Hamilelikte en sık rastlanan şikayetler nelerdir?

Hamilelik, kadınların yaşamlarında önemli bir dönemi oluşturuyor. Doğumun gerçekleşeceği ana kadar her günün, hem anne ve hem de bebek için ayrı bir değeri var. Yaklaşık 40 hafta süren hamilelik, heyecanlı bir bekleyiş olmasının yanı sıra mide bulantısından kanamalara, diyabetten saç dökülmesine kadar pek çok şikayeti de beraberinde getirebiliyor. Önemli olan ise sorunlarla başa çıkabilme becerisi. İşte burada anne adayının hekimine güvenmesi büyük önem taşıyor. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Ahmet Fatih Öğüç, hamilelikte sıkça karşılaşılan 15 sorunu ve önerilerini sıralıyor. Hamileliğin üç dönem halinde ele alındığını belirten Dr. Öğüç, sorunları da bu dönemlere göre ayırıyor.  28. haftadan sonra annenin yapması gereken en önemli şey, bebeğin anne karnındaki hareketlerini izlemek olmalı. Bebek sabah 9 ile akşam 9 arasında en az 10 defa hareket etmeli. Bebeğin bir dakika içinde tekrarlayan hareketlerinin de anne tarafından ayrı ayrı takip edilmesi gerekiyor. Bebeğin yaşamsal fonksiyonları açısından bu takip büyük önem taşıyor.

BİRİNCİ TRİMESTER BAŞ VE KASIK AĞRISI

Hamileliğin birinci evresi olan, ilk 12 haftalık dönemde baş ve kasık ağrısı ile erken dönem kanamaları görülebiliyor. Vücuttaki tüm damarlarda meydana gelen genişleme, özellikle baş ağrılarına neden olabiliyor.


BULANTI VE KUSMA

Hamilelikte bulantı ve kusma ile onlara eşlik eden yorgunluk, en sık karşılaşılan şikayetler arasında yer alıyor. Kandaki HCG miktarındaki artışın bulantıya yol açtığı düşünülse de, nedeni tam olarak bilinmiyor. Psikolojik nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, guatr gibi hastalıklar da bu tabloya yol açabiliyor. Tiroit hormonunun az ya da çok salgılandığı kişilerde, bulantı ve kusma daha fazla görülüyor. Ayrıca bu dönemde safra kesesi rahatsızlıkları ve idrar yolu enfeksiyonları yaşanabiliyor. Hamilelik sırasında oluşan biyolojik değişiklikler, idrar yollarında enfeksiyon riskini artırıyor. Bu durum da yine, bulantı ve kusma şikayetine neden olabiliyor.

KANAMALAR

Bu dönemde, anne adaylarının paniğe kapılmasına neden olan hamileliğe bağlı implantasyon kanamaları yaşanabiliyor. İlk 12 haftada düşük riski, yüzde 15-20 oranında seyrediyor. Bu dönemde meydana gelen düşüklerde genellikle genetik rahatsızlıklar etkili oluyor. İstirahata rağmen devam eden ve 2 saatten uzun süren kasık ağrıları düşük tehlikesine işaret edebiliyor. Bu evrede meydana gelen kanamalarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerekiyor.

KONSANTRASYON KAYIPLARI

Birinci dönemde, uykuya eğilim ve konsantrasyon güçlüğü çekmek en sık şikayet edilen durumlar arasında yer alıyor. Progesteron hormonunun artması dikkat kaybına yol açan etmenler arasında gösteriliyor.

İKİNCİ TRİMESTER KARIN VE KASIK AĞRILARI

İlk 12. haftadan sonra hamileliğin ikinci dönemi başlıyor. Bu dönem daha rahat ve sorunsuz geçiyor. En çok görülen şikayetlerin başında ise karın ve kasık ağrıları geliyor. Ağrıların geçmesi için istirahat etmek gerekiyor.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI

İdrar yaparken yanma ve sancı olması sık karşılaşılan sorunların arasında yer alıyor. Özellikle rahmin genişlemesi ile beraber mesaneye baskı yapması ve idrar akış hızının azalması ile bu tür enfeksiyonlara eğilim artıyor. Bu dönemde hamilelerin daha çok sol taraflarına yatmaları gerekiyor. Eğer sağ taraflarına yatarlarsa hidronefroz olarak adlandırılan böbreğin genişlemesi ve buna bağlı enfeksiyonlar yaşanabiliyor.

VAJİNAL KANAMALAR VE AKINTILAR

12. haftadan sonra rahim ağzında kısalma ve rahim ağzının genişlemesi nedeniyle sorunlar yaşanabiliyor. Rahim ağzının 2.5 cm.’den kısa ve rahim ağzı iç girişinin de 5 mm.’den açık olduğu durumlar, servikal yetmezlik olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle meydana gelen vajinal kanamalarda düşük riski bulunuyor. Daha önce düşük yapan ya da zor bir doğum deneyimi olan hamilelerin, 12. hafta civarında rahim ağzı uzunluklarının ve rahim ağzı açıklıklarının değerlendirilmesi gerekiyor. Hamileliğin bu döneminde görülen saydam ve kokusuz vajinal akıntı normal bir durum iken akıntının yeşil renkli ve kötü kokulu olması, erken doğum ve suyun erken boşalması riskine işaret edebiliyor.

KRAMP AĞRILARI

Vajinal enfeksiyonu olan hastalarda kramp şeklindeki ağrılar ve kasılmalar sık görülüyor. Bu nedenle, vajinal muayenenin ikinci dönemde de yapılması önem taşıyor. Bunun dışında bacaklarda da kramp görülüyor. Sabaha karşı görülen bacak krampları, magnezyum ve kalsiyum eksikliğinden kaynaklanıyor. Magnezyum genellikle dışarıdan takviye olarak alınıyor. Kalsiyum emiliminin az olduğu hamilelerde süt ve yoğurt tüketiminin artırılmasının yanı sıra, sardalye balığı ve kuru incirin de öğünlere eklenmesi öneriliyor.

MİDE YANMALARI

Mide yanmaları, yemek borusunun mideyle birleştiği yerde meydana gelen genişlemeden kaynaklanıyor. Hormonal dengedeki değişiklikler ile kahve, çay ve sigara tüketimi bu sıkıntıyı artırıyor. Bu şikayetler olmasa da kahve, çay ve sigara, hamilelerin uzak durması gereken maddeler arasında sıralanıyor.

UYKUSUZLUK VE HIZLI KİLO ALMA

Hamilelikte, damar içi sıvının, hücreler arası boşluğa çıkması nedeniyle el ve ayaklarda şişkinlik yani ödem meydana geliyor. Ödem aynı zamanda uyuduktan birkaç saat sonra kişide hava açlığı yaşanmasına da yol açıyor. Hamileler, havasız kalmış gibi birdenbire uyanabiliyorlar. Bu şikayetleri önlemek için yüksek yastık kullanılması ve tuzsuz gıdalar tüketilmesi gerekiyor. Hamilelik süresince toplamda 11-13 kilo alınması normal olarak değerlendiriliyor. Normalin üstü kilo artışında yüksek tansiyon ve diyabet riski oluşuyor. Anne ve babada diyabet varsa, gebeliğe bağlı diyabet görülme riski yüzde 2.5-6 oranında artıyor.

ERKEN DOĞUM

28. haftaya kadar olan doğumlar, “immatür” olarak kabul ediliyor. Bu kadar erken doğan bir bebeğin daha fazla riski olduğu için bu dönemde özellikle dikkat edilmesi gerekiyor.

ÜÇÜNCÜ TRİMESTER DİYABET VE YÜKSEK TANSİYON

Hamileliğin ikinci döneminin sonunda ve üçüncü döneminin başında, gebeliğe bağlı diyabet ve yüksek tansiyon riski görülebiliyor. 24. ve 28. haftalarda yapılan tarama testleriyle gebeliğe bağlı diyabet riski araştırılıyor. Yüksek tansiyon, ödem ve idrarda protein miktarının artması ile görülen gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) hafif ya da şiddetli olarak yaşanabiliyor. Hızlı kilo artışı olan hastalarda tansiyonun günlük olarak takip edilmesi gerekiyor. Risk altındaki hamilelerin günde en az üç kez tansiyonlarını ölçerek uzmanları ile paylaşması öneriliyor. Varis ve hemoroit sorunları da hamileliğin ikinci ve üçüncü dönemlerinde ortaya çıkıyor. Karın içi basıncın artması sebebiyle hemoroit ve varis şikayeti artıyor.

VAJİNAL KANAMALAR

Plasentanın yerleşimine bağlı olarak hastalarda vajinal kanamalar oluşabiliyor. Bu durum, erken doğum belirtisi olabileceği gibi bazen de plasentanın yerleşimi ya da zamanından erken ayrılması ile ilgili olabiliyor.

KOZMETİK SORUNLAR

Hamilelikte saç dökülmesi, ciltte yağlanma, sivilce, lekeler ve karın çatlakları gibi kozmetik sorunlar da ortaya çıkıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı