Anne Olmak

Endometriozis kistinin laparoskopik ameliyatı

Endometriozis kistleri, infertiliteye neden olmaları ve kanserleşme riski taşımaları nedeniyle operasyonla çıkarılıyor. Günümüzde bu kistlerin çıkarılması işlemi,  göbek ve alt karın bölgesinde açılan üç adet 5mm’lik delikten laparoskopik olarak yapılıyor.

Yumurtalık kistleri kadın sağlığını tehdit eden yaygın sorunlardan biri. Her yaş grubunda ortaya çıkabilen kistler anne karnındaki bebeklerde bile teşhis edilebiliyor. Çok çeşitli olabilen kistlerin sıklığı da görüldüğü yaşa göre değişiyor. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda yumurtalık kistlerinin bir çeşidi olan fonksiyonel kistler sıklıkla görülüyor.

Her ay adet döneminde atılan yumurtalar, bazen iyi çatlamadığı ya da çatlama işlemi tam olarak gerçekleşmediği zaman dışarı atılamıyor. Atılamayan folikül içine kanıyor ve bir miktar sıvı birikmesi oluyor. Sonuçta birçok kadında her adet dönemi öncesinde yaklaşık 2,5 cm’lik fonksiyonel kist oluşuyor. Ancak yeni adet dönemiyle birlikte yeni bir yumurta gelişmeye başladığı için bu kistler kayboluyor.

Tedavi yaşa göre şekilleniyor

Yumurtalık kistleri çeşitlilik gösterdiği için çağlara göre ayrılarak tedavi planı da buna göre gerçekleştiriliyor. Örneğin postmenopoz döneminde adetten kesilmiş bir kadına yaklaşım tarzı ile gençlik döneminde ortaya çıkan kistlere yaklaşım farklılaşıyor. Menopoz sonrasında yumurtlama fonksiyonu olmadığından, bu dönemde bir kist oluşmasının beklenemeyeceğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer,  menopoz döneminden sonra üç santimin üzerindeki bütün kistlere şüpheyle yaklaşıldığını söylüyor. Doç. Dr. Güçer’in verdiği bilgiye göre, menopoz sonrasında ortaya çıkan bir kist iyi huylu bile olsa hastanın opere edilmesi tercih ediliyor. Çünkü bu kistlerin ileride yüzde kaç ihtimalle kansere dönüşebileceği hakkında bilgi bulunmuyor.

Ancak daha genç yaşlarda ortaya çıkan kistlerde boyut daha büyük olsa dahi kistin yapısı ve ultrasondaki görüntüsü değerlendiriliyor. Yumurtalık kistlerini değerlendirirken önemli olan kriterlerden birinin de hastanın yaşam kalitesini etkileme düzeyi olduğunu belirten Doç. Dr. Fatih Güçer, şunları anlatıyor:
“Solit dediğimiz, içerisinde sıvı dışındaki bir takım oluşumlar ihtiva eden bir kist ise bu hastayı özellikle ameliyata daha çok yönlendiriyoruz. Ama 5 cm’lik basit bir kistse, içerisinde herhangi bir tümöral çıkıntı, papiller bir yapı, solit alanı yoksa hastayı bir adet dönemi sonrasında tekrar çağırıyor ve kistin kaybolup kaybolmadığına bakıyoruz. Kist kayboluyorsa sorun ortadan kalkıyor, ancak kaybolmayıp aksine daha da büyüyorsa durum tekrar değerlendiriliyor.”

Kistler neden oluşur?

Genç yaşlarda ortaya çıkan kistlerde farklı kriterler göz önünde bulunduruluyor. Örneğin adet görme dönemindeki genç kadınlarda gözlenen dermoid kistler doğuştan geliyor. Adet öncesinde belirli bir büyüklüğe ulaşmadığı için kendini belli etmiyor. Ancak bu dönemden sonra ileride büyüme riski taşıdığı için ameliyat edilmesi tercih ediliyor.

Dermoid kistler dışında özellikle reprodüktif çağlarda en sık rastlanan kistlerden biri de endometriozis kistleri. Doç. Dr. Fatih Güçer, toplumda giderek artan endometriozis kistlerinin oluşumu hakkında şunları anlatıyor:
“Rahmin içini saran endometrium tabakasının normalde rahim dışında bulunmaması gerekirken, rahim dışında bulunması olarak tanımlanabilir. En sık da yumurtalıkta görülüyor. Yumurtalıktaki endometriozis dokusu sıvı birikmesine ve kist oluşmasına sebep olabiliyor. Bu hastalar en çok alt karın ve kasık ağrısı, adet öncesinde ve adet sırasında sancı ve cinsel ilişkide ağrı şikayetleriyle bize ulaşıyor.”

Doç. Dr. Güçer’in verdiği bilgiye göre her kist ameliyat  edilmiyor, gözleme alınabiliyor. Ancak ameliyat kararı verilen on hastadan dördünün sorunu endometriosis kistleri oluyor. Hastalar tarafından en sık sorulan sorulardan biri de endometriosis kistlerinin kanserleşip kanserleşmediği oluyor. Doç. Dr. Fatih Güçer, soruyu şöyle yanıtlıyor:
“Bundan 5 yıl öncesine kadar buna verdiğimiz yanıt kanserleşmediğiydi. Fakat artık biliyoruz ki endometrioziste yüzde 1-3 oranında da olsa ileriki dönemlerde yumurtalıklarda kanser çıkma ihtimali bulunuyor.”

Endometriozisin yarattığı bir başka sorun ise infertilite. Yani bu kist orada ne kadar çok durursa o dokuyu o kadar çok tahrip ediyor. Tahribat ne kadar çok olursa da hastaya faturası o kadar çok yüksek oluyor.

 

Endometriozis’in nedeni bilinmiyor

 

Endometriozis kistlerinin oluşumu için birçok teoriden bahsedilse de nedeni tam olarak bilinmiyor. Doç. Dr. Fatih Güçer, bu nedenle her kadın risk altında olduğundan her yıl rutin kontrollerine yaptırmaları gerektiğini hatırlatıyor. Doç. Dr. Güçer, rutin kontrolün ötesinde eğer kadın çocuk istemiyorsa reprodüktif çağda korunması için doğum kontrol haplarını tavsiye ettiklerini belirterek elde edilecek kazanımlara ilişkin şunları anlatıyor:

“Doğum kontrol haplarının en büyük kazanımı yumurtalıktaki bir takım fonksiyonları durdurmuş olduğu için bu kistlerin oluşmasını engellemek oluyor. Bir başka avantajı da doğum kontrol hapı kullanmış olan kadınlarda menopoza girdikleri dönemlerde yumurtalık kanseri riskinde yüzde 40, rahim kanserinde yüzde 60 azalma görülüyor. Ve bu oran kullanım süresi ile doğru orantılı olarak artıyor. Doğum kontrol hapı kullanarak yumurtalık kanseriyle karşılaşma ihtimali tamamen sıfırlanmıyor, sadece azalıyor. Eğer kadında kist yoksa doğum kontrol hapı kullanarak endometriozis kisti oluşma riskinin de önüne geçiliyor. Ancak bu, doğuştan olan ve kendine kendine gelişecek olan kistleri engellemiyor. Bu nedenle bir kadın, doğum kontrol hapı kullansa dahi rutin olarak her yıl muayeneden geçmeyi ihmal etmemeli.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu