Anne Karnında Gelişim Geriliği

Bebeğin anne karnında gelişim geriliği (fetal gelişim kısıtlığı, intrauterin gelişme geriliği (IUGR)) en genel anlamda; bebeğin haftalık-aylık tamamlaması gereken ilerlemeyi, büyümeyi tamamlayamamasıdır.

Gebelikte bebekteki gelişme geriliği ultrasonografi yöntemi ile anlaşılabileceği gibi, bebeğin hareketlenmeleri de hareketlere verdiği tepkiler de bazı durumlarda gebelikte gelişme geriliği belirtileri içerisinde değerlendirilebilir.

Örneğin, gelişim geriliği olan bebekler oksijensizlik sebebiyle daha az hareket edebilir. Hatta bu bebeklerde doğum sırasında da oksijensizliğe bağlı sorunlar ortaya çıkabilir. Diğer yandan rahim içi ölüm oranını artıran gelişim geriliği, doğum sonrasında kan şekeri, vücut ısısı düşüşü gibi sorunlar ortaya çıkarabilir.

Gebelikte de gebelikten sonra da, bebeğin gelişimi takip edilmeli; organlar, vücut yapısı vs. düzenli olarak tetkik edilmeli.

GEBELİKTE BEBEKTEKİ GELİŞME GERİLİĞİ NEDENLERİ

Bebekte yeteri kadar gelişme gözlemlenemiyorsa burada aşağıdaki sebepler etkili oluyor olabilir:

Bebeğin kendisinde bir hastalık varsa ve genetik faktörler etkili ise:

– Sık rastlananlar arasında kromozom anomalileri (özellikle trizomi18 ve 13 ve 21) bulunur,
nöral tüp defektleri (çok rastlananları, omurganın ve omiriliğin bir kısmındaki anormal gelişme veya beynin ciddi anormal gelişimi),
– renal agenezi: böbreklerin olmaması,
– mikrosefali: gebeliğin son iki ayının tedbirinin önem taşıdığı bu hastalık ancak bebek doğduktan sonra öğrenilebiliyor ve sorun bebeğin kafatasının yaşa ve cinsiyete göre diğer bebeklerden küçük olmasıyla ilgili
anensefali: beynin ve kafa kemiğinin ciddi şekil bozukluğu
gastrointestinal sistem defektleri: mide problemleri vs…

Hamilelikte anneden bebeğe plasenta yoluyla geçen enfeksiyonlar da anne karnında gelişim geriliğini tetikler:

– sitomegalovirus (CMV, herpes virüs grubu içerisinde yer alır, belirtileri ateş, lenf bezlerinde şişme vs. gibi ayırt edici belirtiler olmadığı için dikkat edilmesi gereken bir enfeksiyondur.)
– toksoplazma (Bulgu vermeyen bir diğer enfeksiyon türü olan toksoplazma; hayvanlar, kedi kumu, çiğ et, havuz gibi dış etkenlerden bulaşabilir. Enfeksiyon bebeklerde, görme zayıflığı, havale, mental ve motor gelişiminde gerilik oluşturabiliyor. Bilinçli olmakta fayda var.)
– rubella (kızamıkçık) gibi…

Anne kaynaklı sebepler:

Anne karnındaki bebeği teşhis etmektense, anneden kaynaklı problemlerle gelişim geriliğini tespit etmek nispeten daha kolay.

– Sigara kullanımı
– Alkol tüketimi
– İlaç kullanımı (her ilaç değil elbette, bu hususta doktorunuzu bilgilendirmelisiniz)
– Hipertansiyon, gebelikte hipertansiyon (Hamileliğin 20. haftası sonrası gelişen ve doğum sonrası 42 gün içinde atlatılabilen hipertansiyon)
– Diyabet, gestasyonel diyabet (ilk kez hamilelik döneminde rastlanan kan şekeri yüksekliği)
– Oligohidramnios (bebeğin suyunun azalması, nedeni belirsiz olabildiği gibi anne kaynaklı, fetüs kaynaklı, bazı ikiz bebek beklenen gebeliklerde görülebilir)
– Gebe annenin ağırlığının 45 kilo altında olması
– Özellikle son 3 ayda az kilo alımı
– Kronik böbrek
– Kalp hastalıkları
– Yetersiz ve dengesiz beslenme
– Fiziksel ve ruhsal olarak ağır işler yapma, kötü şartlar altında çalışma

GELİŞME GERİLİĞİ TÜRLERİ

Intrauterin (rahim içi) gelişim geriliği ikiye ayrılmaktadır: Simetrik (tip 1) ve asimetrik (tip 2).

Gelişim geriliği, bebeğin bütün organları ve tüm bedeninde ise simetrik; yalnızca karnındaki ve çevresindeki yağ dokularının azalmasına neden olmaktaysa asimetrik gelişme geriliği olarak adlandırılır. Önemli göstergelerden biri 37. haftaya gelmeden doğan bebeğin doğum kilosunun 2500 gram altında olması.

1- Simetrik gelişim geriliği nedir?

Ultrasonografi ile kontrollerde; baş, karın ve bacak boyu, haftasındaki sayılarla uyuşmuyorsa, kilosu da hamilelik haftasında belirlenen kilodan düşükse simetrik gelişim geriliği üzerinde durulabilir. Tabii bu demek değildir ki anne karnındaki her küçük bebekte gelişim geriliği bulunur. Minyon tipli anne-babanın çocuklarının minyon olması durumuna da denk gelinebilir.

Anne karnında gelişim geriliği simetrik gelişim geriliği ise bebeğin büyüme potansiyeli olarak düşüktür. Ancak rastlanması diğer problemlere göre daha az oranda. Ayrıca gebeliğin ilk dönemlerinde teşhisinin konulması da bir hayli zor. Çünkü belirtileri çok açık olmayabiliyor.

Nedenleri arasında; bebekten kaynaklı kalıtsal problemler ve/veya annenin hastalıkları, kötü alışkanlıkları, yetersiz beslenmesi, hastalıkları sayılabilir.

2- Asimetrik gelişim geriliği nedir?

Bebekteki gelişim geriliği tüm vücutta değil de, büyüme potansiyeli olduğu halde organlar arası farklı büyüklükler söz konusu.

Baş-boyun bölümünde sıkıntı olmadığı halde karın ve çevresindeki değerler incelendiğinde gelişim geriliği tespit edilebilir. Gebeliğin ikinci veya üçüncü ayından itibaren gözlemlenebilir. Ancak genellikle hamileliğin son döneminde birden ortaya çıkan yüksek tansiyon ve diyabet hastalıkları, bebeğin yağ depolarının azlığını tetikleyebilir.

Eğer daha önceki doğumunuz ya da doğumlarınızda asimetrik gelişim geriliği tanısıyla karşılaştıysanız şimdiki gebeliğinizde karşılaşma riskiniz diğerlerinden daha fazla.

Nedenleri arasında anne karnındaki suyun azalması, bebeği yeterince besleyememesi ve annenin bebeğe yeterince kan gönderimi yapamaması gösterilebilir. Yine annenin diyabet, tansiyon, kalp hastalıklar, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) hastalıklar neden olabilir.

Preeklampsinin (gebelik zehirlenmesi) gerçek anlamda bir zehirlenme değil. Belirtilerinde, yüksek tansiyon, ödem, idrardan fazla miktarda protein atılımı görülür. Tedavisi anneye doğum yaptırmaktır. Başka bir tedavi yöntemi henüz yok. Erken tespit ve doğum yapılmadığı takdirde bebek ya da anne ölümleri gibi sonuçlar oluşabilir.

GELİŞME GERİLİĞİ TEDAVİSİ

Genel kabul görmüş bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Ancak gelişimi anne karnında tamamlanmış bebeklerin, doğum vaktinin gelmesini beklemeden doğurtmak en yaygın olanı. Anne karnında oksijen azaldığında rahim içinde kalan bebek, 9 ay 10 gün bekletilmeyerek dünyaya getiriliyor. ‘’Vaktinde doğum’’ olarak adlandırılan bu yöntem erken doğum kategorisinde görülmemeli. İkisi farklı durumlar.

Yakın takip çok önemli. Gerektiğinde anne karnındaki bebeğin ve rahmin kan akış değerlerine bakılır, NST (Fetal kalp atım hızı kontrolü yani bebeğin nonstress testi sırasında bebeğin hareketlerine nasıl tepki verdiğini görmek için kalp hızı ölçülür.), ultrason, biyofizik profili incelenebilir.

Sol tarafa yatarak dinlenmek, kan dolaşımını artırarak bebeğe giden kan, oksijen ve besin miktarını artırabiliyor. En azından diğerlerine göre kolay bir yöntem.

GEBELİK SONRASI GELİŞME GERİLİĞİ

Gebelikte bebekteki gelişim geriliği rahim içi ölümlerine davetiye çıkarabilir. Bu konuda uzun süren tedavi yöntemleri uygulanmalı. Eğer hamilelik sağlıklı bir şekilde sonlandırılırsa, anne karnında başlayan gelişme geriliği doğumdan sonra devam etme ihtimaline karşın temkinli olmak gerekir.

Gelişim geriliği tespit edilen bebeklerin doğumları çok yüksek oranda olumsuzluk olmadan tamamlanıyor. Ancak bazı durumlarda doğum sırasında bazen de doğum sonrasında gelişim geriliği tanısı konulabiliyor.

Daha modern hale getirilen 2-3. basamak yeni doğan ünitelerinin önemini de es geçmemeliyiz. Bebeklerin dikkatli gözlem ve takibi sağlanmaya devam ettirilir.
Bir de bebeğin dış dünyada olduğu düşünülürse alınacak önlemlerde, yapılması gereken işlerde farklılıklar olma ihtimalini unutmamalıyız.

GELİŞME GERİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR

Intrauterin (=rahim içi) gelişimde gerilik gözlemlenmesi çok sık ancak doğumdan sonra bebeklerin dış dünyada gelişimlerini etkileyecek bir olumsuzluk uzmanlarca yaklaşık %3 civarında.

Sigara ve alkol kullanımı ise önlenmesi kolay risklerden ve gebelik döneminde özellikle kaçınmanız gereken alışkanlıklardan. Özellikle alkol tüketiminde, %100 değerinde önleme görülebilir. Hamilelikten önce alkol kullanımı gelişim geriliğini etkilemiyor.

Su tüketimini kesinlikle ihmal etmemek, yeterli miktarda su içmek bebeğin anne karnında kanlanmasını artırır ve büyümesine yardımcı olur. Beslenmenize de ekstra dikkat etmelisiniz. Gerekirse beslenme uzmanlarından yardım almalısınız.

Gelişim geriliği belirtileri ile karşılaşıldığı andan itibaren tedavisinde ve önlenmesinde yakın takip oldukça önemli. Ciddiyete göre 1-2 haftalık aralıklarla yapılabilir. Gerekli testler ve kontroller için doktorunuzla işbirliği içerisinde hareket etmelisiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı