Genel

Doğum sonrası estetiği ile nasıl eski formunuza kavuşursunuz?

Amerika da popüler olan adıyla “Mommy Makeover” ya da “Hamilelik Sonrası Estetik Cerrahi” konsepti, genel olarak hamileliğin kadın vücudu üzerinde yarattığı geri dönüşümsüz etkileri hamilelik öncesi haline ve belki de daha iyi hale getirmek için hamilelik ve doğum sürecinden en çok etkilenen bölgeler olan karın ve göğüslere yönelik birtakım cerrahi yöntemleri içermektedir.
 
Bir kadın hamile kaldığı andan itibaren vücudu, tüm önceliği içinde gelişmekte olan bebeğe verir. Hormonal ve mekanik değişiklikler vücudun hemen her organında etkili olmakla birlikte en bariz etkilerini, karın bölgesi ve göğüsler üzerinde gösterirler. Normalde bir portakal büyüklüğünde olan rahim,  bebeğin büyümesi ile birlikte karın duvarını ileri doğru itmeye başlar ve belki de en geri dönülmez etkilerini karın kasları ve onları birbirine bağlayan bağlar üzerinde göstererek bu yapıların neredeyse geri dönüşümsüz biçimde esnemelerine neden olur. Özellikle ince yapılı kadınlarda görülen ve deri fazlalığı minimal olmasına rağmen bombe ve hatta bazen hamileliğin başındaymış görüntüsü veren karın çıkıntısının asıl nedeni işte bu gerginliğini kaybetmiş karın kaslarının karın içi organları yeterince destekleyememesi ve bu organların adeta dışarı doğru fıtıklaşmasıdır. 
 
Hamilelik ilerleyip bebek büyüdükçe sadece karın kasları ve bağlar değil aynı zamanda üzerindeki deri altı yağ dokusu ve derinin kendisinde de değişiklikler olmaktadır. Deri altı yağ dokusu, yeterli örtü ve korumayı sağlamak amacı ile kalınlaşırken deri ise, içeriğindeki elastik lifler sayesinde genişleyen karın hacmine uyum sağlamak amacıyla gerilip esnemektedir. Bu gerginlik, derinin elastik liflerinde ayrılmaya neden olacak kadar çok ya da genetik olarak lifler zayıf ise, özellikle göbeğin alt kısmında olmak üzere “çatlaklar” gelişebilir. Deri ve deri altı düzeyinde tüm bu değişiklikler göğüslerde de ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda göbek deliği de gerginliğe bağlı olarak şekil değiştirip daha çıkıntılı ve daha büyük bir hal alacaktır. Doğal olarak tüm bu değişiklikler özellikle ikiz gebeliklerde ve hamilelik sırasında aşırı kilo alma (özellikle 15-20 kg’dan daha fazla) halinde çok daha belirgin hale gelmektedir.
 
Liposuction ile bölgesel yağlanmalara elveda!
Hamilelik sırasında, yine vücudun koruyucu mekanizmalarından biri olarak yağ birikimleri ortaya çıkabilir. Yağ birikimleri, nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte özellikle bel, basen ve kalça bölgeleriyle birlikte vücudun başka bir bölgesinde de görülebilirler. Genellikle hastaların doğum sonrası bellerinde kalınlaşma şikâyetlerinin ana nedeni işte bu yağ toplanmalarıdır.
 
Hamilelik sonrasında sırt, bel, basen, diz içi ve boyun bölgelerin de yağlanma şikâyeti olduğunda Liposuction son derece uygun seçenek olup işlem sonrası genellikle yüz güldürücü neticeler alınma olasılığı yüksektir. Bu bölgelerin yağ yoğunluğu kolajenden daha zengin olup üzerlerindeki deri de sıkı ve gerilmeye daha uygundur. Öte yandan özellikle hamilelik sonrası karın bölgesine Liposuction işlemi yapılmadan önce hastaların çok dikkatli değerlendirilmesi gerekir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu