Ebeveynlere Tavsiyeler

Çocuğunuza kural koyma kulları

Çocuklara belirli kuralları koymak ve bunları uygulamalarını sağlamak gerekiyor. Elbette bunu yaparken ne çok sert ne de yumuşak davranmak doğru değil. Önemli olan tutarlı bir şekilde kuralları çocuklara benimsetmek. Anne ve babalar kural koyarken bazı bahanelerin arkasına sığınarak çabuk vazgeçebiliyorlar. Elele Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Bihter Mutlu Gencer, kural koyarken yapılan yanlışlar ve yapılması gereken doğruları sizlerle paylaşıyor.

Bahaneler ve Bahanelere Yanıtlar

Kural koymak konusunda çeşitli bahanelere sığınılıyor. Ama bahane üretmemek gerekiyor. Psikolog Bihter Mutlu, üretilen bahanelere yanıtlar veriyor.

• Çocuğumu kurallarla yetiştirmek istemiyorum, büyüyünce nasıl olsa öğrenecek
Çocuk bir gecede kurallarla davranmayı öğrenemez, ufak yaştan-hatta bebeklikten bu disipline alışması gereklidir. Herkesin sisteme ve düzene ihtiyacı vardır. Çocuklarımızın da sınırları belirlenmiş alanda özgür olmaya ihtiyacı vardır. Bizim de işe gidiş saatlerimiz, patronumuzun bizden beklentileri vs. belirli olmasa kafamız karışır. Ayrıca çocuğumuza kural koymak kendi rahatımız için de çok gerekli unutmayın.

• Kural koyup 2 gün uygulanamayınca umudumu kaybettim ve vazgeçtim
Kurallar konduktan sonra davranışlardaki olumlu gelişmeyi 2-3 haftada görmeye başlarız, anne ve baba tarafından tutarlı şekilde uygulanırsa, bir kuralın tam olarak oturması 2-3 ayı bulur.

• Bir kuralı koymaya çalıştım ama bir şekilde yapmak istemeyince kural güç savaşına dönüşüyor
Kural konduktan sonra çocuk sınırlarını elbetteki genişletmeye çalışacaktır. Durumu güç savaşına dönüştürmeden ve “kopma noktası”na getirmeden sabırla, nazikçe fakat net bir şekilde hayır demeyi sürdürüp, vazgeçmemek çok önemlidir.

• Eşimle tutarlı bir şekilde davranamıyoruz, çocuğumuzun aklı karışıyor
Eşler arasında tutarlılık olmadan kural konması imkansızdır. Bu şekilde çocuğumuzun kafası daha da karışır. O sebeple mutlak surette tutarlı davranışlar göstermelisiniz.

• Çevreyi çok taktığım için anneannesinin, babaannesinin yanında veya toplum içinde, örneğin bir alışveriş merkezinde kuralları uygulayamıyorum
Çocuğumuz bizim çocuğumuz ve onun bütün sorumluluğu bize aittir. Bu açıdan çevreyi kesinlikle düşünmeden kuralları uygulamak gerekiyor.
• Çocuğumu ağlatmak istemiyorum, buna dayanamıyorum veya bunun onun gelişimini olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum
Çocuğumuzun biraz ağlamasında hiçbir sakınca yoktur. İstekleri erteleyebilmeyi öğrenmek çocuk açısından çok geliştiricidir. Hayat hayal kırıklıkları ve engellenmelerle dolu ve çocuğumuzun da hayal kırıklıklarıyla başetmesini öğrenmesi gerekli. İlkokula başladığında disiplinle karşılaştığı zaman sudan çıkmış balık gibi olmasını ve çocuğumuzun böyle olumsuz bir başlangıç yapmasını ve bu olumsuz başlangıcın bütün eğitim hayatını etkilemesini istemiyoruz. Ayrıca iyi anne mükemmel anne demek değildir. İyi anne “yeteri kadar iyi annedir”, “çocuğa onun kaldırabileceği kadar minik hayal kırıklıkları yaşatabilen, çocuğu kırabilen fakat tamir edebilen” annedir.

• Çocuğumla genel anlamda olumlu bir ilişkimiz yok sanırım ve bu durum kuralları yerine getirmesini olumsuz etkiliyor
Çocuğumuzla hemen her gün belirli ve onun tarafından tahmin edebilir bir zaman süresince tüm dikkatimizi ve enerjimizi vererek oyun oynamamız “OLMAZSA OLMAZ” !! Çocuğa ayrılan zaman çocuk büyüdükçe azalacaktır. Okul öncesi dönemde oyuna ayrılan zaman hemen her gün yarım saat olmalı, olamıyorsa 2-3 günde bir fakat çocuk tarafından mutlaka tahmin edilebilir olmalı; ilkokul döneminde haftasonları en az 2-3 saat-tamamen ona ayrılmış özel bir zaman gerekli; ergenlikte de onun hoşlandığı ve sizinle birlikte yapmak isteyebileceği bir aktivite konusunda anlaşarak bu özel zamanları mutlaka çocuklarımıza ayırmak zorundayız. Çocuklarımızın büyüdüğünü, zamanımızın çok değerli olduğunu unutmayalım. Sadece çocuğa ait özel zamanın (oyun zamanı) önemini tekrar hatırlatalım. Böyle bir özel zaman uygulamasının olumlu etkileri en kısa sürede hayata yayılır, varolan gerginlikleri hafifletir, oluşabilecek gerginlikleri de engeller.

Olumlu Bir İlişki Şart

Bihter Gencer şöyle diyor: “Kurallar bir gecede ve sadece bizler öyle istiyoruz diye konamaz. Kuralların uygulanmasını istiyorsak öncelikle çocuğumuzla ilişkimizi tamamen olumlu bir zemine çekmek zorundayız. Bu zeminin yaratılmasını ancak biz başlatıp sürdürebiliriz. Ancak ondan sonra çocuğumuzdan otoritemize saygı göstermesini beklemek durumundayız.”

Peki olumlu ilişki için ne yapmalı? İşte bazı ipuçları:

• Çocuğa sevgi ve saygı duymak çok önemlidir. İstek ve ihtiyaçlarını anlayabilmek, sevdiğimizi her fırsatta hissettirebilmek gereklidir. Eğer çocuğumuza yeteri kadar sevdiğimizi hissettiremediğimizi düşünüyorsak acilen günde en az 3 kez “seni seviyorum” demeye başlamakta yarar var.
• Olumlu davranışı her zaman sözle ödüllendirin. “Bravo sana, şu tabakları masaya götürmekle nefis davrandın”
• Çocuğu her fırsatta övmek ve benlik saygısını (özgüven) bizden alacağı takdirlerle güçlendirmek “bugün ben telefonda konuşurken bekleyebilmen beni çok mutlu etti, seninle gurur duydum” cümleler söylemek önemlidir.
• Çocuğumuz engellendiğinde ve ağlamaya başladığında izlenecek en iyi yöntem: Güç savaşına asla girmeden “duygularını anlamak ve fiziksel temas”tır. Olumlu bir tavırla sürekli tekrar etmek gerekir: Ör: “Anladım, çok üzüldün, sen yemekten önce cips yemek istemiştin, ama hemen yemekten sonra yiyebilirsin”, “anladım, çok kızdın, sen iki oyuncağı da almak istemiştin, ama haftaya geldiğimizde alabilirsin”, “anladım, sen benimle biraz daha oynamak istemiştin, ama yarın yine yemekten sonra senin zamanın, istediğini yapabiliriz”
• Bu arada olumlu cümle kullanımına dikkat etmek gerekir. “Hayır yemekten önce cips yiyemezsin” yerine “yemekten sonra yiyebilirsin, hem de hepsini bitirebilirsin”; “daha fazla oynayamam” yerine “şimdi zamanımız doldu ama yarın yine oynayacağız” demek daha doğrudur.
• Hata yapmanın önemi: Hayat mükemmel değil. Hiç kimse de mükemmel olamaz. Çocuğun anne babasının da hata yaptığını fakat sonucunda özür dileyebildiğini görmesi gelişimi açısından önemli bir fırsattır.
• İyi davranışı eğlenceli hale getirebiliriz: “bakalım en çok oyuncağı kim toplayabilecek” deyip hep kendisine toplatmaya çalışmak yerine birlikte toplamak daha uygun olur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu