Sezaryen Doğum Hakkında Her Şey!

Doğum, her kadının genlerine kodlanmış ve çoğu kadın tarafından tecrübe edilmek istenen muazzam bir duygudur. Doğum şekliniz ne olursa olsun, bebeğinizle kavuşma anı sizin için paha biçilmezdir. Hep hayal ettiğiniz büyük bir aile için hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendinizi hazır hissediyorsunuz; fakat herhangi bir sebepten dolayı sezaryen doğum gerçekleştirdiniz ve aklınıza gelen ilk şeylerden biri kaç sezaryen doğum yapılabilir konusudur. Bunun için öncelikle sezaryen doğum konusunu incelemekte yarar vardır.

Sezaryen Doğum Nedir?

Sezaryen doğum, herhangi bir tıbbi risk veya annenin isteği sonucunda, bebeğin doğal yollardan değil de dışarıdan müdahale ile ameliyatla anne karnından alınmasıdır. Sezaryen ile doğum son yıllarda ülkemizde gittikçe artmakta. Bunun altında yatan birçok sebep varken en önemlilerinden biri, anne adaylarını doğuma iyi hazırlayamamaktır. İsteğe bağlı sezaryenin arttığı doğumlarda anne adayları genellikle doğal doğumdan korktuklarını söylerler. Hâlbuki anne ya da bebeğin hayatının riskli olmadığı her hamilelik döneminin, doğal doğum ile sonlanması en güzelidir. 

Sezaryen Doğum Neden Tercih Edilir?

Sezaryen bir doğum şekli değil, ameliyattır. Bu sebepten dolayı tıbbi bir zorunluluk olmadığı sürece sezaryen ile doğum tercih edilmemeli. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı’nın da başı çektiği, gerekli olmadığı halde sezaryen ile doğum yapılmasına karşı bir hareket başlamış bulunmaktadır. Peki, sezaryen ile doğum neden var ve ne gibi durumlarda başvurulması gerekilir?

  • Sezaryenle doğumu ilk belirleyen kıstas, bebeğin başı ve anne adayının pelvis ya da halk arasında bilinen ismiyle çatı darlığıdır. Bu, maalesef son haftalara kadar belirlenemez; çünkü çatısı doğal doğuma uygun olan annenin bebeği normalden iri olabilir ve bu yüzden sezaryenle doğum yapılması gerekebilir. Aynı şekilde çatı dar olup bebeğin küçük olması sonucu doğum kolaylıkla gerçekleşebilir.
  • Bebek doğum yaklaştığında uygun pozisyona girmemiş olabilir. Doğumun başlaması için bebeğin başı ile doğum kanalına girmesi gerekir. Eğer bebek doğum kanalında makat pozisyonunda ya da yan duruyorsa kesinlikle sezaryene başvurulur. Bazı durumlarda makattan gelişte vajinal doğuma izin verilebiliyor; fakat anne ve bebeğin sağlık durumunun çok iyi incelenmesi ve de doktorun makat geliş doğumu konusunda tecrübeli olması gerekiyor. 
  • Diğer bir önemli konu, plasentanın rahim içindeki konumudur. Eğer plasenta rahim ağzını kapatacak bir pozisyonda ise mutlaka sezaryen ile doğum yaptırılması gerekir. Plasentanın konumu hamileliğin son haftalarında bile değişebileceğinden, ancak 36. haftadan sonra doğum şekline karar verilebilir. Ayrıca plasentanın rahim içinde erkenden ve kendiliğinden ayrılması sonucu da sezaryene başvurulur.
  • Bebeğin ya da annenin sağlığının hayati riske girmesi sonucu acil sezaryen müdahalesi gerekebilir.
  • Doğumun ilerlemesi de bir başka sebeptir.
  • Annede bulunan diyabet, Herpes Simplex Enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar ve doğum kanalında bebeğin ilerlemesini engelleyecek miyom ya da kistlerin bulunması sezaryenle doğumun sebepleridir.
  • Çoğul gebeliklerde genelde bebeklerin doğum pozisyonuna girememesi sonucu sezaryene başvurulur. 
  • Vajinismus veya doğum korkusu gibi durumlarda anne adayları, yaşadıkları kaygıların önüne geçememesi sebebiyle isteğe bağlı olarak sezaryene başvurabilirler.

Kaç Kez Sezaryenle Doğum Yapılır?

İster sezaryen isterse doğal doğum olsun, her doğumda annenin vücudunda değişiklikler olur. Peki, sezaryenle kaç doğum hakkı var?

  • İki doğum için belli bir sayı vermek mümkün değildir; fakat bilinmesi gerekilen şey doğum sayısı arttıkça risklerin de artacağıdır.
  • Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Ahmet Göçmen’in belirttiği gibi, alt segment türünde yapılan sezaryenle doğumlar literatürde en fazla on bir civarındadır
  • Eskiden rahmin boyuna kesildiği klasik sezaryenlerde ise üçten sonra riskli olduğunu ve gebe kalınmasına müsaade edilmediğini belirtmiştir; fakat günümüzde artık bir sınır konulmadığını, önemli olan gebenin o anki sağlık durumunun elverişli olup olmadığını eklemiştir.
  • Üçüncü sezaryen doğumdan sonra riskler artar; fakat yine de doğum yapma imkânı vardır.

Burada ilk dikkat edilmesi gereken anne adayının yapılan sezaryenler için vücudunun hazır olup olmamasındır. Her kadının vücut yapısı farklıdır ve bu yüzden her hamilelik öncesinde doktorun detaylı incelemesi sonucu bir karar alınması gerekir. Şu kadar sayıda sezaryen yapılır diye bir kural yoktur; fakat sezaryenin bir ameliyat olduğunu ve üst üste gerçekleştirilmesi neticesinde kadınlar için bazı risklerin oluştuğunu belirtmekte fayda vardır.

Üst üste yapılan sezaryen sonucunda oluşacak riskler şu şekildedir:

  • Plasentanın doğum kanalını kapatması veya rahim duvarına yapışması sorunları oluşur.
  • Mesane, bağırsak ve rahimde yaralanmalar söz konusu olabilir.
  • Histerektomi denilen rahmin alınması ameliyatına yol açabilir.
  • Annenin yoğun bakıma alınması gibi hayati sorunlar ortaya çıkabilir.
  • Enfeksiyon riski artar.

Kaç Kez Sezaryen Doğum Yapılır? Konulu videomuzu izleyebilirsiniz.

İki Doğum Arası Ne Kadar Zaman Geçmeli?

İkinci bir bebek düşündüğünüzde sizin ve eşinizin hem maddi hem de manevi durumunuzu gözden geçirmeniz gerekir. İkinci bir çocuğun sorumluluğunu alabileceğinizi düşündüğünüz an hamile kalmaya çalışırsınız; fakat dikkat etmeniz gereken en önemli nokta vücudunuzun buna hazır olup olmamasıdır. Kaç kez sezaryenle doğum yapılabilir konusunun yanında en önemli detay da doğumlar arasındaki zamandır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre iki hamilelik arasından, vücut sağlığınızı korumak açısından en az 2 yıl geçmesini beklemeniz gerekir.

Bundan önce oluşan hamileliklerde hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı riske girer. Annenin hormonları ve metabolizması daha düzene girmediği için 2 yıldan önce hamile kalınmasında; annede kansızlık gibi bir rahatsızlık, erken doğum, ölü doğum ya da düşük tehlikesi oluşabilirken, bebekte de otizm oluşabilir.Her hamileliğin ve doğumun riskleri olduğunu unutmamak gerekir. Sonuç olarak önemli olan anne ve bebeğin sağlığıdır.

Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum Mümkün müdür?

Yukarıda saydığımız risklerin oluşması sonucunda, anneler farklı bir seçenek olarak geçirilmiş sezaryen üstüne vajinal doğumu düşünebilirler. Bu mümkün olan bir doğum şeklidir; fakat çok dikkat edilmesi gerekir:

  • Sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) ile bazı riskler oluşur ve bu riskler hem annenin hem de bebeğin hayatını tehlikeye sokabilir.
  • En büyük risk rahim yırtılmasıdır (uterin rüptür). Çatı darlığı gibi bir nedenden dolayı daha önce sezaryen olmuş ve dikey kesiyle yapılmış sezaryen doğum gerçekleştirmiş bir kadının SSVD yapması sakıncalıdır. Günümüzde daha yaygın olan, yatay kesiye sahip sezaryenlerde rahim yırtılması riski daha azdır.
  • SSVD düşünen gebenin doğum süreci doğal şekilde gerçekleşmelidir. Doğumun doğal yollardan başlamaması, rahim ağzının doğuma hazır olmaması ve suni sancı gibi doğal akışı bozacak durumlar söz konusu olduğunda rahimdeki yırtılma riski artar.
  • SSVD kararı almadan önce mutlaka doktorunuza detaylı bir muayene yaptırmanız gerekir. Bazı doktorlar bunu desteklemez ve tecrübe etmezken, bazı doktorlar olası riskleri göz önünde bulundurarak, sizi ve bebeğinizin hayatını riske atmadan SSVD’yi kabul eder. Şartların uygun olduğuna karar verildikten sonra SSVD yapmak mümkündür. Burada dikkat edilmesi gerekilen en önemli nokta bu tarz bir doğumun yapılacağı hastanenin uygun olmasıdır. Son anda SSVD yapılmaya uygun olmayan bir koşul oluştuğunda acil müdahale ile sezaryene alabilecek bir ekibin bulunmasıyla bebeğinizin ve sizin hayatınız riske girmez. 

Sezaryen Sonrası Normal Doğum Riskli mi? Konulu videomuzu izleyebilirsiniz.

Sezaryen ile doğum yapan kadınların, öncesinde ve sonrasında tedirgin oldukları birçok durum vardır. Doğum korkusu, bebeğine sağlıklı kavuşamama korkusu gibi durumlar da kadınları sezaryen doğuma yönlendiren durumlardır. Bunun için kadınları, doğal doğum gibi mucizevi bir durumu yaşamaları için teşvik etmek gerekir; fakat herhangi bir tıbbi sebepten dolayı sezaryen olduğunuz için kendinizi asla suçlamamalısınız.

Doğum şekliniz ne olursa olsun önemli olan bebeğinize sağlıkla kavuşmaktır. Kaç sezaryen doğum yapılabilir sorusuna bu yazıyla cevap aradık. Peki, sizce sezaryen doğumların bir sayı sınırı olmalı mı? Yorum kısmında bizimle fikirlerini paylaşabilirsiniz.

Sezaryen Doğum Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey! Konulu makalemize aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Sezaryen Doğum Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey! https://www.bebek.com/sezaryen-dogum-hakkinda-bilmeniz-gereken-her-sey/

Bir Yorum

  1. Ben paylaşımı çok mantıklı ve güzel buldum ama şunu belirtmek isterim normal doğum bence daha iyi ve sağlıklı ama tabi belirtildiği gibi annenin ve bebeğin sağlık sorunları farklılık gösterirse sezeryanla doğumda iyi ve sayısına gelirsek bende sezeryanla doğum yapmış biri olarak maddi ve manevi boyutu annenin sağlığını göz önüne alarak bence sezeryan olsun normal olsundoğum türü 5 yıl bence beklenmelidir 1 yıl zaten anne kanını anca toparlıyor + bebek beslenmesi bakımı ilgi vs bunlar göz önünde bulundurulmalı en önemlisi bilinçli ve sağlam karakterlerde çocuk yetiştirmek ve günümüz yaşantısınıda göz önünde bulundurmak gerekir ve çocuk sayısı derseniz bence 3 ideal tabi bu benim görüş ve düşüncem

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı