Tüm Makaleleri buradan bulabilirsiniz.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kısırlık; cinsel yönden aktif olan ve herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamayan bir çiftin, 1 yıl süre içerisinde gebelik elde edememesi durumu olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere çiftlerden herhangi birine kısırlık teşhisi konulabilmesi için korunmasız ilişkide minimum bir yıl geçmesi gerekir.
Söz konusu minik bebeğiniz olduğunda sağlık sorunlarına ve kontrollerine yönelik her türlü durum sizin için en önemli konular haline gelir. Özellikle prematüre bir bebek sahibi iseniz vaktinde doğan yenidoğanlara kıyasla dikkatli olunması gereken çok daha fazla husus vardır.
Bebekler, doğduktan sonra kendilerini keşfederken birbirinden farklı davranışlar sergiler. Doğum sonrası beslenme de onun için dünyaya gelişinin ardından keşfettiği aktivitelerden biridir. Çiğneme bizler için çok doğal bir süreç ya da refleks gibi görünse de bebekler doğduklarında henüz bu refleks gelişmemiştir. Anne sütü akışkan bir yapıda olduğu için kolayca yutabilir ve ilk etapta beslenme için emme refleksi yeterlidir.
Hücrelerimizin enerji açığa çıkarmak için ihtiyaç duyduğu oksijen, kan ile taşınır. Kan içerisinde ayrıca yağ, şeker, hormonlar, proteinler, enzimler, mineraller, vücudun korunma sistemleri ve bağ dokuları ile ilgili birçok madde bulunur. Bunların yanı sıra tümör belirleyiciler, pıhtılaşma proteinleri ve iltihap hücreleri de vardır. Bu sebeple kan, vücudumuzda olup biteni öğrenebileceğimiz önemli bir sıvıdır.
Kan değerlerinin normal aralıkta olması, vücudun hayati fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için büyük önem taşır. Bebeklerin savunma mekanizmalarının henüz tam anlamıyla gelişmemiş olması, bebekleri virüs ve bakterilerin sebep olacağı hastalıklara karşı daha korunmasız hâle getireceği gerçeğinden yola çıkarsak kan değerlerinin beklenen düzeyde olmasının minikler için çok daha önemli olduğunu söyleyebiliriz. Hele bir de bebeklerde neu düşüklüğü gibi problemlerin varlığı çok daha ciddi sağlık…