Hamilelik ve Annelik Üzerine Sorular ve Cevaplar

15 views Durumu yayınlanmak üzere'ye değiştirildi Hamile Kalmak
19 views Durumu yayınlanmak üzere'ye değiştirildi Bebek
49 views Durumu yayınlanmak üzere'ye değiştirildi Hamilelik
128 views Durumu yayınlanmak üzere'ye değiştirildi Bebek

Çok Sorulan 20 Soru ve Cevapları

0-6 Aylık Bebek Beslenmesi Nasıl Olmalı?

Bebek beslenmesinde 3 ana dönem vardır;

  • Anne sütü ile beslenme dönemi
  • Ek gıdalara başlama dönemi
  • Erişkin tipi beslenme dönemi

Anne sütü, 0-6 aylık dönemdeki bebeğin tüm besinsel ihtiyaçlarına tek başına cevap verebilen bir mucizedir. Bebeklerin sağlıklı gelişmeleri için en önemli doğal besindir anne sütü ve doğumdan başlayarak altıncı ayın sonuna kadar tek başına yeterlidir.

0-6 aylık dönemde tıbben gerekli olmadıkça anne sütü dışında (su dahil olmak üzere) hiçbir ek besin verilmemesi önerilmektedir. 6. aydan itibaren başlanacak ek gıdalarla beraber anne sütüne 2 yaşına kadar devam edilmelidir. 6. aydan itibaren bebeklerin enerji, protein, vitamin ve mineral gereksinimleri farklılaşır ve gastrointestinal sistemleri olgunlaşır. Bebeklikten sonraki geçiş döneminde sindirim işlevleri ve salgıları değişkenlik gösterir. Çocukların beslenmesinde özellikle besinlerin hazırlanması ve besin tüketimlerinin izlenmesi gerekmektedir. Tamamlayıcı besinlere bebeği izleyerek başlanmalıdır. 6. ay ve sonrasında yumuşak, püre kıvamında sulu besinlerin kaşıkla verilmesi pasif olarak ağızdan beslenmenin başladığının bir göstergesidir.

Bebekler Ne Zaman Konuşur?

Bebeğiniz ne zaman konuşacak, kaç aylıkken konuşmaya başlaması normaldir? Bu soruları merak ettiğinizi biliyoruz.

Sizler için “Bebekler Ne Zaman Konuşur?” sorusunu International Hospital Konuşma ve Lisan Patoloğu Burcu Ardaman’a yönelttik.

“Hayatlarının ilk 12 ayında bebekler çevrelerinde duydukları sesleri anlamaya ve taklit etmeye başlarlar. Aynı zamanda erken dönemde çıkardıkları seslerin konuşma haline dönüşmesine yardımcı olacak fonetik sistem de gelişmeye başlar, bebekler konuşmaya başlamadan önce çıkardıkları seslerin özellikleri bakımından değişik evrelerden geçerler.

6 hafta – 4 ay arası “agu” ve gülme evresidir. 4–7 ay arası sesle oyun yapmaya başlarlar. 7–10 ay arası hece tekrarlarından oluşan sesler çıkarırlar. 11–13 ay arası değişik heceleri bir araya getirerek anlamsız konuşmalar çıkarırlar.

İlk anlamlı kelimeleri genellikle 12–13 ay civarında duymayı bekleriz.

Bebek gelişiminin herhangi bir alanında (motor, konuşma, vs.) genel gelişim normlarının dışındaysa, anne – baba en ufak bir konuda dahi olsa şüphedeyse veya soruları varsa hiç vakit kaybetmeden bir uzmana danışmalı, iş şansa bırakılmamalıdır. Zira problemli bir durumda erken teşhis ve tedavinin rolü çok önemlidir.”

Zeka Gelişimini Destekleyen Aktiviteler Nelerdir?

  • Doğumdan önce önleminizi alın.

Annenin yalnızca hamilelikte değil, hamile kalmadan önce de beslenme alışkanlığı büyük önem taşıyor. Annenin dengeli ve yeterli beslenmesi, gerekli vitaminleri alması bebeğin beyin, merkezi sinir sistemi gelişiminde oldukça etkili etkenlerin başında geliyor.

  • Hamilelik sürecini sağlıklı geçirin.

Sağlıklı beslenmenin yanında egzersiz yapmak da, bebeğe giden kan akımını artıracağı için zeka gelişiminde etkili olacaktır. Hamilelikte düzenli kontrollerin yapılması, çocuğun zekasını direkt etkileyebilecek olası sorunların tespiti ve gerekli müdahaleler için çok önemlidir.

  • Sağlam bir beyin için vücudu sağlam tutun.

Beyin gelişimi, diğer vücut sistemlerinin sağlıklı olmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Enfeksiyonlar, çevre koşulları ve sağlıksız beslenme beden sağlığını olumsuz etkiler ve bu beyin sağlığını da olumsuz etkileyebilmektedir. Doğal beslenmek vücut sağlığını ve beyin gelişimini koruyacaktır.

  • Oyuncak seçimini çocuğunuza bırakın! Kendine en uygun olan objelere ilgi gösterecek ve doğru oyuncağı seçecektir.
  • Teknolojik cihazlardan uzak tutun!

Tablet, televizyon, bilgisayar ve akıllı telefon… Gününüzün büyük bir bölümünü bu teknolojik aletlerle geçiriyor olabilirsiniz fakat bu aletler bebeğinizin zekasını köreltecektir.

  • Ona sevginizi gösterin!

Bir çocukta var olan potansiyel zekanın hem ortaya çıkarılması hem de gelişmesi için olmazsa olmazlardan biri de sevgi. Bebek sevgiyi hissederse sevgiyi hissettirebilir. Unutmayın, pozitif gelişimin göstergesi olan bu durum, zekayı direkt geliştirecektir.

  • Çevrenize kulak verin!

Çocuğun motivasyonu, yeteneklerinin dile getirilmesi ve desteklenmesi çok önemlidir. Çocuğunuz gerçekten üstün yetenekli veya zeki olabilir. Bu konudaki gözlemleri, üçüncü kişilerin fikirlerini önemseyin! Çocuğunuzu daha yakından tanıyın.

Hamilelikte Mide Yanmasına Ne İyi Gelir?

Hamilelik Döneminde Mide Yanmanıza İyi Gelecek 12 Şey:

  1. Süte intoleransınız yoksa ılık süt içmek midenizi rahatlatacaktır.
  2. Badem oldukça lifli bir besindir ve mide yanmanıza çok iyi gelir.
  3. Uyumadan önce içilecek bir bardak su midenizi ferahlatacak ve yanmaya engel olacaktır.
  4. Yediğiniz sebzelerin iyice pişmiş olduğuna dikkat etmelisiniz.
  5. Fazla yağlı fazla baharatlı besinlerden kesinlikle kaçınmalısınız!
  6. Aşırı kilo alımı da mideyi rahatsız eden faktörlerden biridir fazla kilo almamaya dikkat etmelisiniz. Bunun yanında geç saatlerde yemek yemek size yalnızca kilo aldırmaz, mide yanmanıza da sebep olur.
  7. Besinleri iyice çiğneyerek tüketmelisiniz!
  8. Dar giysiler giymek mide yanmanızı artıracaktır.
  9. Asitli, gazlı içeceklerden ve mide asidinizi artıracak besinlerden uzak durmalısınız!
  10. Kahve ve çay tüketimini hamileliğiniz sırasında azalttığınızı biliyoruz fakat midenizdeki yanmanın bir sebebi de bu içecekler olabilir.
  11. Hamilelik döneminde kesinlikle içilmemesi gereken sigara bebeğinizin sağlığını tehlikeye sokar ve mide yanmasına sebep olur.
  12. En önemlisi stres yapmayın, stres midenin düşmanıdır.

Hamilelikte Vajinal Kaşıntı Neden Olur?

Hamilelik sürecinizde yaşadığınız vajinal kaşıntıları “Hamilelikten kaynaklanıyordur” deyip geçiştirmeyin. Konuyu doktorunuza danışın. Çünkü, vajinal bir kaşıntı yaşıyorsanız bu kaşıntı öncelikli olarak alerjik bir durum olabilir. Bunun dışında; “ Vajinit “ yani vajinal mantar enfeksiyonu da olabilir. Anüs çevresindeki kaşıntılar ise hemeroid ve parazitlere bağlı oluşabilir.

Hamilelikte, hormonal değişikliklere bağlı olarak vulvovajinal mantar görülme oranı, hamile olmayan kadınlara göre daha fazla görülmektedir.

Enfeksiyonun durumuna göre vajina kızarık ve ödemlidir. Akıntı her durum da gözükmese de oluşan akıntı beyaz ve koyu kıvamdadır.

Hamilelik sırasında vulvovajinal mantar enfeksiyonun tedavisi biraz daha zordur. Çünkü klinik iyileşme daha yavaş, nüks etmesi de daha yüksek ihtimalli olacaktır. Bu tür enfeksiyonlarda mutlaka eş tedavisi de yapılmalıdır.

Gebeliğin erken evresinde dışarıdan cilde uygulanan krem ve pomadlar, şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir. Eğer böyle bir sıkıntı yaşıyorsanız, sıkı sentetik iç çamaşırlarınızdan bir müddet uzak durmalısınız.

Aman dikkat! Vajina içine uygulanan krem ve tabletleri gebeliğinizin ilk üç ayında asla kullanmayın. Ancak 14. haftadan sonra doktorunuzun tavsiyesiyle, ağızdan alınan ilaçlar kullanabilirsiniz.

Hamilelik Alerjisi Nedir? Türleri Nelerdir?

  • Alerjik Astım: Astımı olan anne adaylarının, kendilerinde atağa yol açacak alerjenlerden ve özellikle sigaradan uzak durması gerekmektedir.
  • Alerjik Nezle: Tedavide alerjiye neden olan etkenlerden uzak durmayla başlanır ve gerekli durumlarda doktor önerisiyle bebeğiniz için tehlike arz etmeyen burun damlaları ve diğer tedaviler uygulanabilir.
  • Kurdeşen: Tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi alerjyi tetikleyecek şeyden  uzak kalınması ve gerektiğinde kullanılan ilaçlarla tedavi sağlanır.
  • Pupp: Gebelikte sıklıkla rastlanan  cilt hastalığıdır ve kendini gebeliğin son süreçlerinde gösterip kaşıntılı cilt döküntüleri şeklinde belli eder. Tedavide kortizonlu kremlerden faydalanılabildiği gibi ılık karbonatlı banyolar da faydalı olabilmektedir.
  • Atopik Dermatit: Kaşıntıyla seyreden ve erişkinlerin %2’sinde görülen bu alerjik cilt hastalığında aynı anne adayında alerjik rinit, astım ve gıda alerjilerine de sık rastlanır. En sık görülen cilt bölgeleri boyun, göğsün üst kısmıları, ağız bölgesi, dirsekler ve diz arkası ve göz çevresidir. Gebelik seyrini olumsuz etkilemez ve bebeğe zararı olmayan lokal etkili ilaçlarla tedavi edilir.
  • Anafilaksi: Gebelikte oldukça ender görülen bu durumun en sık görülen nedeni ilaç alerjisidir. Tedaviye en kısa sürede başlanması son derece önemlidir. Anafilaksi reaksiyonuna neden olan ilaçlar arasında en sık görülenleri penisilin grubu antibiyotikler ve damardan verilen demir olmakla beraber her ilaç bu reaksiyona neden olabilir.

Bebekler Vitamin Kullanmalı mı?

Bebeğinizde bir sağlık problemine sahip değilse ve herhangi bir problem gözlemlemiyorsanız vitamin kullanmasına gerek yoktur. Bebeğinizin sağlıklı beslendiğinden emin olmalısınız. Bebeğiniz rutin olarak D Vitamini takviyesi alacaktır fakat sağlıklı beslenen bir bebek D Vitamini dışında vitamin takviyesine ihtiyaç duymayacaktır.

Unutmayın, vitaminlerin fazlalığı da eksikliği kadar zararlıdır.

Göğüs Ucu Çatlakları Nasıl Geçer?

Göğüs ucu çatlakları genellikle bebeğiniz yalnızca meme ucunu ağzına alarak emdiğinde meydana gelir. Meme ucu çatlaklarının meydana gelmemesi için yapılacak şeyler:

  • Emzirme esnasında bebeği doğru konumlandırmalısınız.
  • Bebeğiniz göğse dönük durmalıdır.
  • Aşağı meme ucu çevresinin geniş parçası bebeğinizin ağzıyla kaplanmalıdır.
  • Bebeğin dili göğsün altında olmalıdır.
  • Memenizi çok sık yıkamamalısınız, sık yıkamak memenizi kurutacaktır.
  • Bedeninize uygun sütyen tercih etmelisiniz, sürtünme ihtimalini ortadan kaldırmalısınız.
  • Emzirmeyi tamamladığınızda sütünüzden birkaç damla alıp memenize sürebilir ve bu sayede memenizi nemlendirebilirsiniz.

Meme çatlaklarını önlemeniz ve oluşan meme çatlaklarını iyileştirmeniz için göğüs ucu kalkanı ve göğüs ucu kremi gibi ürünler size yardım edecektir. Göğüs ucu kalkanları, sürtünmeyi önleyecek ve nefes alan yapıları sayesinde meme ucunuzun hızlı iyileşmesini sağlayacaktır. Göğüs ucu kremleri ise göğüs ucu ağrısı ve çatlaklara çözüm getirecek, nemli yapısı yardımıyla yaraları iyileştirecektir.

Hamilelikte Şeker Yüklemesi Yapılmalı Mı?

Öncelikle hamilelikte yapılan şeker yüklemesi annenin ömründe bir kere yaptıracağı ve yaptırması gereken bir işlemdir. Hamilelerin şeker hastalığına eğilimi olup olmadığını saptamak adına yapılan bu test annedeki gizli şekeri ya da bebekte karşılaşılabilecek şeker riskini ölçümlemek adına gebeliğin 24. ile 28. haftaları arasında yapılır.

Detaylı bilgiyi hamilelikte şeker yüklemesi isimli makalemizden okuyabilir ve izleyebilirsiniz.

İkili Tarama Testi Nedir?

İkili tarama testi, ikili test, 11-14 hafta testi ve kombine test olarak da bilinen ilk Trimester Tarama testi genellikle 12. haftada yapılır. Bebeğin baş-popo mesafesi ve ense kalınlığı ölçülürken anneden de kan alınır.

Annenin yaşı, kilosu, anneden alınan kan değerlerine ve bebeğin ölçüleri kullanılarak bir bilgisayar programı yardımıyla risk hesaplaması yapılmaktadır. Kısacası bu test ile bebeğe ait genetik hastalık ihtimali araştırılmaktadır. Bu analiz Trizomi 21 (Down Sendromu) ve Trizomi 13, 18 hakkında bilgi verir, risk analizi yapılır.

Riskin belli bir düzeyin üzerinde çıkma durumunda ilerideki testler uygulanarak bu risk doğrulanmalıdır. İleri testlerde yapılması gereken işlem amniyosentezdir. 11-14 Tarama testinde bebeğin kalp atışı ve bebeğin burun kemiğine de bakılır. Down sendromlu bebeklerde kemik kısmı küçüktür ya da hiç yoktur ve küçük bir kıkırdaktan oluşmaktadır. Burun kemiği ölçümünü eklemek testin duyarlılığını artırmaktadır.

Unutulmamalıdır, bu tarama testleri doğrudan bir sonuç vermez ve genetik anomaliler açısından riskleri ortaya koyar.

Bebekleri Sallayarak Uyutmak Doğru Mu?

Türk kültürüne yerleşmiş bir alışkanlıktır bebekleri sallayarak uyutmak. Peki, bebekleri sallayarak uyutmak doğru mudur?

Aslında bebekler ayakta sallanırken baş dönmesine benzer bir hisle uykuya geçerler. Kısacası bebek uykusuna bir ihtiyacını gidermekten çok bir baş dönmesi haliyle uykuya dalar. Hatta bazen ayakta sallanan bebekler uykuya dalmaz ve daha hızlı sallanmaya başlanırlar işte bu daha tehlikelidir ve sarsılmış bebek sendromuna dahi sebep olabilir. Aşırı sarsıntı bebeğin beyninde kalıcı hasarlara sebep olabilmektedir.

Bebeğiniz uykuya dalmak konusunda zorluk yaşıyorsa bu sorunu doktora danışmanız en doğrusu.

Peki bebekleri nasıl uyutmak gerekir?

Öncelikle her bebeğin uykuya geçişi farklı olacaktır. Bebeğiniz gazlı olduğu bir dönem ona uyku alışkanlığı kazandırmak adına doğru bir zaman olmayabilir. Bir bebeği uyutmadan önce onun altının temiz, karnının tok, ortam koşullarının, ısısının ve bebeğinizin kıyafetinin uykuya uygun olduğuna dikkat etmelisiniz.

Bebeğinizi her akşam aynı saatte uyumaya alıştırabilirsiniz. Onu sakinleştirmeniz ve loş bir ışıkta kendi yatağında uyutmanız çok önemlidir. Yalnızca uyurken vereceğiniz bir uyku arkadaşı da geçişi kolaylaştıracaktır.

Bebek Sütten Kesilirken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Çocuğunu sütten kesen bir annenin kararlı olması ve bu işlemi bir süreye yayması, bebeğini kademeli şekilde sütten kesmesi çok önemlidir. Anneler emzirmeyi aniden değil iki – iki buçuk aya yayacak şekilde ve gittikçe süt miktarını azaltarak kesmelidir. Emmek, çocuğu yalnızca bedensel olarak değil aynı zamanda duygusal olarak da besler.

Sütten keserken emzirmenin bebeğiniz üzerindeki güven duygusuyla doğrudan bağlantılı olduğunu unutmamalısınız. Emzirmeyi bırakan bir anne sonrasında yeniden emzirmeye başlamamalıdır bu güven duygusunu sarsacak bir davranıştır ve emzirmeyi kesmek kararlılık gerektirir.

Unutmayın, kritik dönemler (hastalık, diş çıkarma, tuvalet eğitimi vb.) emzirmeyi bırakmak için doğru zamanlar olmayacaktır.

Emzirmenin çocuğu duygusal olarak da beslediğini söylemiştik, emzirmeyi bırakırken duygusal bir boşluk olmasını engellemek adına annenin çocuğuyla bol bol vakit geçirmesi ve onun yanında olduğunu hissettirmesi çok önemlidir.

Doğum Belirtileri Nelerdir?

Öncelikle doğum belirtileri ve doğuma bağlı olan bedensel değişiklikler yalnızca doğumdan önce değil doğumdan bir ay kadar önce bile ortaya çıkabilir. Doğum belirtilerinden rahim ağzında incelme ve genişleme gibi belirtiler doktorunuz tarafından fark edilebilecek şeylerdir. Peki siz doğum belirtilerini nasıl fark edersiniz? Nelere dikkat etmelisiniz?

  • İlk kez anne olacak kadınlarda leğen kemiği bölgesinde ve makatta basınç hissedilebilir. Bebek leğen kemiğine inmekte ve bu etkiyi oluşturmaktadır.
  • Hamileliğinin dokuzuncu ayına giren annelerin kilo alımı yavaşlar hatta bazı hamileler doğum yaklaşırken zayıflayabilirler.
  • Enerji düzeyinde değişiklik hissedilir! Bu daha fazla yorgun hissetmek olabileceği gibi daha enerjik hissetmek olarak da kendini gösterebilir.
  • Rahim ağzını tıkayan sümüksü bir tıkaç bulunmaktadır. Rahim ağzı incelmeye ve açılmaya başlayınca bu tıkaç yerinden oynar ve gerçek kasılmalardan 1-2 hafta önce veya doğum başlarken vajinadan atılır.
  • Rahim ağzı genişleyip inceldikçe sıklıkla buradaki kılcal damarlar çatlar ve akıntıyı pembe hale getirirler. Bu pembe ve kanlı nişan genellikle doğumun 24 saat içinde başlayacağı anlamına gelir. Fakat bu durum doğumdan iki üç gün öncesinde de görülebilir. Kısacası hastaneye gitmeden önce düzenli ağrıların başlamasını yada suların gelmesini beklemelisiniz.
  • Braxton Hicks kasılmaları hamileliğin 20. Haftasından sonra başlayan ve sizin için prova niteliğinde olan kasılmalardır. 30 saniye ve 2 dakika arasında değişen bu kasılmalar genellikle sancısızdır ve bebeğinizi doğurmanıza yardım edecek gerçek kasılmalar için sizi hazırlamaktadır. Dokuzuncu ayda bu kasılmalar sıklaşacak ve şiddeti artacaktır.
  • Doğum başlamadan önce bazı hamileler ishal olmaktadırlar.

Hamileyken Adet Olunur Mu?

Kadınlar, son adetlerini görür ve yumurtlaması ile beraber hamile kalırlar. Kısacası adet döngüleri sonlanır. Nadir rastlanan bir durum olarak bazı kadınlar yumurtlamaları gerçekleşse bile adet görmeye devam ederler. Hamile iken görülen adetin düzenli bir adet olması beklenmez, burada görülen adeti daha çok bir kanama olarak değerlendirebiliriz. Bu kanamaya hamilelik sürecinin bazı aylarında rastlanabilmektedir ve bu anne adaylarının düzensiz adet gördüklerini düşünmelerine ve hamile olduklarını geç fark etmelerine sebep olabilir.

Kegel Egzersizi Nedir?

Pelvik kaslarındaki zayıflıklar idrar tutmada güçlüğe yol açar. Pelvik kaslardaki gevşemeler sonucu mesane sarkması, rektum sarkması ve idrar tutamama görülebilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alper Mumcu “Gebelik esnasında Kegel egzersizleri ile pelvik kasları güçlendirmek ileride idrar problemi yaşanma olasılığını azaltabiliyor.” Diyor.

1. İlk önce mesaneyi boşaltarak egzersizlere başlayın
2. Pelvik kasları kasın ve 10’a kadar sayın
3. Kasları tamamen gevşetin ve 10’a kadar sayın
4. Günde 3 kez (sabah, öğlen ve akşam) bu şekilde 10’ar defa tekrarlayın

Bu egzersizleri günün her anında ve her yerde yapmak mümkün. Oturarak ya da yatarak yapabilirsiniz. 4-6 hafta sonunda gelişme fark edilecek düzeyde olacağını göreceksiniz. İleri vakalarda değişikliklerin ortaya çıkması 3 ay kadar zaman alıyor.

Bu noktada Dr. Mumcu bir uyarıda bulunarak şunları söylüyor: “Egzersizlerin sıklığı ya da sayısının arttırılması zannedilenin aksine durumun iyileşmesini hızlandırmaz. Tam tersine kasların yorulmasına neden olarak idrar tutamama probleminin daha da artmasına neden olur.

Kegel egzersizleri esnasında bel ve karın bölgesinde ağrı olmaması gerekir. Bu bölgelerde ağrı varlığı egzersizlerin hatalı yapıldığı anlamına gelir. Yine bazı kişiler egzersiz esnasında nefeslerini tutarlar ve göğüs kaslarını da kasarlar. Oysa tekniğin kısa sürede etkili olabilmesi için sadece pelvik kasların kasılması oldukça önemlidir.”

Bebeklerde Göz Kayması Belirtileri Nelerdir?

Bebeğinizdeki göz kayması gözlemleriniz sonucunda sizin tarafınızdan fark edilebileceği gibi muayene esnasında da fark edilebilir. Yeni doğan bebeğin ilk aylarında görme becerileri artmaktadır. Bu aylarda göz kaymalarına rastlanabilir ve bu dönemdeki gözün hareketleri normaldir. Peki göz kaymasının belirtileri nelerdir?

İlk olarak bebeğinizin gözlerinden biri diğerine paralel bakmıyor ve farklı yönlere doğru bakıyorsa, aşağı, yukarı,sağa ve sola bakıyorsa bu göz kaymasının belirtilerindendir. Bebeğiniz aynı noktaya bakıyor fakat aynı noktaya odaklansa da gözleri aynı yere bakmıyorsa bu da bir belirti olacaktır. Bebeğiniz güneşten gözlerini kaçırıyor, tek gözünü kapıyor ya da başını eğiyorsa buna da dikkat etmelisiniz.

Bıngıldak Ne Zaman Kapanır?

Aileler fark edemese de ilk iki veya üç ayda bebeklerin 4 adet bıngıldağı kapanmaktadır. Bebeklerin alnının hemen üzerinden başlayan bıngıldak ise bebekler 6 aylıkken kapanmaya başlar ve kapanması bebek on sekiz aylık olana kadar sürer.

Bebeğin kafasının önünde bulunan bıngıldak 6 aylıktan 18 aylık oluncaya kadar kemik dokusuna dönüşmektedir. Önde bulunan bıngıldağın normalinden erken kapanması durumunda doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Diğer bıngıldak ise arkada bulunur, küçük olan bu bıngıldak üçüncü ay itibariyle kapanmaktadır.

Unutmayın, bıngıldakların erken kapanması da geç kapanması da doktorunuza başvurmanız gereken bir sorundur.

Tüp Bebek Transferi Sonrası Yatmak Gerekir mi?

Tüp Bebek transferi sonrası anneler ürkek davranabilir. Maddi manevi emek sarf etmiş anne babalar süreci riske atmamak adına olabildiğince az hareket etmeye çalışırlar fakat süreçte yatmamayı, yatılan yerden kalkmamayı gerektirecek bir sebep yoktur. Çok ağır egzersizler, ağır işler, uzun yürüyüşler yapılmamalıdır. Transfer sonrasında günlük aktivitelere devam etmek ve doktorunuzun tavsiyelerine uymak yeterli olacaktır.

Yenidoğan Bebeğim Kakasını Yapmıyor. Sebebi nedir?

Yenidoğan bebeklerde kaka yapamamak ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabileceği gibi sadece anne sütüyle beslenen bebeğin kakasını yapmaması normal de olabilir. Bundan dolayı çocuk doktorunuzu ziyaret etmeniz en doğrusudur.

Sağlıklı ve sadece anne sütü alan bebek bir hafta boyunca dışkı yapmayabileceği gibi günde 7 ila 10 kez kakasını yapabilir. Bebeğinizin dışkılama sıklığı doktor gözleminden sonra doğal görülebileceği gibi nadir rastlanan bağırsak rahatsızlıklarına, doğuştan bağırsak darlığı gibi hastalıklara da işaret ediyor olabilir.

Mastit nedir? Mastit Oldum Ne Yapmalıyım?

Meme dokusunda alvüoller ve süt kanalları bulunmaktadır. Mastit, alvüollerde biriken sütün iltihaplanması ve süt kanallarının tıkanması sonucunda oluşan sağlık sorunudur. Meme başı zedelenmesi sonucunda çatlakların oluştuğu ve memedeki süt akışının engellendiği, kanalların tıkanık olduğu dönemde Mastit ile karşılaşılabilir. Başlıca sebebi memeden sütün yeteri miktarda uzaklaştırılmaması ve sütün göğsün gerisinde kalmasıdır. Mastitten korunmak için emzirmenin sıklaşması ve bu sayede memenin boşaltılması sağlanmalıdır. Aynı zamanda memedeki sütü manuel ya da elektrikli göğüs pompası gibi ürünlerle sağmak da bir alternatif olacaktır. Bu yöntemler çözüm getirmiyorsa en doğrusu bir uzmana başvurmaktır.

Giriş Yap

Kaydolmak için aşağıdaki formları doldurun

Şifremi Unuttum

Lütfen şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.