Tibet Bebek Avrupa yolculuğunu anlatıyor

"Meyaba (Merhaba) "

Ben "atta" ya gitmeyi bütün bebekler kadar çok seven yaramaz bir ufaklığım.

Şu anda tam olarak 22 ay 21 günlük, 14,5 kg ve 94 cm boyundayım. Yürümeye başladığım andan buyana ufak bir kasırga olarak aklımın estiği her yeri karıştırmaya bayılıyorum.

Adım "ben". Ama çevremdekiler bana "Tibet Çınar" diyorlar. Babam ve annem ismimi bisikletle yaptıkları İran Pakistan Hindistan turundan sonra Nepal’e gittiklerinde kararlaştırmışlar.

Tibet kadar uzak, temiz ve az dokunulmuş, Tibetliler kadar barışsever ve yaşayan her canlıya saygı duyan birisi olmamı istemişler.

Annem Türkiye’nin en yaşlı çınarlarından biri olan İznik’teki Davudi Kayseri Çınarı’nın tamda karşısındaki evde büyüdüğü için ikinci ismimi de oradan almışım.

Çınar kadar güçlü ve uzun ömürlü olmamı dilemişler.

Annem İnci 34, babam Soner 35 yaşında fakat çocuk ruhlu olduklarını söylemek zor değil.

Herkes bizimkilere şunu soruyor; Tibet bunu hatırlayacak mı? Babam da hep aynı şeyi söylüyor "Akira Kurusava 1 yaşını hatırlıyormuş, Tibet’in hatırlamaması için bir sebep yok" belki de hafızası bu kadar güçlü olduğu için dünyaca ünlü bir yönetmen olmuştur.

Ben büyük ihtimal ile Basel’e gittiğimi, Estergon kalesini ziyaret ettiğimi, babamın bana anlatacağı Viyana kuşatmasını, annemin ufacık gaz ocağında her akşam yaptığı yemekleri, ilk kez deneyeceğim Fransız Kruasanlarını, Prag daki mimari harikaları hatırlamayacağım.

Fakat çadırda uyumanın, bisiklet sürerken rüzgarı yüzünde hissetmenin manasını,  yağmur yağdığında eve kaçmayıp altında hafifçe ıslanarak da eğlenilebileceğini, hergün farklı bir yerde uyanmanın getirdiği heyecanı, egzos gazı üretmeyen bir araçla da binlerce km ilerlemenin mümkün olduğu bilgisini, azim ve karalılıkla neler başarılabileceğini kavrayacağıma ve bisiklet sporu ile dünyanın geleceğinin korunmasına katkı yapılabileceğini öğreneceğime eminim. Kişiliğimi şekillendirecek bu kritik yaşlarımda böyle bir çaba içine girdikleri için anne – babama, bu macerayı destekledikleri ve "evet yapabilirsiniz, size inanıyoruz, bebeğin olduğu her yerde bizde varız " dedikleri için e-bebek’e teşekkür ederim.

Bu yolculuk boyunca, bazen bebek koltuğunda göreceksiniz beni babamın sırtına vurarak ona tempo verirken,  bazen römorkumda veya çadırımda uyurken. Bizimkilerin planlamasına göre günlük rutinim neredeyse hiç değişmeyecek, hatta daha fazla süre dışarıda kalacak, daha çok yer, daha çok hayvan görecek ve daha çok eğleneceğim.

2 ay ve binlerce km boyunca bizimle beraber dolaşmak, yaramazlıklarımı görmek, öğrendiğim yeni kelimeleri duymak, benim gözümden bu macerayı yaşamak ve bu uzun "atta" dan dan sizde bir şeyler öğrenmek istiyorsanız beni buradan takip edebilirsiniz.  

"ipet Cına (Tibet Çınar) "

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı