Genital Herpes Nedir? Hamileliğe Etkileri

Genital herpes hastalığının ülkemizdeki yaygınlığını saptamak amacıyla yapılan araştırmaya göre; fuhuş sektöründe çalışan kadınların yüzde 60’ı, gebe kadınlar ile cinsel aktif yaştaki kadın ve erkeklerin ise yüzde 5’i genital herpes hastalığını taşıyor. Araştırmaya katılanların çoğu ise bu hastalığı taşıdıklarından habersiz…

Toplumumuzda pek fazla bilinmeyen ve cinsel temasla bulaşan genital herpes hastalığının yaygınlığını ölçmek için 2002 yılında pilot olarak İstanbul’da başlatılan “Genital Herpes Taşıyıcılığı Araştırması” sonuçlandı.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Server Serdaroğlu başkanlığında başlatılan ve genital herpes hastalığının ülkemizdeki yaygınlığını saptamayı amaçlayan araştırmanın sonuçlarına göre; fuhuş sektöründe çalışan kadınların yüzde 60’ı, gebe kadınlar ile cinsel aktif yaştaki kadın ve erkeklerin ise yüzde 5’i genital herpes hastalığını taşıyor. Cinsel aktif yaşamı olan 18-47 yaş arası kadın ve erkeklerin dahil olduğu araştırma sonuçları, katılanların çoğunun ise bu hastalığı taşıdıklarından habersiz olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’de yapılan ilk kapsamlı araştırma

Araştımanın, genital herpes taşıyıcılığıyla ilgili olarak Türkiye’de yapılan ilk kapsamlı çalışma olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Serdaroğlu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu hastalıkla ilgili Türkiye’yle ilgili elimizde hiçbir veri yoktu. Afrika ülkelerindeki yaygınlığı bilinirken Türkiye’de bu konuyla ilgili şimdiye kadar hiçbir araştırma yapılmamıştı. Ayrıca ekip olarak bu çalışmaya başlamadan önce yaptığımız araştırmada, cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık dolayısıyla doktora başvuran hastalar arasında genital herpes, rastlanma sıklığı ikinci sırada olan bir hastalık olarak karşımıza çıktı. Yani frengiden bile daha yaygın bir hastalık.”

Bu araştırmayla; cinsel bölgeyi, anus, kalça bölgesini, etkileyen ve cinsel yolla bulaşan genital herpes hastalığıyla ilgili kamuoyunu hastalık hakkında bilgilendirmeyi ve hastalığın önemine dikkat çekmeyi amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Serdaroğlu, açık yara olduğu için genital herpesin AIDS bulaştırıcılığını artırdığını, AIDS’le mücadele için de genital herpes hastalığıyla mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Genital herpese bağlı yaralar nedeniyle AIDS bulaşıcılığının artmasının özellikle batı toplumlarında büyük sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Serdaroğlu şöyle devam etti. “Ayrıca genital herpesin kondilom adı verilen ve cinsel organlarda yerleşen siğiller ile birlikte bulunması, rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni kabul edilmektedir. Yaptığımız araştırmada genital siğilleri olan hastaların yüzde 18’inde genital herpes virüsünü saptadık ve hastaların büyük kısmı bunun farkında da değildi.”

Anne adayları dikkat !!!!

Genital herpesin bir diğer en büyük riskinin hastalığın virüs taşıyan anneden yeni doğan çocuğa bulaşması olduğunun altını çizen Prof.Dr.Serdaroğlu, doğum esnasında virüsün bulaştığı çocuklardaki ölüm oranının ise yüzde 60’lara yaklaştığını söyledi. Prof.Dr.Serdaroğlu ayrıca araştırmaya katılan gebe kadınların ise yüzde 5’inde bu virüsün bulunduğunu tespit ettiklerini belirtti. Gebe takibinde özellikle doğuma yakın dönemlerde HSV saçılımı açısından iyi takip edilirse, sadece sezaryen ile birçok yeni doğan bebeklere herpes virüsünün bulaşmasının engelleneceğine dikkat çekti.

Prof.Dr.Serdaroğlu; “Hastalık belirtilerinin bulunduğu dönemlerde cinsel temastan kaçınmak veya kondom kullanmak birçok yeni genital herpes olgusunu engelleyebilir. Ancak herpes genitalis ile gerçek mücadele toplumun bilinçlendirilmesi ve mevcut hastalarda uygulanacak tedaviler ile mümkün olacaktır. Bu konuda uzman hekimlere, özellikle de dermatologlara ve jinekologlara büyük görev düşmektedir” dedi.

Genital herpes hastalığına neden olan virüsün tam olarak yok edilemeyeceğini ancak güncel tedaviler ile hastalık belirtilerinin önlenebileceğine ve bulaştırıcılığın engelleneceğine dikkat çeken Prof. Dr. Serdaroğlu, hastalığın doktorlar arasında da çok fazla bilinmediğini hatırlatarak bu nedenle araştırma sonuçlarını bilimsel platformlarda meslektaşlarıyla paylaşacaklarını söyledi. Prof. Dr. Serdaroğlu bu yolla doktorların kendi hastalarını bilgilendirmelerini sağlayarak kamuoyunu bilgilendirmeyi, taşıyıcıların tedavi için dermatolaglara başvurmalarını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.

Ayrıca bu yıl araştırma kapsamını genişleterek 5 ilde daha aynı çalışmayı yapmayı hedeflediklerini söyleyen Prof. Dr. Serdaroğlu, böylelikle en geç 2005 yılında hastalığın taşıyıcı oranıyla ilgili olarak Türkiye geneline ait daha kesin rakamlara ulaşmış olacaklarını kaydetti.

Herpes Nedir?

• Herpes Simplex Virus’unun (HSV) neden olduğu bir virüs infeksiyonudur. HSV tip I ve tip II olarak iki çeşittir. Özellikle tip II genital bölgeyi, anus, kalça bölgesini, tip I ise genellikle ağız, yüz ve dudakları etkiler.
• Genellikle vücut bu virüsle ilk kez karşılaştığında oldukça ağrılı ve ciddi belirtiler görülüyor.
• Ağrı, kabarcıklar ve kırmızı içi sıvı dolu şişlikler şeklinde görülen bu belirtiler 20 gün sürüyor.
• Hastalığa ateş, halsizlik, lenf bezlerinin şişmesi gibi belirtiler de eşlik ediyor. Kadınlarda belirtilere ek olarak idrar yaparken yanma ve vajinal akıntı da oluşabiliyor.
• Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre genital herpes yetişkin nüfusunun yüzde 20’sini etkileyen ve sanıldığından daha yaygın bir hastalıktır.
• Birçok insanda bariz hiçbir belirti görülmediği gibi, bir kısmında tekrarlayan semptomlar görülebilir.
• Hastalığı taşıyan insanların yüzde 60’ı virüsü taşıdıklarından habersizdir, ancak bulaştırıcı olabilirler.
• Hastalığa yakalanan insanların yüzde 70’i virüsü, hastalığı taşıdıklarından habersiz olan partnerlerinden kaparlar.
• Prezervatif kullanmak herpes virüsü bulaşmasını önleyebilir ancak tam korumayı garanti edemez.
• Herpes Simplex virüsünün sebep olduğu ağızdaki yaralar ve genital herpes hastalıkları ağızdan ağıza, ağızdan genital bölgeye ve genital bölgeden genital bölgeye temas yoluyla bulaşabilir.
• Genital herpes hastalığına neden olan virüs tam olarak yok edilemez ancak güncel tedaviler ile hastalık belirtileri önlenebilir ve bulaştırıcılık engellenebilir.Tedavi yöntemleri için doktorunuza danışabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu