Rota virüs enfeksiyonu en sık kış aylarında görülüyor

Rota virüs, tüm dünyada her yıl milyonlarca çocuğu etkileyen bir virüs. Rota virüsü çocukluk çağındaki ishalin ortaya çıkmasındaki en büyük etken olarak biliniyor. Kolay bulaşan ve gelişmekte olan ülkelerde ölümlere varan ciddi vakalara yol açan rotavirüs ishallerinden artık aşı ile korunmak mümkün. Yapılan çalışmalar aşının, rotavirüs vakalarını yüzde 74 azalttığını ortaya koyuyor. Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hamza Yazgan ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Amerikan Pediatri Akademisi Üyesi Dr. Hayriye Aygar konuyla ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Rota virüs ince bağırsağa yerleşerek, rahatsızlıklara sebep oluyor. Çok şiddetli ishal ve kusmayla ortaya çıkan rota virüsü enfeksiyonları, vücutta sıvı kaybına sebep oluyor. İleri derece sıvı kaybı, böbrek yetmezliğine hatta ölümlere bile sebep olabiliyor. Sema Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hamza Yazgan, “Rota virüs ishalleri en çok kış aylarında görülüyor. Her yaş gurubunda görülebilmekle birlikte, daha çok 4–24 ay arası çocukları etkiliyor. Rota virüsü enfeksiyonuna özellikle iyi beslenemeyen çocuklarda rastlanıyor.” Diyerek bulaşma yollarıyla ilgili şunları söylüyor: “Rota virüs solunum yoluyla ve dışkı bulaşmış su ve yiyeceklerin tüketilmesiyle bulaşıyor. Virüs, vücudun sıvı kaybetmesi sonucu vücutta kolayca yayılıyor ve kısa sürede çocuklarda baş dönmesi, ateş ve mide bulantısıyla etkisini gösteriyor.”

En çok Aralık ayında görülüyor

Bütün dünyada bebeklerdeki ishallerin yüzde 10 – 20’si rotavirüsüne bağlı olarak gelişiyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 16.6. Dr. Hayriye Aygar, şöyle diyor: “Sıvı kaybıyla seyreden ağır ishal ve kusma nedeniyle hastaneye yatışlarda ilk sırada rotavirüs enfeksiyonları yer almaktadır. Ülkemizde genellikle kış aylarında en sık olarak Aralık ayında görülür. Neredeyse her çocuk 3 yaşına kadar enfekte olur. Yenidoğan ve 3 ayın altındaki bebekler anneden geçen antikorlar ile enfeksiyondan korunurlar. Bu sebeple ilk enfeksiyon 3 – 36 aylık bebeklerde görülür Tekrar görülme olasılığı sıktır ve ilk enfeksiyona göre daha hafif olma eğilimindedir. Süt çocukları genelde 1 ila 3 rotavirüs enfeksiyonundan sonra bağışıklık kazanır.”

Salgınlara rastlanabiliyor

İshal bir hafta kadar sürebiliyor. Bağışıklık sistemi yetersiz olan hastalarda hastalık daha uzun ve ağır seyir gösterebiliyor. Yeni doğanlar ve süt çocukları anne sütünden geçen antikorlar sayesinde hastalığı daha hafif atlatabiliyor. “Rota virüs ishalleri, çocukların toplu halde yaşadığı kreş ve okullarda salgınlar şeklinde görülebiliyor.” diyen Dr. Hamza Yazgan, tedavi konusunda şunları söylüyor: “ Tedavinin başlıca amacı sıvı kaybını önlemek ve kaybedilen sıvıyı yeniden çocuğa kazandırmaktır. Bu amaçla çocuğa bol sıvı gıdalar vermekte yarar var. Anne sütü ile beslenen çocuklarda anne sütüne devam edilmeli, normal beslenen çocuklarda az yağlı gıdalar tercih edilmeli, mümkünse sık aralarla azar azar beslenme yapılmalıdır.”

Korunmada En Etkin Yol: Aşı

Rotavirüse karşı aşı, ülkemizde 2007 yılında kullanılmaya başladı. Bu aşıların etkinliği ve güvenirliği yaklaşık 130.000 bebekte yapılan geniş çalışmalarla değerlendirildi. Bunun sonucunda da birçok ülkede ulusal aşı programında rotavirüs aşısı yer alıyor. Yapılan çalışmalar, aşılarının rotavirüs vakalarını yüzde 74, ağır vakaları yüzde 98 ve hastane yatışlarını yüzde 96 azalttığını ortaya koyuyor. 5 yaş altı çocuklarda ölüm oranının 2 / 3 oranında azalttığı görülüyor. Dr. Hayriye Aygar, aşının uygulanması konusunda şunları söylüyor: “Aşının ilk dozuna bebek 6-12 haftalıkken başlanır. Sonraki dozlar 4-10 hafta ara ile 2 veya 3 doz halinde ağız yoluyla uygulanır. 6 aylık olmadan aşılamanın bitirilmiş olması gerekiyor.Diğer aşılarla birlikte uygulanmasında bir sakınca yoktur.”

Çocuk aşı olmadıysa da genel hijyen kuralları bulaşmayı azaltıyor. Bu önlemleri şöyle sıralamak mümkün:

  • Kreşlerde salgınları önlemek için yüzeylerin sabun suyla yıkanıp yüzde 70 etanol çözeltisi ile silinmesi hastalığın bulaşmasının sınırlandırılmasına yardımcı olur.
  • Hasta çocukların diğer çocuklarla teması engellenmelidir.

Dr. Aygar, son olarak anne ve babalara şu uyarıda bulunuyor: “İshalin durdurulması amaçlı ilaçlar kullanılmamalıdır. Eğer ağızdan sıvı kaybı karşılanamıyorsa, dilin ve ağzın kuruması, kalp hızının artması, hızlı solunum gibi dehidratasyon belirtileri varsa hastanede serum tedavisi gerektiğini unutmayın.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı