Helikopter ebevey nedir? Çocuğa zararları nelerdir?

Helikopter ebeveynler, mükemmeliyetçiliğin sınırlarını zorluyor
Çocuklarının her yaptığını adeta bir helikopter gibi takip eden, çocuklarının her adımını kontrol eden ebeveynler helikopter ebeveyn olarak tanımlanır. Bu ebeveynler çocuğun eğitim, sağlık, sosyal ve mesleki gelişiminde bir olumsuzluk olabileceği gerekçesiyle inisiyatifi ellerine alır ve çocuğun kendi başına kalmasına müsaade etmezler. Bunu yapma gerekçeleri çocuklarını sevmeleri ve onlar için kaygılanmalarıdır. Genel tutumları çocuğun kendi hayatını yapılandırmasının yolunu açmak yerine, ona bir hayat biçme ve bu hedefi tutturmaya çalışmaktır. Bu hedefe ulaşmak için ebeveynler olumsuzluklarla karşılaşan çocuğu yalnız bırakmak yerine ipleri ele alıp, problemi çözmeyi tercih eder. Bu durum, mükemmeliyetçi ebeveynlerde daha sık görülür. 
 
Helikopter ebeveynliğin kalbinde, ideal çocuk yetiştirme arzusu yatıyor
Helikopter ebeveynliğin çıkış noktası, ideal çocuk oluşturma eğilimidir; sevdiği, maddi manevi yatırım yaptığı, neslini devam ettirecek çocuğunun hiçbir olumsuzlukla karşılaşmamasıdır. Önceden kendi yaptığı hataları çocuğunun yapmasını istememe, çocuklar ve ebeveynler arası rekabet, küçük yaşlardan itibaren başlayan sınavların çokluğu, başarıya odaklanma helikopter ebeveynliğinde pekiştirici bir rol oynar. Ebeveynler, yoğun kontroller sonrası çocuğun hayatında kendileri açısından olumlu olan değişmeleri ya da atlatılmış riskleri gördüklerinde bu tutumlarının ne kadar doğru olduğunu düşünür. “Devir kötü, kontrolü bırakırsak çocuğun hayatı kötü yönde seyreder.”, “Çocuk büyüsün, işi ve evi olsun, o zaman kendi düzenini kurar.” düşünceleri ebeveynin kendi hatalı tutumuyla yüzleşmesini engelleyebilir. İlerleyen yıllarda kontrolcülüğü bırakmayı düşünen ebeveynlerin unuttuğu nokta, kontrolü bıraktıklarında çocuklarının kendi hayatlarını yönetemeyebilecekleridir. 
 
Mükemmeliyetçiliğin ve aşırı beklentinin getirdiği baskı sonucunda çocuklarda kızgınlık, duygusal çökme, kendine güvensizlik, ebeveynle çatışma, ebeveyne teslimiyet ve sözünden çıkmama, kendi başına hareket etmekten ve risk almaktan korkma tutumları görülebilir. İlerleyen yıllarda bu çocuklarda kaygı bozukluğu, depresyon gibi hastalıkların görülme ihtimali artabilir. Çocuğun kendilik algısının gelişmesine yardımcı olmak için rehberlik, istişare ve sorumluluk verme en doğru tutumdur. Çünkü, çocuk annesi ve babasından ayrıldığı (bireyselleştiği) bir dönemde hayatını devam ettirebilecek kapasiteye ancak böyle ulaşabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı