Oyun Grubuna Geçiş Dönemi

Merhaba sevgili anneler,

Her ay burada sizlerle buluşmak heyecan ve mutluluk verici. Evde, çocuklarla oynadığımız oyunların özellikle geçiş dönemlerinde işe yaradığını görmek ve bu süreci sizlerle paylaşmak harika bir duygu.

Bu sayıda, oğlumun oyun grubuna başlarken yaşadığı deneyimleri, yine onun gözünden, yine onun dilinden aktaracağım sizlere. Keyifle okumanız dileğiyle.

 

Merhaba😊

Ben Ege. Üç yaşındayım.

Geçenlerde annem “Her yaşın ayrı bir güzelliği var” adlı bir şarkı mırıldanıyordu. Hiç de değil. Üç yılda, her şeye veda ettim ben. Bezlere veda, anne sütüne veda, emziğe veda, çok sevdiğim çıtçıtlı zıbınıma veda. Peki ama güzellik bunun neresinde? Bakalım üçüncü yaşımda başıma neler gelecek.

Bugünlerde anne ve babamı bir telaş aldı. Hangi oyun grubu benim için en iyisi onu araştırıyorlar. Eve yakınlığı önemli dedi annem geçenlerde. Eve yakın olursa, yine aynı arkadaşlarımla okula gidebilecekmişim. Düşündüm de doğru aslında. Okula başlarken orada oyun grubundan arkadaşlarımın olduğunu bilirsem, adımlarımı daha da hızlı atarım okula gitmek için.

Ben bunları düşünürken annem oyun grubu öğretmenimden deneme için çoktan randevu almıştı bile. Bu işi sevmiştim doğrusu. Öyle ya, öğretmenimle tanışmadan, yerini görmeden, orada ki oyuncaklarla ve öğretmenimle vakit geçirmeden karar vermek istemiyordum. Ya öğretmenim güler yüzlü değilse ne olacaktı. Deneme günleri bunun için vardı İsviçre’de.

Annemle hazırlanıp, oyun grubu için yola çıktık. Şarkılar, bilmeceler eşliğinde oyun grubuna vardık. Öğretmenim beni ve annemi kapıda karşıladı. Bana elini uzattı, kendisini tanıttı. Çekingen duruyordum. İlk defa evimden, ailemden uzakta, bir kaç saat bile olsa ayrı kalacaktım.

Oyun grubu öğretmenimi ve oradaki oyuncakları çok sevdim. Ama bizimkilerden ayrı kalmak da istemiyordum açıkçası. Annem hep yanımda kaldı. Bu durumdan gayet memnundum. Eve geldiğimizde annem oyun grubunu sevip sevmediğimi sordu. “Sevdim ama yanımda kalırsın değil mi?“ diye sordum merakla.

“Sen istersen kalırım” dedi annem gülümseyerek.

ailesiyle-oyun-oynayan-cocuklar

Annemin bu sözleri çekingen ruhumu ısıtmıştı birden. “O halde başka bir yer aramaya gerek yok” dedi annem ve başvuru formunu imzalayıp gönderdi.

Bir kaç gün sonra, heyecanla beklediğim oyuncak alma günü geldi. Aramızda kalsın, oyuncak alma zamanlarında babamla alışveriş yapmayı seviyorum. Canım babam, bana ne istersem alıyor. Ama annem öyle mi? Değil işte!

“Bu oyuncakla ne yapmayı düşünüyorsun?, Yaşına uygun mu?, bunun fiyatına bir bakalım gibi bir sürü yorumlar ve sorular geliyor annemden. Bu konudan dertliyim. Onu ayrıca paylaşacağım sizlerle. Oyuncak alma günümde bu kez oyun grubu için kendi seçtiğim sırt çantasını aldı babam.  En sevdiğim çizgi film karakterinin resmi vardı çantanın üstünde. Bana kocaman kocaman gülümsüyordu. Ben de ona gülümsedim.

Oyun grubunun başlamasına günler kala, benim adıma bir mektup geldi. Şaşırmıştım. Bana kim mektup yazmıştı acaba? Yerimde zıplamaya başladım ve annemden okumasını istedim.

Mektupta şöyle yazıyordu: “Merhaba Ege. Seni bir hafta sonra oyun grubunda göreceğim için çok mutluyum. Heyecanla seni bekliyor olacağım” diyordu oyun grubu öğretmenim. Kendi adıma bir mektup gelmesine çok sevindim. Öğretmenim kalbime dokunabilmişti.

“Kaç defa uyuyacağım oyun grubuna gitmek için?” diye sordum anneme heyecanla.

Annem beni sabırsız görünce kağıdı kalemi aldı eline ve haftanın günlerini yazdı yan yana. Her günün altına bir daire çizmemi istedi. Çizdim. Her sabah kalktığımda, bu dairelerin her gün bir tanesini sırasıyla yeşile boyadım ve hepsi yeşil olunca oyun grubuna başladım.

Heyecanla ve severek gitsem de annemin yanında kalmasını istedim. Beni kırmadı. Kaldı yanımda. Kaldı ama boş durmadı. Bütün yeni arkadaşlarım toplandı annemin etrafına, başladılar oyun oynamaya. Düşündüm de, annem artık gidebilir evine. Ben burada tek başına kalıp oyunu devam ettirebilirim. Hoşça kal anne👋

PS; Evde haftanın günlerini yan yana yazıp, altına daire çizip, boyama etkinliğini birçok konuda yapabilirsiniz. Çok işe yarıyor. Mesela ayda bir kere oyuncak içinde her sabah boyuyorlar. Otuz daire boyanınca, çocuklar anlıyor ki o gün oyuncak günü🤗 Ben de çok sevdim bu tekniği ve bunu kitabıma taşıdım. Yakında baskıya girecek olan okul öncesi kitabımda bulabilirsiniz.

 

İki hafta sonra sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle.

Kader Varlık.

Kader Varlık

İsviçre’de yaşayan Kader Varlık, çeşitli hastanelerde acil hemşiresi olarak çalıştı. 2010 yılında Pusula Gazetesi’nin kültür sanat haberlerini yazarken merkezi İstanbul’da bulunan Sağlık ve Doğa Gönüllüleri Derneği’ne üye oldu. Kendini doğa ve canlı sever olarak tanımlıyor. Bu sevgiyi ve deneyimlerini çocuklarla paylaşmanın doğru olacağını düşünüyor. En büyük ilham kaynağı kendi çocukları ve minik okurların dünyasına yeni bir şeyler katmanın önemine inanarak yazdığını belirtiyor. Daha ilkokuldayken ilk parasını şiir yazarak kazandı ve dizelerin dostluğunu öyle çok sevdi ki, tanıdığı herkese , gördüğü her şeye, Güneş’e , Ay’a şiirler yazdı. Şiirlerini bir defterde toplayıp, öğretmeninin önerisiyle okul kütüphanesine hediye edildi. Ne var ki ilk şiir defterini saklayamadığı için üzülüyor. Yazmayı ve günlükler tutmayı hep çok sevdi. Çocukluğunda ona arkadaşlık eden ve birlikte hayaller kurduğu kayısı ağacını özlüyor. Hep iyi bir şair olmayı düşledi. Ama çocuklarını dünyaya getirene kadar minik arkadaşları için yazacağı hiç aklına gelmemişti. İsviçre’de evinin bahçesinde çocuklarıyla trambolinde zıplamaya bayılıyor ve “Doğum günüm ne zaman gelecek?” adlı kitabını kucaklayacağı günün hayalini kuruyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı