Ebeveynlere Tavsiyeler

Bebek için hazır mısınız?

Anne – baba olma kararı, hamilelik ve doğum sonrası… Bu üç dönem gerek kadının, gerekse erkeğin yaşamını etkileyen önemli dönemeçler. İnsan kendini ne zaman anne – baba olmaya hazır hisseder? Hamilelik süreci çiftleri psikolojik olarak nasıl etkiler? Doğum sonrası evlilik nasıl etkilenir? gibi akıllara takılan soruları IBaby Uzman Psikolog Ayşe Onursal’a yönelttik. Bebek isteyen, bebek bekleyen ve bebeği olan her anne – babanın bu röportajda bulacağı bir şeyler var!

bebek.com: 1. Anne – baba olmayı istemek önemli bir karar. Karı – koca ne zaman psikolojik olarak anne – baba olmaya kendini hazır hisseder?
Psikolog Ayşe Onursal: Anne baba olmaya karar vermek çiftin evliliğinde çok önemli bir yere sahiptir. Ikili sistemden üçlü olan bir sisteme geçişin sorunsuz gerçekleşmesi icin önce çiftin ikili olması gerekir. Bu da bireysellikten çıkıp çift olmaya giden yolda kadın ile erkeğin hem birbirlerini hem de evliliklerinin sınırlarını tanımaları ile mümkün olacaktır. Bu nedenle evliliğin ilk senesi çok önemlidir. Bu ilk sene daha çok yeni sınırların çizilmesi, kuralların konması ve tanınması, her ikisinin ailelerinin, sosyal çevrelerinin ve iş hayatlarının yeniden şekillenmesi ile geçer. Uzun müzakerelerin olduğu bir dönemdir bu. Örneğin “senin ailen” ve “benim ailem” tartışmaları bu döneme ait tartışmalardır. Nasıl ki anne bebek ilişkisinin ilk yılları ilerki yıllardaki güvenli ya da kaygılı kişiliğin temelini oluşturuyorsa karı koca arasındaki güven ilişkisinin temeli de bu ilk senede oluşur. Eğer bu ilişki kurulamamışsa o birliktelik sağlıklı olmaz. Bu nedenle çiftlerin çocuk sahibi olmadan evvel benim-senin dilinden “bizim” diline geçebilmiş olmaları gerekmektedir çünkü evlilik nasıl bir ortaklık anlaşması ise bebek de aynı şekilde ortak bir kararın ürünü olmalıdır. Çiftler ancak bu noktaya ulaşabildikten sonra kendilerini çocuk sahibi olmaya psikolojik olarak hazır hissedebilirler.

bebek.com: 2. Anne – baba olmayı isteyen çiftlere önerileniz nelerdir?
Psikolog Ayşe Onursal: Anne baba olmayı isteyen çiftlere ilk önerim anne baba olmadan önce kendi gördükleri anne ve babalık örneklerini gözden geçirmeleri, geçmişlerinden getirdikleri farklılıkları ya da benzerlikleri farkedip bunları gelecek yeni bireye nasıl aktaracaklarını düşünmeleridir. Aralarındaki karar verme mekanizmasının bundan sonra nasıl işleyeceği, ailelerinin bu süreçte ne kadar ve nereye kadar yardımcı olmalarını istedikleri ve bunun yanısıra bebekli yaşama geçtikten sonra sosyal ve iş hayatlarının ne boyutta değişeceğinin bilincinde olmaları da diğer konuşulması gereken konulardandır. Birbirlerinden beklentilerinin ne olduğu da açıkça iletilmelidir. Her ne kadar üçlü bir sisteme geçildikten sonra bunların bazıları yeniden şekillenecek olsa da önceden ortak kararlar alınması çiftin ilişkisi hem daha derinleştirecek hem de onları rahatlatacaktır.

bebek.com: Hamilelik dönemi boyunca anne adayını bekleyen psikolojik faktörler nelerdir?
Psikolog Ayşe Onursal: Hamilelik dönemi anne adayının hem fiziksel hem psikolojik olarak büyük bir başkalaşım geçirdiği bir dönemdir. Bu dönemde anne gözlerinin önünde değişen vücudunu hayretle izlerken hormonal değişikliklerin sebep olduğu duygusal gelgitlerle de uğraşmak zorundadır. Ancak her annenin bu dönemi yaşayışı farklıdır. Kimisi daha çok içe yönelip bulunduğu durumla ilgili pek çok bilgi edinmeye çalışırken kimisi de kendini tamamen hamileliğinin doğal akışına bırakır ve bu tür duyguları bastırmaya çalışır. Ama her iki durumda da anneye eşlik eden ve inkarı mümkün olmayan duygular benzerdir. Bunların arasında kaygı, endişe, korku, heyecan, sevinç ve merak gibi birbirini takip eden duygular vardır. Bebekle ilgili beklentiler şimdiden oluşmaya başlar. Bu bekleme ve beklenti sürecinde anne adayı kendi bebekliğine, annesinin hamileliğine yönelik araştırmalara başlayabilir. Bu tamamen ben bu dünyaya nasıl geldim, benim bebeğim nasıl gelecek sorularına cevap bulmakla ilgili bir süreçtir. Bir başka psikolojik faktör de anne adayının kendini toplumda ve kendi sosyal çevresinde nasıl görmeye başladığı ve bu farklılığa nasıl ayak uyduracağı ile ilgilidir. Pek çok anne kendini daha güçlü ve özel hissederken bazıları da fiziksel değişimiyle uyum içinde olamayıp kendini soyutlamaya çalışabilir. Kısacası yaşanılan psikolojik değişim ve sorgulamaları belli bir kalıba sokmak pek mümkün değildir.

bebek.com: Bu psikolojik etkilere karşı anne adayına önerileriniz nelerdir?
Psikolog Ayşe Onursal: Anne adaylarına önerim kendilerini bol bol dinlemeleri ve dinlenmeleridir. Bu dinlenme iki anlamdadır. Hem fiziksel olarak dinlenme hem de duygularının ve arzularının yakınları tarafından dinlenmesidir. Az önce de bahsettiğim içe dönüş bazen beklenmedik olayların ya da hatıraların yeniden canlanmasına sebep vereceği için anne adayının bu tür durumlarda güveneceği ve durumunu paylaşabileceği bir insanı hayatında bulundurması önemlidir. Yapılan paylaşımlar ve alınan destek kadını her zaman daha güçlü hissettirecektir. Ayrıca hiçbir anne adayının yaşadığı değişim ve psikolojik gelgitlerden kendini sorumlu tutmaması ve bunlardan kendini soyutlamaması gerekir. Ayrıca her anne adayının diğer anne adaylarıyla konuşması ve yaşadıklarını paylaşması çok kıymetli bir deneyimdir. Anne adaylarına bir diğer önerim de fiziksel olarak da kendilerini rahatlatmaya çalışmalarıdır. Örneğin yoga yapmak bedeni olduğu kadar ruhu da dinlendiren ve kişiye sonrasında enerji veren bir aktivitedir.

bebek.com: Hamilelik sürecinden baba adayı nasıl etkilenir?
Psikolog Ayşe Onursal: Bu dönem anne için olduğu kadar baba için de pek çok yeniliğin yaşandığı bir dönemdir. Öncelikle karısının şekillenen ve değişen fiziğine alışmalıdır. Eğer bu dönem anne adayında bulantı, kusma, aşırı hassasiyet ve sinir gibi duygusal sıkıntıları da beraberinde getiriyorsa babanın bu yeni durumlara da alışması ve karısına destek olması gerekmektedir. Baba olmak erkekte de bir sürü yeni duyguyu beraberinde getirir. Hayat bir anda daha ciddi görünür çünkü hayatlarına bakılması gereken yeni bir varlık eklenecektir ve babanın ev ile iş arasında kuracağı dengeyi daha iyi ayarlamasını gerektirecek durumlar olacaktır. Sadece bunun stresi bile pek çok baba için başedilmesi zor bir durumdur. Her ne kadar bunlar endişeli zamanları içerse de bunların dışında baba adayı kendini çok güçlü de hisseder. Bir nevi hayata geliş nedeni olarak gördüğü üreme ve soyunu devam ettirme içgüdüsü sonunda hayata geçmiştir ve bu nedenle hem karısını hemde dolaylı olarak bebeğini koruma altına alma eğilimindedir. Bu baba adayı için yeni bir duygu ve deneyimdir ve anne için olduğu kadar baba içinde bu yeni durumu akranları ile paylaşmak çok faydalıdır.

bebek.com: Baba adayının eşine karşı davranışları nasıl olmalıdır?
Psikolog Ayşe Onursal: Baba adayının eşine karşı davranışları tabi ki olumlu olmalıdır ama bunun zoraki bir olumluluk hali olmamasına özen gösterilmelidir. Bunun birinci nedeni bu tür duyguların çok kolay bir şekilde eşi tarafından hissedebilme potansiyelidir. İkinci nedeni ise babanın kendi kendini kandırmasının hiçbir çözüm getirmeyeceği gerçeğidir. Yani baba adayı önce kendine sonra da eşine dürüst olmalıdır. Bu tür durumlarda babanın da içinde bulunduğu psikolojik durumun gayet doğal ve anlaşılır olduğu kendisine hatırlatılmalıdır. Aksi takdirde kişinin içinde biriktireceği suçluluk duygusu daha sonra patlak verecek ve çözümü çok daha zor olacaktır.

bebek.com: Doğum sonrasında görülen hüzün hali her annede görülür mü?
Psikolog Ayşe Onursal: Doğum sonrasında bütün annelerde hormonel oynamalar görülürken hepsinde hüzün hali yaşanmayabilir. Genellikle bu hüzün hali doğum yapan annelerin %60 ile %80’i arasında görülmektedir. Bu hal doğumdan sonraki 3. ya da 5. günde başlar. Bir kaç saat sürebileceği gibi bir kaç günde sürebilir. Bu dönem hem süt üretiminin başladığı, göğüslerin büyüdüğü, hastaneden eve gelişle yeni bir düzenin kurulmaya çalışıldığı döneme rastgelmektedir. Üzüntü ve ağlama halleri ile mutluluk ve huzur halleri arasında gelip gitmeler olarak seyreder. Anneye verilen destek ve annenin bebeğiyle ilişki kurmaya başlamasıyla beraber yavaş yavaş ortadan kalkar.

bebek.com: Bu süreç ne zamana kadar normal kabul edilmelidir?
Psikolog Ayşe Onursal: Bu hüzün hali genelde bir hafta kadar sürer. Ancak bu durum doğumdan 6 ila 8 hafta sonra yeniden kendini gösterir ve 2 hafta süreyle devam edip geçmez ise artık daha ciddi bir sorun var demektir. Burada annelerin %30’unu hatta hatta bazen daha da fazlasını etkileyen doğum sonrası depresyondan bahsediyoruz. Doğum sonrası depresyon geçiren bir anne kendini devamlı yorgun, bitkin ve sinirli hisseder. Devamlı ağlama hali mevcuttur. Ne bebeğine ne de etrafındakilere konsantre olabilir. Enerjisi yoktur. Ya çok fazla yemek yer ya da hiçbir şey yiyemez duruma gelir. Uykuları bozulmuştur. Yataktan kalkmak istemez. Hayattan zevk alamaz duruma gelir.

bebek.com: Anne ne zaman doktora başvurulmalıdır?
Psikolog Ayşe Onursal: Yukarıda bahsettiğim durumların hakim olduğu bir tabloda anne doktora başvurmalıdır çünkü bu dönem anne için olduğu kadar, bebeği için de sakıncalı bir durum içermektedir. Annenin etrafındakiler de dolaylı olarak bu durumdan etkilenmektedir. Yaptıkları hiçbir şeyin bir işe yaramadığını düşünmeye başlarlar ve yardımlarını geri çekerler. Böyle olunca annenin depresyonu daha da körüklenir. Her ne kadar annenin yakın çevresi ondaki bu durumdan kendisine bahsetseler de kendini gene en iyi tanıyan ve bir takım şeylerin yolunda gitmediğini en iyi anlayacak kişi annenin ta kendisidir.

bebek.com: Bu süreçten babalar nasıl etkilenir?
Psikolog Ayşe Onursal: Herşeyin normal seyrettiği durumlarda bile babalar bu yeni düzene alışmakta zorlanırlar. Hele eşleri depresyona doğru sürükleniyorlarsa durum onlar için daha hassastır. Babaların bu süreçte hissedebilecekleri duygulardan biri kızgınlık ya da öfkedir. Pek çok baba bir yandan çalışmaya devam ederken bir yandan da daha çok ev işi ve çocuk bakma sorumluluğuyla karşı karşıya gelir. Bu da kendilerini hangi yöne gideceklerini bilemez duruma getirir. Bu duyguları çoğu zaman eşlerini kaybetme korkusu takip eder. Doğum sonrası depresyonun evlilik üzerine koyduğu stres çiftlerin birbirleriyle yeni iletişim yollarını bulmalarını ve bu iletişimi güçlendirmelerini gerektirmektedir. Burada da babaya daha çok görev düşmektedir.

bebek.com: Babalar annelere nasıl yardımcı olmalıdır?
Psikolog Ayşe Onursal: Ne yazık ki toplumumuzda pek çok kadın duygularının dışavurumunun bencilce ya da bir bayana uymayan bir davranış olduğu düşüncesiyle yaşar. Ya yardım istemeye utanır ya da kocalarından yardım istemenin onları kendilerinden uzaklaştıracağını düşünür. Bu da onların daha içe dönmelerine sebep olur. Baylara düşen en büyük görev sabırlı olmaktır çünkü annelerin bu ruh halinden kurtulmaları zaman alacaktır. Eşlerini eleştirmek ya da iyileşme süreçlerini hızlandırmaya çalışmak yerine onları dinlemek, yanlarında olduklarını hissettirmek, sevgilerinin bebek sahibi olduktan sonra daha da büyüdüğünü söylemek annelere çok iyi gelecektir. Anneye dinlenmesi icin daha çok zaman vermek ve her geçen gün biraz daha yol katettiğini söylemek onları daha iyi hissettirecektir. Tabii bu süreçte babanın da kendine iyi bakması, beslenmesine ve uykusuna dikkat etmesi gerekir.

bebek.com: Babalar da doğum sonrasında depresyon yaşabilir mi?
Psikolog Ayşe Onursal: Babalar da doğum sonrası depresyon yaşayabilirler. Bu genelde hazırlıksız yakalanılan hamilelik sonrası ya da ilk başta bahsettiğimiz gibi henüz çift olamadan çocuk sahibi olan çiftlerde daha çok görülür. Ancak normal koşullarda da karşımıza çıkabilir. Ebeveyn olmanın erkeğin üzerine koyduğu baskıya, işe yaramama duygusu, kaygı ve eşin depresyonda olması da eklenince babanın da depresyona girmesi beklenilen bir durumdur. Tabii bu tür ailelerde bebek için risk iki katına çıkmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu