Genel

Emzirmek hem rahmi hem de yumurtalığı koruyor

Kadınlarda en sık rastlanan jinekolojik kanserlerin başında rahim kanseri geliyor. En öldürücü kanser türü ise yumurtalık kanseri. Uzmanlara göre erken evrede belirti vermeyen bu kanser türleri için her kadının 20 yaşından itibaren belirli aralıklarla bazı kontrolleri yaptırması gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer jinekolojik kanserlerle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Tüm jinekolojik kanser türleri için düzenli kontrol ve erken tanı, tedavi şansını artıran en önemli unsur. Uzmanlara göre, özellikle erken evrelerde belirti vermeyen kanser türlerini önlemek için cinsel hayatın başlamasıyla birlikte rutin jinekolojik muayenelerin yaptırılması gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer kanser türleri ve risk grupları ile tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili kadınlar tarafından merak edilen soruları yanıtladı.

Kadınlarda en sık hangi jinekolojik kanserlere rastlanıyor?

Rahim kanseri. Bu hastalarımızın yüzde 44’ünü oluşturuyor. Rahim kanserinden sonra da yumurtalık kanseri geliyor. Bu da tüm hastalarımızın yüzde 38’ini oluşturuyor.

Ne zaman cerrahi tedaviye başvuruyorsunuz?

Rahim ağzı kanserinde cerrahi tedavi uyguladığımız hasta sayımız çok az, çünkü rahim ağzı kanserinin değişik tedavi yöntemleri var. Bu yöntemlerden biri radyoterapi ve kemoterapinin birlikte kullanılması. Rahim ağzı kanserine yakalanmış kadınlar bize maalesef geç evrede başvuruyorlar. Yani ameliyat evresini geçmiş oluyorlar. İlk iki yılda rahim kanseri tümörünün tekrarlama oranı yaklaşık yüzde 75. İlk üç yılda ise yüzde 87. Dolayısıyla, bu tümör tekrarlamalarında ilk 2-3 yıl hastaları izlemek çok önemli.

Rahim ağzı kanseri ne kadar yaygın?

Amerika’da rahim ağzı kanseri hastası yaklaşık 11 bin, rahim kanseri ise 39 bin civarında. Bu rakamın 40 bini geçmesi bekleniyor. Yumurtalık kanseri ise gelişmiş ülkelerde daha yaygın.

En tehlikeli jinekolojik kanser tipi hangisi?

Tüm jinekolojik kanserler arasında en öldürücü olanı yumurtalık kanseri. Bu kanser türü erken evrede belirti vermiyor. Bu nedenle hastaların yüzde 75’i bize evre üç dediğimiz dönemde geliyor ve çoğunlukla tedavide geç kalınıyor. Hastaların çoğu bize karında şişlikle geliyor. Bir kısmı da yemekten sonra gaz şikâyeti ile hekime başvuruyor.

Jinekolojik kanserlere nasıl tanı konuyor?

İlk cinsel ilişki sonrasında rutin muayenelere başlanmasını öneriyoruz. Hiçbir şikâyeti olmayan 20 yaşında bir kadında yumurtalık kisti olabilir. Genel anlamda tüm kadınlar için, iki-üç yılda bir kontrol amaçlı hekime gidilmesi bu nedenle gerekiyor. Hekimin de cinsel hayatı olan hastalara mutlaka PAP-Smear testini yapması gerekiyor. Böylece hasta rahim ağzı kanserinden korunabilir. Rahim ağzı kanseri 8-10 yıl içerisinde oluşuyor. Smear aldığınızda, kanserleşmeye gidecek olan doku bozukluğunu tanıyıp, basit bir cerrahiyle hastayı kanser olmaktan kurtarabiliyoruz.

Rahim ağzı kanserinin belirtileri neler?

Erken evrede belirti olmuyor. Eğer bir belirti veriyorsa, tümör belirli bir çapa ulaşmış demektir. Bu da tedavide biraz işlerin geciktiği anlamına geliyor. Çünkü rahim ağzı kanserinin en önemli belirtisi cinsel ilişki sonrasında olan kanamadır. Bunun dışında kötü kokulu akıntı, kanlı akıntı olması veya ara kanamaların olması bulgular arasında yer alıyor. Menopoz sonrasında olan her kanama ise rahim kanserinden şüphelenmeyi gerektiriyor. Tüm rahim kanserlerinin yüzde beşi 40 yaş altı kadınlarda görülüyor. Bu nedenle adet düzensizlikleri, özellikle ara kanamalar dikkate alınmalı ve hekime başvurulmalı.

Rahim ağzı kanserine yol açan nedenler neler?

HPV virüsü, rahim ağzı kanserine yol açan bir virüs. Bu virüs de cinsel ilişkiyle bulaşıyor. Bu nedenle, rahim ağzı kanserinde kişinin cinsel partner sayısı ve eşinin de cinsel partner sayısı çok önemli. Bu virüs özellikle erkekte bir lezyon yapmamasına rağmen kadınlarda gizli bir enfeksiyona sebep olarak rahim ağzı kanserinin ortaya çıkmasına neden oluyor. Sigara içen kadınlarda ise HPV virüsünün yerleşmesi daha kolay oluyor. Doğum kontrol hapı kullanan veya vitaminden fakir beslenen kadınlarda yine HPV daha kolay yerleşiyor. Ayrıca çok çocuk doğurmuş olmak da rahim ağzı kanserine yakalanma riskini artırıyor. Çünkü HPV’nin bulaşması kolaylaşıyor.

Rahim kanserinin risk faktörleri neler?

Şişmanlık, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, hayvansal yağdan zengin gıdalarla beslenmek rahim kanseri riskini artırıyor. Adet kanamalarının düzensiz olması, yumurtlama fonksiyonlarmdaki bozukluklar ya da hiç doğum yapmamış olmak da rahim kanseri açısından en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Erken adet görüp, geç menopoza girmek de tehlikeyi artırıyor. Ayrıca süt vermemiş olmak riski artırıyor. Çünkü süt vermek hem rahmi hem de yumurtalığı koruyor.

Hangi yaşta hangi testler yaptırılmalı?

Hekim tarafından aksi söylenmedikçe, cinsel ilişki başladıktan sonra mutlaka yılda bir kez PAP-smear testi yaptırılmalı. Çünkü bazı durumlar da, PAP- smear testi sonucuna göre üç ay ya da altı ayda bir bu test istenebilir. Bunun dışında rutin olarak her jinekolojik muayene sırasında vajinal ultrasonografi de yapıyoruz. Hem rahim içi katmanını hem de yumurtalıkları değerlendiriyoruz. Böylece muhtemel öncü lezyonlan yakalayabiliyoruz. PAP – smear testiyle rahim ağzı kanserine karşı, vajinal ultrasonla da hem rahim hem yumurtalık kanserine karşı taramamızı yapmış oluyoruz.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu