Babalar ve bebekleriyle ilişkileri

ABD’de yapılan, anne ve babalardan oluşan 28 bin kişinin katıldığı bir ankette, yeni bebek sahibi olan çiftlere çeşitli sorular yöneltildi. Yeni bebek sahibi olan annelerin neredeyse tamamı, artık eşlerinin onlar için bir numara olmadığını itiraf ettiler. Aynı anket sonuçlarına göre, babalar da kendilerini, anne-bebek arasındaki bağa nazaran, ilişkiden kopuk ve dışlanmış hissediyorlar. Aldığımız e-maillerde de görüyoruz ki, bu durum ülkemizde de çok farklı değil. “Benim de ilgiye ihtiyacım var!” diyen sayısız babanın varlığından haberdarız. Sonuç olarak, evin yeni misafirinin babaların dışlanmalarına neden olduğu da çoğu durumda su götürmez bir gerçek. Bu ve benzeri şaşırtıcı sonuçlara kulak vererek, gerçekleşecekler konusunda biraz daha hazırlıklı olabiliriz. 
 
Anne, en çok kimi seviyor? 

Bebeğiniz eve gelmeden önce, belki hemen her akşam birbirinize sarılıp televizyon izlerdiniz. Belki de akşam için en sevdiği yemeği pişirir, heyecanla eşinizin gelmesini beklerdiniz. Belki de gün içinde sayısız kez mesajlaşır, her telefonda konuştuğunuzda, akşam evde buluşabilmek için sabırsızlanırdınız. Ama artık, o gece uyumadan önce bir iyi uykular öpücüğü alırsa bile kendini şanslı sayıyor. Aslında bunda da tamamen haklı. Artık zamanınızın ve enerjinizin neredeyse tamamını, evin yeni yöneticisine ayırmak zorundasınız ve eşinizle paylaşabileceğiniz her an, onun izin verdiği aralıklarda olmalı, tabii siz hala ayakta durabiliyorsanız. 
Dahası, bu zorlu koşullardan babaların da haberdar olmaları ve bebeğiniz eve geldiğinden beri biraz kıskanç davranmaya başlamış olmaları. İşte birkaç yeni baba homurtusu: “Tüm öpücükleri, sarılmaları bebek alıyor”, “Devamlı olarak bebeğin ihtiyaçları düşünülüyor. Benim ihtiyaçlarımın ne olabileceğini artık eşim hiç sormuyor.” 
 
Araştırmalar ne gösteriyor?

Yapılan anket ve araştırmalar da gösteriyor ki, babalar baştan sona kadar tüm yorumlarında haklılar. Özellikle yeni bebek sahibi olmuş olan anneler, hayatlarında duygusal olarak en bağlı oldukları insanı “bebekleri” olarak tanımlıyorlar. Ancak yeni bebek sahibi olan babalara aynı soru yöneltildiğinde, erkeklerin üçte ikisinden daha yüksek oranda bir bölümünün, duygusal olarak en bağlı oldukları kişiyi, siz, yani eşleri olarak tanımlıyorlar. 

Öyle görülüyor ki, kadınların duygusal konumları ve tercihleri anne oldukları andan itibaren değişiyor. Daha yeni bebek sahibi olmuş okurlarımızdan birinin tek cümlesi, bu acı gerçeği kanıtlıyor: “Benim aşık olduğum, sevdiğim kadın gitti, başka biri geldi…” Yapılan anketler de bu görüşü destekliyor; kadınların yüzde 90’ı, bebek sahibi olduktan sonra, doğumdan önce oldukları kişiden tamamen başka biri haline geldiklerini söylüyorlar. 

Pek çok annenin, “Artık her şeyi bebeğime göre planlıyorum, onun sağlığı ve iyi olması her şeyden daha önemli” dediğini duymuşsunuzdur. Ancak bu doğal ve bebeklerin sağlığı için (belli bir düzeyi aşmadığı sürece) yararlı olan durumdan, babaların erken dönemde haberdar edilmesi, çeşitli yollarla hazırlanması gerekir. 
 
Hazırlanılması gereken gerçekler… 

Terk edilmek… Erkeklerin yüzde 60’ından fazlası, eşlerinin bebekleri dünyaya geldikten sonra kendilerini eskisi kadar sevmediklerini ve ilgi göstermediklerini belirtiyorlar. Bunu belirten grubun yüzde 42’si, bu durumu anladıklarını ve doğal karşıladıklarını belirtirken, aynı grubun yüzde 44’ü kızgın, kıskanç, üzgün ve terk edilmiş hissettiklerini belirtiyorlar. 

Yeni doğan bir bebekle ilgilenmek, onun bakımını üstlenmek ve bir yandan da öğrenmek, son derece zor ve yorucu bir iştir. Bu süreç içinde, ilişkinin ve karşımızdaki diğer kişilerin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurabilmek, yapabilmek hatta bu ihtiyaçlarla ilgili konuşabilmek bile son derece zor gelir. Bu durum karşısında daha bebeğini yeni yeni kucağına almaya başlayan babaların, kendilerini dışlanmış hissetmeleri son derece doğal bir durumdur. Çünkü yaşanan değişimin boyutları çok büyüktür. Yine aynı ankete katılan erkeklerin yüzde 80’i, bir annenin bebeğini öncelikli tutmasının doğal olduğunu belirtmelerine rağmen aynı grup içinden çok sayıda baba, kendilerini mutsuz hissetmektedir. Bunun ne bencillikle ne de anlayışsızlıkla ilgisi yoktur. 

Çiftlerin kendilerini değişime hazırlaması, yaşamlarında değişebilecek ayrıntılarla ilgili konuşabilmesi, hatta başka anne babalar tarafından bebek sahibi olmanın ilişki açısından yaratacağı olumsuz yanlarla da ilgili bilgilendirilmesi, evin içinde kendini misafir gibi hisseden babaların gezinmesini önleyecektir. 

Ankete katılan anne ve babaların büyük çoğunluğu, bebeklerinin doğumunun ardından ilişkilerinin daha da geliştiğini belirtse de, endişeli grubu oluşturan annelerin yüzde 23’ü ve babaların yüzde 17’si, bebeklerinin doğumunun ardından eşleri ile olan ilişkilerinin kötü yönde değiştiğini ve aralarında önemli bir mesafenin geliştiğini belirtiyorlar. Kadınlara göre, eşlerinin talepleri bebekleri hayata geldikten sonra artmış durumda ve ankete katılan yeni annelerin yarısı, eşlerinde meydana gelen bu değişikliğin kendilerini yorduğunu, kızdırdığını ve yetersiz hissetmelerine neden olduğunu belirtiyorlar. 
 
Yaşanan bu değişikliklerin yansıması…

Tüm yansımalar, yatak odasını karartıyor… Ankete katılan erkeklerin yüzde 50’si doğumun hemen ardından eşlerinin kendilerini cinsel olarak arzulamadıklarını belirtiyorlar. “Artık aramızda cinsel olarak bir yakınlaşma yok” diyen katılımcıların oranı, yüzde 40’larda; ancak hem erkeklerin hem de kadınların büyük bölümü, bu durumu da aşırı yorgunlukla açıklıyorlar. Kadınların kalan bölümü, aldıkları kilolar nedeniyle çekici bulunmadıklarını söyleseler de, erkeklerin bu şekilde düşünmediği ortada. 
 
Tüm haberler kötü değil… 

Bebekler gece boyunca uyuyorlar ve libidolar yeniden yükseliyor. Bir süre sonra gerçekleşecek olan tek gerçek bu… Her şeyin tıpkı eskisi gibi olmayacağına emin olabilirsiniz, ancak çok güzel olmayacağını kimse söyleyemez… Ayrıca eşiniz başlangıçta sizi bebeğinizden ne kadar kıskanıyor da olsa, bir süre sonra bu kıskançlık yerini dinginliğe ve sevgiye bırakıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı