Çocuk ve Teknoloji

ÇOCUK VE TEKNOLOJİ

Teknolojinin çocuklara olan etkisi ve bunun denetimi yıllar boyu asla tükenmeyen konular arasında yer almaktadır. Tüm ebeveynlerin aklında dönüp dolaşan ‘Çocuğum günde kaç dakika televizyon/tablet/bilgisayar izlesin?’ gibi sorular hala güncelliğini koruyor. Fakat bu soruyu yanıtlamaya çalışırken geçen zaman diliminde ise teknoloji hayatlarımıza daha farklı yollardan ve daha yoğun bir şekilde girmeye devam ediyor.

Teknolojiyi yaşam alanlarımıza taşımak beraberinde elbette ki birçok kaygıyı, soruyu ve sıkıntıyı da oluşturdu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çizgi filmler, filmler, oyunlar ve yeni uygulamalar da geldi hayatlarımıza. Peki bunların gelişi iyi mi oldu kötü mü diye sorarsak birçoğunuzun buna hayır diye yanıt vereceğini düşünüyorum. Çok da haklısınız çünkü eskiden çocukların izledikleri çizgi filmler ya da oynadıkları oyunların sayısı az olduğu için ebeveynlerin onları ‘kontrol’ edebilmesi daha kolay oluyordu fakat şu an oyunlarından, uygulamalarından, dizilerinden, filmlerinden ya da çizgi filmlerinden isimlerini dahi bilmediklerimiz var.

Çocukların teknolojiyle ilişkisine detaylı bir şekilde bakmadan önce acaba biz yetişkinlerin yaşamlarında ne kadar yer kaplıyor buna bakılmasını çok önemli. Bizler televizyonda bir dizi izlemekten ziyade başka hangi alanlarda teknolojiye ihtiyaç duyuyoruz? Kuşbakışı inceleyecek olursak; cep telefonlarımızdan maillerimizi kontrol ediyoruz, sosyal medya üzerinde profesyonel iş hesaplarımızı ya da kişisel hesaplarımızı yönetiyoruz, ücretli film/dizi platformlarından bir şeyler izliyoruz, arama motorlarında devamlı olarak bir şey aratıyoruz vb…

Kendi hayatlarımıza dönüp baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki; bu derece teknolojiden yararlanırken onu tamamıyla hayatımızdan çıkarmak pek de mümkün değildir. Aslında bakarsanız tamamıyla kullanmamanın gereği de yoktur. Elbette ki kendi ihtiyaçlarımız doğrultusunda teknolojiden faydalanmak gereklidir ve yararlı da bir şeydir. Çocuklar için de yetişkinler için de göz önüne alınması gereken durum; ‘ne kadar süreyle, ne şekilde ve neler’ sorularını sormaktır.

Sanal yaşamın, alemin bize getirdiklerinin sayısı hali fazladır. Bunun içeriğiyle bağlantılı olarak çoğu getirinin negatif olduğunu söylemek ne yazık ki mümkündür. Birçok televizyon programının etkisiyle olduğu gibi birçok sanal oyunun da sonucunda çocuklarda saldırganlık ve zorbalık alanlarında büyük bir artma meydana gelmiştir. Türkiye’de sanal zorbalık ve sanal mağdurluk oranlarının %30’lara ulaştığı fark edilmektedir. Aslında bu veriye bakıldığında şunu söyleyebiliriz ki teknolojik araçlar zorbalığın yeni ve kolay bir aracı haline dönüşmüştür.

Ebeveynlere bu konuda yol gösterirken ‘Çocuğumun Beyninde Neler Oluyor?’ kitabından bir yöntemi aktarmak istiyorum.

Yöntemin adı: ‘3ET KURALI’. Peki nedir bu 3et kuralı?  Kontrol et- Eşlik et- Sohbet et.

Şimdi ise teker teker bu kuralların içeriklerine bakalım.

Kontrol Et: Çocuklarımızı televizyonun olumsuz etkilerinden korumak için onları olumlu sosyal davranışlara yönlendirecek ve olumlu model olacak karakterleri içinde barındıran çizgi filmler, animasyonlar izlemeleri için öncelikle bu konunun araştırmacısı olacağız. Yani mümkünse onları önce biz izleyeceğiz. Bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu günümüzde, izleyici yorumlarına ulaşmak çok kolay.

Eşlik Et: Bu demek değildir ki çocuğunuz her çizgi film izlediğinde onun yanında olmak zorunda değilsiniz, içeriğinden emin olduğunuz içerikleri tek başına izlemesinin bir sakıncası yoktur. Ama mısır patlatıp ailecek birlikte sinema geceleri yapmak da aile içi etkileşim açısından keyifli bir deneyim olacaktır. Arada sırada çocuğun sevdiği filmlere eşlik etmek, izlerken yorumlar yapmak, karakterler ve olaylar hakkında konuşmak çocuğun pasif bir izleyici rolünden çıkıp, yorum yapan, düşünen, analiz eden bir birey konumuna geçmesini sağlayacaktır.

Sohbet Et: Bu aşamada ise çocukların izledikleri, okudukları, gezip gördükleri yerler hakkında daha sonradan sohbet etmek hem çocuklarınızın düşünme ve hafıza becerilerinin gelişimine destek olacak hem de göz göze keyifli zamanlar geçirmenizi sağlayacaktır.

Bu 3 aşamanın dışında önem verilmesi gereken başka başlıklar da vardır.

İlk olarak bellek sorularından bahsetmek istiyorum. Bellek soruları neleri içeriyor? Örneğin; ‘Filmdeki çocuğun adı neydi?’, ‘Evleri ne renkti?’ gibi sorular sormak da çok kıymetlidir. Fakat bunları yaparken arka arkaya sorup bir sorgulama haline dönüştürmemek de çok önemlidir. Bir diğer başlık ise: ‘Neden-Niçin Soruları’dır. Bu sorular kategorisinde de; ‘Neden köprüden geçerken arkadaşının elinden tutmuştu?’ ya da  ‘ Sence babası ona neden öfkelendi?’ gibi sorular yer almaktadır. Çocuğunuza bu soruları sorarken izledikleri hakkında düşünmesini ve analiz etmesini sağlamış oluyorsunuz. Çocuğunuz babanın neden öfkelendiğini anlattıktan sonra siz de ona katkı verir, sohbeti sürdürerek günlük yaşantınızdan örneklerle devam ederseniz filmin hayatınıza katkısı da çok anlamlı ve faydalı olacaktır. Son başlık ise: ‘Yorum ve Eleştirel Değerlendirme Soruları’dır. Bu sorulara örnek olarak; ‘Filmi sevdin mi?’, ‘En çok hangi sahneyi sevdin?’ , ‘Bu filmin adını sen koysan adı ne olurdu?’ verilebilir. Bu sorular çocuğunuzun yaratıcı düşünme becerilerini geliştirecektir. Siz de bu sorulara verebileceğiniz cevapları mutlaka çocuğunuzla paylaşmalısınız. Böylece çocuğunuz izlediklerini yorumlama becerisini de yavaş yavaş kazanacaktır.

Her konuda olduğu gibi bu konuyla ilgili de önemli olan noktanın ‘ebeveynlerin değişime, düzenlemeye ve desteklemeye’ olan istekleri ve inançları olduğu kanısındayım. Siz bunu arzu ettikten sonra inanıyorum ki pozitif bir değişim her zaman mümkündür.

 

Uzman Psikolog

Çağla Tuğba Selveroğlu

Post navigation

Bir yanıt yazın