Genel

Balçiçek Palmir ile anneliğe dair: Kalabalık ama mutlu hayat!

İkizler üç yaşını bitirdiler, onlarla vakit nasıl geçiyor?
Onlarla yaşam gerçekten çok yoğun geçiyor. Hem televizyon programları hem gazete hem de ev temposu derken, hayat nefes almadan devam ediyor. Ancak farklı bir sistem kurdum kendime saat 2’den önce işe gitmiyorum. Bu yüzden sabah onları ben uyandırıyorum, birlikte kahvaltı ediyoruz. Yuvalarına ben götürüp getiriyorum. Bazen öğle yemeklerini bile birlikte yiyoruz. Tüm bunların benim için çok önemli bir lüks olduğunu düşünüyorum. Hafta sonları da çalışmadığım için tüm vaktimi onlarla geçiriyorum. Yorucu mu derseniz, evet yorucu, ama aynı zamanda inanılmaz keyif verici.

Her an planlı programlı geçiyordur o zaman…
Evet, ben zaten hayatımın her alanında çok organizasyonluyumdur. Bence insan organizasyonlu yaşarsa her şeye vakit bulabilir. Önemli olan da bunu oturtabilmek, benim bu meseleyi oturtmam bir buçuk seneyi aldı. Şimdilerde çocuklar yuvadayken işle ilgili telefon görüşmelerimi yapıyorum, günü planlayıp ona göre hareket ediyorum.

Yuvaya ne zaman başladılar?
Bir yıldan beri yuvaya gidiyorlar, ilk hafta biraz ağladılar ama sonrasında çok çabuk uyum sağladılar.

İkizler hayatınızı nasıl değiştirdi?
İkizlerim olduktan sonra hayatımdaki her şey değişti. Evvela ben değiştim; şu an bambaşka bir Balçiçek var karşınızda. Görüntümden tutun da işe bakış açıma, yazılarıma kadar birçok şey değişti bence.

Ne gibi?
Daha vicdanlı, sabırlı oldum. Hayata daha pozitif bakmaya başladım, hırslarımdan arındım.

Gerçekten çocuk sahibi olmak insanın hırslarını törpülüyor mu?
Evet, ama bu sefer başka türlü hırslarınız oluyor. Mesela kariyer odaklı bir yaşam sürerken, çocuğunuz olduktan sonra bu hırsınızı bir kenara bırakıyorsunuz. İşin ilginç yanı, bu hırsı bir kenara bıraktıktan sonra kariyerinizin çok daha iyi gitmesi. Çok acayip bir durum ama gerçekten öyle. Çocuklarım olduktan sonra benim önceliklerim değişti. Dünyaya iki kişi getirdim ve artık önceliğim iki düzgün insan yetiştirebilmek, onların geleceğini sağlayabilmek. Ve dünyanın en zor işi çocuk büyütüp iyi bir kişilik haline getirebilmek. İlk dört yıl sizin elinizde şekilleniyor çocuklar, dolayısıyla birden bire korkunç bir sorumluluk altına giriyorsunuz ve ister istemez bunun paniğini yaşıyorsunuz. Ayrıca artık para çok daha önemli bir hal alıyor; eskiden az ya da çok kazanmanız umurunuzda değilken, çocuklar olduktan sonra aman yuvası, okulu, geleceği derken panikliyorsunuz. Sonra durup düşününce, ister istemez kendi önceliklerinizi geri plana ittiğinizin farkına varıyorsunuz ve duruluyorsunuz. Sanırım ben o dönemdeyim, her şeye daha sağduyulu ve sakin bakıyorum.

Panik bir anne misiniz?
Annelikte de normal hayatta da panik biri değilimdir. Herkes çok panik, titiz ve dominant bir anne olacağımı düşünüyordu, bunu düşünenler arasında ben de vardım açıkçası. Aksine, çok sakin, beklenenden çok daha rahat bir anne oldum. Tabii ki çocuklar şiddetli bir şekilde düştüklerinde “Aman canım ne olacak?” modunda da değilim. Fakat çocuklarımı sıkmadan rahat bıraktığım için çok rahat büyüyorlar.

İkiz annesi olmakla tek çocuğun annesi olmak arasında ne gibi farklar vardır sizce?
İnanın bilmiyorum. Bu soruya cevap vermem mümkün değil, çünkü ben tek çocuk annesi olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum.

İkiz annesi olmak nasıl bir şey?
Tek kelimeyle “kalabalık”. Bir yere yetişememe duygusu ve sürekli olarak hiçbir şeyin yetmediğini düşünmek. Sevgimin, ilgimin yetmediğini hissediyorum bazen. Ya da suçluluk duyuyorum; acaba bugün kızı mı daha çok sevdim yoksa oğlanı mı gibi… Hayat sürekli harala gürele geçiyor ve ben onlara doyamıyormuşum gibi geliyor. Bir çocuğum olsun da onunla doya doya zaman geçireyim isterdim.

O zaman bir tane daha çocuğunuz olsun ister misiniz?
Yok, artık başka çocuk düşünmüyorum.

Tedavi sonucunda hamile kaldınız değil mi, ne kadar sürdü tedaviniz?
Uzun sürdü. Çünkü düşüklerim oldu, dış gebelik geçirdim.

Bunlar sizi yıldırmadı mı?
Yıldırmaz olur mu, bu iş hiç olmayacak diye çok düşündüğüm zamanlar oldu. O dönemde bahçemde yaşayan kediler sürekli hamile kalıyor ve doğuruyorlardı. Kediler bile doğruyor ama ben doğuramıyorum diye düşünmeye başlamıştım. Tam umudumu kesmiş ve artık zorlamamaya karar vermiştim ki yine hamile olduğumu öğrendim. Benim için çok şaşırtıcı olmadı ama “Acaba bu sefer karnımda duracaklar mı?” diye çok düşündüm. İlk üç ayı atlattıktan sonra sevinebildim.

İlk üç aydan sonrası nasıl geçti peki?
Çok zor ve sancılı bir süreçti benim için, çünkü hamileliğimin beşinci ayındayken babamı, çok kısa bir süre sonra da babaannemi kaybettim. Ailemin bir bölümü gitti. Benim için hem üzüntülü hem de ikiz hamileliği geçirdiğim için zorlayıcı bir dönemdi. Bunların etkisiyle birkaç kez kanama geçirdim ama çok şükür hepsi geçti. Sadece normal bir hamileliğin nasıl bir şey olduğunu görebilmek için tekrar hamile kalmak isterdim.

Ayrı cinsiyetlerde ve ayrı yumurta ikizleri olduklarında ne hissettiniz?
Tanrının en sevgili kulu benmişim diye düşündüm. Yaşadığım o kadar travma ve hayal kırıklığından sonra çok iyi hissettirdi bana kendimi.

Doğum nasıldı peki?
Doğum çok rahat geçti, genel anestezi yaptılar. Çocuklar üçer kiloya yakın doğdular, kuvöze bile girmediler. Doğum sonrasında toparlanmam bir iki günü buldu, emzirmeye alışmak biraz zorlayıcıydı çünkü bir değil iki tane emziriyordum. İkisini ayrı ayrı emzirmeye başlayınca emzirmenin keyfine vardım.

Ne kadar süre emzirdiniz?
Bir buçuk ay emzirdim, sütüm ancak o kadar yetti.

Doğumdan sonra kim baktı?
Aslında bir bakıcıyla anlaşmıştık fakat kaçtı! İlk on gün eşimle birlikte baktık. Sonra bir dadımız oldu, iki yıl o yardım etti. Şimdi başka bir dadımız var. Fakat dadılarımız hep yardımcıydı, asıl olarak ben baktım.

Birinci yılın sonunda ikizleriyle tam anlamıyla mücadele eden, her şeye hakim bir anne oldunuz mu?
Evet, ikizler bir yaşına bastıktan sonra ikisini aynı anda doyurmak, uyutmak, onlarla oynamak gözü kapalı yapabileceğim rutin işler haline gelmişti. Yanımızda yardımcımız da olsa, annem de olsa ben tek başıma ikizlerimle başaçıkabiliyordum, bu çok güzel bir duygu.

Lal ve Kuzey’in arası nasıl, anlaşabiliyorlar mı?
Araları çok iyi. Duyduğuma göre ikizlerin bu kadar iyi anlaşanına zor rastlanırmış. Oysa bunlar birbirlerine çok bağlılar, belki de birinin kız diğerinin erkek olmasından kaynaklanıyordur. Zaman zaman tartışıyorlar ama birbirlerine çok düşkünler, bu da beni çok sevindiriyor. Eskiden ben de eşim de ikizlerden birini alıp dışarı çıkarırdık ve özel vakit geçirirdik, pedagog bunu önermişti, fakat artık yapamıyoruz. Çünkü hemen “Lal nerde? Niye bizimle değil? Kuzey niye gelmedi?” soruları başlıyor.

İsimlerini kim koydu?
Lal ismi zaten bildiğimiz ve istediğimiz bir isimdi, Kuzey ismini de kız kardeşim önerdi, çok hoşumuza gitti.

Eşiniz nasıl bir baba oldu?
Araları çok iyi. Birlikte oyunlar oynuyorlar. Çok ilgili.

Evinizde iki tane de köpeğiniz var, çocuklar açısından hijyenik olmaz diye hiç tereddüt etmediniz mi?
Ben köpekli bir evde büyüdüm, kendimi bildim bileli köpeğimiz vardı. Köpeksiz ev nasıl olur bilmiyorum. Çocuklar olduktan sonraki ilk yıl çocukların odalarına sokmadık, burun buruna olmalarına fırsat vermedik. Şimdi alt alta üst üsteler. Çocuklar da köpekler de çok eğleniyorlar.

Boynunuzdaki dövme yeni mi, bir anlamı var mı?
Evet, bundan üç ay önce yaptırdım, çocuklarımın adı yazıyor. Dövme yaptırmayı çok uzun zamandan beri istiyordum aslında, fakat dövme benim için çok özel bir şey. Hadi gideyim de oramı çizdireyim demek değil, bir anlamı olmalı çünkü o şey sizinle ömür boyu kalacak. Kimileri erkek arkadaşlarının, eşlerinin isimlerini dövme yaptırır, birtakım şeyler yaşanınca da sildirmeye uğraşırlar. Dövme yaptırmak için çocukların isimlerinden daha anlamlı bir şey düşünemiyorum. Çocuklar zaten hayatımıza kazınmış durumdalar. Böylece enseme Arapça olarak, şimal ve lal yazdırdım, onların yanına da kanatlar yaptırdım. Çünkü onlar benim meleklerim.

Tepkileri ne oldu?
Dövme yaptırdıktan sonra eve gelince anlattım. Aslında anlamayacaklarını düşünüyordum fakat yanılmışım, her akıllarına geldiğinde tekrar anlattırıyorlar. Vücudumda onlara ait bir şeyin olması çok hoşlarına gitti.

Söyleşi Müge Serçek
Fotoğraf Tuna Yılmaz

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu