Genel

Alerjide genetik yatkınlık belirleyicidir

Son yıllarda alerjik hastalıklarda ciddi bir artış görülüyor. Çevre ve hava kirliliği, katkılı gıdalar, ilaçlar, endüstrinin gelişmesi bu artışın en önemli sebepleri arasında yer alıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Pediatri Anabilim Dalı Alerji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Reha Cengizlier, alerji sorunu olan çocukların annelerinin bir şeyleri eksik yaptığı, çocuğuna yeteri kadar bakamadığı, bu nedenle alerji olduğuna dair bazı inanışları olduğunu söyleyerek bu yanlış kanı için şunları söylüyor: “Oysa böyle değil, genetik yatkınlık daha belirleyicidir.”

bebek.com: Allerji nedir?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Allerji; “Allerjen” denilen ve dışardan girerek vücuda zarar verecek maddelere karşı vücudun aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkan durumlardır. Normalde, vücudun savunma mekanizmasıdır. Ancak bazı kişilerde bu savunma abartılıdır; kendine zarar vermeye başlar, alerjik hastalık ortaya çıkar. Yani; etkiye aşırı tepki söz konusudur. Bu aşırı tepki hangi organ veya sistem ağırlıklı ise o sisteme ait hastalık olur. Alt solunum yollarında ise astım, üst solunum yollarında ise alerjik rinit olur; saman nezlesi, bahar nezlesi gibi isimleri de vardır. Ciltte olursa egzema da denen atopik dermatit, kurdeşen de denen ürtiker şeklinde görülebilir. Bazen bir kaçı bir arada olabilir. Bazen de zamanla biri diğerine dönüşebilir.

bebek.com: Neden olur?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Bazı insanlar, genetik olarak alerjik hastalıklara karşı yatkındır. Bu insanlar, çevresel alerjenlerle karşılaştıklarında, bir yere kadar tolerans gösterebilirler. Ancak tolerans sınırını aştığında hastalık olarak ortaya çıkar. Bu sınırı ne zaman aşacağı bilinemediğinden, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Bu genetik yapı, aileden kalıtsal olarak geçebileceği gibi, ailede olmadığı halde o bireyde ilk kez ortaya çıkabilir. Ama ailede alerjik hastalık varsa, bu risk daha yüksektir. Özellikle annelerin endişesi, bir şeyleri eksik yaptığı, çocuğuna yeteri kadar bakamadığı, bu nedenle alerji olduğudur. Oysa böyle değil, genetik yatkınlık daha belirleyicidir.
Son yıllarda artışına ait çeşitli teoriler vardır. Çevresel etkiler en başta düşünülür. Çevre ve hava kirliliği, Katkılı gıdalar, ilaçlar, endüstrinin gelişmesi, tıbbın gelişmesi ve enfeksiyon hastalıkları ile daha iyi savaş verebilme, ve genetik yapının gidiş yönü gibi açıklamalardır. Hiçbiri tek başına açıklamaya yetmemektedir. Bu konudaki araştırmalar da sürmektedir.

bebek.com: Bebeğin anne sütü alması alerji riskini azaltır mı?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Tek kelimeyle evet. Bebeklerin, mümkün olduğunca uzun süre anne sütü alması ; hele ilk ay sadece anne sütü alması beslenmede çok önemlidir. Ailede alerji öyküsü varsa, riski azaltmak için ek gıdaları olabildiğince geç başlamak, katı gıdaları geç başlamak, anne sütünü uzun süre vermeye özendirmek gerekir.

bebek.com: Alerjik bir annenin bebeğini emzirmesi alerji ihtimalini güçlendirir mi?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Hayır. Anne alerji hastası bile olsa, onun sütü bebeğin alerjik olmasına neden olmaz. Araştırmalar, anne sütü ile alerjenlerin geçmediğini, geçenlerin de bebekte alerji yapmaya yetmediğini göstermiştir. Anne alerji hastası da olsa bebeğini mutlaka emzirmelidir.

bebek.com: Anne ve babası alerji hastası olan bebeklerde alerji ihtimali artar mı?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Alerji riski genetik yatkınlıkla artar. Yakınlık derecesi ne kadarsa risk de o kadar artar. Örneğin toplumda alerjik hastalıkların görülme oranı ortalama % 10 civarındadır. Yani her 10 kişiden birinde alerji söz konusudur. Eğer anne-babanın birinde alerjik hastalık varsa; bu risk % 20-25 , ikisinde de varsa %30, ilaveten kardeşinde de varsa %60, tek yumurta ikizi kardeşinde de varsa % 100’e yakındır.

bebek.com: Alerji belirtileri nelerdir?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Hangi organ hedef ise o organa ait belirtiler ön plandadır. Solunum yollarında ise astım veya alerjik nezle, ciltte ise egzema gibi.

bebek.com: Bebeklik çağında en sık görülen alerjik hastalıklar nelerdir?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Bebeklik çağında en sık görülenler besin alerjileri ve tekrarlayan hırıltılı- hışıltılı solunumla giden solunum sistemi alerjileridir. Besin alerjisi zamanla düzelme şansı çok yüksek olan bir grubu oluşturur. Hışıltılı bebeklerin de anomalisi, solunum yoluna kaçan yabancı bir madde, yiyecek parçası vs. gibi altta yatan bir neden olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. Eğer yoksa, bu bebeklerin bir kısmı kendiliğinden, bir kısmı da tedavi ile düzelir. Çok az bir kısmı ilerde astım olarak devam eder.

bebek.com: Alınabilecek önlemler nelerdir?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Alınacak önlemlerde en başta gelen çevre koşullarını düzeltmedir. Özellikle de bebeğin yaşadığı evin hiçbir odasında, hiçbir zaman, bebek varken veya yokken sigara içilmemesidir. Evi havalandırmakla, dumanı dışarı üflemekle korunmak mümkün değildir. Aşırı tozlu, kirli bir ev, bebeğin yattığı odada küf-rutubet bulunması da istenmeyen çevre koşullarıdır. Alerji riski olan bir bebeğe katı gıdaların geç başlanması da önerilmektedir. Anne sütü mümkün olduğunca uzun süre verilmelidir. Çocukta alerjik hastalık belirtileri ortaya çıktıktan sonra eve yeni evcil hayvan alınmamalıdır. Bebek doğmadan önceden beri var olan hayvanların evden gönderilmesine gerek yoktur.

bebek.com: Tanı nasıl konur?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Alerji tanısını koymak için öncelikle şikayetleri dikkatle değerlendirip alerjiden şüphelenmek gerekir. Çevresel alerjenleri saptamak için çocuğun yaşına uygun tetkikler yapılır. Mümkünse, alerji uzmanı tarafından yapılacak , doğru yorumlanacak deri testleri çok yardımcıdır. Bu mümkün değilse, daha az hassas olan kandan yapılan taramalar da yönlendirebilir. Yine tutulan sisteme göre solunum fonksiyon testi, radyolojik tetkikler, uzun süreli deri (patch) testi, burun salgının incelenmesi, bazen deri biyopsisi, provokasyon testleri gibi yöntemler uygulanabilir. Hangi hastada hangi tetkiklerin yapılacağına mutlaka doktor karar vermelidir. Ayrıca alerjik hastalıklarla benzer bulgu vererek karışma riski olan diğer hastalıkların ayırımını yapmak için de gerektiğinde bu diğer hastalıklara yönelik tetkikler de yapılmalıdır.

bebek.com: Tedavi nasıl yapılır?
Doç. Dr. Reha Cengizlier: Basamak tedavisi uygulanır. Birinci sırada korunma gelir. Genel alerjenlerden sakınma ve o hastada yapılan tetkikler sonucu saptanan özel alerjenlerden sakınma gerekir. Bu her zaman çok kolay olmaz. Örneğin, solunum yolu ile vücuda giren alerjenlerden tamamen sakınmak mümkün olmayabilir. Olabildiğince sakınmak denenebilir. Hastalığın cinsine göre seçilecek tedavi edici ve rahatlatıcı ilaçlardan oluşan bir ilaç tedavisi de ikinci adımdır. Hastalığın cinsi, şiddeti, özelliğine göre ilaçlar azaltılır, artırılır, değiştirilir, doz ayarlanır. Yani bu süreç, kontrollerle devamlı düzenlenmesi gereken bir süreçtir. Hastanın, başlanan bir ilacı yıllarca kendi kendine devam etmesi doğru değildir.
Bir de solunumla gelen ve sakınılması mümkün olmayan alerjenlere karşı uygulanan aşı tedavisi vardır. Ortalama 4 yıl süren zor, uzun, zahmetli, bazen de hayati tehlikesi olabilen bir tedavidir. Ama doğru seçimle, uygun hastaya verilir ve doğru uygulanırsa da hastalığı iyileşme yönüne yönlendiren tek tedavi çeşididir. Mutlaka ve mutlaka Alerji Uzmanınca başlanması gerekir. Alerji uzmanının doz ayarlamasından sonra önerilen dozları uygulamada, bulunulan yerdeki sağlık birimlerinden de yararlanılabilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu