Bebeğinizin ağlama sebebini anlayabilirsiniz!

Ağlamak, bebeğin bildiği tek yardım çağrısıdır. Mutlaka bir nedeni vardır. Onları bulmak size düşüyor. Bir yandan huysuzluğunun nedenini ararken bir yandan da sakin olup bebeği rahatlatmanız gerekiyor. Sakinleştirici bir sesle “Neyin var bilmiyorum ama bulup halledeceğim” deyin mesela. İşinizi kolaylaştırmak için, bebeğiniz ne anlatmaya çalışıyor olabilir diye yol göstermeye çalıştık.
Lahana bebek
Anne ve babanın aşırı giydirme eğilimi yüzünden sıcaklayıp terleyen bebek huysuzlanır. Oysa hasta eden dışarıdaki soğuk değil içerideki aşırı sıcaktır. Kendiniz kaç kat giyiniyorsanız ona da o kadar giydirin. Yeterli gelip gelmediğini anlamak için elinizi karnına ya da sırtına koyup vücut ısısını ölçün. Çünkü keyfi yerinde olsa da bebeğin yanaklarıyla ayakları genellikle soğuk olur, size doğru bilgiyi veremez.
Havadaki gerilim
Bebek, “Kredi kartını ödemeyi nasıl unutursun!”, “Neden çöpü çıkarmayı kendin akıl edemiyorsun?” gibi cümleleri anlayamasa da, annesiyle babasının kavga ettiğini hisseder ve bundan hiç hoşlanmaz. Gerginlik ya da bağrışma bebeğin huysuzlanmasına neden olur. Eşinizle arada sırada tartışmanız, hele yeni doğmuş bir bebeğe baktığınız dönemde çok normaldir. Ancak duygularınızı sakin ifade etmeye çalışırsanız ona uyumlu, yatıştırıcı bir ortam yaratmış olursunuz. Daha ateşli kavgaları bebek uyuduktan sonraya bırakın.
Mide ve sindirim
Gazı olabilir, kabızlık çekiyor olabilir, mamayla besleniyorsa kaka yaparken kramplara yol açabilen süt hassasiyeti ya da alerjisi olabilir, yediklerinin mideden tekrar yemek borusuna çıkmasına yol açan reflüsü olabilir. Önce her zamankinden daha sık geğirtmeye çalışın. Karnını hafif hafif ovup ayaklarını pedal çevirir gibi oynatarak gazını çıkarmaya çalışabilirsiniz. Emziriyorsanız, değiştirmek yerine tek göğüsten süt vermeye çalışın. Çünkü ilk anda gelen süt laktoz açısından arkadan gelen sütten daha yoğundur. Biberonla besliyorsanız, içerken daha az hava yutmasını sağlamak için sıvıyı azar azar veren emziklerden (başlıklardan) kullanın. İşe yaramıyorsa, kaka yaptığı bezi doktoruna gösterip hipoalerjenik ya da soya bazlı bir mamaya geçmeniz gerekip gerekmediğini sorun. Arada sırada kusarsa korkmayın, ama belirtiler sürekli tekrarlanır hale gelir veya bebeğiniz acı çekiyor gibi görünürse, doktoruna danışın. Belki de yedikten sonra dik tutmanız, sütünü pirinç unuyla seyreltmeniz ya da gastrosofajeal reflü rahatsızlığı varsa asit azaltıcı bir ilaç vermeniz gerekiyordur.
Dış kaynaklı fiziksel rahatsızlık
Parmağına dolanmış bir saç ya da iplik, kan dolaşımını engelleyerek canının acımasına, hatta parmağının şişmesine neden olabilir. Sanıldığından çok daha sık görülen bu durumda zamanında müdahale edilmezse kalıcı doku hasarı oluşabilir. Diğer ihtimaller de giysi etiketi ya da fermuarının cildini tahriş etmesi, araba koltuğunun kemerinin veya bebek arabasının kayışlarının rahatsız etmesidir. Üstündekileri çıkarıp el ve ayak parmaklarını kontrol edin. Saç bulursanız çözerek, küçük bir makasla keserek ya da az miktarda tüy dökücü krem kullanarak çıkarmaya çalışın. Bebeğiniz erkekse saç ya da ipliklerin penisine de dolanabileceğini unutmayın. Ayrıca fermuarları ve fazla sıkı bağlanmış olabilecek bağları kontrol edin.
Ayrılık acısı
Bebek 6-9 aylıkken sizden ayrı bir varlık olduğunu anlar. Bu da iyi bir şeydir. Fakat yine de odadan çıkar çıkmaz arkanızdan ağlamaya başlayabilir, çünkü sizi özler. Bu da bir bakıma iyi, bir bakıma kötüdür. Çamaşırları makineye atmaya vb. yetecek kısa süreli ayrılıkların onu sarstığını fark ederseniz, işinizi bırakıp sevgi gösterin. Korkmayın, bu ayrılık endişesini aşağı yukarı 15 aylık olduğunda atlatacaktır.
Açlık krizi
Daha bir saat önce yediği için yeniden yemek vermenin doğru olup olmadığını bilemiyorsunuz. Eğer ağlayışına bir de ileri doğru hamleler katılmışsa, gözyaşlarının anlamı “Garson, bir öğün daha alayım!”dır. Bu hamleler ikinci, üçüncü ve altıncı haftalarla üçüncü ve altıncı ayların tipik özelliği olup iki gün içinde sona erer. Tabii bebeklerin takvime bakma alışkanlığı olmadığından herhangi bir dönemde de görülebilirler. Bebeğinizin gerçekten aç olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, onu arabasına ya da anakucağına koyup yürüyüşe çıkmaktır. Hemen sakinleşir ya da uyuyakalırsa karnı aç değildir. Fakat binanın çevresinde çığlık atmaya devam ediyorsa göğsünüzü ya da biberonunu uzatmalısınız. Uzmanlar, süt emen bebeğin aşırı beslenmesinin mümkün olmadığını, bundan korkulmaması gerektiğini belirtiyorlar.
Can sıkıntısı
Aynı odanın aynı köşesindeki aynı iskemlede bir saat geçirmek bebek için sıkıcı bir şeydir. Bazı bebekler aynı yerde kalmaya diğerlerinden daha uzun süre katlanabiliyor olsalar da, sonunda hepsi sıkılıp manzara değişikliği ister. Odadan odaya gezdirerek, parka götürerek, bazı angarya işlere birlikte koşturarak bebeğinizin içinde var olan keşif aşkını körükleyin. Gezdirecek vaktiniz olmadığında da sadece konuşun, etkileşime girin; can sıkıntısına birebirdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı