın! 

Birçok annenin emzirme sürecinde huzursuzlanmasına ve endişelenmesine neden olan şeylerin başında çevreden gelen rahatsız edici sorular ve yorumlar gelmektedir.

Yakınlarınızdan veya aile büyüklerinizden, çoğu zaman sizi bilgilendirmek ve yönlendirmek amacıyla söylenen sözler, kendinizi baskı altında hissetmenize ve bebeğinize yetemediğinizi düşünmenize neden olabilmektedir.

  • Nasıl emzireceğinizi,
  • Ne yemeniz gerektiğini,
  • Ne yememeniz gerektiğini anlatan kişiler muhakkak olacaktır. Bu durum sizi bunaltabilir; ancak her şeyden önce bu kişilerin, sizin ve bebeğinizin iyiliği için konuştuklarını hatırlayıp kendinizi strese sokmamaya çalışmalısınız.

Emzirme döneminde nasıl beslenmeniz gerektiğini öğrenmek istiyorsanız aşağıdaki bağlantıya tıklayın!

Emzirme Döneminde Beslenme Önerileri https://www.bebek.com/emzirme-doneminde-beslenme-onerileri/

Size yardımcı olmaya çalışanlar olabileceği gibi, meraklı ve evhamlı insanların da çevrenizde bulunması muhtemeldir;

    • Sütünüzün bebeğe yeterli gelmediği ve onu doyurmadığını,
    • Bebeğinizi iyi emziremediğinizi,
    • Sütünüzün bebeğinize iyi gelmediğini,

 

  • Bebeğinizi emzirip emzirmediğinizi soranlar veya anlatanlar da olacaktır. Emziren anne psikolojisi üzerinde yaralar açmaya müsait bu sorulara ve söylemlere aldırış etmeden bebeğinizi emzirmenin tadını çıkarmaya çalışın.
Unutmayın; siz keyifli ve mutlu olursanız, minik bebeğiniz de bunu hissedecektir. Yavrunuzu en iyi şekilde emzirmek istiyorsanız, önceliğiniz moralinizin yüksek olmasını sağlamak olmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı