Haber & Röportaj

Goncagül Sunar ve bebeği hakkında herşey


Uzun zamandan beri sizi televizyonda göremiyoruz, neler yapıyorsunuz?
Evet, doğduğundan beri, yani dört aydır bebeğime bakıyorum. Şu sıralar anne olmayı öğreniyorum desem çok daha doğru olur. Aksel hayatımın tamamını kaplıyor. İşin enteresan tarafı Aksel’e hamile kaldığım günden hamileliğimin sonuna kadar çok güzel dizi ve sinema filmlerinden teklif aldım. Fakat hiçbirini kabul etmedim. Setlere güvenmediğim için kendimi riske atmak istemedim. Hamilelik sonrasında da İstanbul dışında çok güzel iki üç tane iş geldi. Fakat bebeğimi kendimle birlikte sürüklemek istemedim. Şuan Aksel’le birlikte olmanın, onunla her günün, hatta her dakikanın tadını çıkarıyorum.

Aslında evlendiğinizden de çok haberimiz olmadı?
Evet, 2007 yılında evlendik, 39 yaşında olduğum için bir an önce çocuk sahibi olmak istiyordum. Aslında biraz kafam karışıktı, çünkü bir yandan profesyonel anlamda bir albüm hazırlığına girişmek, diğer yandan da yaşımdan ötürü çocuk yapmak istiyordum. Dört beş ay çocuğumuzun olmasını bekledik. Olmayınca bebek işini erteleyerek albüme yönelmeye karar verdim. Bir müzik şirketiyle anlaştım, demo kayıtları yapmaya başladım fakat birden bire sesim kısıldı. Doktora gidiyorum bütün sonuçlar normal çıkıyor. Bir yandan reflüden şüpheleniliyor, bir yandan akciğer röntgeni çekiliyor derken o sırada eşimle evde hamilelik testi yapmaya karar verdik. Üç test sonucunda da pozitifi görünce hamile olduğumu anlamış oldum.

Böylece albüm planları ertelendi.
Evet, sonucu öğrendikten hemen sonra yapım şirketine haber verdim. Daha sonra görüşmek üzere sözleştik. Bebek kendi gelmek istediği zaman geldi.

Hamileliğiniz nasıl geçti?
Yediğim her şey boğazımda kalıyordu ve hazmedemiyordum. Bunun dışında çok rahat bir hamilelik geçirdim, son derece tembeldim, sürekli yattım. Yerli, yabancı bir sürü dizi izledim, bol bol müzik dinledim.

Spor yaptınız mı?
Bol bol yürüyüş yaptım ve çok faydasını gördüm. Kız kardeşim yoga hocası olmasına rağmen yoga yapmadım.

Beslenmenize dikkat ettiniz mi?
Beslenmeme çok dikkat ettim, on dört kilo aldım. Ancak hamileliğim sırasında tatlıya aşırı bir düşkünlüğüm oldu. Sabah kalkar kalmaz canım tatlı istiyordu, ta ki akşama kadar. Durum böyle olunca birden şekerim yükseldi. Doktor çaya şeker atmamı bile yasakladı, sadece günde tek bir elma yiyerek şeker ihtiyacımı karşılamaya çalıştım. Bunun dışında çok et yedim. Hayatta kuzu eti yiyemezken, deli gibi kuzu incik yemeye başladım.


Bebeğinizin cinsiyetinin ne olmasını istiyordunuz?
Bir dönem hep oğlum olsun istedim, fakat “Yol Arkadaşım” dizisinde Eylül rolünü canlandıran Melis’i tanıdıktan sonra bir kızım olmasını çok arzu ettim. Sonra rüyamda kucağıma bir kuzu verdiler, rüyanın anlamını araştırdığımda bir erkek çocuğuna işaret olduğunu öğrendim. Sonra da cinsiyetinin erkek olacağını öğrendik. Daha sonra iyi ki erkek çocuğum oldu diye oldukça sevindim.

Neden?
Kız çocuklarının istekleri daha fazla. Bunun yanında daha detaylı ve derin düşündükleri için kafaları daha karışık oluyor. Erkekler ise daha düz yaşıyorlar. Böylesi daha kolay galiba.

Hamilelik nasıl geçti, yaşınızdan dolayı herhangi bir sıkıntı yaşadınız mı?
Hayır, tüm değerlerim normal çıktı, amniyosentez bile yaptırmadım.

Doğum nasıl geçti?
Aksel tam olarak doğum yoluna girmedi, kafası biraz yukarda kalmış dolayısıyla sezaryen oldum. Açıkçası normal doğuma da, epidural sezaryene de cesaret edemedim. Çünkü heyecanlı ve tez canlı bir yapım var, doğum sırasında heyecanlanırım, tansiyonum düşer diye riske girmek istemedim. Normal doğum yapan insanlara gıptayla bakıyorum. Sezaryenim çok güzel geçti fakat sonrasında iki büklüm oldum, yürüyüş yaparken çok zorlandım. Her yerim şişti, normalde ince ve narin olan ayaklarım doğumdan sonra Şrek’in ayaklarına döndü!

Bebek nasıldı peki?
Çok şekerdi, fakat biraz narindi. Doğumdan sonra iki gün küvezde kaldı, biraz da sarılığı yükseldi. Çok şükür çok çabuk atlattık o günleri. Eve geldikten sonra bir problem olmadı. Ancak ben kendi doktoruma kontrole gittiğimde ciddi bir problemle karşılaştık.

Ne gibi?
Doktor, rahim duvarımda kan pıhtıları tespit etti. Bu olay doğumdan sonra çok nadiren de olsa görülürmüş. Derken apar topar beni ameliyata aldılar. Bir çeşit kürtaja benzer bir operasyon geçirdim. Bu yüzden biraz sıkıntılı geçti.

İlk kırk gün kolay mıydı?
O dönemde annem çok yardımcı oldu, annemin ve teyzemin hakkını nasıl öderim bilemiyorum. Çünkü gerçekten ilk kırk gün zorlu bir sınavdı benim için. Bir yandan sezaryen ağrılarımla uğraşıp bir yandan Aksel’e bakmaya çalışırken bana çok yardım ettiler.

Emziriyor musunuz?
İlk dört gün sütüm gelmedi, bu yüzden biraz üzüldüm. Sonra sütüm gelmeye başladı ve Aksel şu an hâlâ sadece anne sütüyle besleniyor. Sütüm olması için bol su içip dereotu yiyorum. Bir de akşamları light bira içiyorum. Doktorumun izni var.

Aksel ismini kim koydu?
Eşim Musevi, bu yüzden, hem onlara hem de bize uygun bir isim olsun istedik. Aksel ismi biraz da dünya çapında geçerli bir olduğu için bize sıcak geldi.

Ne zaman çalışmaya başlayacaksınız?
Aksel altı aylık olana kadar çalışmayı düşünmüyorum. Sonrasında beğendiğim projelerde yer almayı isterim elbette. İş anlamında erkekler askere gidince kadınlar da doğum yapınca bir bocalama yaşarlar ya, bu durum gerçekleşsin istemiyorum. En kısa zamanda albüm projeme geri döneceğim, müzikle ilgili hayallerim hiçbir zaman bitmedi.


Aksel’e gitar çalıyor musunuz?
Evet, hamileliğimden bu yana Aksel’e gitar çaldım. Şimdi onu ana kucağına yatırıp karşısına geçiyorum, hem şarkı söylüyorum hem gitar çalıyorum. Neredeyse nefes bile almadan, soluksuz bir şekilde beni dinliyor. Hele ki duygusal müziklerdeki dudak büküşünü görmeniz lazım.


Çalışmaya başladığınızda Aksel’e kim bakacak?
O zaman bir bakıcı tutmayı düşünüyorum.

İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?
Hayır düşünmüyorum. İnsanın kardeşi olması çok güzel bir şey ama bazen insanın arkadaşları da kardeşi gibi olabilir.

Anne olmak nasıl bir duyguymuş?
Annelik çok farklı bir duygu. Bence biri ne kadar kendini anne olmaya hazır hissederse hissetsin, asıl bebek sahibi olunca anlıyor anneliğin ne demek olduğunu.

Evde iki tane kedi besliyorsunuz, bebekle birlikte zor oluyor mu?
Bebek geldi diye evden kedileri göndermek gibi bir düşüncem hiç olmadı. Onlar da eve bir bebek geldiğinin farkındalar zaten. Abartılacak bir şey yok. Aksel uyurken gidip kedilerimi seviyorum, daha sonra temizlenip bebeğimin yanına dönüyorum. Herkes bu duruma alışacak çünkü bu evde birlikte yaşayacaklar. Çocuğumun hayvan sevgisini öğrenerek büyümesini çok istiyorum.

Söyleşi Müge Serçek
Fotoğraf Tuna Yılmaz

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu