Rahim ağzı kanseri nasıl tedavi edilir?

Rahim ağzı kanseri dünyada kadınlar arasında sık görülen kanser türlerinden biri. Her yıl 500.000 kadına bu hastalığın tanısı konuyor. 250.000 kadın da bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Tüm hastaların yaklaşık yüzde 80’i ise gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Bu inanılması güç olan rakamların tek nedeni HPV adı verilen ve rahim ağzı kanserine neden olan bir virüs. Bugüne kadar bu öldürücü virüsten korunmak için hiçbir şans yoktu. Ancak Pap Smear ve HPV testleri ile kanser öncesi hastalıkların ve HPV enfeksiyonunun tanısını koyarak kanser oluşmadan hastalığı tedavi etmek mümkündür.

Rahim ağzında görülen HPV enfeksiyonlarını ve bunlara bağlı olarak gelişen kanser öncesi hastalıkları önleyerek rahim ağzı kanseri oluşumuna engel olunabilir. 1990’lı yıllardan bu yana, bu virüsle savaşmanın yollarını araştıran uzmanlar sonunda tıpta devrim olarak nitelendirilebilecek aşıyı geliştirdiler.

Yaklaşık 15 yıl süren araştırmaların sonunda geliştirilen aşılarla HPV enfeksiyonlarının ve rahim ağzı kanser öncesi hastalıklarının önlenebileceği gösterildi. Bu şekilde rahim ağzı kanserlerinin oluşması da önlenecektir. Aşılar en çok kanser nedeni olan iki HPV tipine ve siğil nedeni olan iki HPV tipine karşı geliştirildi. Mevcut klinik çalışmalarda aşılar 9–25 yaş grubundaki kadınlara uygulandı. Aşı yapılan gruplarda, HPV ve kanser öncesi hastalıklar hemen hemen hiç görülmedi. Diğer yaş gruplarına aşı uygulamalarının yararı henüz araştırma aşamasında. HPV enfeksiyonuna karşı aşı, rahim ağzı kanserine karşı aşı olarak düşünülebilir. Çünkü HPV enfeksiyonu olmadan kanser olmaz. HPV enfeksiyonu önlenirse rahim ağzı kanseri de önlenmiş olur.

Her HPV Virüsü Kanser Yapmaz

HPV’nin 150’den fazla türü var. Toplumdan topluma sıklığı değişmekle birlikte cinsel yaşamı olan kadınların %5 ile %40’ının genital organlarında HPV vardır. Başka bir açıdan bakıldığında kadınların yaşam boyunca HPV ile temas etme olasılığı %50’ dir Ancak HPV ile temas her zaman kansere neden olmaz. Genital bölgenin (doğum yolu, rahim ağzı) HPV ile teması sonucunda HPV enfeksiyonları gelişir. HPV enfeksiyonlarının pek çoğu özellikle 35-40 yaş altı grupta geçici enfeksiyonlardır. Bu kadınların önemli bir bölümünde 1 yıl içinde HPV enfeksiyonu kendiliğinden iyileşir veya kaybolur. Bunlara geçici enfeksiyonlar denir. Bu HPV enfeksiyonları kansere neden olmaz. Kalıcı HPV enfeksiyonları, kansere ilerleyebilirler. Yaş ilerledikçe HPV’nin genital bölgeden kendiliğinden kaybolma olasılığı azalır. Kalıcı HPV enfeksiyonları, tam bilinmeyen genetik nedenler ve başta sigara olmak üzere çevresel nedenlerin de etkisiyle önce kanser öncesi hastalıklara, sonra da kansere dönüşür. Kısaca, her HPV enfeksiyonu kansere ilerlemez. Kansere ilerleyebilmesi için HPV dışında diğer başka faktörler de gerekmektedir. Ancak HPV bulaşması olmadan rahim ağzı kanseri oluşmaz.

HPV tipleri ile kanser oluşumu arasında da bir ilişki vardır. Rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık %70’i tip 16 ve tip 18 ile ilişkilidir. Geliştirilen aşılarda bu tiplere karşı olan aşılardır. Geri kalan kanserler, tip 31, 45,33 ve diğer tiplerle oluşur. Bunun yanında kadınlarda sık görülen genital bölge siğilleri de HPV enfeksiyonlarıyla meydana gelir. Burada rol oynayan tipler tip 6 ve 11’dir. Bu HPV tipleri kansere neden olmazlar ve sadece siğil oluşumuna katkıda bulunurlar.

HPV Enfeksiyonuna Karşı Aşı

Rahim ağzında HPV’ye bağlı olarak oluşan anormallikleri belirleyen pap smear testleri, 1940’lı yıllardan beri giderek artan sıklıkta kullanılmaktadır. Bu test sayesinde rahim ağzı kanseri görülme sıklığı geçen zaman içinde %80’e varan oranda azalmıştır. Yaşam boyu bir kez pap smear testi yaptırmak bile, rahim ağzı kanseri görülme olasılığını %50 oranında azaltır. Koruyucu sağlık hizmetleri açısından, uygulanan pap smear testleri kanser öncesi hastalıkların tanınması ve kansere erken tanı koyma noktasında büyük önem taşıyor.

HPV kaynaklı hastalıklar her yıl dünya çapında önemli bir sağlık sorunu oluştururken milyar dolarlık harcamaya da neden oluyor. 15 yıl süren araştırmalar sonunda bulunan aşılarla HPV enfeksiyonlarının; dolayısıyla kanser öncesi hastalıkların ve kanserlerin önlenebileceği gösterilmiştir. Ancak mevcut aşılar rahim ağzı kanserlerinin %70 kadarını önlediğinden, aşı yaptıranların Pap smear taramalarına devam etmesinin gerekli olduğu unutulmamalıdır.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi, Jinekolojik Onkoloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Prof. Dr. Fuat Demirkıran

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı