Genel

Baby symphony’de çocuklar klasik müzik ile tanışıyor!

Baby Symphony, bebekleri ve çocukları klasik müzikle tanıştırmayı hedefleyen bir eğitim merkezi. Merkezin adıyla aynı adı taşıyan bir programla 4 aydan 4 yaşa kadar olan çocuklar müzik eğitimi alıyor ve farklı enstrumanlarla tanıştırılıyor. Baby Symphony’nin sahibi ve eğitimcisi olan Ayça Hanım’la hem Baby Symphony eğitim programı hakkında hem de klasik müzik eğitiminin çocuklar üzerindeki etkileri hakkında kısa bir söyleşi yaptık. İşte söyleşinin ayrıntıları…

Bize Baby Symphony eğitimi hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
Eğitimimiz bir dönemi haftada 40 dakika olmak üzere 10 haftalık bir periyottan oluşuyor. Eğitimi 4 aydan 4 yaşa kadar olan bütün çocuklar alabiliyor. Çocuklar yaşlarına göre farklı sınıflara ayrılıyorlar. Eğitimler aileleri ya da bakıcıları ile katılıyorlar.

Bu eğitimde esas amaç, 4 aydan 4 yaşa kadar olan çocuklarla güzel bir müzik eşliğinde eğlenceli ve keyifli zaman geçirmek. Burada yaptığımız çalışmalar klasik müzik ağırlıklı olduğu için çocuklara klasik müziği tanıtmak, onları iyi birer klasik müzik dinleyici yapmak, onların ritim duygularını ve kulaklarını güçlendirmek de eğitimimizin amaçları arasında yer alıyor. Ayrıca çocuklara eğitim esnasında verdiğimiz küçük enstrümanlarla onların el-göz, el-kol koordinasyonlarını da geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu enstrümanlarla çocukların farklı duyu organlarını uyararak onların sesler konusunda farkındalık kazanmalarına yardımcı oluyoruz.

Eğitiminiz için neden özellikle 4 ay- 4 yaş gibi belirli bir yaş periyodunu belirlediniz?
Bu durum programımızın özelliğinden kaynaklanıyor. Program bu yaş periyodundaki çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için dizayn edildi. Çünkü 4 yaştan büyük olan çocukların yapabilirlikleri ve ihtiyaçları artıyor, böyle bir durumda bu eğitim programı içinde onların ihtiyaçlarını karşılamak oldukça zorlaşıyor. Ayrıca çocuklar 4 yaşından sonra farklı aktivitelere katılabiliyor, okula gitmeye başlıyor yani müzikle tanışabileceği farklı ortamlarda bulunabiliyorlar, ancak 4 yaş öncesinde müzikle tanışabilecekleri ortamlar sınırlı olduğu için onlara bu eğitim aracılığı ile müziği tanıtıyoruz.

Sınıflarınızda maksimum kaç öğrenci bulunuyor?
Böyle bir eğitim sınıfında maksimum 10 kişi olması gerekli, sayı arttıkça çocuklarla birebir ilgilenme şansınız azalıyor, bu da verilen eğitimin kalitesini düşürüyor. Benim verdiğim eğitimlerde ise bir sınıfta maksimum 6 kişi oluyor.

Eğitimleriniz esnasında çocuklara tanıttığınız enstrümanlar yaş gruplarına göre farklılık gösteriyor mu?
Hayır. Her yaş grubuna aynı enstrümanları tanıtıyorum ama yaş gruplarına göre tanıtma şeklim değişiyor. Enstrümanları bebeklere tanıttığım gibi 3 yaşındaki çocuklara tanıtmıyorum. Mesala, çocuklara çelloyu tanıtmak istiyoruz, 3 yaşındaki bir çocuğa çelloyu çalmasını sağlayarak çelloyu tanıtıyoruz, 6 aylık bir bebeğe ise kendisinin çellonun üstüne oturtarak çelloyu tanımasını sağlıyoruz.

Bu eğitimin sonunda çocukta ne gibi farklar olmasını hedefliyorsunuz?
Beklentiler çocukların yaşlarına göre elbette değişiyor. 2 yaşına kadar çocuklarda basit olarak beklenen davranışlar, ellerini yukarı kaldırıp aşağı indiriyor olması, dur (stop) dendiği zaman susması gerektiğini biliyor olması, hızlı yavaş dendiğinde uyum sağlaması bekleniyor. 2 yaş üstü çocuklarda ise bir temaya ya da karaktere bağlı hikayeleri takip edebiliyor olmaları bekleniyor. Örneğin bir kuklanın anlattığı şeyleri takip edebiliyor olması bu yaş grubundaki çocuktan beklenen davranışlar arsında yer alıyor.

Buraya gelen ailelere evde çocuklarıyla beraber yapmaları için neler tavsiye ediyorsunuz?
Burada yaptığımız şey eğitim olduğu kadar eğlece aslında. Bu nedenle ailelere evde çocuklarına yaptırmaları için herhangi bir ödev vermiyorum tabiki. Ama ailele sınıfta çocuklarıylka beraber eğitimlere katıldıkları için ne yapmaları gerektiğini onlar da öğreniyorlar. Zaten burda kullandığımız şarkılar ve müzikler ailelerin çok da uzak olduğu eserler değiller, genellikle onlara aşinalar, bu nedenle aileler de evlerinde çocuklara bu müziklerle aktiviteler yaptırmakta pek zorlanmıyorlar.

Bu eğitimin kalıcı olması için çocuğun bu eğitime ne kadar süre devam etmesi gerekli?
Çocuklar buraya bir dönem de gelseler kalıcı etkilerle ayrılabiliyorlar. Çocuklar boş bir bilgisayar gibidirler, bir kere yükledikleri bilgileri kolay kolay silmezler. Dolayısıyla bir çocuğun buraya üç sene boyunca illa gelmesi gerekmiyor. Ama eğitime devam eden bir çocuk aynı şeyleri farklı perspektiflerden ve derinlemesine öğrenme imkanına sahip oluyor.

Buraya “gelemeyen” aileler için sorarsak, onlara çocuklarıyla beraber neler yapmalarını tavsiye edersiniz ki çocuklarının müzik farkındalığını arttırabilsinler?
Türkiye’de çocukların gelişimiyle ilgili bilgi veren kitapların sayısının artması ailelerin kendi çocuklarının gelişimini takip edebilmeleri için çok büyük bir yardımcı. Aileler bu kitaplarda çocukların yaşlarıyla doğru orantılı olarak farklı ses ve müziklere nasıl tepkiler verdikleri hakkkında yeterli bilgiye kolat-yca ulaşabilir ve çocuğunu bu bilgiler ışığında takip edebilir.

Bunun yanı sıra özellikle bebekler için bebek masajı yaparken masajla beraber bebeğin müzik dinlemesini de sağlıyabilirler. Annenin masaj esnasında söyleyeceği bir ninni ya da çocuğa dinleteceği yumuşak bir müzik çocuğun seslere karşı olan duyarlılığını arttıracaktır.

Ailede enstrüman çalan biri varsa çocuğun müzik eğitiminde bu durumun nasıl bir etkisi olur?
Müzik eğitiminin, özellikle de klasik müzik eğitiminin çocukların beyin gelişiminde önemli bir rol oynadığı uzmanlar tarafından kanıtlanmış bir gerçek. Ailede bir müzik aletini kullanan kişilerin olması çocuğun beyin gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunur ve çocuğun gelişmesini sağlar. Ayrıca bu durum çocuğa farklı kazanımlarda sağlar, çocuğu gürültüye alıştırır. Çocuğun ufak gürültülerden etkilenmesini engeller, mesala çocuğun uyurken sese alışmasını sağlar ve ufak gürültülere uyanmasını engeller. Bunun yanı sıra evde bir müzik aletinin çalınıyor olması çocuğu rahatlatır, müziğin etkisiyle çocuğun gevşemesine yardımcı olur.


Ayça Keleşoğlu kimdir?

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Keman Bölümü mezunu olan Ayça Keleşoğlu, daha sonra Viyana Müzik Akademisi Keman ve Müzik Pedegoji bölümlerini bitirdi. Ardından New York’ta keman bölümünde mastır yaptı. 5 sene yine New York’ta 4 ay-4 yaş çocuk gruplarına eğitimler verdi.

Ekibinde bulunan Vefa Hanım ise piyanist. Azerbaycanlı. İTÜ Devlet Konservatuarı Piyano Bölümü mezunu.

İDİL SEDA AK

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu