Çocuğun anne baba düşkünlüğü üzerine

İster ayrılmış veya boşanmış olun, ister bir iş dolayısıyla başka bir şehirde veya ülkede uzun süreli yaşıyor olun arada mesafe var diye çocuklarınızla ilişkiniz de mesafeli olmak zorunda değil. Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer “‘gözden ırak gönülden ırak’ sözünün çocuklarınız için doğrulanmaması sizin elinizde.” diyor.

Çocuğunuzla sürekli bir arada olamamaktan şikayet etmeyin. Bu sizin seçiminiz! Boşanmış olmanız da sizin seçiminiz; daha iyi olanaklar dolayısıyla iş için uzakta yaşamak durumunda olmanız da sizin seçiminiz ve bu seçimin faturasını çocuklarınız ödememeli. Madem böyle bir seçim yapıldı, bu seçimin sonucunda yoluna konulması gereken en önemli konu çocukların sevgi ve güven ihtiyacının karşılanabilmesi olduğunu unutmayın. Psikolog ve Özel Eğitim Uzmanı Bihter Mutlu Gencer “uzaktaki ebeveynler çocuklar tarafından özlenir, elbetteki fiziksel kucaklaşmanın özlemini hiçbir şey gideremez, fakat psikolojik gelişimleri için gerekli olan sevgi ve güven ihtiyaçları sanki yanındaymışsınız gibi karşılanabilir. Sistemli, planlı, diğer ebeveynle düzgün ve olumlu bir iletişimle bunu başarmak mümkün. Tabi biraz özveri ve yaratıcılık şart.” diyor.

Boşanma dolayısıyla olan ayrılıklara dikkat!

Sadece iş için ve önceden belirlenmiş süreli ayrılıklar nedeniyle olduğu zaman işler biraz daha kolay. Fakat çiftlerin ayrılıkları veya boşanmaları nedeniyle olduğu zaman işin içine daha komplike faktörler karışabiliyor. Anne babanın birbirlerine olan kızgınlıkları, muhtemelen çocuk yetiştirme yöntemlerine yansıyan fikir ayrılıkları, yeni eşleri ve çocukların onlarla yeni kurulmaya çalışılan ilişkileri, vb. zorlayıcı faktörlerden sadece bazıları. İşler içinden çıkılamaz gibi gözüktüğünde mutlaka bir uzmandan yardım almakta fayda var. Bihter Gencer; böyle durumlarda izlenecek belli başlı tutumlardan ilki çiftlerin birbirlerine olan olumsuz duygularını çocukla ilişkilerinden ayırıp, en azından konu çocukları olduğu zaman bir arada, medeni ve mantıklı davranabilmeyi başarmalarıdır. Diyerek şöyle devam ediyor: “Karşı tarafı ne kadar suçlu görürseniz görün (çocuğunuz sizin gibi hissedemez) çocuğun onunla sağlıklı bir ilişki kurabilmesine, sizin düşüncelerinizle büyümesine değil onu kendisinin tanımasına fırsat vermelisiniz. Çocuk diğer ebeveynle birlikteyken veya telefonla konuşurken karşı tarafa mesajlar göndermek, onun hayatı hakkında bilgi edinmeye çalışmak gibi hareketler çocuğun saf tutmaya zorlanmasına ve kendisini suçlu hissetmesine hatta zaman içinde politik davranmayı öğrenmek zorunda kalmasına neden olur. Bırakın çocuğunuz rahat rahat sadece ilişkisini yaşasın ve bunun tadını çıkarsın. Çocuğunuza diğer ebeveynini sevmesinin ve yanında olmak istemesinin tamamen kendiniz tarafından kabul edilebilir bir şey olduğunu söyleyin ve bunu hissettirin, (örneğin uzaktaki babaysa) babasını özlemenin çok doğal olduğunu istediği zaman onu birlikte arayabileceklerini, “demek arabaları seviyorsun, baban da çok sever biliyor musun?”, “şu an eminim baban da seni çok özlemiştir, onu aramak ister misin” gibi diğer ebeveyn için olumlu söylemler çocuğun suçluluk duygularını ve kafasındaki karışıklığı ortadan kaldırır. Ayrıca bu senaryoda yeni eşler de yerlerini almışlarsa çocuk için izlenecek en iyi tutum, yine kendi olumsuz duygularınızı çocuğun ilişkisinden ayırarak (bu duygularınızı çocuğunuza hissettirmeden kendi içinizde yaşamaya ve başetmeye çalışabilirsiniz) yeni eşle kurulmaya çalışılan sağlıklı ilişkiye yine olumlu bir destek sağlamak ve çocuğa bunu hissettirebilmektir.”

Sürprizlere yer vermeyin

Bilindiği üzere çocukların kendilerini güvende hissedebilmeleri için olayların önceden belirlenmiş ve tahmin edilebilir olması çok önemli bir nokta. Bunun için uzakta yaşayan ebeveynle bir iletişim ve görüşme sistemi oluşturulması ve çocuğun bu sistemden haberdar olması ve onun tarafından tahmin edilebilir olması gerekiyor. Örneğin çocuk uzakta olan ebeveynle ne zaman ve nasıl görüşecek, belli saatlerde yapılacak olan telefon görüşmeleri (her akşam, 3 günde bir, veya her çarşamba saat 8’de gibi), yüzyüze görüşmeler için de örneğin haftasonları, her ayın ilk haftasonu, veya yaz tatillerinde tatilin ilk yarısı gibi elbetteki uzaklığa göre mutlaka yine önceden belirlenmiş zamanlar çocuğun güven duygusunun gelişmesi için önemli faktörler. Bihter Gencer, bir uyarıda bulunarak şöyle diyor: “Belirlenmemiş zamanlarda sürpriz olsun diye yapılan ziyaretler çocuğun uzaktaki ebeveyninin her an geliverecekmiş gibi bir his içinde kalmasına ve sonuçta hayal kırıklığıyla gelen güvensizlik duygularına neden olabilir.

Neler yapmalı?

Öncelikle iki ebeveyn tarafından da bu şekilde sağlanan olumlu destek ve belirlilik ortamı oluşturulmasıyla birlikte uzaktan ebeveynlik için iş anne babaların yaratıcılıklarına kalıyor. 2-2,5 yaşa kadar çocukların konuşma becerileri iyi gelişmediğinden bu yaşa kadar telefonla konuşabilmek çok mümkün olmayabilir, telefonla görüşmenin tek amacı sesinizi çocuğunuza dinlettirmek olabilir. Okul öncesi çocuklarınız telefonda konuşurken “bugün neler yaptın?” gibi açık uçlu sorular yerine “bugün parka gittin mi?, kreste uyudun mu?” gibi sorulara daha kolay yanıtlar verebilir. Ayrıca internette görüşme imkanlarını kullanabilmek için gerekli program, web kamera sistemlerini kurabilirsiniz. Bunun dışında arkasında küçük hikayeleri yazılı fotoğraflarınızı gönderebilir, haftalık olarak uyku masalları okurken, çocuk şarkıları, tekerlemeler söylerken sesinizi kaydettiğiniz kasetler veya oradaki hayatınızda çeşitli günlük aktiviteler yaparken kendinizi kameraya çektiğiniz yine haftalık cdler hazırlayıp gönderebilirsiniz. Çocuklarınızla birlikteyken de çektiğiniz cdleri daha sonra sizinle birlikteliklerini izleyebilmeleri için çoğaltıp gönderebilirsiniz. Çocuklarınıza mektuplar yollayabilir, bu mektupların içine yaşlarına uygun olarak balonlar, renkli kağıtlar, çıkartmalar, şekerler, sakızlar, vb koyabilirsiniz. Çocukların yaşlarına göre ortak ilgi alanları geliştirebilirsiniz. Örneğin birlikte bir peçete koleksiyonuna başlayıp, bir araya geldiğinizde bunları birbirinize gösterebilirsiniz. Okul çağında veya ergen olan çocuğunuzla birlikte her hafta bir televizyon programını veya bir maçı izlemeyi kararlaştırıp, hatta ilk beş dakikasını birlikte telefonda izleyip, daha sonra telefonda yorum yapabilirsiniz. Bulunduğunuz yerin mahalli gazetelerinden haberler veya karikatürler kesip yollayabilirsiniz. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Çocuğunuz büyürken, bir sürü gelişim basamaklarını aşarken yanında olamadığınız için suçlu hissetmek yerine onun hayatında yerinizi alabilmek ve bu özel ilişkiyi kurarak, onun sevgi ve güven ihtiyacını karşılayabilmek için ne gerekiyorsa yapmak, ne kadar uzakta olursanız olun sizin elinizde.

ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık ve Özel Eğitim Merkezi
Tel: 0212 223 91 07

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı