Genel

Hamilelik sonrası uykusuzluk

Hamilelik süresinden sonra ilk aylarda yoğun ve giderek
azalacak olan uykusuzluk sorunu için yeni annelerin hazırlıklı olmaları
gerekir. Kronik olarak uykusuzluk çeken bir annenin bebeğini uyutma yetisi de
giderek azalabilir. Bir süre sonra annenin mi bebeği, yoksa bebeğin mi anneyi
uyuttuğu karışacaktır. Anne, hamilelik sonrası uykusuzluk sorunu ile
karşılaşmamak için doğumdan sonraki ilk 3 ay, bulduğu her fırsatta uyumalıdır.
Uykusuzluk durumu annenin, zaten değişken olan psikolojisini tekrar bozabilir ve
bu huzursuzluk bebeğe de yansır. Bu sebepten dolayı anne, babadan ve ailesinden
yardım isteyebilir.

Uykusuz kalmak sadece yeni anne olmuş kadınlar için değil
aslında herkesi negatif bir şekilde etkileyen bir durumdur. Bebeğine bakma
isteği ve motivasyonuyla, uykusuz kalmaya dayanan anneler, gün geçtikçe hem
fiziken hem de psikolojik olarak güçsüzleşir. Bu sebepten dolayı öncelikle
kendi sağlığınıza ve bakımınıza dikkat etmelisiniz ki, bebekte size göre doğru
orantılı bir şekilde sağlıklı ve bakımı daha kolay olsun.

Doğum sonrasında yaşanan uykusuzluk, yine yaygın olan doğum
sonrası depresyonu tetikleyen bir durumdur. Genellikle eşik altı seyreden doğum
sonrası depresyonunda bebeğin uyku sorunlarıyla ilişkisi yine bilimsel
çalışmalar tarafından kanıtlanan, annenin uykusuzluk sorununu asla hafife
almaması gerekir.

Ne gibi faktörler doğar?

Anne uykusuz kaldığı zaman bir süre sonra güçsüz düşüyor ve
bu durum bebeğin uyku düzenine de yansıyor. Çocuklarda oluşan uyku sorunları ve
uyku eğitiminde başarısız olma durumunu etkileyen en önemli faktör budur. Anne
ve baba adayı bebekleri dünyaya gelmeden önce, onunla ilgili birçok fanteziler,
rüyalar, kaygılar ve idealler düşünür. Ancak bebek dünyaya geldikten sonra
düşündükleri şeylerin, birçoğunu yapamayacaklarını görür ve yaşarlar. Bu da hem
annenin hem de babanın hayal kırıklığı yaşamasına sebep olur.

Bütün bu hayal kırıklıkları, annelik hakkındaki tüm
söyleyişlerin altüst olması, uykusuzluk ve yorgunluk, eşin ve aile yakınlarının
yardım edemeyişi de bir araya gelince, anne genel bir sıkıntı içinde bulur
kendini. Bu durumda annenin kendisini başarısız ve kötü bir anne olduğu hissine
iter.

Uykusuz ve açken ağlayan bebek ile uykusunu almış, tok ve
etrafa gülücükler saçan bebek arasında gelgitler yaşayan anne, saldırgan
düşünceleri sebebiyle vicdan azabı çekmeye başlar. Vicdan azabını da, davranış
biçimleri ile azaltmaya çalışır. Tüm zamanını bebekle geçirme, onunla birlikte
uyuma, hayır yahut bekle diyememe, limit koyma konusunda tutarsız davranışlar
gibi faktörler de, bebeğin gelişiminde negatif rol oynar. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu