Bebeklerde Gündüz Uykuları Hakkında Her Şey!

Çocukların hayatlarının ilk 3-4 yılı, gitgide azalan sayıda olsa da her gün uyuduklarını düşünürsek, gündüz uykularını anlamanın ve düzeni korumanın da ne kadar önemli olduğunu aslında görebiliriz.

Ancak benim gördüğüm, bu konunun ebeveynler için bir ihtiyaç karşılama olmaktan çıkıp bir stres faktörü haline geldiği. Bu nedenle de, hem bebeklerin ihtiyacını karşılayacak, hem de ebeveynleri rahatlatacak bazı temelleri paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

  • Sorun Nerede?

Gündüz uykularının ebeveyn üzerindeki en büyük baskısı, bu zamanların tek mola alanları olması. Özellikle yorgun, tek başına çocuk bakan ebeveynin tek dinlenme alanı bu saatler olunca, onu uyutmak konusundaki telaşını, uyutma esnasındaki stresini ve eğer bebeği uyumaz veya kısa uyursa hissettiği endişeyi daha iyi anlayabiliriz.

Eğer size de bu tablo tanıdık geldi ise sorunununuz bebeğinizin uykuları mı, yoksa bu bir yardım çağrısı ve sizin ihtiyacınız olan yardım ağınızı genişletmek ve destek almak mı, bir bakın bu konuya.

  • Uyanıklılık

Kaliteli ve iyi bir gündüz uykusunun temellerinden biri kaliteli geçen bir uyanıklıktır. Fiziksel ve duygusal ihtiyaçların karşılandığı, keyifle ve ana verilen değerle geçen bir uyanıklık, bebeğin sinir sisteminin dengesi, kendini özetle “iyi” hissetmesi için çok değerli.

Bebeğin gelişimine paralel oyunlar, her gün-her havada açıkhava, hareket, keşif, neşe ve elbette hayatın doğal akışında karşılaşılan zorluklarda şefkat ve güvenle geçen anlar bebeğin hayatı doya doya yaşamasına destek olur.

Elbette bu anlarda ebeveyn bazen tam dikkat verirken, bazen de kendi ihtiyaçlarına alan açar ve “oto pilot” halde, yani aslında dikkati başka bir şeydeyken bebeği ile ilgilenebilir (telefonda konuşurken, yemek yaparken..), kimi zaman da orada olmayabilir (dışarı çıkmak, banyo yapmak…) önemli olan bunların dengesidir.

  • Sinyal Yakalama

Gündüz uykularının hangi ayda ne kadar olması gerektiğine dair birçok tablo ve sayılarla karşılaştığınızı biliyorum. Bunlar çok kafa karıştırıcı.

Ancak elinizde harika bir pusula var, bebeğiniz. Onun vücudunu hissetmesi, tanıması ve zaten sahip olduğu bu “kendini anlama” becerisini destekleyerek ona çok büyük bir yardımda bulunmuş olursunuz.

Açlık, tokluk, yorgunluk, üşüme gibi hisleri çocuklarımızın hissetmesini ve bu ihtiyacını karşılamak için kendini anlatma çabası (sinyal) kıymetli.

Güven de, bu sinyallere verilen cevaplarla oluşuyor. Uykunun geldiğine dair ilk sinyaller hafif durulma, boş bakma, yavaşlama, göz etrafında kızarıklık, savsaklık ve özellikle hareketi artmış bebeklerde de kontrolsüz hareketlenme olabilir.

Bu ilk sinyalleri göz kaşıma, kulakla saçla oynama gibi hareketler takip Daha sonra esneme ve huzursuzlanma görmeye başlarız. Bu süreçte bebek yorgunluk sinyallerini vermiş ancak görülmemişse, yani gecikiyorsak, sinir sistemi yükselmeye, stres artmaya başlar.

Dalma öncesi tekrar sakin bir sinir sistemi gerekeceğinden, bu gecikme hali de zor dalmaya sebep olabilir.

Bu nedenle önemli bir konu uyku sinyallerini erken yakalamak, bunları görünce bebeğin sakinliğini korumak/sakinleştirmek için uyaranı azaltmak, sakin bir oyunla geçiş yapmak, sakin bir ilişki, ses tonu, nazik dokunuşlar ile onu uyku sürecine doğru yavaşça hazırlamaktır.

  • Uykuya Hazırlık 

Uykuya geçişte ebeveynlerin “ne yaptıklarından” çok “nasıl yaptıkları” bebekleri sakinleştirir ve uykuya hazırlar. Olumlu bir hal ile uyku odasına geçiş, uyku ortamında biraz beraber sakin aktivite ile uyumlanma, azalan uyaran (loş ortam, sakin ses tonu, dilerseniz doğa seslerinin eşlik etmesi ile bloklanan dış ani sesler gibi) ve ne yaparsak yapalım, o anda kalma, göz-ses-ten temasını korumak bebeği rahatlatır.

uyku

Kaliteli bir uyku için dalma öncesi en önemli aşama “sakinleşme” aşamasıdır, yani bebeğin sinir sisteminin dengeli, regüle hale getirilmesidir. Bu da bebek sinir sistemi henüz bunu kendi kendine yapacak gelişime sahip olmadığından, ancak ebeveynin eşliğinde, onun desteği ve şefkati ile olabilir.

Buradaki müdehalenin kendisi de o anda olduğumuz ebeveyn, o anda içinde olduğumuz haldir. Bebek tüm sözsüz dil mesajlarımızı alarak güvende hissetmek için ilişki ister ve süreç içinde dengelenir, dinginleşir.

  • Dalma

Gündüz uykuları, gece uykusuna göre daha hafiftir. Bazı bebekler de bu nedenden geceye oranla daha zor dalabilir. Genelde bebekler ya gece uykusuna geçişle aynı şekilde, kimi zaman da daha yoğun bir temasla dalmak isteyebilirler. Mesela gece yatağında dalan bir bebek, gündüz bir süre daha kucakta dalarak ilerleyebilir.

Dalma şeklindeki destek seviyesinin her bebekte değil ancak kimi bebeklerde gece sık uyanma ve gündüz kısa gündüz uykularına sebep olduğunu biliyoruz.

Tüm diğer destekleri verdikten sonra hala çok kısa, mutsuz uyanılan (aslında bölünen), kalitesiz ve dinlendirmeyen gündüz uykuları yaşıyorsanız, dalma şeklinizi şefkatli bir şekilde, sürece yayarak ve bebeğinizin yanında olarak yavaş yavaş değiştirme sürecine girmeniz yardımcı olacaktır.

  • Düzen

Uykuları düzenli demek, bebeğin yaklaşık aynı saatlerde güne başlaması, yaklaşık aynı saatlerde günü kapatması ve gece uykusuna geçmesi ve uykuları arasındaki uyanıklık süresinin yaklaşık aynı süre olmasıdır. Bebekler büyüdükçe uyanıklık süreleri artar, gündüz uyudukları uyku sayıları ve gece uykusu süreleri de azalır.

Bu düzenin bir iç düzen olduğunu hatırlayarak, bebeğin kendi beden sinyallerini hissetmesi ve anlatması, ebeveynin de o zamanlamayı görerek ona uyku ortamını sağlaması ve uykuya geçişi desteklemesi gerekir.

Bebekler genelde 1-1.5 saat uyanıklık kalabildikleri ve 4-5 gündüz uykusu yaptıkları ilk aylarından sonra genelde 5-6 ayda 2-2.5 saat uyanık kalarak 3 uykuya geçerler.

Akabinde 3-4 saatlik uyanıklıklar yaparlar ve genelde 7-9 ay arasında 2 uykuya geçerler. Kaliteli uyanıklık süreleri 5-6 saate çıktığında ise, ki bu genelde 12-18 ay arasına denk gelir, tek uykuya geçecektirler.

  • Uyku Süresi

Hayatın ilk aylarında bebeğin dinlenmesi için alması gereken bir uyku döngüsü ortalama 45 dk’dır, bu süre 2-2.5 yaşa doğru uzar ve 90 dk’a kadar çıkar, yetişkin uykusu döngü süresine ulaşır.

Bebekler gündüz bir döngü kadar uyuyup mutlu ve dinlenmiş uyanabilirler, veya bazen de bu onlara yetmez ancak uykuları bölünebilir (bir sorun olduğundan değil, bebek olduklarından) ve tekrar uyutulmaları gerekir. Hatta özellikle ilk 6 ayda veya tek uykuya geçmeden önceki birden çok uyku zamanlarında, genelde son uyku olmakla beraber bazı uykular şekerleme tadında kısa kalabilir.

gunduz-uykulari

Sürekli 20-30 dk olan uykular “kısa gündüz uykuları” olarak adlandırılıp bir sorun olarak görülebilecekken, dengeli bir şekilde arada olanlar normal bebek uykusu içinde kabul edilebilir. Burada sorun var mı anlamak için şuna bakmak gerekir: Bebeğim nasıl uyanıyor? Dingin ve mutlu mu? Buna ek olarak da, normale yapabildiği uyanıklığı rahatça yapabiliyor mu? Böylece ebeveyn kendi bebeğinin uyku ritmini, sınırlarını anlar ve onu korumak için bebeğine yardımcı.

  • Dışarıda Uykular

Sosyal hayatın devamı, bebeğin hem regülasyonu hem de gelişimi için bolca hayatı yaşaması için ev ortamı dışındaki hayata alan açmak, doya doya yaşamak çok kıymetli.

Bu nedenle bebeğin ilk günlerinden itibaren bazı gündüz uykuları dışarıda, farklı ortamlarda yapması da uyku ortamı ve uykuya geçişte bebeğin repertuarında farklı seçeneklerin olması açısından önemli.

Slingde, pusette, arkadaş evinde arka odada, arabada oto koltuğunda uykuları daha ilk aylarında hayatına entegre eden ebeveynlerin kendileri, hem de bebekleri çok daha esnek ve rahat zaman geçirebilirler.

Önemli konu, buralarda bebeğin daha rahat uyuduğunu keşfeden ebeveynin, bunu rutin bir uyutma yöntemi olarak kullanmamasıdır. Zira bu yöntemler sürekli uygulamada sürdürülebilir olmadığı gibi, aynı zamanda kimi bebeklerde regüle bir uykuya geçiş veya rahat bir uyku ortamı sağlamadığından uyku kalitesini etkiler.

  • Gündüz Uykularını Bırakmak

Gündüz uykularını bırakma yaşı genelde 3-4 yaş arasıdır, ancak nadiren daha erken veya daha geç yaşlarda da gündüz uyuyan çocuklar görürüz.

Bunun sinyalleri ise şunlardır:

Çocuğunuzda uykuya dair belirti görmezsiniz, uyku süreleri kısalmaya başlar ve en önemlisi de öğle uykusunu uyumadığı halde günü gece yatışa kadar rahat, huzurlu ve dengeli geçirebilir.

İlk iki sinyali görüyorsanız ancak çocuğunuz henüz günü rahat tamamlayamıyor ise, dalması zorlaşmış ancak halen uykuya ihtiyacı vardır.

Genelde bu sorunları 2 yaş ve sonrasında görmeye başlayabiliriz, zira bu yaşlarda çocuk iyice özerkleşir ve konumuz aslında sınır koymak Oyuna, hayata ara vermek ve birçok çocuk için aslında oldukça sıkıcı olan günün ortasındaki bu uyku tecrübesine geçmek zordur. İhtiyaçlarını korumak, şefkatle sınır koymak bu aşamada değerli olur.

Melis Keşan

Psikolog / Uyku Danışmanı

Melis Keşan

Melis Keşan, 1982’de çocuk doktoru bir annenin ve akademisyen bir babanın ilk kızı olarak İstanbul’da doğdu. 2000’de Robert Kolej’i bitirdikten sonra 2004’te Koç Üniversitesi’nden Psikoloji ve Uluslararası İlişkiler Bölümleri’nde Çift Anadal yaparak mezun oldu. Psikoloji Bölümü’nde çocuk psikolojisi alanında bağımsız araştırma çalışmaları yaptı. 2005’te İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nde Pazarlama Yükseklisans programını tamamladı. Bitirme tezini marka algısı ve çocuk gelişim psikolojisi üzerine yazdı. 2005-2015 seneleri arasında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde pazarlama ve reklam alanlarında çalıştı, gençleri hedef kitle alan birçok markayı yönetti. Bu arada 2009’da evlendi ve 2015’te kızı Hera’yı doğurdu. Kızının da hayatına girmesi ile çocuk gelişim psikolojisi bilgilerini güncelledi ve özellikle uyku alanına merak salarak bu konuda dünya literatüründeki yaklaşımları öğrenmeye başladı. 2016’da İngiltere’deki Open College Network’e bağlı, erken çocukluk dönemi eğitimlerinde uzmanlaşmış MNT Training’den “Uyku Eğitimi” sertifikası aldı. 2016’da hayallerini gerçekleştirdi ve Nyx Uyku Danışmanlık’ı kurdu. Ardından da yine MNT Training'den "Çocuk Psikolojisi", OKSEM'den Nilüfer Devecigil tarafından verilen "Oyun Terapisi", Psikoloji İstanbul'dan yine Nilüfer Devecigil tarafından verilen "Deneyimsel Oyun Terapisi 1" ve "Deneyimsel Oyun Terapisi 2" ve Ariel Giarretto tarafından verilen "Somatik Deneyimlemeye Giriş" kurslarını tamamlayarak sertifikalarını aldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Giriş Yap
Kayıt Ol
Kayıp Parola

Lütfen kullanıcı adınızı ya da e-posta adresinizi girin. E-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturmak için bir bağlantı alacaksınız.