Bebek Ekle

Diğer Konular

Duygu zor’un doğum hikayesi

Duygu Zor’un Doğum Hikayesi

İlk bebeğimizi karnımda henüz 8 haftalıkken kaybettikten sonra doktorumuzun tavsiyesiyle 60 gün bekleyip tekrar denemiştik. Nehir Naz’ım bizi fazla bekletmeden geliverdi. Varlığını hissettiğimizde eşim de ben de hem sonsuz bir mutluluk hem de endişe duyduk. Ya yine aynı şey olursa diye uzun süre aramızda bile bebekten bahsedemedik; arkadaşlarımıza, sevdiklerimize hamile olduğumu söyleyemedik. Doktorumuz da bizimle aynı kanıda olduğundan yoğurdu üfleyerek yememiz gerektiğini söyleyerek, kızım 3 aylık olana kadar beni her hafta kontrole çağırdı. 3.ayımızı doldurduğumuzda doktorumuzdan her şeyin yolunda olduğu haberini aldık ve biraz daha rahatladık. Kızımız olacaktı ve de gayet sağlıklıydı. Hızla büyüyordu büyümesine ama ben içimdeki korkuyu ve endişeyi kızım 6.ayını doldurana kadar atamadım. Ancak 6 aydan sonra onunla konuşmaya, ona seslenmeye başlayabildim.7.ayın sonunda hızla hazırlıklara başladık. Kızımızın odasını büyük bir özenle hazırladık. Eşim odayı her hafta sonu saatler  harcayarak kendi elleriyle süsledi. Minik kıyafetlerimiz, ufacık patiklerimiz, ayıcıklı pembe battaniyelerimiz, pusetimiz, ana kucağımız, kısaca her şeyimiz 8.ayın sonunda hazırdı. Sıra bebeğimizin doğumu beklemeye gelmişti.

Öğretmen olduğum için izin konusunda şanslıydım. İlk dönem karneleri verdikten sonra 29 haftalık hamileyken izne ayrıldım ve evimde dinlenmeye başladım. Normal doğum istiyordum ve doktorum da beni bu konuda destekliyordu. Hiç korkmuyordum çünkü normal doğumun benim için de bebğim için de daha sağlıklı olduğunu biliyordum. Beklenen doğum tarihine 2 hafta kala annem bize geldi ve kızımın doğmasını beklemeye başladık. 39.haftanın bittiği 8 Nisan Salı günü sabah 11:00 gibi karnımda hafif bir ağrı duydum. Hemen ardından da bir miktar suyum gelince doğumun başlayacağını anladık. Evde temizlik vardı, bavulum hazırdı ve ertesi gün eşimin doğumgünü olan 9 Kasım’ın 9’uydu. Yani şartlar bebeğimin gelişi için oldukça uygundu. Akşam eşim gelene kadar annemle sancılar arasındaki dakikaları saydık durduk. Sancılarım 20 dakika arayla 10-15 saniye süresiyle geliyordu. Eşim geldiğinde ona durumu anlatınca çok heyecanlandı. Dakika sayma işleminde bize o da katıldı. Saat 21:00 civarı nişan geldiğini görünce doktorumuzu aramaya karar verdik.

Sevgili doktorum Herman İşçi, doğumun başladığını, 10 dakika içinde 2 kez sancı gelirse hastaneye gitmemizi ve büyük bir ihtimalle gece görüşeceğimizi söyledi. Doğumu Avrupa Florence Nightingale hastanesinde yapacaktım ve Allah’tan evimiz hastaneye yürüme mesafesindeydi. Gece 24:00 olduğunda sancılarım sıklaştı ve bavulumuzu alıp hastanenin yolunu tuttuk. Hemen makinaya bağlandım ve sancıların sıklığı ölçülmeye başlandı. İlk başlarda çok şiddetli değillerdi ve araları uzundu ama saat 03:00 olduğunda oldukça çok ağrı  çekmeye başladım ve aralar da sıklaştı. Nöbetçi asistan doktor Gökçe Hanım, sancıların şiddetine göre rahmin çok yavaş açıldığını söylüyordu. Çok canım yanıyordu, uykusuz ve yorgundum. Annem ve eşim de benimle birlikte acı çekiyorlardı ve de endişeliydiler. Doktorum Herman Bey telefonla sürekli durumumu kontrol ediyordu. Ama açılma çok yavaş olduğu için henüz gelmemişti. Saat 06:00 olduğunda epidural takıldı ve suni sancı verildi. Ama epiduralim tutmadığı için çektiğim acı feci çekilde arttı. Saat 07:00 de uykusuzluğun, yorgunluğun ve uzun bekleyişin verdiği umutsuzlukla  sezeryan olmak istiyorum diye ağlama başladım. Annem ve eşim sürekli yanımdaydı ve onlar da durumuma çok üzülüyorlardı. Yaklaşık 20 saattir sancı çekiyordum ama hala kızım gelmeye hazır değildi. Saat 08.00 olduğunda epiduralin yeri değiştirilip tekrar takıldı ve sancım 5 dakika içinde bıçak gibi kesildi. Hemen akabinde doktorum geldi. 1 saat daha bekledikten sonra beni doğumhaneye aldılar.

İçerde işler yolunda gitti ve yarım saat sonra 9 Nisan 2008 Çarşamba saat 09:30 da kızım dünyaya gözlerini açtı. Tam o dakikada dünyanın en güzel şeyini gördüğüme ve dünyanın en güzel sesini duyduğuma yemin edebilirim. Bütün çektiklerimi, 22 saat süren ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelen sancıları, hepsini bir anda unutuverdim. Nehir Naz’ımı kucağıma aldığım an sanki zaman durdu. Ve hayat anlam kazandı. Bebeğime kavuşmamı sağlayan sevgili doktorum Herman İşçi’ye 9 ay boyunca verdiği güven ve destekten dolayı minnettarım. Beni normal doğum yapmaya yönlendirdiği için de ayrıca memnunum.O kadar süren sancılara rağmen bugün tekrar doğum yapsam yine normal doğumu tercih ederim. Çünkü sonrasında her açıdan daha sağlıklıydım ve çok çabuk toparlandım. Zaten sırf doğar doğmaz bebeğimi görebildiğim ve ona dokunabildiğim için bile normal doğum yapmayı tercih ederim. Çünkü o anın verdiği mutluluk hiçbir şeye değişilmez... Nehir Naz bugün 11 aylık ve tam bir cimcime. Anne olmak, çocuk bakmak dünyanın en zor işi bence ama aynı zamanda en güzel mesleği... Bebek sahibi olmak isteyen  herkesin bu mutluluğu bir an evvel tatmalarını diliyorum.


Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...