Bebeklerde Trombosit Düşüklüğü/ Yüksekliği

Bebekler dünyaya geldiklerinde nabız sayısı, kan basıncı, kan değerleri ve daha pek çok açıdan özellikleri yetişkinlerden farklıdır. Bu değer farklılıkları bazen normal kabul edilse de bazen belli bir hastalığın habercisi olabilir. Bebeklerde trombosit düşüklüğü/ yüksekliği de duruma göre bazen normal kabul edilir, bazen ise sebebi büyük bir ciddiyetle araştırılması gereken bir probleme işaret eder.

Trombosit Nedir?

Kan; besin ve oksijeni hücrelere taşımak, atık maddeleri vücuttan uzaklaştırmak, vücudu mikroplardan korumak, vücut sıcaklığını ayarlamak gibi vücut için birçok önemli görevi yerine getirir. Bu görevler kan plazması ve kan hücreleri tarafından yerine gerçekleştirilir. Trombositler de akyuvar ve alyuvar hücreleri gibi bu hayati görevleri yerine getiren kan hücrelerinden biridir. Diğer kan hücreleri gibi kemik iliğinde üretilir.

Trombositler platelet (PLT) ya da kan pulcukları adıyla da bilinir. Damarlardan birinde herhangi bir hasar meydana geldiğinde kan pulcukları sayısını artırarak hasarın olduğu bölgeye gider. Burada kanın pıhtılaşmasını sağlayarak yaralı bölgeyi kapatır ve kanamayı durdurur.

Bebeklerde Ortalama Trombosit Hacmi Ne Olmalıdır?

Kandaki trombosit değerini ölçmek için hemogram testi yaptırılmalıdır. Bunun için aile sağlığı merkezleri ya da hastanelerde kan vermeniz yeterli olacaktır. Yapılan test sonuçlarında yetişkinlerde normal kabul edilen ortalama PLT aralığı her mikro litre kan için 150 000 ile 400 000 arasıdır. Bu aralık bebeklerde farklılık gösterir ve bazen 130 000-350 000 mm3 aralığı bile normal kabul edilebilir.

Bebeklerde Trombosit Düşüklüğü (Trombositopeni)

Kandaki trombosit sayısının 1 mikro litre kanda 150.000’in altında olması durumuna trombositopeni denir. Bu değer bebeklerde 130 000 mm3 olarak sınır kabul edilebilir. Hemogram sonuçlarının 130 000 mm3’ün altında olması bebeklerde trombosit düşüklüğü problemini aklına getirir. Kesin tanı için fiziksel muayene, tanı testleri, kan yayması ve kemik iliği testlerinin yapılması da istenebilir.

Trombositopeni Sebepleri:

Kan pulcuklarının beklenen değerin altında kalmasının sebepleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • Gebelik süresince anne adayının kan basıncının normal düzeyde seyretmemesi sonucunda yenidoğanlarda PLT değerinin azalması
  • Bebeğin kemik iliklerinde oluşan enfeksiyon ve benzeri problemlerden dolayı yeterli trombosit üretilememesi
  • Gebelik süresince anne adayının kullandığı ya da doğum sonrası bebeğin aldığı bazı ilaçların yan etkileri
  • Bağışıklık sisteminin herhangi bir sebepten dolayı bebeğin kan pulcuklarını yabancı bir madde gibi algılayıp yok etmesi
  • Dalağın gereğinden fazla kan pulcuğu tutması
  • Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar
  • Toksik kimyasallara maruz kalma
  • Anne ile bebek arasında kan uyuşmazlığı
  • Kemik iliği hastalıkları
  • Lösemi
  • Dermatit ve tekrarlayan enfeksiyonlarla karakterize edilen Wiskott- Aldrich (WAS) sendromu ya da MYH9 geni ile bağlantılı oluşan May- Hegglinn Anomalisi gibi kalıtsal bozukluklar.

Problemin görülme olasılığının erken doğan bebeklerde, zamanında doğan bebeklere nazaran daha yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Belirtileri:

Aşağıdaki belirtilerin görülmesi durumunda bebeklerde PLT düşüklüğü akla gelebilir.

  • Akyuvar (lökosit) ve alyuvar (eritrosit) hücreleri hacimlerinde azalma görülmesi.
  • Basit ve küçük kesiklerde bile uzun süreli kanama.
  • Açıklanamayan burun kanamaları.
  • Diş fırçalarken diş etlerinde kanama.
  • Deride küçük kırmızı lekeler veya morarma.
  • Gözün beyaz kısmında veya ciltte sarılık.

Tedavisi:

Trombositopeniye neden olan duruma göre uygulanacak olan tedavi yöntemi de değişir. Bebeklerde ve yenidoğanlarda genellikle tedavi gerekmez ve problem kendiliğinden ortadan kalkar. Böyle bir durumda düzenli aralıklarla kan sayımı yapılarak bebeğin PLT değerlerinin takip edilmesi  gerekir.

Tedaviye başlamanın gerekli olduğu durumlarda problemin sebebine bağlı olarak; kortikosteroidler, bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, kan ya da trombosit transfüzyonları gibi yöntemler uygulanabilir. Nadiren de olsa bazı durumlarda dalağın alınması gerekebilir. Ciddi düzeylerde seyreden trombositopeni tedavi edilmediğinde iç kanamalara sebep olarak beyin ve diğer vücut sistemlerine zarar verebilir.

Bebeklerde Trombosit Yüksekliği (Trombositoz)

Çocukların kan sayımında çok sık rastlanan bulgulardan biri de PLT değerini yüksek olmasıdır. Normalde bebeklerde 130 000-400 000 mm3 arasında olması gereken PLT’in üst sınır değerinin de üzerinde seyretmesi durumuna trombosit yüksekliği ya da trombositoz denir.

1mm3 kanda bulunan PLT sayısı farklı değer aralıklarında farklı derecelerle isimlendirilir.

  • 500 000- 700 000 arasında ise “hafif trombositoz”
  • 700 000- 900 000 ise “orta trombositoz”
  • 900 000’den fazla ise “ağır trombositoz”
  • 1 000 000’den fazla ise “çok ağır trombositoz”

Bu hücrelerin kanı pıhtılaştırdığı gerçeğinden yola çıkarsak; hücrelerin sayıca normal değerin üzerine çıkması ile birlikte kanın normalden fazla pıhtılaşması ve pıhtılaşmadan kaynaklı bozuklukların görülmesi muhtemel bir sonuçtur.

Trombositoz Sebepleri:

Çocukların % 5- 15’inde görülür ve bu vakaların %72-86’sı hafif düzeyde seyreder. Ancak bazı durumlarda belli bir problemin semptomu olarak da ortaya çıkabilir. Bebeklerde trombositoz sebepleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

  • Prematüre doğum.
  • Özellikle 1 yaşın altındaki bebeklerde görülen viral ve bakteriyel enfeksiyonlar.
  • Kawasaki Hastalığı, Romatoid Artrit gibi enflamatuar hastalıklar.
  • Demir eksikliği.
  • Herhangi bir travma sonrası kan kaybı.
  • Gizli kanser.

Belirtileri:

Hafif ve orta düzey yüksekliklerde genellikle fiziksel belirti görülmez ve ancak hemogram sonucu problem ortaya çıkar. Ancak ağır ve çok ağır trombositozlarda aşağıdaki belirtilere rastlamak muhtemeldir.

  • Kısa süreli egzersiz ve ayakta kalma durumunda ayaklarda yanma ve zonklama hissi.
  • Ayaklara ve ayak parmaklarına gelen kanın akışındakı yavaşlamadan kaynaklı bu bölgelerde kırmızı, yanık benzeri lekelenmeler.
  • Beyindeki kan akışının yavaşlaması sonucu oluşan konuşma güçlüğü.
  • Baş ağrısı, uyuşukluk, sersemlik.
  • Dalakta büyüme.
  • Çok ağır vakalarda beklenmeyen kanamalar.

Tedavisi:

Genellikle hafif ve orta seyreden durumlarda normal kabul edilen bir bulgu olup tedavi gerektirmez, zamanla kendiliğinden düzelir. Bu süreçte doktorunuzun belli aralıklarla hemogram testi yaparak değerlerdeki değişimi takip etmesi yeterli olabilir. Bunun dışında hastalığın düzeyine göre aşağıdaki yöntemler uygulanabilir.

  • Değerlerin çok yüksek olması durumunda hastanın taşıdığı riske göre Hidroksiüre, Anagrelid gibi farklı ilaç tedavileri uygulanabili
  • Hafif ve orta düzeydeki hastalarda doktorunuz kanın sulanması için aspirin tedavisi önerebilir.
  • Damar yolu ile vücuda, bağışıklık sisteminin çalışma şeklini değiştiren interferon proteini aktarılabilir.
  • Acil durumlarda PLT değerini hızla düşürmek için plateletferez tedavisi uygulanabilir.

Kullanılacak tedavinin yan etkileri doktor tarafından iyi değerlendirilmeli ve buna göre vakaya en uygun yöntem tercih edilmelidir.

Daha anne karnındayken belli aralıklarla gelişimi takip edilen bebekler, doğduktan sonra da aynı özenle takip edilmelidir. Bebekler düşük bir bağışıklık sistemi ile dünyaya geldiğinden ilk 1 yıl boyunca farklı sağlık problemleri görülme olasılığı yüksektir.

Bu nedenle doğumdan sonra da belli aralıklarla rutin kontroller yapılmalıdır. Bebeklerde trombosit yüksekliği/ düşüklüğü gibi kan problemlerinin de bu rutin kontrollerde kolaylıkla ortaya çıkan bir problem olduğu unutulmamalıdır. Problemin ortaya çıkması durumunda derhal uzman bir hematolog kontrolünde sürecin takibine başlanması, sorunun en kısa sürede çözülmesi için temel koşuludur.

BEBEKLERDE NEU DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR? Konulu makalemizi okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın!

BEBEKLERDE NEU DÜŞÜKLÜĞÜ NEDİR? https://www.bebek.com/bebeklerde-neu-dusuklugu-nedir/

Bebek.Com

Uzman kadromuz ve deneyimli editörlerimiz ile anne, babalara ve bebeğin yakınında olan herkese sorularının tüm cevaplarını vermek için 2001 yılından beri buradayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı