Genel

Gebelikte en büyük tehlike: Düşük tehlikesi!

Hamileliklerin
neredeyse %15’i düşük ile sonlanır. Aslında bu oran bu tahminden daha da
yüksektir. Zira bazı hamilelikler o kadar erken sonlanır ki, çoğu kadın
gebeliğinin farkında değildir. Düşüklerin çoğu, hamileliklerin 12. haftasından
önce gelişir.

 Belirtileri şunlardır;

 -Vajinal kanama ya da
lekelenme

-Karnın veya belin alt
bölümünde ağrı / kramp olması

-Vajinadan parça veya sıvı
gelmesi

 Yalnız unutmayın ki
hamileliğin erken dönemlerinde kanama veya lekelenme
 sık rastlanan bir durumdur. Hamileliğinin bu
dönemlerinde kanama veya lekelenme yaşayan kadınların çoğu, başka bir problem ile
karşılaşmadan bebeklerine kavuşurlar. Hatta bazen aşırı kanaması olan anne
adaylarının bile, düşük yapmadığı görülür.

 Peki düşük neden olur?

 Pek çok düşüğün sebebi,
bebeğin normal şekilde gelişememesinden kaynaklanır. Düşük, bebeğin genetik yapısındaki
bozukluk nedeniyle görülebilir. Fakat bu bozukluk illa anneden veya babadan
geçmek zorunda değildir. Annenin hastalıklarına bağlı olarak düşük gelişir.
Günlük olarak yapılan aktiviteler düşüğe neden olmaz. Buna çok şiddetli bulantı
ve kusma yaşanması da dahildir. Düşme veya başka yaralanmalarda da düşük
gelişmesi olacak diye bir kaide yoktur. Daha çok hayati tehlike bulunan
durumlarda düşük gelişebilir.

 Neler artırır peki
düşük riskini?
 

 Öncelikle anne adayının yaşı: 35 yaşı geçmiş kadınlarda düşük riski, gençlere göre daha fazladır. Üstelik babanın yaşının bile etkilediği düşünülmektedir.

 İkincil olarak; önceki
hamileliklerde düşük yaşamış olmak: İlk gebelikte yaşanan düşüğün ardından var
olan riski, hiç düşük yapmamış kadınların taşıdığı riskle aynıdır. Fakat iki
veya daha çok düşük yapıldıysa, tekrarlama riski de fazladır.

 Bir diğer sebep kronik
hastalıklar: Annenin yaşadığı tiroid ve şeker gibi uzun süreli hastalıklar,
düşük riskini artırır.

 Rahimde ve rahim ağzında
görülen hastalıklar: Düşük riski, ana rahmindeki anormallikler veya rahim
ağzının zayıf, kısa olması gibi durumlarda artış gösterir.

 Zararlı madde ve ilaç
bağımlılığı: Hamilelik döneminde sigara ve alkol kullanan kadınların,
kullanmayanlara gore düşük yapma riski daha çoktur. Bağımlılık yapan ilaç
kullanımı da riski artırır.

 Kafein: Düşük ile kafein
tüketimi arasındaki ilişki tam bir netliğe sahip değildir. Bu yüzden kafein
alımının günlük dozajına dikkat etmek yeterli olacaktır.

 Hamilelik döneminde yapılan
zor testler: Bazı genetik testler bir miktar düşük riski taşır. Örneğin;
amniosentez ve villus örneği alınması.

 Düşük yapılmasını
önlemek mümkün mü?

 Pek çok durumda mümkün
değildir. Siz yalnızca kendinize ve bebeğinize iyi bakmaya odaklanın. Riski
artıracak her şeyden uzak durun ve doktor kontrollerinizi ihmal etmeyin. Eğer
kronik bir hastalığa sahipseniz çok daha dikkatli olmanız gerektiğini
unutmayın.

 Teşhis nasıl konur?

 Vajinal kanama, lekelenme,
karın veya bel bölgenizde ağrı, kramp gibi şikayetleriniz varsa mutlaka
doktorunuza bildirin. Doktorunuz rahim ağzının açıklığını kontrol edecek,
ultrasound ile de bebeğinizin kalp atışlarına bakacaktır. Böylelikle gelişimin
normal olup olmadığı tespit edilecektir. İhtiyaç halinde kan ve idrar
tahlilleri de istenebilir. Kanamanız bulunuyor ama rahim ağzı açılmamışsa bu, düşük
tehdidi olduğu anlamına gelir. Böyle hamilelikler genelde başka bir sorun
çıkmadan devam edecektir. Fakat kanama ile birlikte rahmin kasılması ve rahim
ağzı açılması da varsa düşük kaçınılmazdır.

 Tedavi nasıl olur?

 Düşük tehdidi varsa
kanama ve ağrı geçene kadar istirahat gereklidir. Bu sırada egzersiz ve cinsel
ilişkiden uzak durulmalıdır. Seyahate çıkmanız da bir o kadar sakıncalı
olacaktır. Özellikle de acil tedavi imkânı olmayan yerlere gitmeniz oldukça
risk taşır. Kanama başladı ve rahim ağzı da açıksa bu düşük yapıyor olduğunuz
anlamına gelir. Fakat rahminizde gebeliğe ait dokuların bir bölümü kalabilir.
Bu yüzden kürtaj gibi bir işlem gerekebilir. Bu işlem esnasında rahim ağzı
genişletilir ve rahimde kalan parçalar alınır.

 İyileşme ne kadar
sürede olur?

 Bu süreç öncelikle
hamileliğinizin ne kadarlık olduğuna bağlıdır. Bununla beraber fiziksel iyileşme
yalnızca birkaç saat sürer. Adet kanamanız 4 ile 6 hafta sonra yeniden
başlayacaktır. Bu süreçte ateş, titreme, aşırı kanama ve üşüme gibi şikayetleriniz
olursa hemen doktorunuza haber verin, çünkü bunlar enfeksiyon habercileridir ve
hemen tedavisi gerekir. Fiziksel iyileşme çabuk olur fakat aynı şey duygusal
iyileşme için söylenemez. Bu dönemde kendinize biraz zaman tanımalısınız.

 Yeniden ne zaman
hamile kalınabilir?

Düşük yaşandıktan
sonra, adet düzeniniz başladığı andan itibaren. Fakat unutmayın ki fiziksel
olduğu kadar duygusal açıdan da buna hazır olmalısınız. Aynı zamanda eşinizin
de buna yeniden hazır olması gerekir. En azından bir adet dönemi geçmesini
bekleyebilirsiniz. Yaşadığınız düşük sayısı birden fazlaysa bunun nedenlerinin
araştırılması gerekir. Bu düşüklere, rahminizde bulunan sorunlar, bağışıklık
sistem bozuklukları veya hormon bozuklukları neden olabilir. Belli bir neden
bulunamasa bile sakın umutsuzluğa kapılmayın. Tekrarlayan düşük yaşamış kadınların
pek çoğunun bebekleri olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu