Bebek Ekle

Diğer Konular

Yasemin kayıhan’ın doğum hikayesi

Yasemin Kayıhan’ın Doğum Hikayesi

Aslında kararsızdık, çocuk istiyorduk ama zamanlamayı bir türlü yapamıyorduk. Bana göre daha gezecek çok yer,deniz altında keşfetmemizi bekleyen başka başka güzellikler vardı. Aytuğ’a göre ise bebek mutlaka "ikizler" burcunda olmalıydı,erkek olması da tercih nedeniydi.Bu yüzden ince hesaplar yapıp duruyordu.Ayrıca kafam da çok karışıktı; tekrar iş hayatına mı dönmeli, yoksa bebek sahibi mi olmalıydım?

Böyle kara kara düşünürken, boştan alıp doluya, doludan alıp boşa koyarken; tuhaf uyku halleri ve halsizlik, bebekli rüyalarla birleşince test yapmaya karar verdim. Ama kesin negatifti, emindim.Mümkün olamazdı,biz bebeğimizi planlayıp yapacaktık.Sabah ilk iş testi yapmak oldu.Gözlerime inanamadım,10 saniyede pozitifi görmüştüm.Aytuğ ile birlikte şok geçiriyorduk. Birbirimize sarıldık ve öylece kalakaldık. Sevinelim mi üzülelim mi bilmiyorduk…

Hemen dünya tatlısı doktorum Naciye Mülayim‘den randevu aldık. Ben hala test yanlıştır, hamile değilimdir diye düşünüyordum. Taa ki, evet taa ki keseyi görene kadar. 4.7 milimetrelik bir canlı varlık içimdeydi. Minicik bir nokta, inanılmaz mucize içeriden "Eee yeter artık sizin nazınızla uğraşamayacağım ben geliyorum, bundan sonra üç kişilik minik bir aile olacağız." diye bağırıyordu. Tuhaf duygularla doktordan ayrıldık, ne yapacağımızı bilemiyorduk.İlk baştan ailelere söylemeyip, biraz bekleme kararı almıştık.Ama ertesi gün yılbaşıydı. Bebeğimiz bize yeni yıl hediyesiydi ve bu hediyeyi ailelerimizle paylaşmalıydık. Aman Allah’ım ne kadar da torun istiyorlarmış. Herkes sevinç gözyaşlarıyla ,birbirini kucaklayarak yılbaşına girdi. Eeee o sene, ağustos ayı sonuna doğru minik torunları geliyordu,bundan daha güzel yeni yıl hediyesi olur muydu?

Zaman hızla geçerken, içimdeki mucize de yeşerip büyüyordu.İkinci ay kontrolüne gittiğimizde ,bizim "5 milimetre" diye çağırdığımız minnoşumuz inanılmaz bir şekilde büyümüştü.Karnım da hafif hafif çıkıyordu.Ancak hala inanamıyorduk,biz anne baba mı olacaktık? O kadar tempodan sonra evde oturup çocuk mu bakacaktık? Bizim için en güzel çocuk başkasının çocuğuydu hani..Ağlayınca anne babasına vereceğimiz..Bundan sonra biz de çocuklu aile sınıfındandık. Süper bir hamilelik geçiriyordum,mide bulantısı ,aşerme hiçbir sorunum yoktu.O kadar iyiydim ki Aytuğ da yaptığım nazları yemiyordu."Naz mı ,gaz mı ?"diye dalga geçiyordu..Gezmediğim yer yoktu. Bebek doğunca gezemem diye her yere koşa koşa gidiyordum.. AKM‘ deki tüm opera ve baleleri seyrettim. Hatta annem "Çocuk arya söyleyerek doğacak" diye benimle dalga geçiyordu.Tiyatrolar, konserler, sinema ve İstanbul Modern…Ve üç tane düğün .Sanki herkes benim hamileliğimi beklemişti evlenmek için,her düğünde göbek atmaktan, oynamaktan helak olmuştum.En son Ayça’nın ( Aytuğ’nun kardeşinin )düğününde pistten indirememişlerdi beni ..Ben bu düğünü senelerdir bekliyordum, oynamadan da duramazdım..Zaten 12 gün sonra da doğum yaptım :))

Bir de, bir de bol bol alışveriş.Artık Cadde’deki bütün hamile butikler ve bebek mağazaları ikinci adresimizdi. Her gün yeni torbalarla eve geliyorduk.

Bebeğimin de bu gezmelerden çok mutlu olduğunu hissediyordum. Bebeğim annesi gibi gezmeyi çok seviyordu.O kadar ki yaz tatiline gitmeden bir gün önce annesi bir düğünde merdivenlerden düşmesine rağmen hiç sesini çıkartmamış, tatile çıkmak istemişti. Tatilde annesi buz gibi sulara atlarken o da içeride annesiyle birlikte yüzmüş, sorunsuz bir tatil geçirmesini sağlamıştı.

Bebeğimiz biraz erken , yani 12.haftada bize "erkekim ben" dedi.Bacaklarını öyle açmıştı ki Aytuğ bile anlamıştı erkek olduğunu..Aytuğ ikizler burcunu tutturamamıştı ancak erkek tutmuştu.Ben rüyamda oğlum olacağını gördüğüm için şaşırmamıştım, ancak içten içe de kız istiyordum. Bale yapan, çıtır, sarışın bir kız.Ama oğlum olacağı için de çok mutluydum, zaten hep hayırlısını istememiş miydim? Bundan sonra göbeğimin adı "oğlum" idi.

Bir gün arabada giderken "Oğlum adın ne olsun?" diye sordum. İçimdeki ses "Doruk Emre" dedi. Zaten ne zaman isim kitabına baksam karşıma "Doruk" adı çıkıyordu. Ancak Aytuğ’ ya hiç bir ismi beğendiremiyordum. Hepsine bir kusur buluyordu. O yüzden doğana kadar bebeğimin adı "oğlum" du , "canım" dı.

Artık hayatımızı gelecek oğlumuza göre düzenlemeye başlamalıydık. Ataşehir ‘deki mütevazi evimiz bize küçük gelecekti aynı zamanda ailelerimize de çok uzaktı. Hemen ev aramaya başladık. Altı ay boyunca, Suadiye - Çiftehavuzlar hattında tüm emlakçılara gidip ,tüm evlere baktıktan sonra ,tam da umudumu kesmişken; Suadiye’de , doğduğum büyüdüğüm mahallede ve annemlerin karşı sokağında kocaman süper bir ev buldum. Hemen taşındık, bebek odamızı hazırladık ve halasının fındığını beklemeye başladık.

Yine koşturmalar içinde, doğuma bana göre iki hafta daha varken, sokakta düştüm. (Balon pompası almaya gidiyordum) Bence hiç önemli değildi. Sadece dizim kanamıştı. Yakındaki ASM Suadiye Kliniği’ne pansuman yaptırmaya gittim ancak hemen doktorumu aradılar ve beni NST ‘ye soktular. Allah’tan her şey normaldi. Ancak Aytuğ tarafından sokağa çıkmam yasaklandı.

Düştükten bir gün sonra kanama başladı, hemen doktorumu aradık, tatildeydi ve ben panik içerisindeydim. Daha olmamalıydı, doktorum tatilden gelmeliydi ve doğumu o yaptırmalıydı. Bize hastaneye gitmemizi söyledi, gecenin bir saati hastaneye gittik ve yine NST’ ye girdim. Doğumu düşündürecek bir şey yoktu. Bir süre acilde kaldıktan sonra evimize geldik.

Ertesi gün her şey normaldi, açık renkli kan geliyordu ama sancı olmayınca takmıyordum. Bu arada internetteki bütün ilgili sitelerdeki doğum makalelerini okuyordum. Gelen kan "nişan"dı. Her an her şey olabilirdi.

O akşam kocam çok güzel bir sofra hazırlamıştı. Ayça da bizdeydi. Tam yemek yerken bir kaç arkadaşımız sürpriz yaptılar, bize geldiler, daha sonra da başka arkadaşlarımız. Kocaman bir masa da bağrış çağrış yemek yiyorduk. Acayip bir cümbüş vardı evde, gelen giden, yemekler, içkiler… Çorba gibi olmuştuk. Bu hengamede benim sancılar başlamıştı ama ben önemsemiyordum. Geçer diye beklerken sancı aralıkları azalmış, sancıların şiddeti artmıştı. Kızlarla elimizde saat , dakikaları sayıyorduk.. Bu arada herkes doğum yapmış tecrübeli tanıdığını arayıp beni bilgilendiriyordu. Kafam karışmıştı, her kafadan bir ses çıkıyordu. Biz böyle tırmalarken de erkekler rakılarını yudumlayıp, koyu sohbete dalmışlardı, bizleri gözleri bile görmüyordu.

Ben sancı içinde kıvranırken, Aylin de bizim evde gizli gizli test yapıp; hamile olduğunu öğrenmişti. Daha fazla saklayamayarak bize söylediğinde ben acılar içinde mutluluktan kahkaha atıyordum.Evin hali tam komediydi.Herkes ayrı bir alemdeydi, "Gırgıriye’de Cümbüş" filmi bizde tekrar çekiliyordu sanki..

Herkes gidip, evimiz sessizliğine kavuşurken benim sancılarım da dayanılmaz bir hal almaya başlamıştı. Doktorumu aradığımda mümkün olduğunca evde kalıp daha sonra hastaneye gitmemi söyledi. Uykusuz geçen korkunç gecenin sonunda sabah 5'te Aytuğ’un elinde kamera, çikolatalarımız ve çantayla yola çıktık.Ne olur ne olmazdı,ya doğurursam ,çikolatalar ve kamera olmazsa olmazdı.Zaten çantanın içinde de balonlar ve uğruna sokakta düştüğüm balon pompası vardı..

Yine acildeydik, bu sefer başka doktor vardı. Ben kendi doktorumdan hep güler yüz gördüğüm ve buna alıştığım için acil doktorları çok antipatik geliyordu.Kontrol edip ,"Daha doğum başlamamış, bir gün sonra da , bir hafta sonra da olur ,normal doğum böyledir" diyerek bizi tekrar eve yolladı.Artık dayanamıyordum.Hüngür hüngür ağlamaya başladım,hiç uyanamayacağımı düşündüğüm bir kabus gibiydi.Artık doğurmak istiyordum.Bu arada da doktorum da yola çıkmış , İstanbul’ a geliyordu. O gelmeden doğurmamak için dua ediyordum. Devamlı telefonda konuşup kendisine bilgi veriyordum. Ayrıca o gelmeden doğurmayacağıma da söz vermiştim.

Sancılar dayanılmaz hale gelince tekrar ASM’nin yolunu tuttuk. Bu sefer acilde değil , doğum hanedeydik. Beni hemen jakuziye aldılar. Su sancılarıma çok iyi gelmişti. Jakuzide hem sancı çekerken hem de doğum fotoğrafçısı ayarlamaya çalışıyordum. Aylar önce rezerve ettiğim Şengül Pallı, bizim doğum erken olunca gelememişti. Allah’tan Mehtap Us Terzi ‘nin broşürünü bir kenara saklamışım. Sağ olsun çağırır çağırmaz geldi ve süper süper süper fotoğraflar çekti. İnanılmazdı hepsi…

Bu arada bir gün önce evdeki arkadaşlar hastaneye gelmişti. Cümbüş hastanede devam ediyordu. Daha önce ASM’ de çalıştığım için hastanedeki arkadaşlar da odadaydı.Gelen giden süperdi. Annemlere son dakikada haber verdik, heyecanlanıp beni de paniğe soksunlar istememiştim. Kayınvalidemler tatildeydi, apar topar hazırlanıp son dakika doğuma yetiştiler. Biricik kardeşim Fulya ise yurtdışındaydı, gelme şansı olmadığı için haber vermemiştik. Ancak küçük kardeşim , nam’ı diğer "yetiş bacım" Birdal ve Ayça yanımdaydılar. Hatta doğum esnasında doğumhaneye girmeye kalkarak ebeden azar bile işitmişlerdi :))

ASM’ de doktor gelip ,"Doğum başlıyor, epidurali yapabiliriz" dediğinde sevinçten ağlıyordum, sonunda sancılarım azalacaktı. Böylece minik kuzumu zevkle karşılayacaktım. Kısa bir süre sonra epidurali uyguladılar. İksir gibiydi. Ağrılar hemen değil ama yavaş yavaş azalıyordu. Artık çok mutluydum. Arkadaşlarımla sohbet ediyor gülüşüyorduk. Sanki hastanede değil de cafede gibiydik. Tek yaptığım elimde kumanda ile müzik dinleyerek doğumu beklemekti.

Bu arada da sevgili doktorum Naciye Hanim’ da ayağının tozuyla beni doğurtmaya gelmişti.Söz verdiğim gibi beklemiştim, inatla doğurmamıştım.

Bir anda arkadaşlarımın hepsini odadan çıkarttılar. Sadece doktorlar, Aytuğ ve Mehtap Hanım kalmıştı.Doğum başlıyordu.Ben bu arada hala elimde kumanda , televizyondaki müzik kanallarını geziyordum. Sohbet, muhabbet, kakari kikiri derken, ne olduğunu anlamadan minik kuzum kucağımdaydı. İnanılmaz keyifli bir doğumdu, herkes çok gülmüştü..Buradan tekrar ,tüm güler yüzlülüğü ve pozitifliğiyle süper bir hamilelik geçirmemi ve oldukça güzel, zevkli bir doğum yapmamı sağlayan Naciye Hanım’a çok çok çok teşekkür ediyorum.

Bebeğimi kucağıma alınca Aytuğ ve ben de bir tuhaflaştık. Çünkü oğlumuzun kafası armut gibi sipsivriydi. Normal doğumda öyle olup, sonradan düzeldiğini öğrenince rahat bir nefes aldık.. Fındık diye diye gerçekten fındık gibi bir oğlum olmuştu. 3062 gram ve 48 santimetre.. Minicik, cin gibiydi. İnanamıyordum, bu şimdi bizim miydi? Naciye Hanım ismini sorunca Aytuğ’ ya baktım."Haydi sen söyle" dedi. Ağzımdan "DORUK EMRE" dökülüverdi. Çünkü minik fındığım bana ismini aylar önce söylemişti.

Odama gittiğimde arkadaşlarım odamı rengarenk balonlarla süslemişlerdi.Tüm ailem, arkadaşlarım heyecanla bizi bekliyordu..Odam süperdi,hemşireler çok ilgiliydi ve Özlem , vip hasta danışmanı sevgili arkadaşım Özlem Yücetepe, sen harikasın, sayende ASM’ de kaldığım süre boyunca kendimi resmen prensesler gibi hissettim.

Minik oğlumuzu, hastaneden çıkmadan sünnet de ettirdik. Ve evimize minik bir erkekle döndük..
Eve döndüğümde "Ne yapacağım, nasıl olacak, çok da minik" derken, aslan Memecan’ ım bana her şeyi öğretiyordu. Aytuğ ile birlikte tek elimizin üstünde bile yıkıyorduk.

Acayip bir aşk ve sevgiydi. Bir şeyi bu kadar çok seveceğimi bilseydim daha önce doğururdum. Çok zor ama çok da zevkliydi.

Tek aşkım Aytuğ diye düşünürken, bu bücür Aytuğ’un bile tahtını sarsmıştı. Şimdi kalbimde iki tane İLK VE TEK aşkım var.

Zaman hızla geçiyor ve "Annesinin küçük minik aslan Doruk’u" 11 aylık. 40 uçurmasıydı, ilk dişiydi, diş buğdayıydı, güldü, ağladı, ek gıdası derken bir yaşına yaklaştı bizim minik fındık.

Her gün yeni bir numara ile bizleri şaşırtıyor. Haddinden fazla hareketli ve yaramaz. Peşinde koşmaktan ben yoruluyorum, nefes nefese kalıyorum ama onda tık yok. Ah bir de yese , bir de yese, küçük aslanlıktan büyük aslanlığa terfi etse.

Pıtır pıtır emeklemesi, el çırpması , hayır derken kafa sallaması ile acayip keyifli bir çocuk Doruk. Bu sene gittiğimiz tatilde kendi başına küçük bir animation team’di. Hem eğlendi hem de eğlendirdi kerata :))

17 Ağustos’ ta Allah izin verirse bir yaşında olacak. Güzel bir doğum günü planlıyoruz inşallah. Dileğimiz doğum gününde yürüyüp bize sürpriz yapması, bakalım becerebilecek mi :)))

Kendi minik ama aşkı çoook büyük sevgilim benim yeni numaralarını merakla ve zevkle bekliyoruz. Seni çok ama çok seviyoruz..

Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...