Genel

İnat ettim, normal doğurdum

Evlendikten ne kadar süre sonra Mehmet dünyaya geldi?
Biz 09.09.2009’da evlendik. Mehmet de 19 ay sonra dünyaya geldi. Şimdi de 20 aylık.

Hamile olduğunuzu nasıl öğrendiniz?
Gecikmem gerçekleşince şüphelenip test aldım. Sonuç pozitif olunca sevinçle eşimin yanına gittim. Bu sırada Nevzat 40 derece ateşle yatıyordu. Hamile olduğumu söylediğimde, “Nasıl yani, gerçekten mi?” diye sordu. Hem şaşırdı hem de mutlu oldu.

Hamilelik nasıl geçti peki?
İlk aylar çok rahattım. Sadece birkaç defa çok ağır bulantı yaşadım o kadar. Hatta hamileliğimin 6. ayına kadar çalıştım. TRT’de yayınlanan “1 Kelime 1 İşlem” programını sundum. Programın bir kısmı Ankara’daki stüdyoda çekiliyordu. Ankara ve Adana arasında mekik dokudum. Kendimi yorgun hissettiğim zamanlar oldu ama her şey olması gerektiği gibi ilerliyordu. Bir süre sonra hareketlerim yavaşladı. Bu dönemi çalışarak geçirmek bana da iyi geldi. 6. aydan sonra da yavaş yavaş bebek için hazırlıklara başladık.

Aş erdiğiniz bir şey oldu mu?
Ayva tatlısına aş erdim. Televizyonda bir program seyrediyordum, biri öyle iştahlı bir şekilde ayva tatlısı yiyordu ki, canım çekti. Eşim de o sırada iş toplantısındaydı. Hemen telefon açıp, “Ne yap ne et gelirken ayva tatlısı bul, getir” dedim. Bunun dışında hiç aş ermedim.

Hamileliğiniz sırasında sizi en çok rahatsız eden şey neydi peki?
Yolda beni görenlerin, yanıma gelip korkunç doğum hikayelerini anlatması… Ailem bana destek olmak için hiç kötü bir şey anlatmadılar, söylemediler, ama yolda karşılaştığım kadınların neredeyse hepsi, nasıl doğum yapacağımı sorup hemen ardından kendi doğum hikayelerini anlatıyorlardı. Bu hikayeleri dinlemekten içim şişmişti gerçekten.

Normal doğum diye tutturmuş ve sonunda başarmışsınız… Doğum nasıl geçti?
Doktorum beni çok güzel yönlendirdi ve teşvik etti. Ben de ona inandım, güvendim ve normal doğum yapacağım diye karar aldım ancak Mehmet’in keyfi yerinde hiç doğmaya niyeti yoktu, annesinin karnında yiyor, içiyor, geziyordu… O s??ralarda da nedense gece doğum yapacağım gibi geliyordu. Her gece yatmadan önce saçlarıma fön çekiyordum, doğum çantamı kontrol ediyordum, kremlerimi sürüp öyle yatıyordum. Ertesi gün eşim işe giderken, “Bugün şehir dışında ufak bir işim var, doğurmazsın değil mi?” diye soruyordu. Ben de “Yok, yok doğurmam, sen rahat rahat git gel” diyordum. Arkadaşlarım her gün “Doğurdun mu?” diye telefon açıyorlardı. “Hayır, bugün de doğuramadım” deyip telefonu kapatıyordum. Derken bir gün hiç beklemediğim bir anda üstelik akşamüzerine doğru, doğum sancılarım başladı ve hastaneye gittik. Gece 12’ye kadar doğum sancısı çektim sonra bütün sancılar birden bire kesildi. Beni odama geri çıkardılar. Annem ve görümcem, doğum çantasındaki eşyaları odaya yerleştirmişlerdi. Onların yerleştirmelerini beğenmeyip, sil baştan kendim düzenledim. Sonra eşimle oturup film izledik. Sabah 8’de tekrar doğum için harekete geçtik, 10 saat suni sancı verdiler ama hala doğum belirtisi yoktu. Artık ailem, sezaryen doğurmam için ısrar etmeye başladı. Bir tek ben ve eşim normal doğum kararımızdan vazgeçmedik. Çok kısa bir süre sonra da doğum başladı ve 37 dakikada doğurdum.

Sezaryen aklınızdan hiç mi geçmedi?
Geçmedi… O kadar sancı çekmeme rağmen ne benim ne de bebeğin hayatını riske sokacak bir durum olmadığı için normal doğurmak istedim. Zaten adı üstünde “normal doğum”… Doğum anını yaşayıp, çocuğumu kucağıma aldığım zamanki hissi yaşamak istedim, hazıra konmak istemedim aksine çabalayıp uğraşmak istedim. Doğumdan sonra eşim bana gelip “Sana bir kez daha aşık oldum ve saygım çok daha fazla arttı. İleride her şey unutulup normale döndüğümüzde, evladımız için nasıl mücadele ettiğini, azmettiğini hatırlayacağım” dedi. İkinci çocuğum olsa yine normal doğururdum.

Eşiniz doğuma girdi mi?
Evet, evet girdi. Bana destek verdi. Doğumda çekilen videoları daha sonra izlerken gördük ki “Ben ona dönüp, nasılsın, iyi misin?” diye soruyorum. Çok komik gerçekten. Doğum gerçekleştikten sonra eşim çok duygusallaştı ve ağladı.

İlk 40 gün nasıl geçti, zorlandığınız şeyler oldu mu?
İlk 40 gün Hürrem Sultan gibiydim. Yanımda annem, babam, tüm ailem vardı. Prensesler gibi baktılar bana. Her şeyin tadına vara vara yaşadım. Ancak 40. günde annemler gitti ve o gün Mehmet’le baş başa kaldım. O ağlıyordu, ben ağlıyordum. Ne yapacağımı şaşırdım! O gün bir kabustu, lohusalığımı tek bir gün yaşadım. O da 40. gündü.

Ne kadar süre emzirdiniz?
10 ay boyunca emzirdim.

Nevzat Bey, nasıl bir baba oldu?
Eşim benim kadar titiz ve dikkatli bir biri. Oğluyla birlikte vakite geçirmeye bayılıyor. Baba-oğul özellikle tamirat yapmaya bayılıyorlar.

Çocuğunuzun ismini nasıl koydunuz, bir hikayesi var mı?
Hamile kaldığım ilk andan itibaren erkek bebeğim olacağını biliyordum. Rahmetli kayınpederimi çok kısa bir süre tanıma şansım oldu bu süre içinde onu hem çok sevdim hem de çok saygı duydum. Bu yüzden hamileliğimin beşinci ayında kayınpederimin ismini koymaya karar verdim. Eşim buna çok sevindi, o da içten içe Mehmet ismini aklından geçiriyormuş ama beni kırmamak için bunu dile getirmemiş.

Anne olmak Yeliz Arman’ı değiştirdi mi?
Değiştirdi, daha fazla halden anlar ve hoş görülü oldum. Yapmama dediğim şeyleri yaptığımı fark ettim. Eskiden daha kuralcıydım şimdiyse daha esneğim. Anneme olan saygım daha da arttı. Annelik bambaşka bir şeymiş, yaşamak gerekiyor.

İkinci çocuğunu düşünüyor musunuz?
Evet istiyorum. Ben de eşim de kardeşlerimizle çok bağlıyız bu yüzden Mehmet’in de bir kardeşi olmasını çok istiyorum.

Söyleşi: Müge Serçek Biroğlu

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu