Genel

Çocuklarda kolestrol ve kalp hastalıkları

Kolesterol ve kalp hastalıkları sadece yetişkinleri değil küçükleri de etkiliyor. Acıbadem Sağlık Grubu Pediatrik Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gurur Denktaş çocuklarda kolesterol ve kalp hastalıkları hakkında bilinmeyenleri anlatıyor.

bebek.com: – Çocuklarda kolesterol olur mu? Yanıtınız evetse kalp hastalığı riskini arttırır mı?
Dr. Gurur Denktaş Çocuklarda yüksek kolesterol nedenlerini kalıtımsal yolla giden ve beslenmeye bağlı olarak oluşan diye ikiye ayırabiliriz. En başta sigara olmak üzere, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, fazla kilo ve egzersiz azlığı yanında yüksek kolesterolün de kalp damarlarında yağ plakları oluşturarak erişkinlerde erken korner kalp hastalığına ve bunun sonucu olarak da bazılarında ölüme neden olduğu bilinmektedir. Bu çalışmalarda yer alan erişkinlerin, kızartma, hamburger vs. gibi daha fazla yüksek doyumlu yağ oranlı yiyeceklerle beslenen çocukların yaşadığı ülkelerde bulunmaları önemli bir ipucudur. Özellikle deney hayvanlarında yapılan araştırmalarda, küçük yaşta alınan gıdanın ve dolayısıyla yağ oranının ileri yaşlarda kalp damarlarında bizim ateroskleroz dediğimiz yağ plaklarına neden olduğu görülmüştür. Bu yüzden dengeli beslenmeye çocukluk cağından başlamalıyız. Bunun yanı sıra ailesel olarak geçen ve yüksek kolesterol ile seyreden kan yağ mekanizması bozuklukları da bulunmaktadır. Bunların ağır olanları çok sık görülmemekle beraber teşhis edildiklerinde mutlaka tedavileri gerekmektedir. Amerikan Pediatri Birliği ve Amerikan Kalp Derneği’nin önerisine göre ailelerinde ( anne, baba veya onların anne ve babaları) 55 yaşın altında erken korner kalp hastalığı olan yani enfarktüs geçiren, kalp damarlarında tıkanıklığı anjiyo ile gösterilen ve damarlarına steno veya balon yapılan, by pass ameliyatı olan, serebrovaskuler hastalık yani felç geçiren, veya 55 yaşın altında aniden ölen ; anne veya babanın kolesterolü 240 MGK/l veya daha yüksek olan çocukların kolesterol düzeylerine bakılması ve sonuca göre bir tedavi/izlem metodunun uygulanması gerekmektedir. Böylece ileriki yaşamda kalp damar hastalığı riskini önemli ölçüde azaltabiliriz.

bebek.com: – Hangi çocukların kolesterollerine bakılmalıdır?
Dr. Gurur Denktaş Amerikan Pediatri Birliği ve Amerikan Kalp Derneği’nin kolesterolüne bakılmasını önerdiği çocukları şöyle sıralayabiliriz:
1. Ailelerinde ( anne, baba veya onların anne ve babaları) 55 yaşın altında erken koroner kalp hastalığı olan yani enfarktüs geçiren, kalp damarlarında tıkanıklığı anjin ile gösterilen ve damarlarına steno veya balon yapılan, by pass ameliyatı olan
2. Ailelerinde 55 yaş altında serebrovaskuler hastalık yani felç geçiren, peri ferik damar hastalığı olan yani el ve ayak damarlarında tıkanma olan veya 55 yaşın altında ani ölüm olan
3. Anne veya babanın kolesterolü 240 mg/dl veya daha yüksek olan . Bu çocukların kolesterol düzeylerine bakılması ve sonuca göre bir tedavi/izlem metodunun uygulanması gerekmektedir. Böylece ileriki yaşamda kalp damar hastalığı riskini önemli ölçüde azaltabiliriz.

bebek.com: – Sonradan gelişen kalp hastalıkları neden olur ? Tanı ve tedavileri nasıl yapılır?
Dr. Gurur Denktaş Çocuklarda sonradan gelişen kalp hastalıklarını ikiye ayırabiliriz. Birincisi kalbin edişsel hastalıkları ikincisi de kalp aritmileridir. Kalbin edişsel hastalıklarının bir bölümü başka nedenlere bağlı olarak sonradan gelişirken bir bölümü de hasta ilgili geni taşıdığı halde erken yaşlarda değil daha sonra ortaya çıkmakta o yüzden edişsel başlığı altında kabul edilmektedir Sonradan gelişen kalp hastalıkları arasında en önemli yeri tutanlar kalp kasının hastalıkları, kalp enfeksiyonları, akut romatizma ateşi nedeniyle oluşan kalp hastalıkları, kalp tümörleri ve diğer sistemim hastalıklara eşlik eden kalp hastalıklarıdır. Bunların bir bölümü kendi aralarında birbirleri ile bağlantılı olup neden sonuç ilişkisi ile bir hastada birkaç kalp hastalığı beraber olarak görülmektedir. Edişsel hastalıklarının tanısında kalp ültrasonu yani ekokardiografi çok önemli bir yer tutmaktadır.
Ekokardiografiye ek olarak kalp ve damarlarının bilgisayarlı tomografi, MR veya MR anjiyo ile gösterilmesi gerekirse kalp anjiyosu yapılması da tanıda yardımcıdır.
Kalp kası hastalıklarından en önemlisi daha çok ailesel olan ve bazı tiplerinin genetik tanısı günümüzde de yapılabilen hipertrofik kardiyomiyopatidir. Bu hastalıkta kalp kası anormal olarak artmakta, kalpten kanın vücuda pompalanmasını engellemekte ve ölümcül olabilen aritmilere neden olabilmektedir. Bir bolum hastaya aritmiyi önleyici cihaz takılırken bir bolumu de ameliyatta kalp kasının tıraşlanması ile şikayetlerinde kurtulmaktadırlar.
Kalp enfeksiyonları arasında en basta miyokardit, endokardit, perikardit ve Kawasaki hastalığını sayabiliriz. Miyokardit genelde üst solunum yolu enfeksiyonu yani anjin sonrasında virüslerin kalbi etkilemesi sonucu oluşmakta, ilk dönemlerinde kalp yetersizliğine kadar gidebilmektedir. Bazı hastalar uzun yıllar ilaçla tedavi edilseler de bir bölümüne kalp nakli gerekmektedir. Genelde altta yatan doğumsal bir kalp hastalığına bağlı olarak kandaki mikropların gidip kalpte hasta olan bölüme yerleşmesi ile oluşan endokardit çoğu zaman ilaç ile tedavi edilebilir. Bir bölüm hastada ameliyat gerekebilir. Bu yüzden doğumsal kalp hastalığı veya sonradan olma kalp kapak hastalığı olan kişilerin herhangi bir girişim öncesi ki buna ağız da kanama yapan diş girişimleri de dahildir, mutlaka bir doz antibiyotik alması gerekmektedir. Daha çok çocuk yaslarda düşmeyen yüksek ateş sonrasında teşhis edilen Kawasaki hastalığı kalp damarlarında hasara yola açabilmekte bir bolum hasta tedavi ile tamamen iyileşirken bir bölümüne de genç yaslarda by pass ameliyatı gerekebilmektedir. Çocukluk cağının kalp tümörlerinin tanısı genelde doğum öncesi veya sonrasında yapılan ekokardiografi ile konulmaktadır. Kalp tümörlerinin %90i iyi huyludur ve erken teşhis edilen büyük bir bolumu hiçbir tedaviye gereksinim olmadan zamanla kendiliğinden küçülüp ortadan kaybolur.
Lupus, romatoid artrit gibi bazı romatizmal hastalıklar, muskuler distrofi gibi nörolojik hastalıklar, orak hücre anemisi yanında marfan sendromu gibi bazı genetik hastalıklarla beraber çeşitli kalp hastalıkları görülebilir.

Sonradan gelişen kalp hastalıklarının ikinci grubu ise kalp aritmisi yani kalp atımının hızlı, yavaş veya düzensiz olmasıdır. Bunların bir bölümü kalıtımsaldır ve ailede ani ölümlerle seyredebilir. Bir bölümü de alta yatan bir kalp hastalığına işaret ederken , kalpte hiçbir yapısal bozukluk olmadan da oluşabilen aritmiler bulunmaktadır. Kalp atım düzensizliklerinin tanısında kullandığımız başlıca metotlar elektro kardiyogram ve Holler denilen 24 saat boyunca kalp atımlarını kaydedilmesidir. Acıbadem Hastanesinde de yakın zamanda kullanmaya başladığımız looper denilen aletle de hasta aritmiyi hissettikçe bir düğmeye basıp teybe kaydetmekte ve bu kaydettiğini telefon yoluyla anında hastanemize yollayıp, nöbetçi doktorlar tarafından kendilerine o anda bilgi verilmektedir. Eğer aritmi nedeni yukarıdaki tanı metotları ile gösterilememişse daha ileri tetkik olarak hastalarda elektrifizyolojik çalışma yapılabilmektedir. Kateter yolu ile yani kasık ve/veya boyundaki damarlardan kalbe girilerek kalbe çeşitli uyarılar verilmekte ve hastanın hissettiği kalp atım düzensizliğinin nasıl bir yolla ortaya çıktığı görülmektedir. Bu yol hem tanı hem de tedavi olarak kullanılmaktadır. Elektro fizyolojik çalışma ile teşhis edilen aritmiler kalpte nereden çıkıyorlarsa o odak hafif bir elektrik akımı ile ortadan kaldırılmaktadır. Böylelikle hastaların bir bolumu ilaç kullanma gereksinimi duymamaktadırlar. Bir bölüm hasta da aritmileri selim yani zararsız olduğu için ya hiçbir ek tedavi gerektirmemekte ya da ilaç tedavisi ile kontrol altında tutulmaktadır. Ailelerinde ani olum olan veya kalp ritim bozuklukları hayati önem taşıyan çok az bir bölüm hastaya da kalp hızı azalırsa hızını arttıran pacemaker (kalp pili) veya kalp hızı çok fazlaysa hızı azaltan antiaritmik alet takılmaktadır.

bebek.com: – Tedavi edilmeyen anjin sonradan kalp hastalıklarına sebep olur mu ?
Dr. Gurur Denktaş Şüphesiz ülkemizde sıklıkla gördüğümüz ve kalbi etkileyen en önemli hastalıklardan biri akut romatizma ateşidir. Akut romatizma ateşi, beta streptokok dediğimiz bakterilerin neden olduğu bir üst solunum yolu enfeksiyonu yani anjinin tedavi edilmemesi ye da geç tedaviye başlanması sonucunda oluşur. En çok etkilenen bölge kalp kapakçıklarıdır. Kalp kapakçılarında geri dönüşümsüz hasar meydana gelebilir. Bir bölüm hastada ise uzun süreli ve regular olarak antibiyotik kullanımı ile kalp kapak hasarı gerileyebilir bir bölümünde de ameliyatla kapak değişimine kadar ilerleyebilir. Her anjin kalp hastalığı yapar mi? Tabi ki hayır. Anjin ya da başka bir deyimle üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bir bölümünün nedeni virüslerdir ve kullanılan antibiyotikler bu mikroorganizmalara etki etmemektedir. Fazla ve yersiz antibiyotik kullanımı ileri de dirençli mikroplara neden olacağı için anjin geçirilirken ilk yapılması gereken boğazdaki enfeksiyonun nedenin arastilrilmasidir. Hastanemizde de rutin olarak yapılan streptokok antijen testi ile yarin saat için sonuç alinabilinir. Bu test pozitifse yani boğazda zararlı bakteri üremişse hemen ilaç alınımına başlanır. Eğer test negatifse ve doktorunuz uygun görürse o zaman iki gün sonra alınacak boğaz kültürünün cevabi beklenebilir. Boğazda enfeksiyona neden olan virüsler için bir antibiyotik ile tedaviye gerek yoktur. Bunların yalnızca çok az bir bölümü bazı kişilerde miyokardite yani kalp kası enfeksiyonuna neden olabilir.

bebek.com: – Ameliyatsız da doğumsal kalp hastalıkları tedavi edilebilir mi?
Dr. Gurur Denktaş Doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde son 50 yılda çok büyük aşamalar kaydedilmiştir. Özellikle kalp kateterizasyon işlemlerinin yaygınlaşması ve girişimlerin daha güvenilir olması ile bazı kompleks olmayan doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde anjiyokardiyografi ile yapılan müdahaleler ameliyatların yerini almıştır. Önceden ameliyat ile tedavi edilen daha basit kalp hastalıklarından olan patent duktus arteriosus (PDA: vücuda giden ana damar olan aorta ile akciğere giden ana damar arasındaki delik), ventrikuler septal defekt (VSD: kalbin alt boşlukları yani karıncıklar arasındaki duvarda bulunan delik) , atrial septal defect (ASD: kalbin üst boşlukları yani kulakçıklar arasındaki duvarda bulunan delik) ve patent foramın ovale (PFO: doğum öncesi rahimde yasam için bulunması şart olan doğum sonrası kapanan kulakçıklar arasındaki açıklık) gibi oluşumların büyük bir bolumu cerrahiye gerek olmaksızın kapatılabilmektedirler. Bunlardan VSD ile ilgili çalışmalar tüm hızla devam ederken PDA, ASD ve PFO gibi deliklerin kapatılması için gereken aletlerin bir bölümünün onayı alinmiş ve basta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bundan başka bazı kalp damarlarında ve kalp kapaklarındaki darlıklar balonla açılabilmekte, damarlarda oluşmuş olan daralmalar steno konularak genişletilebilmektedir. Bu işlemlerin büyük bir bölümü hastanemizde de yapılmaktadır. Kalp deliklerini kapatmak için ilaç yok. Kalp anomalilerinde cerrahi tedavi öncesi bazı ilaçlar veriliyor. Ritim bozukluklarında ilaç tedavisi ve abrasyon tekniği uygulanıyor.

bebek.com: – Son zamanlarda bazı kalp hastalıklarında kullanılan kök hücre tedavisi çocukluk çağı kalp hastalıklarında da kullanır mı?
Dr. Gurur Denktaş Kök hücre ile yapılan araştırmaların birçoğu daha çok erişkinlerde görülen kalp damar hastalığı sonucu kan ve dolayısıyla oksijen gitmediği için ölen kalp kasının yerinde yeni kalp kas hücreleri oluşturmaya yöneliktir ve daha çok başlangıçtadır. Bu çalışmalar daha ileri aşamalarında dilete kardiyomiyopati dediğimiz kalp kasının çalışmasındaki genel bozukluktan dolayı kalbin genişleyip ve kalp yetersizliğinin oluştuğu bazı kalp hastalıklarını da içerdiğinde çocukluk kalp hastalıklarının bir bölümünün tedavisinde bize yardımcı olacaktır. Şu anda çocuklarda böyle bir tedavi veya araştırma söz konusu değildir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu