3 Mart Dünya Doğumsal Anomaliler Günü
Her yıl 3 Mart’ta anılan Dünya Doğumsal Anomaliler Günü ile, doğum anomalilerinden kaynaklanan hastalıklar ve bunların önlenmesine yönelik programlar hakkında farkındalık yaratılması, ayrıca bireylerin aldığı hakların, hizmet ve bakımın niteliğinin iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.
Spina Bifida Nedir?
Doğum anomalileri arasında sık karşılaşılan durumlardan biri olan spina bifida, halk arasındaki adıyla ayrık omurga, omurganın ve omuriliğin anne karnındaki gelişimi sırasında tam olarak kapanmaması sonucu ortaya çıkan doğumsal bir anomalidir. Gebeliğin henüz ilk ayında başlayan bu süreç, bebeğin merkezi sinir sistemini (beyin, omurilik ve sinirler) etkileyen kompleks bir tabloya yol açar. Bu nedenle spina bifida, yalnızca yenidoğan döneminde müdahale gerektiren bir durum değil; yaşam boyu takip gerektiren, çok yönlü bir sağlık sorunudur.
Spina bifida ile doğan bebekler, yaşamları boyunca çeşitli nörolojik, ortopedik ve ürolojik sorunlarla karşılaşabilir. Bazı bebekler birden fazla ameliyat geçirmek zorunda kalabilirken, bazıları yaşam boyu rehabilitasyon ve bakım desteğine ihtiyaç duyabilir. Spina bifida ile doğan her bebek, sağlık, eğitim ve toplumsal yaşama tam katılım hakkına sahiptir. Bu hakların korunması, yalnızca ailelerin değil, toplumun ve kamu politikalarının da sorumluluğudur. Doğru sağlık takibi, erken müdahale, uygun destekler ve erişilebilir bir çevre ile spina bifidalı bireyler aktif, üretken ve bağımsız bir yaşam sürebilir. Bunun için kapsayıcı politikalar ve toplumsal desteğin önemi yadsınamaz.
En önemli nokta şudur: Spina bifida büyük ölçüde önlenebilir bir durumdur ve bu bir halk sağlığı politikası olarak ele alınmalıdır.
Korunmada en etkili olan yöntem, gebelik öncesi ve erken gebelik döneminde folik asit (B9 vitamini) kullanımıdır. Folik asit, bebeğin beyin ve omurilik gelişiminde kritik rol oynar. Yeterli düzeyde folik asit alındığında, spina bifida ve diğer nöral tüp defektlerinin görülme riski belirgin şekilde azalır.
Spina bfida ve diğer nöral tüp defektlerinin önlenmesinde zamanlama hayati önem taşır. Spina bifida oluşumu, gebeliğin çok erken döneminde, çoğu zaman anne adayının hamile olduğunu henüz fark etmediği ilk dört haftada başlar. Ne yazık ki ülkemizde de olduğu gibi birçok kadın, folik asit kullanımına hamile kaldığını öğrendikten sonra başlamaktadır. Oysa koruyucu etkinin sağlanabilmesi için, gebelik planlayan her kadının hamile kalmadan en az bir ay önce folik asit kullanımına başlaması ve gebelik boyunca günlük 400 mikrogram folik asit alması önerilmektedir.
Birçok ülkede un ve tahıl ürünlerinin folik asitle zenginleştirilmesi sayesinde nöral tüp defektlerinde %70’lere varan oranda azalma sağlanmıştır. Özellikle buğday unu, ekmek, makarna ve bazı kahvaltılık gevreklerin folik asitle zenginleştirilmesi, planlanmamış gebeliklerin sık görüldüğü toplumlarda koruyucu etkiyi artırmaktadır.
2022 yılında Food Fortification Initiative (FFI)’in yapmış olduğu bir çalışmaya göre, una folik asit eklenmesi sayesinde 2022 yılında beyin ve omurga ile ilgili 63.520 doğum kusurunun önlendiğini ortaya konulmuştur. Bu da her gün ortalama 174 daha sağlıklı bebeğin dünyaya gelmesi anlamına gelmektedir.

Söz konusu veriler, basit, güvenli ve düşük maliyetli bir uygulama olan gıda zenginleştirmenin, çok sayıda bebeğin sağlıklı doğmasına önemli ölçüde katkı sağlayabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, gıda zenginleştirme politikalarının hayata geçirilmesi, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Her türlü önleme rağmen spina bifida ile doğan çocuklarımız için de günümüzde umut verici gelişmeler bulunmaktadır. Modern cerrahi teknikler, gelişmiş yenidoğan yoğun bakım olanakları ve multidisipliner tedavi yaklaşımları sayesinde bu çocukların önemli bir kısmı eğitim hayatına katılabilmekte ve sosyal yaşamda aktif rol alabilmektedir. Tedavi süreci yalnızca ameliyattan ibaret değildir. Beyin cerrahisi, çocuk nörolojisi, ortopedi, üroloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarının birlikte çalışması gerekmektedir. Bunun yanı sıra psikolojik destek ve sosyal hizmetler de sürecin ayrılmaz parçalarıdır.
Dünya Doğumsal Anomaliler Günü, yalnızca farkındalık yaratma günü değildir. Aynı zamanda her bebeğin sağlıklı bir başlangıç yapabilmesi için sorumluluk alma günüdür. Bilimsel olarak mümkün olan önlemleri hayata geçirmek hem bugün yaşayan çocuklara hem de yarın doğacak bebeklere karşı ortak görevimizdir.
Prof. Dr. Eylem Öcal, Arkansas Üniversitesi Pediatrik Beyin Cerrahı-Global Çocuk Sağlığı Direktörü
Uzm. Psk. Selma Çalık,Türkiye Spina Bfida Derneği Ankara Temsilcisi

