Bebeklerde Yarık Damak Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Kimi zaman heyecan ve mutlulukla kimi zaman endişe ve stres içerisinde geçen yaklaşık 40 haftalık hamilelik sürecinde sona gelindiğinde miniğinizi kucağınıza ilk alacağınız o anı sabırsızlıkla beklersiniz. Fakat maalesef her doğum kusursuz ve sorunsuz ilerlemez. Bazı bebeklerde dünyaya geldikten sonra birtakım anomaliler tespit edilebilir. Bunlardan biri de bebeklerde yarık damak ve yarık dudak sorunudur.

Yarık damak, korkulması gereken tedavisiz bir rahatsızlık değildir. Ancak ebeveynlerin bu durumu öğrendikten sonraki süreçle ilgili olarak bilgi sahibi olması ve bilinçli davranması gerekir. Bu sebeple yarık damak nedir, sebepleri, tedavisi, neden olduğu sorunlar ve merak edilen her şeyle ilgili bilgi edinmeye hazır olmalısınız.

Yarık Damak Nedir?

Bebeğin dudak yapısı gebelikte yaklaşık 4. ve 7. haftalar arasında, damak yapısı ise 8. ve 12. haftalar arasında gelişim gösterir. Dudağı oluşturan hücreler bu süre içerisinde birleşmez ise dudak yarığı denilen durum ortaya çıkar. Bu kusurun devam etmesi sonucu veya dudakta bir yapısal kusur gelişmemiş olmasına karşı damağı oluşturan hücrelerin birleşmemesi durumunda da damak yarığı adı verilen doğumsal anomali ortaya çıkar.

Kısacası yarık damak için bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında yüz bölgesini oluşturan dokuların birleşme kusuru sonucu oluşan bir hastalık olduğu da söylenebilir.

Yarık damak ve dudak anomalisi her 1000 gebelikten 1’inde görülebilmektedir. Bununla beraber Asyalılarda daha sık, siyah ırkta daha seyrek karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Yarık damak anomalisi yarık dudak ile birlikte görülebileceği gibi tek başına da ortaya çıkabilmektedir.

Yarık Damak Türleri

Çocuklarda görülen damak anomalisinin çeşitli tipleri vardır. Yarığın türünü bilmek, özellikle tedavi şeklinin belirlenebilmesi açısından büyük önem taşır.

Yarık derecesini belirten;

  • Tam damak yarıkları:

    ‘Komplet yarık’ da denir. Damağın sert veya yumuşak dokusunda belirgin, bazen çukur şeklinde oluşan yarıklardır.

  • Tam olmayan damak yarıkları:

    ‘İnkomplet yarık’ da denir. Küçük bir çentik şeklinde kendini gösterir. Ağız içinde büyük bir boşluk yaratmaz.

Yarık türünü belirten;

  • Yumuşak damak yarıkları:

    Primer damak yarığı olarak bilinir. Damağın genize yakın yumuşak dokusunda görülür. Daha çok bir çizik veya çentik şeklindedir. (Tam olmayan damak yarıkları) Genellikle doğumdan önce fark edilemezler.

  • Sert damak yarıkları:

    Sekonder damak yarığı olarak bilinir. Hamilelik döneminde teşhis edilebilmeleri mümkündür. Yumuşak yarıklara kıyasla daha acı verici olabilirler.

  • Submukozal yarıklar:

    Mukoza ile kaplı olan yarıklara submukozal yarık adı verilir. Türler arasında en şiddetli olanıdır. Yarık, kalın bir mukoza tabakası ile kaplıdır.

  • Birbirinden ayrık küçük dil:

    Yumuşak damak yarığı küçük dile kadar uzanıp onu iki parçaya bölüyorsa bu duruma ‘Birbirinden ayrık küçük dil yarığı’ denir.

Primer ve sekonder yarıklar aynı anda görülebilirler. Bu durumda tedavi süreci daha sıkıntılı geçebilir. Ayrıca dudak ve damak yarığının aynı anda görüldüğü vakalar da bulunmaktadır.

Bebeklerde Yarık Damak Belirtileri Nelerdir?

Damak yapısındaki bozuklukların bazıları çok net tespit edilebilirler. Bazıları ise hafif şiddetli oldukları ve yarıktan ziyade küçük bir çiziğe benzedikleri için kolay fark edilemeyebilirler ve tanı koymak zaman alabilir. Bu nedenle ebeveynler “Yarık damak belirtileri nelerdir?” sorusunu oldukça sık sorarlar.

Bu vakaları doktor dışında ailelerin tespit edebilmesi zor olabilir. Ancak genel olarak yarık damaklı bebeklerde sık karşılaşılan birtakım bulgular vardır:

  • Bebeğin damak kasları normal çalışma mekanizması ile çalışamadığı için emme hareketinde zorlanma görülür. Tam bir vakumlama sağlanamaz.
  • Damakta bulunan açıklık, alınan besinlerin buruna ve akciğere kaçmasına neden olur. Bu vakalarda bebeğin emdiği süt veya mama burnundan geri gelebilir.

Bu iki belirti, yarık damağın en belirgin bulgularıdır.

Bebeklerde Yarık Damak Sebepleri

Anne ve babalar çocuklarına yarık damak teşhisi konulduğunda bu durumu hemen kabullenmekte zorlanabilmektedir. Özellikle taze anneler, hamilelik sürecinde kendilerinden kaynaklı bir hatanın bu duruma yol açıp açmadığının endişesini duyarlar. Bu sebeple “Yarık damak neden olur? Sebebi nedir?” gibi sorular, bu süreçte en sık merak edilenlerin başında gelir.

Çocuklarda yarık damağın kesin bir sebebi olmayabilir. Bu anomalinin nedeni günümüzde tam olarak bilinmemektedir. Buna rağmen yapısal bozulmalara yol açabilecek birçok farklı etken ve sebep de bulunmaktadır.

Genel olarak bu nedenleri iki başlık altında toplayabilmek mümkündür:

Genetik Faktörler

Anomaliye yol açabilecek genetik nedenler;

  • Akraba evlilikleri (Birinci derece yani kardeş çocuklarının evliliği ve ikinci derece yani kardeş torunlarının evliliği)
  • Daha önceki doğumlarda veya başka aile bireylerinde anomalinin görülmüş olması
  • Genetik hastalıklar (Trizomi 18, Van der Woude sendromu, Trizomi 13, Apert sendromu, EEC sendromu, Treacher Collins sendromu, vb.)

 

Çevresel Faktörler

Anomaliye yol açabilecek çevresel nedenler;

  • Viral enfeksiyonlar (Grip, nezle, AIDS vb.)
  • Rubella (Kızamıkçık) enfeksiyonu
  • Vitamin eksikliği
  • İleri yaşta doğum yapmak
  • İlaç kullanımı (Salisilatlar, bisulfan, steroidler, kanser ilaçları, akne ilaçları vb.)
  • A vitamini fazlalığı
  • Beslenme yetersizliği
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Stres
  • Radyasyona maruz kalmak

bebeklerde-yarik-damak-sebepleri

Yarık Damak Bebeklerde Hangi Sorunların Ortaya Çıkmasına Neden Olur?

Ağız anomalisi ile karşı karşıya olan bebekler birtakım problemler yaşayabilir. Tedavisi mümkün olan bir rahatsızlık olsa dahi tedavi ve ameliyat gerçekleşene kadar bebeklerde yarıklardan kaynaklı bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Çocuklarda yarık damak varlığına bağlı olarak meydana gelebilen durumlar şu şekildedir;

  • Beslenme bozuklukları

En sık karşılaşılan sorunların başında beslenme bozuklukları gelir. Damaktaki açıklık, alınan besinlerin buruna ve akciğere kaçmasına yol açar. Besinlerin bu bölgelere kaçması, bebeği rahatsız ederek bebeğin beslenmek istememesine sebep olabilir.

  • Emmede zorluk

Emme sırasında yaşanan sıkıntılar, çocuklar için bir diğer sorundur.

Damak yarıklı bebeklerde bu bölgede bulunan kaslar görevini tam olarak yerine getiremez. Bebek, annenin göğsünü ya da biberonu vakumlarken zorlanır. Çünkü yarıktaki boşluk, havanın dağılmasına sebep olur. Bu nedenle hasta bebekler için özel biberonların kullanılması ve emme pozisyonunun tekrar gözden geçirilmesi gerekir.

  • Yutma refleksinde sorunlar

Anomalisi olan bebeklerde yutma refleksinde de sorun görülebilir. Yumuşak damak yarığı, alınan besinin aniden boğaza kaçmasına ve bebeğin boğulmasına neden olabilir. Yaşanan boğulma hissi, bebeği beslenmekten uzaklaştırabilir.

  • Yetersiz beslenme

Emme ve yutma eyleminde yaşanan sıkıntılar bebeklerin ilk aylarda yetersiz ve dengesiz beslenmesine yol açar. Besinler mideye ulaşamaz. Yetersiz beslenmeye bağlı olarak gelişim geriliği ve kilo alamama sorunu yaşanabilir. Uygun beslenme şekli belirlenerek gerekiyorsa formül mamalar ile bebeğin beslenmesi desteklenmelidir.

  • Solunum yolu enfeksiyonları

Damak yarıkları, çocuğun aldığı gıdaların solunum yoluna kaçmasına yol açar. Bu bölgeye kaçan besin artıkları, bakteri ve enfeksiyonların üreme olasılığının artmasına neden olabilir. Bu sebeple anomalili bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları çok daha sık görülür. Bebekler daha sık aralıklarla hasta olur.

  • Orta kulakta sıvı birikimi

Ağız içindeki yarıklar, besinlerin ve ağız içi sıvılarının yutma esnasında östaki borusuna, buradan da orta kulak bölgesine kaçmasına neden olabilir. Bu durum orta kulakta sıvı birikimine ve buna bağlı olarak orta kulak iltihabı oluşmasına yol açar. Özellikle ilk aylarda bebeklerde orta kulak iltihabı daha sık gözlemlenir.

  • İşitme problemleri

İşitme problemleri yarık damaklı çocuklarda daha sık yaşanır.

Orta kulakta sıvı birikmesi, enfeksiyon ve iltihap oluşması uzun vadede çocuklarda çeşitli işitme sorunlarının meydana gelmesine sebep olabilmektedir. Bu işitme problemlerinin kalıcı olabilme ihtimali de oldukça yüksektir. Bu sebeple bir kulak burun boğaz uzmanı tarafından bebeğin kontrol altında bulunması gerekir.

  • Sindirim sorunları

Damakta açıklığı bulunan bebekler diğer bebeklere kıyasla daha çok sindirim sorunu yaşamaktadır.

Beslenme sırasında daha çok hava yuttukları için bu bebeklerde gaz sorunu ve hazımsızlık daha fazla görülür.

  • Ağız yapısında gelişim bozuklukları

Damaktaki yarıklar, şekline ve şiddetine göre ağız bölgesindeki diğer yapıların gelişimini de olumsuz yönde etkileyebilir:

Yarık, dudağa doğru ilerlerse dudak yapısında bozulmalara yol açarak dudağın estetik görüntüsünde deformasyon oluşturabilir.

Özellikle komplet yarıklar, üst çene yapısında şekil bozukluklarına yol açabilir. Üst çenede asimetri sorunları meydana gelebilir, alt çeneye göre daha geride kalabilir.

İlerleyen dönemlerde dişlerde şekil bozuklukları meydana gelebilir. Kemik yapısı bozularak çarpık diş görüntüsünün oluşmasına sebep olabilir. Dişlerin çürümeye daha meyilli olduğu görülür. İleri safhada erken diş kayıpları meydana gelebilir.

  • Konuşma problemleri

Damak yarığı bulunan her çocuğun ileri dönemde mutlaka konuşma problemi yaşayacağına dair kesin bir şey yoktur. Ancak tedaviye bebek konuşmayı öğrenmeden başlanmalıdır. Aksi halde konuşma gecikebilir. Burun boşluğuna hava kaçması, çocuğun p, t, k, ç, f, b, d, ş gibi bazı harfleri net bir şekilde telaffuz edememesine sebep olur. Konuşma esnasında ses genizden çıkmaya başlar. Ancak gerektiği noktada bir konuşma terapistinden profesyonel destek alınabilir.

Bu sorunlar, tedavi olmadan önceki süreçte ve tedavi yapılmazsa oluşabilecek sorunlar olarak sıralanmaktadır. Sorunun şekline göre en erken sürede tedaviye başlanması gerekir.

Kimler Risk Altındadır?

Yarık damak anomalisine neden olabilecek birçok farklı etken bulunur, ancak bazı anne adaylarının taşıdığı risk daha yüksektir.

Yarık damak;

  • Ailesinde yarık damak vakası bulunan ebeveynlerin bebeklerinde,
  • Alkol ve sigara kullanan hamilelerde,
  • Sağlıklı ve düzenli beslenmeyen hamilelerde,
  • Gebeliğin erken döneminde folik asit eksikliği yaşayanlarda,
  • Gebelik döneminde radyasyona maruz kalan anne adaylarında,
  • Hamilelik sürecinde doktor kontrolü dışında bilinçsizce ilaç kullanımında bulunanlarda,
  • Diyabet hastalığı bulunanlarda,
  • Gebelik hipertansiyonu yaşayan hamilelerde daha sık görülmektedir.

Bu kişiler doğrudan risk altında bulunurlar ve bebeklerinde yarık damak görülme ihtimali çok daha yüksek olmaktadır.

Eğer bu faktörlerden herhangi birini taşıyorsanız, riskleri ortadan kaldırmaya yönelik önlemler almanız gerekir.

Bebeklerde Yarık Damak Beslenmesi

Bebeğinde damak yarığı bulunan aileler, en çok emzirirken ve biberonla beslerken sıkıntı yaşarlar. Fakat anomali sahibi bir bebeğin tedavi süreci başlayana dek ideal kiloya ulaşması ve yeterli düzeyde beslenebilmesi gerekir. Bu nedenle anne babaların yarık damak beslenmesi hakkında bilgi sahibi olması oldukça elzemdir.

Beslenme sırasında en sık görülen sıkıntılar;

  • Bebeğin tam bir vakumlama sağlayamaması,
  • Emerken fazla hava yutması,
  • Beslenme sırasında alınan besinin yarıktan kaçması,
  • Besinin buruna kaçması,
  • Bebeğin fazla enerji harcayarak yorulması vb. sorunlardır.

Bu nedenle beslenme vakti geldiğinde bu noktalara dikkat edilerek bir beslenme şekli belirlenmelidir.

Küçük damak yarıklarında ve yumuşak yarık vakalarında anne göğsünden ve biberondan beslenme kısmen daha kolay gerçekleşir. Vakumlama ve kaçak problemi yoğun olmadığı için bebek daha rahat emer. Ancak sert damak yarıkları ve geniş yarıklar, bebeğin emmesini zorlaştırır. Yeterli basınç sağlanamadığı için anne göğsünden ya da biberondan besin gelişi imkânsız hale gelebilir.

Böyle durumlarda ebeveynler bebeği annenin de durumu uygunsa mümkün olduğu kadar göğüsten beslemeye teşvik etmelidir. Sert yarıklı bebeklerde dik pozisyonda emzirme yöntemi tercih edilebilir. Böylelikle anne sütünün yarıktan kaçması engellenebilir. Ayrıca sık aralıklarla gaz çıkarma işlemi uygulanmalıdır. Fakat emzirme süresi 45 dakikadan daha uzun sürüyorsa farklı bir besleme yöntemi bulunması gerekir.

Göğüsten ve biberondan beslenmenin mümkün olmadığı durumlarda özel beslenme tüpleri tercih edilmektedir.

Yarık Damak için Biberon Kullanımı Nasıl Olmalı?

Yarık damaklı bir bebeğin anne göğsünden beslenebilmesi mümkün olmuyorsa yarık damaklı çocuklar için özel üretilmiş olan biberonlar tercih edilebilir.

Damağı tıkayan damaklıklı özel biberonlar, damlalıklı biberonlar, geniş emzikli biberonlar ve prematüre bebekler için özel tasarlanmış biberonlar bu amaçla kullanılan çeşitlerdir.

Biberon seçiminde;

  • Emziğin şekli,
  • Emziğin ebatı,
  • Emziğin esnekliği ve
  • Emziğin deliği dikkat edilmesi gereken önemli etkenlerdir.

Biberon emziği, bebeğe en rahat vakumlamayı sağlamalıdır. Bu nedenle X kesimli emziklerin daha rahat bir kullanım sağladığı gözlemlenmiştir.

Biberon kullanımında bir diğer önemli nokta ise biberonun pozisyonlanmasıdır. Çocuğun yarık yeri göz önüne alınarak biberonun pozisyonu belirlenmelidir. Yarığın olmadığı yani sağlam dokuların bulunduğu bölgeye emzik yerleştirilirse bebek çok daha rahat bir vakumlama sağlayacaktır. Ayrıca yine oturur pozisyonda yani dik olarak besleme yapılırsa besinlerin doğrudan yutulabilmesi kolaylaşacaktır. Beslenme sırasında belli aralıklarla bebek dinlendirilebilir. Her kullanımdan sonra biberonlar iyice dezenfekte edilmelidir.

Çocuklarda Yarık Damak Tedavisi

Yarık damak vakalarında kendi kendine iyileşme veya yarığın kendiliğinden kapanması gibi bir durum söz konusu değildir. Yani bebeğin küçük olması nedeniyle büyüdükçe açıklığın kendiliğinden kapanacağı düşüncesi yanlıştır. Durum fark edilir edilmez en kısa sürede bir tedavi planı yapılmalıdır.

Çocuklarda görülebilen damak anomalisinin şekli, tipi ve bebeğin sağlık durumu da göz önüne alınarak doktorunuz tarafından bir tedavi planı hazırlanır. Sorunun şekline ve büyüklüğüne göre uygulanabilecek tedavi yöntemleri de farklılık gösterir.

Genel olarak uygulanan tedavi yöntemleri;

  • Ortodonti tedavisi
  • Plastik cerrahi – cerrahi operasyon
  • Konuşma terapisi olarak sıralanır.

Bu tedavilerin genel amacı;

  • Ağız ve diş yapısının gelişimini korumak,
  • Bebeğin rahat beslenebilmesine yardımcı olmak,
  • İşitme problemlerinin önüne geçmek ve
  • Konuşma yetisinin en az hasarı görmesini sağlamaktır.

Damak yarıklarının olası tek tedavisi cerrahi tedavidir. Yani uygun zaman geldiğinde yarık ameliyatla kapatılır. Ancak yumuşak ya da sert damak açıklıkları farklı uygulamalar ister. Eğer derin açıklıklar söz konusu ise ameliyat öncesi ortodonti tedavi uygulaması gerekebilir. Ayrıca yine ihtiyaca göre bebeğin ameliyat sonrası tedavisine devam etmek gerekebilir. Konuşma terapisi ile çocuğun ameliyat sonrası konuşma problemi yaşamasının önüne geçilir.

Tedavide Etkili Olan Faktörler

Doktorunuz uygulayacağı tedavi şekline karar verirken birtakım kriterleri göz önüne alarak tedaviye başlayacaktır.

Tedavide etkili olan faktörler şu şekilde sıralanabilir;

  • Bebeğin yaşı: Sorunun tipine göre yapılması gereken cerrahi müdahalede bebeğin yaşı önemlidir.
  • Bebeğin kilosu: Bebek ortalama 5- 5,5 kilo ağırlığına ulaşmadan cerrahi müdahalede bulunmak uygun olmayabilir.
  • Yarığın şekli ve genişliği: Açıklığın durumuna göre ön tedavi gerekebilir. Tek operasyonla düzelmeme ihtimali bulunan açıklıklara tekrar ameliyat ihtiyacı doğabilir.

Bebeklerde Yarık Damak Ameliyatı ve Merak Edilenler

Henüz yaşına dahi girmemiş bir bebeğin ameliyata gireceği düşüncesinin anne babaları endişelendirmesi gayet doğaldır. Fakat ne kadar erken müdahalede bulunulursa bebeğin gelişimi bu durumdan bir o kadar az etkilenecektir. Ayrıca çocuklar ileri yaşlarda bu süreci hatırlamayacaktır. Bu nedenle ebeveynlerin soğukkanlılıklarını korumaları ve gerekli tüm adımları izlemeleri gerekir.

Operasyon ile ilgili merak edilenleri sıralamak gerekirse;

  • Ameliyat, bir plastik cerrah tarafından genel anestezi altında yapılır.
  • Plastik cerrahın işinin uzmanı, ameliyat sırasında oluşabilecek komplikasyonlara karşı hazırlıklı ve deneyimli olması gerekir.
  • Yarık damak ameliyatları, ortalama 2-4 saat aralığında sürmektedir. Bu süre, yarığın genişliğine ve derinliğine göre artıp azalabilir.
  • Yarık, hastanın kendi dokuları ile kapatılır. Açıklığın her iki tarafındaki dokular, yumuşak doku ile kemik yapısının üzerindeki dokudan sıyrılır ve tam ortadan birleştirilir.
  • Birleştirme esnasında kaslar da birbirine iyice yaklaştırılır.
  • Ameliyat yeri genellikle kendiliğinden eriyen dikişler ile tamamlanır.
  • Doktorun tercihine göre kanama kontrolünü sağlayabilmek için selüloz bazlı pansuman malzemesi de kullanılabilir.
  • Genellikle ameliyat günü ve gecesi hastanın hastanede kalması gerekir.

Ne Zaman Ameliyat Olmalı?

Yarık damak rahatsızlığı, bebeklerde doğumdan hemen sonra bazı sorunların başlamasına neden olur. Yenidoğan bakımı konusunda deneyimsiz olan ebeveynler, özellikle böyle bir bebeğin karnını doyururken sıkıntı yaşarlar. Bu sebeple “Tedaviye ne zaman başlanır? Ne zaman ameliyat yaptırmak gerekir?” gibi sorular, cevabı en çok merak edilen sorular olur.

Öncelikle her vaka farklıdır, yani cerrahi operasyon için her vakada aynı süreye uyulmaz. Bazı durumlarda ameliyat öncesi bebeği operasyona hazırlayacak bir ön tedavi gerekebilir. Doktorunuz ameliyat yerini hazırlamak için ortodonti tedavisine ihtiyaç duyabilir. Böyle bir durumda tedavi bittikten sonra ameliyat için uygun zaman belirlenmelidir.

Genel olarak damak yarığı ameliyatlarında ilk 3 aylık dönem ya da 9-18 aylık dönem ön plana çıkar. Yumuşak damak yarıklarında 3. ay, sert damak yarıklarında ise 9. ay ve sonrası daha uygun olmaktadır. Olması gerekenden daha erken bir ameliyat gerçekleştirmek, çocuğun çene ve ağız yapısındaki gelişimi olumsuz yönde etkileyebilir. Bu noktada kemik gelişimi faktörü önem kazanır. Ancak cerrahi müdahale için daha geç bir zaman belirlendiği takdirde de konuşma sorunları başlayabilir. Bu nedenle bebek 9 aylık olduktan sonra doktorunuz ameliyat için en ideal zaman dilimini belirleyecektir.

Ameliyat Sonrası Bakım Nasıl Olmalı?

Yarık damak operasyonlarında ameliyat sonrası bakım, dudak yarıkları operasyonlarına kıyasla biraz daha fazla özen ister. Çünkü bu yaraların kapanma ve iyileşme süresi daha uzundur. Ayrıca ağız içinde bir bölge olması nedeniyle çeşitli komplikasyonların oluşma riski de daha fazladır.

  • Operasyondan sonra ağız içinde sızıntı şeklinde bir kanama görülebilir. Bebeğin boğulmasını önlemek için özellikle ameliyattan hemen sonra bebek devamlı gözlem altında olmalıdır. Kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir.
  • Kanama dışında dil şişmesi durumu da ameliyat sonrası oluşabilecek durumlardan biridir. Gözlem altında tutulmalıdır.
  • Bebek ameliyattan sonra kesinlikle elini veya parmağını ağzına götürmemelidir. Aksi halde pansuman yerini zorlayabilir, dikişleri zarar görebilir. Bunun için kolların dirsekten bükülmesini önleyen özel kolluklar kullanılabilir. Kolluk kullanım süresi, doktorunuz tarafından belirlenmekle birlikte ortalama 1 ay sürebilir.
  • Ameliyat yeri temiz tutulmalıdır. Pansuman bakımı aksatılmamalıdır.
  • Ameliyat bölgesi olası darbelere karşı korunmalıdır.
  • Ameliyat ağrılarını gidermek ve bebeği sakinleştirmek amacıyla ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar ve çeşitli antibiyotik takviyeleri verilebilir.
  • Bebek ameliyattan sonra kesinlikle biberon ile beslenmemelidir.
  • Bebeğin beslenmesi, dik oturur pozisyonda ve bir kaşık veya bardak yardımıyla olmalıdır. Gıdalar kaşığın kenarından verilmelidir.
  • Operasyondan sonraki 72 saat boyunca katı veya parçacıklı besin tüketiminden kaçınılmalıdır. Bebek berrak gıdalarla beslenmelidir.
  • İlk iki hafta tamamen sulu gıdalar verilmeli, sonraki iki hafta ise yoğurt ve muhallebi gibi yumuşak gıdalara geçiş yapılmalıdır. Katı gıdalara doktorunuzun onayı ile operasyondan yaklaşık 1 ay sonra başlanabilmektedir.
  • Emzik kullanılmamalıdır.
  • Bebeğin dehidrasyon ihtiyacı tam olarak sağlanmalıdır.
  • Uyku pozisyonuna dikkat edilmeli, bebek sırt üstü yatırılmalıdır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

Ameliyat sonrası iyileşme süreci, ameliyat sonrası bakım kalitesine, yarığın derinliğine ve bebeğin sağlık durumuna göre değişkenlik gösterir. Kısacası iyileşme süresine yönelik net bir şey söylemek doğru değildir. Fakat yara yerindeki ilk iyileşmeler ameliyattan 3-4 gün sonra gözlenmeye başlar.

Yarık Damak Önceden Fark Edilebilir mi?

Gebeliğin 13. haftasından itibaren ultrason muayenesi ile bebekte yarık dudak olup olmadığı kadın doğum uzmanı tarafından teşhis edilebilir. Ancak ağız boşluğunda oluşan yarıkları çoğu zaman ultrason ile tespit edebilme fırsatı olmaz. Özellikle yumuşak damak vakaları önceden teşhis edilemez. Bazen sert damak yarıklarının ultrason ile tespit edilebildiği görülmüştür.

Damak yarıkları doğum sonrasında bebeğe uygulanan rutin muayene ile fark edilebilmektedir. Yani bu anomaliyi çoğu kez doğumdan önce teşhis edebilmek mümkün değildir.

Yarık damak sorunu ile doğan bebeklerin ailelerinin sorumlulukları oldukça fazladır. Gerek beslenme konusunda gerek tedavi aşamasında anne ve babalara oldukça fazla görev düşmektedir. Doktorunuzun ve tedavi sürecinde bulunan diğer tüm uzmanlarınızın yönlendirmelerine doğru bir şekilde uyduğunuz takdirde bu durumun üstesinden gelebilmeniz mümkün olacaktır.

Bebeklerde Ağız Kokusu Neden Oluşur? Nasıl Geçer? Konulu yazımızı okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

Bebeklerde Ağız Kokusu Neden Oluşur? Nasıl Geçer?: https://www.bebek.com/bebeklerde-agiz-kokusu-neden-olusur-nasil-gecer/

Bebek.Com

Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı