Bebeklerde Görülen Cilt Sorunları Nelerdir?

Cilt, çevresel faktörlerden en çabuk etkilenen organdır. Vücudu dış etkenlere karşı savunan bir mekanizma görevi görmesi sebebiyle oldukça hızlı reaksiyon verir. Özellikle bebeklerin ve çocukların daha hassas bir cilt yapısına sahip olmaları, tepki verme sürecinde hızlanmaya sebep olur.

Bu nedenledir ki, anne ve babalar en ufak bir durumda dahi bebeklerinin teninde bazı belirtiler gözlemlerler. Bebeklerde cilt hastalıkları; kaşıntı, döküntü, kuruluk, pullanma gibi bulgularla ortaya çıkabilir. Birçoğu kendiliğinden iyileşir, fakat bebeğin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler.

Peki bebeğinizde oluşabilecek olası cilt problemleri nelerdir? Hangi belirtilerle ortaya çıkıp nasıl tedavi edilirler, sizler için derledik.

Bebek Cildinin Özellikleri ve Yenidoğan Dönemindeki Görevleri

Bebeklerin özellikle de yenidoğanların deri yapısı oldukça farklıdır. Aşağıdaki özellikler, vücutlarında cilt hastalığı oluşma riskini daha çok artırır.

  • Cilt yapıları normalden daha incedir.
  • Vücutlarının dış katmanı normal insanlara göre daha az sebum (yağ) üretir. Bu nedenle dış etkenlere karşı koruyuculuk düşüktür.
  • Kolajen yapı gelişimini tamamlamamıştır. Deri elastikiyeti tam değildir.
  • Ter bezleri tam olarak gelişmemiştir. Vücut ısısını korumakta zorlanırlar.
  • Deri salgılarının üretimi düzenli değildir. Bu durum enfeksiyon oluşma riskini yükseltir.

Bebeklerde En Sık Görülen Cilt Hastalıkları

Dilerseniz “Bebeklerde Cilt Sorunları” Konulu videomuzu izleyebilirsiniz;

  1. Lanugo

Bebeklerin özellikle de erken dünyaya gelen prematürelerin vücudunda görülen ipeksi yapılı ince ve yumuşak tüylere lanugo tüyleri adı verilir. Lanugo tüyleri omuz, kulak, alın, sırt ve yüzde daha sık ortaya çıkar ve siyah renkli ya da renksizdir.

Lanugo, anne karnındayken 14. haftada çıkmaya başlar, 20. haftada en yoğun halini alır ve genellikle gebeliğin son haftasında kendiliğinden dökülür. Fakat bazı bebeklerin bu yumuşak tüylerle doğduğu görülebilir.

Tedavi: Lanugo tüyleri doğumdan sonra yaklaşık birkaç ay içerisinde dökülerek kendiliğinden yok olur. Tüylenme gibi görülen bu durum için herhangi bir tedaviye ihtiyaç yoktur.

  1. Milia

Cildin en üst katmanında meydana gelen iğne ucuna benzer (Genellikle 3 mm’den daha küçük) beyaz renkli kistik kabarcıklara milia adı verilir. Göz altları, yanaklar ve yüz bölgesi en sık oluştuğu yerlerdir. Milia, görünümü nedeniyle yağ bezeleri ile karıştırılabilir. Fakat yüzeyde bulunan keratin yapılardan oluşur. Yenidoğan bebeklerde sıklıkla görülür.

Tedavi: Milia, herhangi bir tedavi gerektirmeyen bir sorundur. Rahatsız edici bir özelliği yoktur ve kendi kendine ortadan kaybolur. Bu yüzden endişe edilmemelidir.

  1. Cilt Kuruluğu

Deride yeterli sebum üretiminin olmayışı bebeklerde cilt kuruluğu sorununun daha sık ortaya çıkmasına neden olabilir. Cilt kuruluğu bulunan bir bebeğin teni, özellikle yüz, kol ve bacakları pul pul görünür ve soyulur. Bu durum, vücutta yeterli nem dengesinin sağlanamamasından kaynaklanır.  Cilt kuruluğunda genetik faktör oldukça etkilidir. Bebeğin anne-babasında veya ailede bu sıkıntı varsa büyük olasılıkla bebekte de ortaya çıkar.

Tedavi: Cilt kuruluğunu gidermenin en temel yolu, vücudu yeterli düzeyde nemlendirmektir. Aksi halde rahatsızlık atopik dermatit ve egzama gibi daha ciddi boyutlara ulaşabilir.

  1. Pişik

Bebek cildi denince akla ilk gelen sorunların başında pişik, tıptaki adı ile ammonia dermatit ya da bez dermatiti gelir.

Pişik, genellikle bez bölgesinde deri tahrişi şeklinde ortaya çıkan kırmızı kabarık döküntülerdir. İdrardaki amonyağın ve dışkıdaki bakterilerin deriye uzun süreli teması cilt tahrişine yol açar ve pişik oluşturur. Bunun sonucunda ciltte yanma, acı ve kaşıntı meydana gelir. Pişik sadece bez bölgesinde değil, sıcak havalarda vücudun katlanma bölgelerinde de görülebilir. Ayrıca kilolu bebeklerde görülme olasılığı çok daha yüksektir. Pişik, gerekli önlemler alınmadığında ilerleyerek mantara dönüşebilir.

Tedavi: Pişiği önlemenin en kolay yolu; bez bölgesini temiz ve kuru tutmaktır. Bebeğin teni kirli bez ile ne kadar az temas halinde olursa pişiği önlemek o kadar mümkün olacaktır. Bu nedenle alt bezi sık sık değiştirilmeli ve alt temizliği özenli yapılmalıdır. Bebek bezi ve temizlikte kullanılan ıslak mendil, pamuk gibi ürünlerin seçimine dikkat edilmelidir. Bez bölgesini bol bol havalandırmak, bu süreçte faydalı olacaktır. Ayrıca içeriğinde çinko oksit bulunan pişik önleyici krem ve merhemlerin kullanımı ile tahriş olmuş bölge tedavi edilir ve yeni pişik oluşumu önlenir.

  1. Pişik Yarası

Pişik yarası, pişiğin bir mantar veya bakteri enfeksiyonu ile birleşerek ilerlemiş versiyonudur. Pişik görüntüsünden farklı olarak tahriş olmuş bölgenin çevresinde kabarık ve kızarıklıklar olur. Pişik yarası, pişik kadar kolay iyileşen bir deri tahrişi değildir.

Tedavi: Mutlaka mantarı tedavi etmeye yardımcı olacak ilaç veya merhem kullanımı gerekir.

  1. İsilik

Ter bezi kanallarının tıkanması nedeniyle ortaya çıkan minik kırmızımsı döküntülere isilik, tıptaki adı ile miliaria denir. İsiliğin oluşma sebebi, ter bezleri henüz tam olarak çalışmayan küçük bebek ve çocukların aşırı nemli ve sıcak ortamlarda bulunduklarında vücutlarını soğutmak için aşırı terlemesi sonucunda cilt gözeneklerinin tıkanmasıdır. Sıklıkla boyun, göğüs, kol, bacak, burun, alın gibi bölgelerde ve dirsek ile diz kapaklarının katlı kalan iç kısımlarında meydana gelir.

İsilik ilerlediğinde farklı şekillerde görünmeye başlar. İlk başlarda yoğun kırmızı ve pembe kabartılar şeklinde oluşur. Zamanla bu kabarıklıklar içi su dolu bir hal alır. Sonradan su dolu kabarcıklar iltihaplı bir görünüm kazanır.

Tedavi: Bebeklerde görülen isilik için tedaviye gerek yoktur. Ortam sıcaklığını ayarlamak, bebeğe düzenli duş aldırmak, çok kalın kıyafetler giydirmemek ve vücudunun hava almasını sağlamak, sorunun ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.

bebeklerde-isilik

  1. Atopik Dermatit

Bebek ve çocuklarda en yaygın görülen hastalıklardan biri de atopik dermatit olarak bilinen alerjik bir deri hastalığıdır.

Atopik dermatit, cilt kuruluğunun ilerlemiş bir versiyonudur. Deride kaşıntı, kuruma, kızarma ve kabarık döküntüler şeklinde kendini belli eder. Daha çok birkaç haftalık bebeklerde ve 5-6 yaşlarındaki çocuklarda ortaya çıkar. Alerjik bir sorun olması nedeniyle polen, toz, besin veya hayvan alerjisi ile ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Ayrıca terleme ile hastalığın şiddetinde artış gözlemlenebilir.

Tedavi: Atopik dermatit tedavisinde önemli nokta bebeğin terlemesini önlemek, aşırı sıcak ortamlardan uzak tutmak, alerjen faktörünü ortadan kaldırmak ve sorunlu bölgeleri temiz tutarak nemlendirmektir. Hafif vakaların kendiliğinden geçtiği söylenebilir.

  1. Egzama

Atopik dermatitin ilerlemiş hali bebeklik egzaması olarak bilinen bir cilt hastalığıdır. Ailede saman nezlesi, astım gibi alerjik hastalıkları olan bireyler varsa bebekte egzama oluşma olasılığı daha yüksektir. Yani aynı atopik dermatit gibi egzama da alerjik faktörlerden etkilenir. Deride sulanma, kaşıntı, kuruluk ve kabarıklık gibi belirtilerle kendini gösterir.

Yanaklarda kızarıklık ve soyulma, saç derisinde ise kabuklanma şeklinde oluşabilir. Bunun dışında vücudun boğum ve katlanma yerleri ile kulak arkası ve koltuk altları en sık görülen bölgelerdir. Genellikle 3 aylıktan daha büyük bebeklerde ortaya çıkar ve çoğu vaka gerekli tedavi uygulandığında en geç 3 yaşına kadar tamamen iyileşme gösterir.

Tedavi: Egzama tedavisi mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır. Bebeğin vücuduna uygun ve yatıştırıcı vücut ürünleri kullanılmalı, cildi düzenli olarak nemlendirmeye özen gösterilmelidir. Kullanılan sabun, şampuan ve deterjanlar, egzamayı tetikleyecek içeriğe sahip olmamalıdır. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine de başlanabilir.

  1. Konak

Bebeklerde en sık karşılaşılan deri hastalıklarından bir diğeri de konaktır. Saç derisi, kaş, alın, boyun, kulak arkası gibi yağ üretiminin daha fazla olduğu bölgelerde kırmızı pullanmalar şeklinde ortaya çıkan döküntülere konak veya tıptaki adı ile seboreik dermatit adı verilir. Konak, kuru ve pul pul bir görünüme sahiptir. Zamanla soyulmalar şeklinde görülebilir. Sorun ilerlediğinde kabuklar sarı renkli, kalın ve bazen kötü kokulu topaklara dönüşebilir. Genellikle kafa derisinde, kaşlarda ve kulak arkalarında daha sık rastlanır. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.

bebeklerde-konak

Tedavi: Seboreik dermatit bebeklerde 1-2 aylıkken ortaya çıkar ve çoğunlukla 4-5 aylıkken ortadan kaybolur. Tedaviye gerek duyulmaz, fakat bazı bebeklerde kaşıntıya sebep olduğu için doktor tavsiyesi ile kortizon veya çinko içerikli merhemler kullanmak gerekebilir. Konak olan bölgedeki kabukların koparılmaması gerekir. Saç derisindeki kabuklar ılık suyla yumuşatılarak taranmak suretiyle veya zeytinyağı kullanılarak temizlenebilir.

  1. Toksik Eritemi

Sivilceye benzer bir görünüme sahip olan, çevresi kırmızı, ortası sarımsı veya beyaz renkli döküntülere toksik eritem adı verilir. Toksik eritemi sivilceden farklı olarak daha kabarık bir yapıya sahiptir. Oluşma sebebi tam olarak bilinmemektedir, ancak yenidoğan bebeklerin neredeyse yarısında karşılaşılan bir sorundur. Genelde kol, bacak, boyun ve yüz bölgesinde ortaya çıkar.

Tedavi: Toksik eritemi, diğer birçok cilt sorunu gibi tedavi gerektirmeden kendiliğinden yok olan bir deri hastalığıdır. Doğumdan sonra bir iki hafta içerisinde geçer. Zararsızdır, ancak bir hafta içerisinde gerilemiyor ve huzursuzluk, ateş gibi belirtiler eşlik ediyorsa bir uzmana danışılmalıdır.

  1. Yenidoğan Aknesi

Akne daha çok ergenlik döneminde ortaya çıkan bir cilt problemi olarak bilinse de bebeklerde de görülebilmektedir.

Doğumdan bir süre sonra (Birkaç gün veya bir iki hafta sonra) bebeğin yanak, alın, burun gibi bölgelerinde beliren ve çapı 1 cm’e kadar ulaşan kırmızı renkli kabarıklıklara yenidoğan aknesi denir. Bu kadar erken bir dönemde görülmesinin asıl sebebi, annenin hormonlarının anne karnındaki bebeğe geçmesidir. Yenidoğanda bu hormonların etkisinin bir sonucu olarak bu tür akneler ortaya çıkabilir.

Tedavi: Yenidoğan aknesi genellikle ilk 3 ay içerisinde kendiliğinden geçer. Bu nedenle akne tedavisine gerek duyulmaz. Fakat sorunun ileri boyutta olduğu veya uzun süre geçmediği durumlarda doktor onayı ile krem, merhem uygulaması önerilebilir.

  1. Mongol Lekesi

Bebeklerde bel, sırt ve kalça bölgelerinde gözlemlenen mavimsi veya siyaha yakın morumsu renkli lekelere mongol lekesi adı verilir.

Mongol lekeleri, bebeğin anne karnındayken teninin oluşması sırasında bölgesel olarak yoğunlaşan pigmentasyona bağlı olarak meydana gelir. Çürük gibi görünmeleri nedeniyle anne babaları korkutsa da doğum lekesi olarak kabul görürler.

Tedavi: Mongol lekelerinin herhangi bir zararı veya kaşıntı, yanma benzeri bulgusu yoktur. Tedavi gerektirmez. Yenidoğanlarda ve koyu tenli bebeklerde daha sık görülür. Genelde çocuk okul çağına gelmeden (2-3 yaşlarında) kendiliğinden yok olur.

Minik yavrunuzun teninde dönem dönem meydana gelebilecek olası sıkıntılar bunlardır. Görüldüğü gibi birçoğu endişeye kapılmanıza gerek olmayan sorunlardır. Yine de günlük yaşamınızda bazı ufak değişikliklere giderek bebeğinizi koruyabilmeniz mümkün.

Cilt Hastalıklarına Karşı Alabileceğiniz Önlemler

cilt-hastaliklarina-karsi-alinabilecek-onlemler

  • Çocuğunuzun cildini her zaman temiz ve kuru tutun.
  • Haftada 3 kez banyo yaptırmaya özen gösterin.
  • Pamuklu ve üzerinde rahatsız edici parçalar bulunmayan giysiler tercih edin.
  • Banyo sonrasında vücudunun tüm bölgelerini iyice kuruladığınızdan emin olun.
  • Mevsimine uygun olarak giydirin. Aşırı kalın ve hava almayan kıyafetler bebeklerin terlemesine yol açacaktır.
  • Kişisel bakım ve temizliğinde güvenilir markaların doğal içerikli ürünlerini kullanmayı tercih edin. Formülünde zararlı kimyasallar içermeyen şampuan, sabun, losyon, ıslak mendil ve bebek yağları kullanın.
  • Kıyafetlerini yıkarken kullandığınız temizlik ürünlerini seçerken iyi araştırın.
  • Gece uyurken oda sıcaklığını ve nem oranını kontrol edin, odasını sık sık havalandırın.
  • Uyurken aşırı kalın giydirmekten kaçının. Çocuklar uyurken çok terlerler.
  • Bebeğinizi güneşin zararlı etkilerinden koruyun ve cilt yapısına uygun bir güneş koruyucu kullanın.
  • Bebeğinizi aşırı, sıcak, nemli, soğuk veya rüzgarlı ortamlarda uzun süre bulundurmamaya dikkat edin.

Eğer bebeğinizin çevresel koşullardan çok hızlı etkilenebilen bir cilt yapısı varsa bebeklerde cilt hastalıkları ve türlerine karşı bu önlemleri alarak bebeğinizi koruyabilirsiniz. Cilt sorunlarının iyileşme süreci çocuklar için sancılı geçebilmektedir. Bu sayede birçok cilt problemine daha ortaya çıkmadan engel olabilirsiniz.

 

“Bebekte Deri Döküntüleri ve Cilt Hastalıkları” Konulu yazımızı okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.

Bebekte Deri Döküntüleri ve Cilt Hastalıkları: https://www.bebek.com/bebekte-deri-dokuntuleri-ve-cilt-hastaliklari/

 

Bebek.Com

Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı