Bennu Gerede ve çocukları

4 erkekle yaşamak nasıl bir duygu? Üstelik 3 tanesi teenage… Evde çok gürültü oluyor mu?
4 oğlumla yaşamak müthiş bir his ve kesinlikle çok gürültü olmuyor. Tam tersine çok fazla eğleniyoruz. Çocuklarım şu an için isyancı değil ve umuyorum ki böyle devam eder. Tabii 3’ü birden ‘Jam Session’ gitar ve davul çaldığında, biraz fazla gürültü oluyor ama güzel sesler bunlar. Ufak oğlum Kai en isyancı ve en gürültülü olanı, yaşı daha çok ufak ama beni en çok o yoruyor. Sürekli abilerine yetişmeye çalışıyor.

Birçok röportajınızda “Çocuklarım, ben ve özgürlüğüm” diyorsunuz, başka çiftlerse çocuk sahibi olmanın özgürlüğü kısıtladığını söylüyorlar. Siz bu üç karpuzu nasıl aynı koltuğa sığdırıyorsunuz?
Çocuklarımın hepsini çok isteyerek yaptım. Onları hiç bir zaman bir yük olarak görmedim, özgürlüğümü kısıtlamadılar. İyi ki annem ve çocukların babaları var ki, zaman zaman işe konsantre olmam gerektiğinde, gözüm kapalı projelere dalabiliyorum. Ve rahatça hareket edebiliyorum çünkü biliyorum ki emin ellerdeler.

Survivor’daki çabanız ve duruşunuzla çocuklarınıza örnek olduğunuz için çok takdir edildiniz. Bir anne olarak Survivor ruhunu nasıl yaşadınız? Nelere dikkat edip, nelerden kaçındınız?
Bir kere polemiklerden kaçındım. Zaten dedikodu ve kavgadan hiç haz almam. Hayatımın içerisinde negatif olan duygular olmadığı için, beni çok da zorlamadı survivor. Bu projeyi kabul etmemin sebeplerinden bire de hem kendi çocuklarıma hem bütün çocuklarımıza hem de  adınlarımıza örnek olmaktı. Yani 40 yaş sonrası ümidimizi kesinlikle yitirmemiz lazım, aslında hiç bir zaman yitirmemek gerekiyor. Her zaman bir umut olmalı ki yaşamımızı sürdürelim ve geleceğimiz için heyecanlı olalım. Kadınlarımızın bazıları şansız doğuyor ama onlara da mesajım, kesinlikle ümitlerini kaybetmesinler, her zaman bir çıkış yolu vardır, olmalı… Yani 4 çocuk doğurdum, bu sene 42 olacağım. Kondisyonum 20 yaşlar ile mukayese edilebilir durumda, hayat enerjim de çok iyi. Kadınlığımdan da asla vazgeçmem… İyi ki imzamı atmışım bu projeye ki bütün Türkiye beni doğru şekilde tanıdı.

Sizin için “amazon kadını” diyorlar, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Çok hoşuma gidiyor. Bence tam anlamıyla beni çok iyi tarif ediyor.

Survivor dönüşü çocuklarınız sizi nasıl karşıladı, nasıl özlem giderdiniz?
Beni çok fazla özlemişler. Döndükten sonra bir sükûnet geldi evime ve onlara. Zaten elenmeden önce onların dönmemi istediklerini hissetmiştim, yanılmamışım çünkü son elemede bana oy bile atmamışlar.

Çocuk sahibi olmak nasıl bir duygu, size neler hissettiriyor?
Beni daha da güçlü kılıyor. Onlar benim gururum, onların sayesinde ikinci hayatımı yaşıyorum. Çocuklarımla keşfediyorum, büyüyorum, öğreniyorum. Hayata onların gözlerinden bakıyorum.

Erkek çocuk annesi olmak nasıl bir şey? Daha çok hangi konularda ters düşüyorsunuz?
Şu ana kadar hiç bir konuda ters düşmedik çünkü zevk aldığımız çok fazla ortak noktamız var. Gerek spor, gerek müzik, gerek dedikodu… Çok gülüyoruz birlikte hele taklit yaptıkları zaman.
Bir kızınız olsun ister miydiniz?
Eskiden çok istiyordum ama şimdi istemiyorum. Galiba erkek annesiyim ben… Kendimi her zaman böyle teselli etmişimdir. Kızımın olmamasının bir sebebi vardır mutlaka.

Sizden başka çocuklarla ilgilenen biri var mı? Günlük organizasyonunuzu nasıl yapıyorsunuz?
Yardımcım var tabii ki yoksa hiç bir şekilde hiç bir yere yetişemem. Benim ruhumda organizasyon var. Hepsini çok iyi bir şekilde her yere yetiştirebiliyorum. Ben ilgilenemiyorsam o zaman ya babaları, ya babalarının yanında çalışan şoförleri ya anneanneleri yardımıma koşuyor.

Nasıl bir annesiniz? Çocuklarınızın arada sırada “Of anne yaa” dedikleri oluyor mu?
Olmaz olur mu! Sürekli beni şikayet ediyorlar! Ama sonra çok gülüyoruz çünkü biliyorlar ki şikayetleri yersiz! Onlar da farkında ki çok şanslılar ve benimle gurur duymaları inanılmaz tatmin edici. Zaten bütün arkadaşları beni ablaları sanıyor.

4 çocuk doğurmuş bir kadın olarak formunuzu neye borçlusunuz?

 Pozitif enerjime ve çok aktif olmama… Düzenli spor yapıyorum. Gideceğim yerlere yürüyerek ya da bisikletle gidiyorum. Ve en önemlisi her zaman kendimi oyalayacak bir şey bulup sürekli üretiyorum.

Çocuklarla ilgili sıra dışı bir durum olduğu zaman, babalarıyla ortak mı çözüyorsunuz yoksa siz tek başınıza mı karar veriyorsunuz?
Tabii ki babalarıyla birlikte karar veriyoruz. Doğru olan da bu.

Çocuklarınız fotoğrafçılığa ilgili duyuyor mu? Bu konuya meraklılar mı?
Fotoğrafçılıkla alakaları yok, hiç ilgili değiller ama hepsinde sanatçı ruhu var.

Söyleşi Müge Serçek Biroğlu – Fotoğraf Bennu Gerede

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı