Yenidoğan Bebek Nasıl Görünür?

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan bu yana ortalama 40 hafta belki daha azı geçti ve o küçük mucizeniz artık kucağınızda. Tarifi olmayan, mutluluk, korku, endişe, huzur gibi birçok duyguyu aynı anda yaşayacağız ebeveynlik günleriniz artık başladı. Bebeğinizi kucağınıza ilk aldığınızda onun kime benzediğini görmenin ve bunu keşfetmenin dünyalara bedel bir an olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ancak bebeğiniz dünyaya gözlerini ilk açtığında biraz farklı görünüyor olabilir. Kırmızı hatta mora yakın bir cilt rengine sahip ve gözleri henüz tam olarak görmediği için biraz garip bakıyor olabilir. Bu durum endişelenmenize sebep olmasın çünkü bunların hepsi oldukça doğal. Endişelerini azaltmak adına yenidoğan bebeğin fiziksel özellikleri ve hareketleri nasıl olur, yenidoğan bebek nasıl görünür gibi merak edilen soruları dilerseniz birlikte yanıtlayalım.

Yenidoğan Bebeğin Fiziksel Özellikleri

Yeni doğan bir bebek ortalama 2800-3500 gram ağırlığında ve ortalama 50 cm boyunda dünyaya gelir. Elbette bu ortalama ağırlık ve uzunluk bebekten bebeğe değişiklik gösterir.

Bebeklerin en hızlı gelişim ve büyüme gösterdiği dönem ilk 6 aylık süreçtir. Bebeğiniz ilk doğduğu günlerde kilo kaybı yaşasa da bu 6 aylık zaman diliminde neredeyse doğum kilosunun iki katına ulaşır. Bu sebeple fiziksel özellikleriyle birlikte hareket kabiliyeti de değişir. Yeni doğan bebek özellikleri şunlardır:

 

  • Şişlik:

    Yeni doğan bebeklerin dünyaya ilk geldiklerinde yüzlerinde ya da vücudunun farklı kısımlarında şişlikler olabilir. Bu en sık karşılaşılan durumlardan biridir. Normal doğumlarda, bebeğin doğum kanalı boyunca neredeyse 10 saatlik bir yolculuk yaptığını göz önüne alırsak, yüzünün şişmesi ve uzaması doğaldır. Sezaryen doğumlarda ise normal doğumun aksine biraz daha basık bir baş görüntüsü olabilir. Bu durum 1-2 hafta içinde düzelir ve bebeğinizin başı normal şeklini alır.

  • El ve Ayaklarda Soğukluk:

    Yeni doğmuş bebeğinizin üşüyüp üşümediğini kontrol etmek için el ve ayaklara dokunmak yeterli ve doğru bir uygulama değildir. Çünkü bebeğinizin ilk doğduğu günlerde kan akışı normal seyrine dönmediği için el ve ayakları soğuk olabilir. Bunun yerine boyun, yanak veya sırt kısmına bakarak kontrol etmek daha doğru bir uygulamadır. Ayrıca bebeğinizin üstünü açtıktan bir süre sonra ateş ölçümü yaptığınız zaman da daha doğru sonuç alabilirsiniz.

  • Bıngıldak ve Baş Şekli:

    Daha önce belirttiğimiz gibi doğuma bağlı olarak bebeğinizin baş şekli farklılık gösterebilir. Bu kısa bir süre sonra düzelecektir. Bunun yanı sıra başı vücuduna oranla biraz daha büyük görünür. Bebeğinizin başına dokunduğunuzda iki adet yumuşak alan olduğunu fark edebilirsiniz. Bu noktalara bıngıldak adı verilir ve bunlar bebeğiniz henüz kapanmamış olan kafatası kemikleridir.

    Yenidoğan bebeğin fiziksel özellikleri arasında yer alan bu noktalar sayesinde bebeğiniz doğarken kafatası kemikleri birbirine yaklaşır ve bebeğinizin başı küçülür. Bu sayede doğum daha rahat gerçekleşir. Ön tarafta bulunan bıngıldağın kapanması 9-18 ay sürerken arka kısımdaki bıngıldağın kapanma süresi yaklaşık 3 aydır.

  • Cilt Rengi:

    Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda onun bembeyaz bir cilt rengine sahip olacağını düşünebilirsiniz. Ancak durum böyle olmayabilir. Çünkü yeni doğan bebeğin ten rengi, derisinin inceliği ve altındaki kan damarlarının görünüyor olmasından dolayı pembe ya da kırmızı renktedir.

    Doğum sırasında kan dolaşımı düzenli olmadığı için mor ya da mavi renge de benziyor olabilir. Bu durum doğum sonrasında kendiliğinden düzelir ve olması gereken renge kısa bir süre sonra kavuşur. Bunların yanı sıra bebeğinizin kalça ve sırt bölgelerinde değişik büyüklüklerde “mongol lekeleri” adı verilen mavi-gri alanlar olabilir. Bunlar 1 yaşında kendiliğinden kaybolur.

  • Cilt Yapısı:

    Yeni doğmuş bebeğin teni oldukça duyarlıdır. İnce ve saydam bir yapıya sahip olan derinin üstü yumuşak tüylerle kaplıdır. Bu tüyler hem anne karnında hem de doğumdan sonraki ilk günlerde bebeği koruma görevine sahiptir. Doğumdan sonra yavaş yavaş bu tüyler kaybolur.

  • Cilt Kuruluğu ve Soyulması:

    Doğumdan sonraki dönemde bebeğinizin cildinin kuru olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Doğum sonrasında bebeklerin derisi pul pul dökülebilir. Bu süreç doğal olup iyileştiğinde daha kalın yapıya sahip bir derisi olacağını söylemek mümkündür.

    Ancak kurulukla beraber çatlak ve kanamalar oluyorsa doktorunuza danışıp onun tavsiye edeceği nemlendirici kremleri kullanabilirsiniz. Soyulmalar ise daha çok avuç içi ve ayaklarda fark edilir. Hatta bebeğinizin kıyafetlerinde bu küçük deri parçalarını görebilirsiniz. Bunlar doğal süreçler olduğu için endişelenmenize gerek yoktur.

  • Cilt Döküntüleri:

    Genellikle yüz çevresinde sivilceye benzer noktacıklar olabilir. Bu deride yer alan gözeneklerin keratin adı verilen madde ile tıkanması sonucu olur. Bebeğiniz dış dünyaya alıştığında bu sivilceler kaybolur. “Miliaria” adı verilen diğer bir cilt döküntüsü ise ter bezleri iltihaplanması olarak tanımlanabilir. Kırmızı renkli ve hafif kabarık olan bu döküntüler bebek çok sıcak tutulduğu zamanlarda olur.

    Bunlar bebeğinizi kuru ve temiz tuttuğunuzda, serin bir ortamda bulunduğunuzda kaybolur. Bu sebeple bebeğinizi üşür diye düşünerek sarıp sarmalayıp şapka ve patikler giydirmek yerine onun vücut sıcaklığını kontrol edip ona göre giydirmeniz daha doğru olur.

  • Saç:

    Bebeğiniz saçsız ya da başı tamamen saçla kaplı doğmuş olabilir. Bu bebekten bebeğe değişen bir durumdur. Saçsız olarak dünyaya geldiyse kısa bir süre sonra saçları çıkmaya başlar ya da çok saçı varsa sonrasında bu saçlar dökülecektir.

    Saç rengi, doğum sonrası ilk 6 ayda değişebilir. Ayrıca bebeğinizin cildinde ve saçlı derisinde sarımsı ve sedefli gibi görünen “konak” adı verilen minik kabuklarla karşılaşabilirsiniz. Konak cildi düzenli nemlendirme ve sık sık banyo yaptırma ile ortadan kalkan geçici bir problemdir.

  • Gözler:

    Saç renginde olduğu gibi bebeğinizin göz rengi de 6 ile 9 ay arasında kalıcı renge ulaşır. Bu sebeple bebeğinizin göz renginin doğum sonrasında değişebileceğine hazırlıklı olmalısınız. Bebekler doğum sonrasında 15-25 cm arası mesafeyi görebilirler. Ayrıca merkezi sinir sistemi kas hareketlerini tam olarak kontrol edemediği için zaman zaman gözde kaymalar olabilir. Bu durum 2-6 ay arasında kaybolur. Eğer 6 ay sonrasında da hâlâ bu kaymalar devam ediyorsa mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

Küçük bir dipnot: Eğer bebeğiniz ağladığında gözyaşı dökmediğini görürseniz bu durumun ilk 4-6 haftalık süreçte normal olduğunu söyleyebiliriz. Bu sebeple böyle bir durumla karşılaştığınızda endişelenmenize ya da korkmanıza gerek yoktur.

Yenidoğan Bebeğin Hareketleri

yenidogan-bebegin-hareketleri

Yenidoğan bebek hareketleri, aslında daha çok reflekslerden meydana gelen davranışlardır. Daha tam olarak sinir ve kas sistemleri gelişmediği için kontrollü bir şekilde hareket etmesi oldukça zordur. Bu sebeple başını dik tutamaz ve sizin destek olmanız gerekir. Bununla birlikte bebeğinizi sırtüstü yatırdığınızda başını sağa sola çevirebilir veya kollarını bacaklarını hareket ettirebilir.

Bunun yanı sıra güçlü bir emme ve kavrama refleksi ile dünyaya gelirler. Emzirirken memenizi yanağına dokundurduğunuzda başını yana çevirip hemen emmeye başlamasının sebebi de budur. Bu gibi temel hareketlerin yanı sıra yeni doğan bebeklerde görülen diğer davranış ve refleksler şu şekildedir:

  • Hapşırma ve Hıçkırık:

    Bebekler ilk doğdukları günlerde çok hapşırırlar. Bunun sebebi sanılanın aksine üşüme değil burunda bulunan ödem ya da ortamdaki toz tanecikleridir. Bu sebeple bebeğinizin bulunduğu ortamı aşırı ısıtmak ve ortamı havalandırmamak onun hapşırmasını daha da arttırır. Bir süre sonra kendiliğinden geçen hapşırmaları azaltmak için ortalama bir ortam sıcaklığı ve odayı sık sık havalandırmak daha doğrudur.

    Hıçkırık ise genellikle beslenme sonrasında ortaya çıkan reflekslerden biridir. Midenin gazla ya da sütle gerilerek diyaframa baskı yapması sonucu olur. Eğer emzirirken bebeğiniz hapşırmaya başlarsa emzirmeye ara verilmeli ve pozisyon değiştirilmelidir. Ancak hıçkırık çok uzun sürüyorsa tekrar emzirilmelidir. Emzirme sonrası hıçkırık başladıysa da gazı çıkarılmalıdır.

  • Çene, Kollar ve Bacaklarda Titreme:

    Bebekler anne karnından ilk ayrıldıkları andan itibaren ani ses duyduklarında, altı değiştirilirken, soyulup giydirilirken hatta emerken bile ellerini sıkıp kollarını ve bacaklarını oynatmaya başlarlar. Bunlar sinir sistemi tarafından tam olarak kontrol edilebilen hareketler değildir. Bunların yanında çene titremesi, irkilme ya da kol ve bacaklarda 2-3 atımdan oluşan kasılmalar görülebilir. Bu hareketlerin nöbet olmadığından emin olmak gerekir. Kasılmalar olduğunda bebeğinizin kol ve bacaklarını tutarak onu sakinleştirebilirsiniz. Ancak bu kasılmalar sıklıkla görülüyor ve kısa sürede geçmiyorsa videosunu çekip doktora danışmak gerekir.

 

Yenidoğan Bebekler Hakkında Tüm Merak Ettikleriniz için: https://www.bebek.com/yenidogan-bebekler-hakkinda-tum-merak-ettikleriniz/

Bebek.Com

Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı