Hamilelik Döneminde Erkeklerin Yaşadığı Cinsel İsteksizlik

Erkekler,
yaşadıkları türlü türlü kaygılar nedeniyle bu dönemde cinsel isteksizlik
yaşayabilir. Bir bebeğin varlığı, hamileliğin çok erken dönemlerinde dahi,
cinsel birliktelikte tek başınıza olunmadığı çağrışımını yaratabilir. Bu yüzden
üçüncü bir bireyin varlığı düşüncesiyle kocanızın cinsel arzuları azalabilir.

Hamile
olunduğu haberinin alındığı ilk andan itibaren adım adım gelişmeye başlayan
“Anne-baba” olma kimliği, cinsel anlamda da kendini gösterir. Pek çok insan
çoğu zamani, kendi anne babasının cinsel hayatları olabileceği düşüncesini
kabul edemez ve hatta bunun fikrini dahi aklına getirmek istemez. Anne ve baba
kimliklerinizi üzerinize aldığınız ve yaşamaya başladığınız andan itibaren,
cinsellik de ister istemez boyut değiştirmeye başlamakta ve çocuğunuzun da
içerisinde bulunduğu bir ortamda, cinsel deneyimin kendisinin ötesinde
düşünmesi bile rahatsız edici gelecektir. Kocanızın size karşı hissettiği
cinsel isteği azaltan en temel faktör, cinsel ilişkinin özellikle de penisin
rahminiz üzerinde yaratacağı travmanın, bebeğinize zarar vermesi düşüncesidir.
Bu yüzden cinsel birliktelik denemesi, çoğunlukla eşinizin endişe duyması ve
aşırı kontrollü tutumu ile tatsızlaşır. Gebelikte kesinlikle seks yapılması
gerekiyor olduğu düşüncesi ve sizin yaşadığınız fiziksel yapınızdaki
değişiklikler sebebi ile eşinizin artık sizi çekici bulmadığını düşünmeniz,
seksi, zevk için yaşanması gereken bir paylaşımdan ziyade, yerine getirilmesi
gereken bir görev haline sokar. Kocanız da sizi hala çekici bulduğunu ispatlamak
için kendini sizinle seks yapmak durumunda olarak hissedebilir.

Peki
bu durumda yaşadığınız sorunu nasıl aşacaksınız? Eğer sizin ya da eşinizin
cinsel isteği artmış, diğerininki ise azalmış durumda ise; o halde bu
problemlerin ortaya çıkması çok muhtemeldir. Cinsel isteksizlik ile karşı
karşıya kalan bir çiftin, bu duygu ve düşüncelerini birbirleri ile
konuşabilmeleri, sorunularını çözebilecek en önemli anahtardır. Seks illa ki
cinsel birleşme ile sonuçlanmak zorunda değildir. Dokunmanın, sarılmanın, okşamanın
ve sevgi sözcüklerinin de gerektiğini ve problemlerinizi çözebileceğini sakın
unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı