Bebeklerde Su İçmenin Önemi

Bebekler Ne Zaman Su İçmeye Başlamalıdır?

Yapılan bilimsel çalışmalar anne sütünün sıcak ve kuru iklimlerde bile yeteri kadar su içerdiğini ve bebeğin su ihtiyacını karşıladığını göstermiştir.

 İlk 6 ay bebeğin bütün su ihtiyacını anne sütü karşılar 

Bu nedenle dışarıdan su vermek kesinlikle gerekli değildir. Ayrıca su kaynamış bile olsa bebeğin ishal olması için önemli bir risk faktörüdür.

Bu nedenle, bebeğin susuzluğunu gidermek için ilk 6 ay su veya şekerli içecekler verilmesi önerilmez 

Anne sütünün %87’si sudur ve ilk 6 ay bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar.

rsz_bebeklerde-su-icmek1

Anne Sütü İçmeyen Bebeklere Su Verilmeli mi?

Yapay beslenen sağlıklı çocuklara (çocuğun anne sütü alamadığı durumlarda uygulanan beslenme şekli) da dışarıdan su verilmesi gerekmez. Çünkü, bebeklere verilen mamalar uygun şekilde hazırlandıklarında büyük oranda su içermekte ve bu da çocuğun su ihtiyacını karşılamaktadır  

Dikkat! mama veya anne sütüne ek olarak su verilmesi durumunda çocuğun susama hissi azalacağından mama veya anne sütünü daha az alacak ve bu da yetersiz kalori alımına neden olacaktır 

Ancak çok sıcak havalarda aşırı su kaybı olması durumunda veya ishal ve kusma gibi ekstra su kaybına neden olan hastalıkların olduğu durumlarda doktor önerisiyle ek olarak su verilmesi gerekebilir.

Ayrıca bu noktada yapılan hatalı bir başka uygulama da annelerin çocuğunun daha iyi besleneceğini düşünerek mamayı daha konsantre hazırlamasıdır. Bu durumda böbreklere osmolar yük artacağından çocuk solüt yükünü atabilmek için idrarla fazla su kaybeder!

Çocukta susuzluk hissi ağlamaya neden olur. Annesi tarafından çocuğun acıktığı düşünülerek tekrar mama verilir ve sonuç olarak çocuğun susuzluğu daha da artar. Bu ise tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

Dolayısıyla;

Mama hazırlanırken kaç ölçek mamaya ne kadar su katılacağı öğrenilmeli ve buna göre mama hazırlanmalıdır.

Bebeğin Susadığı Nasıl Anlaşılır?

Bebeklerin ihtiyaçlarını anlatma yöntemleri yaş gruplarına göre farklılık gösterir. Küçük bebekler acıktıklarında, susadıklarında veya altları kirlendiğinde sıkıntılarını ağlayarak dile getiriler.

Daha büyük bebekler ise su gördüklerinde işaret ederek veya farklı sesler çıkararak bu ihtiyaçlarını gösterebilirler.

Genel olarak bir çocuğun susuz kaldığının belirtileri şunlardır:

  • Susama hissi
  • Vücut ısısının artması
  • Cilt, ağız içi ve dilde kuruluk
  • Cilt gerginliğinde azalma
  • Organların kanlanmasının azalması
  • Kilo kaybı
  • Yorgunluk
  • İdrar çıkışında azalma
  • Huzursuzluk ve halsizlik
  • Kalp atımının ve soluk alıp vermenin hızlı olması
  • Bilinç değişiklikleri.

Bu belirtilerin varlığı ve şiddeti vücudun susuz kalma derecesine bağlı olarak değişiklik gösterir.

Bebeklerde su içmenin önemi konulu videomuzu izleyebilirsiniz.

Su yemeklerle mi verilmelidir? Yoksa ayrı olarak mı verilmelidir?

Genel olarak çocukların ihtiyacı olan sıvı miktarını gün içerisinde almalarını sağlamak önemlidir. Bu sıvıyı yemeklerle beraber almak şart değildir.

Mide besinleri sindirmek için suya ihtiyaç duyar ancak yemeklerle beraber su almasak bile vücutta bulunan suyu bu amaç için kullanabilir. Ayrıca yediğimiz yiyecekler büyük oranda su içermektedir.

Sebze ve meyvelerin %90’ı sudan oluşur. Bu nedenle erişkinlerde yemek öncesi veya sonrasında su içme bir kişisel tercih meselesidir. Burada önemli olan yemek öncesinde su vermek özellikle küçük çocuklarda midenin dolmasına ve kalori sağlayan besinlerin yetersiz alınmasına neden olacaktır.

Bu yüzden verilecek olan sıvıların miktarı ve zamanı çocuğun yaşına göre değişmekle beraber suyun yemek esnasında veya sonunda verilmesi daha uygun olacaktır.

Bebeklerin günde almaları gereken su miktarı nedir?

Temel besin öğelerinden biri de sıvıdır. Büyüme, deri, solunum sistemi, idrar ve gaita yoluyla olan kayıpları karşılamak ve vücut ısısının düzenlenmesi için sıvı alımı gereklidir.

Doğumda vücut ağırlığının %75’i sıvı olup, bu oran giderek azalarak %40’a iner.

Erişkinlerde günlük sıvı değişimi %6 iken bebeklerde %25’tir  

Bu nedenle bebekler sıvı alımının kısıtlanmasına daha duyarlıdırlar. Çocukların günlük sıvı gereksinimleri vücut yüzeylerine göre hesaplanır ve bu da metrekare yüzey alanı başına 1500 ml’dir.

Örneğin;

Yenidoğan bir bebeğin günlük sıvı ihtiyacı yaklaşık 375 ml’dir.

1 yaşındaki bir çocuğun ortalama sıvı ihtiyacı ise yaklaşık 750 ml’dir.

Yaş ve kilo arttıkça yüzey alanı artacağından günlük sıvı ihtiyacı da yaşla beraber artacaktır.

Bir Bebeğe Kaç Yaşına Kadar Kaynatılmış Ilıtılmış Su Verilmelidir?

Bebeklere kaynatılmış ılıtılmış su vermemizin nedeni küçük çocukların vücudunun erişkinlere göre mikroplara karşı daha zayıf olmasıdır.

Erişkinlerde enfeksiyon yapmayan mikroplar bile küçük çocuklarda kolayca hastalığa sebep olabilir. Bu nedenle özellikle küçük bebeklere verilecek yiyecek ve içeceklerin temiz olmasına gayret gösterilmelidir.

Mama hazırlarken veya su içirirken kullanılan suyun temiz olmasına dikkat edilmesi gerekir. Küçük bebeklere verilecek suyun en az 10 dakika kaynatılması ve ılıtıldıktan sonra çocuğa verilmesi gerekir.

Gereğinden fazla ve defalarca kaynatılan suyun mineral içeriği değişeceğinden bu şekilde verilen su da olumsuz etkilere yol açabilir. Sonuç olarak her yaşta çocuğa vereceğimiz suyun temiz olmasına itina gösterilmeli ve küçük bebeklerde bu konuda daha da hassas davranılmalıdır.

Bebeğiniz için güvenilir suyu arıyorsanız tıklayın.

https://www.e-bebek.com/fuska-bebek-suyu-200-ml-x-12-adet-p-aqf-001/

HSV-2 Enfeksiyonuna Yakalanmada Risk Faktörleri nelerdir?

Su vücudumuzdaki sistem ve organların düzgün bir şekilde çalışmasını sağlamak için kuşkusuz en önemli maddelerden birisidir.

Suyun görevleri arasında şunlar bulunur;

• Tüm kimyasal reaksiyonlar su bulunan ortamlarda gerçekleşir,
• Hücre içi kimyasal ve biyoelektriksel olayların uygun şekilde dağılmasını düzenler,
• Hormonlar, besinler gibi maddelerin taşınmasını sağlar,
• Akciğerlerden vücudun diğer hücrelerine oksijen taşır ve ters yönde karbondioksit taşır,
• Vücutta ortaya çıkan zararlı maddelerin böbrek ve karaciğere taşınmasını sağlayarak vücudun temizlenmesini sağlar,
• Vücut ısısının uygun biçimde dağılmasını sağlar.

Vücudun susuz kalması tahmin edilebileceği gibi birçok organ sisteminin fonksiyonunun bozulmasına neden olacaktır.

Susuzluk hayati tüm faaliyetleri bozacak ve zamanında tedavi edilmezse ölümcül sonuçlara neden olacaktır.

 Sevgiler,

Diyetisyen Beyza Uyan

instagram: https://www.instagram.com/dytbeyzauyan/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı