Bebeklerde Kucak Alışkanlığı

Hamilelikle birlikte başlayan heyecan ve endişeler doğum sonrası yeni annelerde bebeğin bakımı ile ilgili tecrübesizlik sebebiyle devam eder. Heyecan ve endişe yaratan konulardan biri de bebeğin kucağa alışmasıdır. Bu konuyla ilgili ebeveynlerin çevresinden çok çelişkili ve kafa karıştırıcı bilgiler ve çözüm yöntemleri gelir.

Bebeklerde kucak alışkanlığı konusunda yaşanan fikir ayrılıkları annelerde kafa karışıklığına ve hatta ne yapacağını bilmez durumların yaşanmasına sebebiyet verir. Bazı yaklaşımlar bebeğin olabildiğince az kucağa alınmasını böylece annenin rahat edebileceğini savunur. Diğer yaklaşım ise bunun tam tersidir ve sanki bebek hala anne karnındaymış gibi uzunca bir süre daha bu şekilde yaşamalarını önerir. Hal böyle olunca hem soru işaretlerinize cevap bulabilmek hem de kucak alışkanlığı olan bebekler için neler yapılabilir konusunda sizlere fikir verebilmek için bu yazıya göz atabilir ve bu konuyla ilgili bilmeniz gereken tüm bilgilere ulaşabilirsiniz. 

Bebeklerde Kucak Alışkanlığı Nedir?

Her bebek farklı olduğu gibi her bebeğin annesi ile olan ilişkisi de kendine özgü özelliklere sahiptir. Bu sebeple bebeğin kucağa alınmasına dair tek bir yöntemden söz etmek doğru değildir. Bu bilgi doğrultusunda bebekle ilişki kurulurken onun ihtiyaçları da göz önüne alınmalıdır. 

Bebekler ana rahmine düştüğü anda annenin zihninde bir yer edinmeye başlar. Bu süreçte annenin psikolojik durumu, anne olmaya hazır olup olmadığıyla ilgili duyguları, kendi bebekliği, nasıl yetiştirildiği, ebeveynleriyle olan ilişkisi hatta eşiyle olan ilişkisi gibi konular oldukça etkilidir. Eğer anne hamile kaldığında ne kadar endişelerden uzak ve çevresiyle ne kadar uyumluysa bebek bunu hisseder ve o da sakin bir yapıya sahip olur. Geçmişten gelen ya da halihazırda mevcut olan çatışmaların bebek üzerindeki etkisi büyüktür. Anne adayı, kendini huzurlu hissettiğinde bebeğin ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda doğal bir süreç işler ve ihtiyaçlarına cevap alabilen bebekte daha huzurlu olur. 

Dokuz ay sonra dünyaya gözlerini açan bebeğiniz yeni dünyaya alışma sürecinde kendini güvende hissedeceği bir liman arar ve o liman anne kucağıdır. Daha ilk anda anneyle fiziksel temas kuran bebek bu sebeple annenin kucağında kendini güvende hisseder. Önceleri anlaşılmaz ve yeni olan dünya, annenin bakımı ve şefkati sayesinde güvenli bir yere dönüşür. Bunun sonucunda da temel güven duygusu oluşmaya başlar. Bu güven duygusu geliştikçe başlangıçta sürekli kucak isteyen bebek yavaş yavaş anneden ayrı kalmaya alışmaya başlar. 

Bebekler Neden Kucak İster?

Bebekler sakinleşmek ve korkularından uzaklaşmak için annesinin kucağında olmaya ve kokusunu duymaya ihtiyaç duyar. Bu, dokunma esnasında oksitosin denilen gevşeme hormonunun salgılanmaya başlaması ile ilgildir. Bu sebeple bebekler özellikle anneleri tarafından kucağa alındığında ağlamayı keser. Güven duygusundan ileri gelen kucak isteği bu nedenle oldukça normal bir durumdur. Ancak bu, her ne kadar normal olsa da bir süre sonra bebekte büyüdükçe annelerde omuz ve kol ağrılarına yol açabilir ve sürekli bebeği kucakta tutmak farklı işlerin yarım kalmasına sebep olabilir.

Durum böyle olunca anneler bebeğimi kucak alışkanlığından nasıl vazgeçirebilirim diye araştırmalara başlar. Bebeklerin kucak isteme sebeplerini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Rahimden dış dünyaya geçiş: Bazı bebekler için yeni bir dünyaya alışmak zor olabilir. Tanıdık olmayan bir parlak ışıklarla dolu dünya onlar için biraz ürkütücü gelebilir. Bu sebeple ana rahminde olduğu gibi annelerine sığınmak isterler. Bu sebeple bu süreç kucak alışkanlığının en önemli sebepleri arasındadır. 
  • Ayrılık endişesi: Neredeyse tüm ihtiyaçları anneler tarafından giderilen bebekler yaklaşık 9 aylık olduklarında annelerinin ayrı bir varlık olduğunu anlamaya başlarlar ve bu farkındalık sebebiyle ayrılık korkusu tetiklenebilir. Anne kucağından ayrıldıklarında annelerini kaybetme düşüncesine kapılırlar ve bu da kucak alışkanlığının artmasına yol açar. 
  • Anne sıcaklığı: Kucak alışkanlığının bir diğer sebebi de sıcaklık duygusudur. Anne kucağında ihtiyaç duydukları sıcaklığı ve güveni hisseden bebekler hep bu güvenli limanda kalmayı ister. Bu sebeple yatağına sırt üstü yatırılan bebekler huzursuz olmaya ve ağlamaya başlar. 

Bebeklerde Kucak Alışkanlığı

Bebekleri Kucak Alışkanlığından Vazgeçirmek için Yapılabilecekler

Bebekler henüz konuşamadıkları için sizinle iletişime geçebilmelerinin tek yolu ağlamaktır. Birçok sebepten ötürü ağlıyor olabilirler, bunların arasında kucaktan indirilmek de vardır. Tekrar kucağınıza aldığınızda susarlar ve bu döngü hep böyle devam etsin isterler. Ancak ağladıklarında onları sakinleştirmek için kucağa almak yerine uygulayabileceğiniz farklı yöntemlerde vardır. Bebeklerin kucağa olan bağımlılığı nasıl azaltılmalıdır diye düşünüyorsanız işte size birkaç ipucu:

  • Bebeğinizi dış dünyaya alışması için ilk yapacaklarınız arasında onu teselli etmek olmalıdır. Ağlamaya başladığında kucağınıza almak yerine nazik ve yumuşak bir ses tonuyla onunla konuşup yatışmasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca beşiğinin üstüne neşeli ve mümkünse ses çıkaran nesneler, oyuncaklar asarak dikkatini başka yöne çekebilirsiniz. 
  • Anne karnında sıcak ve onu sarıp sarmalayan bir yapı olduğu için onu kundaklamak tıpkı ana rahmindeymiş gibi güvende hissetmesine yardımcı olur. Bu sebeple kundak yapıldığında bebeğinizin daha hızlı ve kucak olmadan uykuya dalmasına yardımcı olabilirsiniz. 
  • Hamilelikle birlikte bebeğinize müzik dinletmeye başlayabilirsiniz. Bu durum doğum sonrasında da bebeğinizin sakinleşmesine yardımcı olacaktır. Onu yatağında kucağınıza almadan ninniler söyleyerek yatıştırabilir ve böylece aranızda güçlü bir bağ oluşturabilirsiniz. 
  • Günün belirli saatlerinde bebeğinizi kucağınıza almak yerine onun yanında durduğunuz alıştırmalar yapabilirsiniz. Bebeğinizi yere bıraktığınızda ve ağladığında onun yanında olduğunuzu, bir yere gitmediğinizi bilmesi gerekir. Bu sebeple bu alıştırmaları yaparak onun bu korkusunu yenmesine yardımcı olabilirsiniz. 
  • Yumuşak yastıklar ve minderler de kundak gibi size yardımcı olabilir. Bu yastık ve minderler arasında sıcaklığı hisseder ve yalnız olmadığını anlar. Böylece anne sıcaklığını hissettiğini düşünerek kucak istemesini azaltabilirsiniz. 
  • Ama en önemlisi sabırlı olmaktır. Bebeğiniz bu ağlamalarıyla sizin tahammül sınırlarınızı zorlayabilir. Onun ne istediğini anlamanız zaman alabilir. Unutmamalısınız ki onun şu an derdini anlatmasının tek yolu ağlamak. İstediklerini ve istemediklerini size ancak bu şekilde anlatabiliyor. Hem ağlayarak problem çözmek ve sonucunda kucağa alınması şu an onun farkında olmadığı bir alışkanlığı olduğu için bundan vazgeçirmek biraz zaman ister. Yepyeni bir dünyaya alışmaya başladığı bu günleri sabır göstererek, onu anlamaya çalışarak kolayca atlatabilirsiniz. 

Bebeğin Sürekli Kucakta Olması Onu Şımartır mı?

Halk arasında en yaygın inanışlardan biri de bebek her ağladığında onu kucağa almak onun şımarık olmasına sebep olacağı fikridir. Yeni doğmuş bir bebeğin en büyük problemleri güven duygusu ve yalnızlık korkusudur. Bunu da yenmesi için anneye ihtiyaç duyar. Bu durum zamanla normale döneceği için endişelenmenize gerek yoktur. Tam aksine onu kucağınızdan yani sizden mahrum bırakmak ilerde daha büyük kişilik problemlerine zemin hazırlayabilir. 

Hamilelik sürecinde anneleri ile bir bütün halinde yaşama tutunan bebekler doğum sonrasında da içgüdüsel olarak bu durumun devam etmesini isterler. Anne vücudunun bebek üzerinde sakinleştirici ve güven verici etkisi olduğu için bebeklerde kucak alışkanlığı ortaya çıkar. 1 yaş dönemiyle bu ihtiyaç daha da artabilir ve anneden bir an olsun ayrılmak istemeyebilirler. Bu durumun ortalama 2 yaşına kadar devam ettiğini düşünürsek sonrasında çevresine alışır ve kendi kendine yeni şeyler keşfetmeye hazır hale gelmeye başlar. Sonuç olarak, hayatınızda ilk defa size böylesine ihtiyacı olan biri olduğunu unutmadan bunun zorluklarından çok keyfini çıkarmaya odaklanmanız daha doğru olacaktır. Böylece bebeğinizle aranızda sarsılmaz ve güçlü bağlar oluşturabilirsiniz. 

 

Bebek.com

Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Giriş Yap
Kayıt Ol
Kayıp Parola

Lütfen kullanıcı adınızı ya da e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.