11-14 testini biliyor musunuz?

Son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan ve 3’lü teste göre bir çok avantajı olan diğer bir test ise 2’li test veya diğer adıyla 11-14 hafta tarama testi. Doğan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ferhat Uysal bu testle ilgili merak edilenleri sizlerle paylaşıyor.

Günümüzde anne karnındaki bebeklerin sağlıklı olup olmadığına ilişkin çeşitli testler yapılıyor. Özellikle ultrasonografinin bu konudaki katkılarını yadsımamak gerekiyor. Ultrasonografinin devreye girmesiyle anne karnındaki bebeklerin takibinde çığır açıldı. Şekilsel bozuklukların eşlik ettiği doğumsal anormalliklerin birçoğu bu yolla tesbit edilebiliyor. Ancak bazı doğumsal anormallikler, belirgin şekilsel bozukluk yapmamakla birlikte oldukça ağır ve tedavisi mümkün olmayan hastalıklara yol açabilmekte.

Genetik hastalıklar bunların başında geliyor. Dr. Uysal “toplumda bilinen en yaygın genetik hastalıklar olarak down sendromu adı verilen trisomi 21 veya diğer adıyla mongolizm örnek verilebilir.” diyerek şöyle devam ediyor: “Bebeğin genetik şifresinde ortaya çıkan bir problemden dolayı bu bebekler hem şekilsel hem zihinsel bir çok özre sahiptirler. Bu hastalığın ve buna benzer başka genetik hastalıkların en kesin tanı yöntemi bebek hücrelerine ulaşıp içlerindeki genetik şifreyi çözmekle mümkün olabilmektedir. Bunun için ya gebeliğin erken dönemlerinde bebeğin eşinden doku alınması (koriyon villus örneklemesi) veya gebeliğin ortalarına yakın bebeğin içinde bulunduğu ortamdan sıvı alması (amniosentez) veya son olarak bebeğin göbek kordonundan kan alınması (kordosentez) gerekmektedir. Bu yöntemlerin hepsinde gebeliği kaybetme olasılığı var.”

İşte bu sakıncadan dolayı çeşitli tarama testleri geliştirilmiş. Tarama testlerinin gebenin şahsına ve karnında taşıdığı bebeğe özgü olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun için hem gebeye ait bir takım özel bilgiler (yaş, kilo, varsa önceki gebeliklerindeki özellikler gibi) hem bebeğe ait özel bilgiler (birtakım ölçüler, gebelikten dolayı anne karnında bulunan bazı maddelerin ölçümü gibi) toplanarak bir bilgi paketi oluşturuluyor ve bu bilgi paket özel bir bilgisayar programına verilerek söz konusu gebenin devam etmekte olan gebeliğindeki bebeğinin down sendromlu veya başka bir hastalığının olma riski hesaplanıyor. Dr. Uysal “eğer bu hesaplama sonucu elde edilen risk değeri yüksekse (yukarda anlatılan kesin tanı yöntemlerindeki bebeği kaybetme riskine göre) aileye etraflıca danışmanlık verilerek yukarıda bahsedilen kesin tanı yöntemlerinden uygun olanı uygulanarak kesin sonuca ulaşılmaktadır. Bir başka deyişle önce tüm gebeler taranmakta böylece riski yüksek olanlar tespit edilip kesin tanı testleri uygulanmaktadır.” diyor.

3’lü tarama testi mi, 11 – 14 testi mi?

Bu testlerin en bilineni 3’lü tarama testi. Ancak son dönemlerde yaygınlaşmaya başlayan ve 3’lü teste göre bir çok avantajı olan diğer bir test ise 2’li test veya diğer adıyla 11-14 hafta tarama testi. 11-14 hafta testi adından da görüleceği gibi 3’lü testten daha önce, yani gebeliğin daha erken dönemlerinde yapılabilmekte (3’lü test 16-20 hafta arası yapılmaktadır). Dr. Uysal “11-14 hafta testinin hastalıkları yakalama olasılığı (yaklaşık %90), yani 3’lü teste (yaklaşık % 60) göre oldukça yüksek” diyor.

11 – 14 testinin özellikleri

11-14 hafta testi sırasında ultrasonografinin önemli bir yeri var. Dr. Uysal testle ilgili şunları söylüyor: “Bu testteki en önemli veri bebeğin ense pilisinin ölçümüdür. Down sendromlu veya başka bir çok genetik hastalıkta olduğu gibi bazı kalp hastalıkları, akciğer hastalıkları, iskelet hastalıklarında bebeğin ense kısmındaki sıvı birikimi artar. bu bölgenin ölçümü milimetrenin onda biri ölçeğinde gerçekleşmekte olup sanılanın aksine zor ve hassas bir işlemdir. Doğru ölçümü yapabilmek için bazen hekim oldukça uzun bir zaman ayırmak zorunda kalabilir. Bebeğin o andaki pozisyonu etrafındaki amnios zarı ve bir çok şey bunu zorlaştırabilir. Ayrıca kullanılan ultrasonografi cihazının da bu ölçümü yapabilmesi gerekir. Bunun dışında bebeğin baş-popo uzunluğunda istenen verilerden biridir. Bahsedilen bilgi paketine eklenecek başka veriler ise anne kanında bulunan ve gebeliğin seyrine göre değişiklikler gösteren iki özel maddenin ölçümüdür. Birincisi anne kanındaki β- hcg düzeyi diğeri papp-a adındaki maddedir. Bu iki maddenin sağlıklı bebek taşıyan gebelerdeki değişim çizgisi ile sağlıksız bebek taşıyan gebelerdeki değişim çizgisi farklı olabilmektedir. Ayrıca anne yaşı, son adet tarihi, annenin kilosu, varsa önceki gebeliklerdeki özellikler, bebeğin kalp atım hızı gibi veriler de ilave edilerek istenen bilgi paketi oluşturulmakta ve özel bilgisayar programı yardımıyla bebeğin sağlığı hakkında bilgi edinilmektedir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı