Genel

Doğmamış bebeğin yol haritasını çiziyoruz!

Bebek yoğun bakım hizmetlerinin dört dörtlük verilebilmesi için, farklı uzmanlık dallarının işbirliği içinde çalışması gerekiyor. Yenidoğan alanında anne ve bebeğin bütün olarak ele alınması lazım. Acıbadem Maslak Hastanesi Bebek Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Pınar Dayanıklı, başka hiçbir tıp dalında kişinin hikayesinin annesiyle birleştirilmediğini, ancak yenidoğan yoğun bakımında, annenin hastalıklarının bebeğin hayatı için de önemli olduğuna değiniyor. Bu nedenle yenidoğan bebekte annenin hikayesinin çok ince ayrıntılarıyla alınarak bebeğe bir bütün olarak yaklaşılması önem taşıyor.

Tüm bu bütünlüğü sağlayan tıp alanına “Maternal Fetal Tıp” (Perinatoloji) deniliyor. Anne ve bebeğin hikayesinin birlikte değerlendirilmesi, yenidoğan yoğun bakıma yatan ya da yatma ihtimali olan bebeklerin ön değerlendirmesi için önemli. Perinatoloji uzmanı aslında, bebek daha anne karnındayken diğer ilgili uzmanlık dallarındaki hekimlerle birlikte değerlendirmeler yaparak, bebeğin risklerini belirleyip bir yol haritası hazırlıyor.

? Bu değerlendirmeler sırasında, bebeğin neden kaybedildiğine ilişkin olasılıklar belirleniyor.
? Devam eden gebelikteki riskler saptanabiliyor.
? Bebek doğmadan planlanacak cerrahiler anne karnında yapılabiliyor.
? Bu değerlendirmelerde bebeğin bir değil iki tane olduğu belirlenebilir.
? Bebekte o ana kadar saptanmamış birtakım bulgular fark edilebilir.
? Anne karında ikiz başlayıp teki kaybedilen bebekler olabilir.
? Tek eşi kaybedilmiş olan prematüre bebeklerin nörolojik gelişimleriyle ilgili sorunları olabilir.
? Bazen doğum aşamasında doğum doktorlarının çocuk doktoruna iletemediği bilgiler olabiliyor, bunların önceden planlanması mümkün olabilir.

Doğmamış Bebeğe Yol Haritası Çiziyoruz

Acıbadem Maslak Hastanesi’nde perinatoloji ve neonatoloji servisleri hizmet verecek. Bu servisler birbiriyle çalışarak anne karnından başlayarak bebek doğana kadar bebek ve anne için en uygun çözümü geliştirmeye çalışacak. Bu çözümler tıptaki en yeni bulgularla pekiştirilecek. Yenidoğan ekibinde iki uzman hekimin yanı sıra, serviste sürekli hizmet veren bir uzman hekimin ve perinatoloji uzmanı da bulunacak. Bu ekipler haftalık toplantılarla riskli bebekleri tartışacak. Dr. Pınar Dayanıklı bu merkezin, aynı zamanda bu merkez İstanbul ve Türkiye dışından bile ailelerin başvurabileceği, bebek yoğun bakımında referans merkezi olarak hizmet vereceğini söyledi.
 
Acıbadem Maslak Hastanesi’nde yoğun bakımı desteklemek amacıyla gelişmiş, ileri teknoloji ile donatılmış, altyapısı güçlü, tam donanımlı laboratuar hizmetleri de verilecek. Dr. Pınar Dayanıklı, tıpta çoğu bilgiyi hastayı muayene ederek keşfettiklerini ancak bunu yaparken önemli laboratuvar tetkiklerine ihtiyaç duyduklarının altını çiziyor. Yoğun bakıma girecek bebeklerde genetik bozukluklar, kromozomal anomalilerinin taranması  büyük önem taşıyor. Bu gelişmiş imkanlara sahip laboratuvar sayesinde, çok nadir görülen metabolik hastalıklar,  anne karnındaki sorunlar da ortaya çıkarılabiliyor. 

Bebeklerin Birey Kabul Edildiği Servis

Dünyaya sağlık sorunlarıyla gelen ya da prematüre doğan bebekler, hastanelerde soyadlarıyla ya da oda numaralarıyla isimlendirilir. Aileler de yaşadıkları sıkıntının arasında bebeğin ismini koymayı hep hastaneden çıkıp eve gittikleri zaman dilimine erteler. Dr. Pınar Dayanklı, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde bu konuda da farklı bir yaklaşımı benimseyeceklerini belirtiyor.

Bu serviste bebekler ‘birey’ler olarak ele alınacak. Dr. Pınar Dayanıklı, yenidoğan yoğun bakımdaki farklılıkları şöyle sıraladı:

? Bebekler diğer bebeklerle iç içe değil, hepsi kendi özel alanlarında bakılacak. Ünitenin enfeksiyondan korunma prensibiyle paralel olarak bebeğe yeterli alan sağlanmasına yardımcı oluyor.
? Bebekler yan yana sıralanmak yerine, isimleri ve kendi bölümleriyle anılacaklar. Bu anne ve babalar için çok önemli. Çünkü doktor ve hemşire ekibinin vaka olarak değerlendirebildiği bebekler, anne ve babaları için ailenin bir ferdi.  Bu hissettirildiği zaman aile için çok tatminkar oluyor.
? Yenidoğan yoğun bakım çok stresli bir ortam. Makine gürültüleri ve alarmlarının yanı sıra aileler kendilerini çok güçsüz, yetersiz hissedebiliyor. Bu hissin üstüne bir de bireysellikten uzaklaşılırsa çok stresli bir durum oluyor, yoğun bakımdan çıktıktan sonra da ailenin tavırlarına etki ediyor.
? Ünitede her bebeğe aynı hemşirenin bakmasına büyük özen göstereceğiz. Her bebeğin daha çok ona sahiplenen, onun özelliklerini bilen hemşireler tarafından bakılmasına çok önem veriyoruz.
? Anne ve babaların bebek ünitedeyken bakıma katılmaları, bebeğin ilklerini hemşirelerle birlikte yaşamalarını da çok önemsiyoruz. Bebeğin ilk banyosu, kuvözden çıkarılması, tulum giydirilmesi, oksijenden cihazından çıkarılması, sık aralıklarla beslenmesi ve bakımına dahil olmaları, aileleri becerikli, bilgili kılıyor.
? Böylece bebeklerine kırılgan canlı olarak değil, huyunu, suyunu anladıkları küçük bebek olarak yaklaşmalarını sağlıyor, bu da hayat boyu etki ediyor.
? Aileler büyük bir travma geçiriyorlar, kendilerinin de kontrolün bir kısmını ele almaları gerekiyor. Bunu onları bakıma daha çok dahil ederek gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.
? Bir diğer prensibimiz, aileleri günlük hekim ve hemşire ziyaretleri sırasında da (visit yaparken) bebeğin o günkü planlarına katmayı doğru buluyoruz. Biz tüm bunları zaten bebek için yapıyoruz. Aileler bu şekilde planlardan haberdar olurlarsa sorunları az oluyor, kötü haberi de iyi haberi de paylaşmış oluyorsunuz. Bunu sindirmeleri daha kolay oluyor, tamamen karanlıkta tutulan ailelere bebeğinizi ameliyat edeceğiz demek çok farklı. 
? Anneler bebeklerini yoğun bakımda bırakıp gittikleri zaman anne sütüyle güçlü bir bağı sürdüreceklerini bilmeleri lazım. Anne düzenli aralıklarla süt pompasıyla sütünü sağlıyor. Bebeği için ayrılan bir buzdolabında sütlerini biriktiriyor. Prematüreler için anne sütünün önemi yadsınamaz. Sindirim sistemi ve barsaklardaki sorunlar azalıyor, anneleri hep destekliyoruz. Annenin gerek ünitede gerek evde bebeğinin beslenmesine katkıda bulunmak çok önemli.

Kanguru Bakımı Bebekleri Mutlu Ediyor

Kanguru bakımı ilk kez 1983 yılında Kolombiya Bogota’da imkansızlıklardan iki neonatoloji uzmanının düşünüp geliştirdiği bir yöntem. Kanguru bakımında, sadece solunum desteği alan bebek, annenin çıplak tenine yerleştiriliyor, bebeğin bir kulağı annenin kalbine konuluyor. Bu bakım yöntemi sayesinde bebek ölüm hızlarının yüzde 70’lerden yüzde 30’a düşürülmesiyle başka ülkelerde  de uygulanmaya başlanmış. Günümüzde çok yoğun olarak uygulanıyor, aletler ne kadar gelişmiş olsa da sorunlar yaşanıyor. Bebeklerin kalp hızları yavaşlıyor,  soluk almayı unutuyorlar. Çalışmalar göstermiş ki hem zamanında hem zamanından önce doğan bebeklerde bu tür uygulamalar vücut ısısının sabitliğini, düzgün nefes alınmasını sağlıyor. Kandaki oksijen miktarının dalgalandığı dönemler var, onların en aza indirilmesi gerekiyor. Bebeğin derin uykudaki süresi uzatılmış oluyor. Anne tarafındaki faydaları ise annenin bebekle olan bağını güçlendiriyor, anne sütünü artırdığına ilişkin bulgular var. Babalar da kanguru bakımını yapabiliyor, burada önemli olan bebeğin anne ya da babasının kalp hızını duyarak kendini huzurlu hissetmesi.

 

Bebekleri Ekip Çalışmasıyla Yaşatıyoruz

? Yenidoğan yoğun bakımında, devamlı değişen ekiplerin bebeğin bakımıyla ilgilenmesi aileleri büyük stres altında bırakıyor. Bu nedenle ailelerin bebekleriyle ilgili bilgileri hep aynı uzmanlardan almaları çok önemli. Ayrıca bilgilendirmenin de sık sık yapılmasında yarar var.
? Ailelerin kararlara katılıp istedikleri zaman soru sorabilmeleri önem taşıyor.
? Diğer ailelerle dostluk kurmaları, dertlerini paylaşabilmeleri, kaygılarını dile getirmeleri, kendileri gibi ailelerin olduğunu bilmeleri çok rahatlatıcı.
? İnternette prematüre bakımıyla ilgili sitelerin çokluğu, bilginin bolluğu ailelerin yanlış yönlendirilmesine, zarar görmesine neden olabiliyor. 
? Yenidoğan yoğun bakıma girenlerin çoğunu 37  haftanın altında doğan bebekler oluşturuyor. Kendi içinde gruplara ayrılıyor, ne kadar erken doğduysa ünitede geçireceği süre de artıyor. Görülebilecek hastalıklar, yapılabilecek işlemlerin sayısı da artıyor.
? Özellikle düşük haftalarda bebeğin ne kadar küçük olacağını aile tahmin edemiyor, 26-28 hafta arasında kilosu 700-1000 gram arasında oluyor. Bebeği önce babalar görüyor, ancak biz annenin de bebeği görüp varlığını görüp onunla bağ geliştirmesini destekliyoruz.
? Uzun süre bebeklerin ismi konulmadığında anne bu bağı kuramıyor, sonrasında pişman olabiliyor. Annenin ayağa kalkabileceği zamanda bebeği görmesi lazım, bazen bebekleri çok daha kötü beklerken bebeği iyi görünce rahatlıyor.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu