Bebek Ekle

Kendim istediğimde kilo verdim - Gül Gölge

Son zamanlarda herkes nasıl zayıfladığınızı konuşuyor. Doğal olarak röportaja nasıl zayıfladığınızı sorarak başlamak istiyorum.
İlk olarak hayattaki öncelikleri belirlemeniz gerekiyor. Hayat hiçbir yere kaçmıyor, her şeyi zamanında yaşamak ve boş yere kaygı duymamak lazım. Kilolu olmaya ayıp gözüyle bakılıyor. Artık öyle bir yere getirdiler ki bu olayı, zihinlere “Zayıf kadın güzel kadındır, güzel kadın zayıftır” inancını yerleştirdiler. Öncelikle herkesin kendini sevmesi ve olduğu gibi kabul etmesi gerekiyor. Ben diyetisyen eşliğinde zayıflamadım. Bu yüzden benim zayıflama sürecim biraz farklı. On altı ay süt verdikten sonra metabolizmam normale döndü. O dönemde çok ciddi spor yapmaya başladım. Haftanın beş günü pilates, kardiyo ve açık havada yürüyüş yaptım. Daha sonra bir ay boyunca çok ciddi bir şekilde protein rejimi yaptım. Proteini çok seviyorum, akşam yemeğinde bile haşlanmış yumurta yiyebilirim. Makarnaya, pilava çok düşkün değilimdir, ekmek hiç aramam ama tatlıya çok düşkünüm, çikolata olmazsa delirebilirim. Günde tek bir kabakla beslenecek biri değilim. Yemek yemeye bayılıyorum. Etrafımdakilere, “Beni kızdırmayın DVD çıkartırım” diyorum. Aslında bir de kitap yazmak istiyorum. Ben bir diyetisyen değilim ama o dönemde nasıl zayıfladığımı anlatmak istiyorum çünkü bu soruyla çokça karşılaşıyorum. Heidi Klum doğumdan kırk gün sonra podyuma çıktığı için çok takdir aldı, ama ben bu durumu pek hoş karşılamıyorum açıkçası. Hamilelik ve bebek gibi güzel bir olay için kilo almak kadar doğal bir şey olabilir mi? Bence birileri bu durumdan rant sağlıyor . Doğru düzgün kilo almadan kilo verdim demenin bir anlamı yok. Bunları çok komik buluyorum.
 
Kilolu olduğunuz dönemde beğenilmemek gibi bir korkunuz oldu mu?
Hiç olmadı. Umurumda olsa bir buçuk sene o kiloyla gezer miydim? İstesem verirdim… Ne zaman kilo vermeye karar verdim, o zaman kilo vermeye başladım. Ama bu durumu sanki kilo vermek istiyormuşum da veremiyormuşum gibi lanse ettiler. İlk doğumumdan kırk gün sonra bikiniyle denize girdim, “Doğum kilolarını veremedi” diye haber çıktı. Bu haberi hep yadırgamışımdır. “Aldığı kilolar dikkat çekti” dese yine anlayacağım ama doğum yapalı daha kırk gün olmuş yani el insaf…
 
İrade de çok önemli.
Kesinlikle. On yıl boyunca çok ciddi bir sigara içicisiydim ama sigarayı bırakmayı kafaya koydum ve bundan beş sene önce sigarayı da bıraktım. Bir şeyi kafaya koyduğumda onun en iyisini yapmam lazım. 
 
Şimdi dengeyi nasıl koruyorsunuz?
Bir gün çok kaçırırsam ertesi gün dikkat ederim ve daha dengeli beslenirim. Şu an bunu dengeleyemememin nedeni sporu haftada üç güne indirmiş olmam. Eğer yine haftada beş gün spor yapsaydım dengelemek için uğraşmazdım.
 
İlk hamileliğinizde kaç kilo almıştınız?
İlk hamileliğimde on dört kilo almıştım. Çok fazla bir kilo değil aslında, doğumdan sonra lohusalıkta çok daha fazla kilo aldım. Sonra o kilolar da kendiliğinden gitti, çok kalmadı. 
 
İki çocuğunuzu ne kadar süre emzirdiniz?
Ali’yi sekiz ay sadece anne sütüyle besledim. Bunu Prof. Dr. Gülbin Gökçe’nin sayesinde başardım. İçimdeki emzirme isteğini ortaya çıkardı. Öyle ki, iki oğlum da ben de rota virüsüne yakalanmıştık, buna rağmen Emir’i tuvaletteyken bile emzirdim. Emir’i de 16 ay emzirdim. 
 
Evlendikten üç ay sonra hamile kaldınız değil mi?
Evet, üç ay sonra hamile kaldım. Bir çocuğum olsun istiyordum ama bu kadar erken olması benim için sürpriz oldu. 
 
Hamile olduğunuzu nasıl öğrendiniz peki?
Gecikmem olunca kontrole gittim, ama yine de aklıma hamile olma ihtimali hiç gelmiyordu. Acaba başka bir şey mi var diye düşünüyordum. Meğer hamileymişim.
 
O an neler hissettiniz?
Hamile olduğumu öğrendiğim anda erkek olduğunu hissettim. Hatta evlendikten sonra verdiğim bir röportajda, babasına benzeyen bir oğlum olmasını istediğimi söylemiştim. Başka bir şey istesem olacakmış; Ali, ensesindeki lekesine kadar babasına benziyor.
 
Bu haberi Murat Bey’le nasıl paylaştınız?
O kadar mutlu olmuştum ki mutluluktan ağlıyordum. Hemen Murat’a telefon açtım. Sonrasında buluştuk, o da çok sevindi.
 
İkinci bebek de sürpriz miydi?
Evet, o da sürprizdi. Ali dokuz aylıkken ben tekrar hamile kaldım.
 
İki bebeği aynı anda büyütmek biraz cesaret gerektiriyor sanırım…
Ben hamileyken genelde bu tip laflar söylüyorlardı, “Allah Allah, neden böyle söylüyorlar acaba?” diyordum, ama ikinci çocuğumu doğurduktan sonra neden böyle söylediklerini çok iyi anladım!
 
Aldırmak hiç aklınızdan geçmedi mi?
Hayır, hiç düşünmedim. 
 
İki hamileliğinizi karşılaştırdığınızda aralarında bir fark var mıydı sizce?
Hiçbir fark yoktu. İki hamileliğimi de çok rahat geçirdim. Sadece ilk üç ay mide bulantıları yaşadım. Son haftaya kadar araba kullandığımı biliyorum. Bunun dışında ilk hamileliğimde sekizinci aya kadar çalıştım, sekizinci aydayken ayağımı çok ciddi bir şekilde burktum, bu yüzden bırakmak zorunda kaldım. Emir’e hamileyken de son haftaya kadar çalıştım. Anne çocuk sağlığıyla ilgili bir program yaptığım için sürekli oturuyordum. Gayet rahattım.
 
Doğumları nasıl gerçekleştirdiniz?
İkisini de sezaryen olarak doğurdum. Normal istedim ama Ali ters geldi ve düzelmedi. Bu yüzden sezaryen oldu. İkinci hamileliğim de çok kısa bir süre sonra gerçekleştiğinden normal doğum yapma olasılığım azdı. Günümüzde normal doğum yapma olayını da bir prestij haline getirdiler. Herkes bir şeylerden rant sağlamaya çalışıyor.
 
Sizce kardeşlerin arasında kaç yaş olmalı?
Bence ilk çocukla ikinci çocuk arasında en az üç yaş olmalı. En azından büyük olan okula gitmeye başlasın. Ali, ağabey olduğunda bir buçuk yaşındaydı. Ali’nin benimle oynamaya  ihtiyacı vardı, Emir’in bakıma . Her gece Emir için defalarca kalkıyordum, sonra gün içinde Ali’yle oyun oynayacak halim kalmıyordu. Bu yüzden ilk altı ay çok zorlandım. Emir altı aylık olduktan sonra birçok şeyi rayına oturtmaya başladım.
 
Size yardım edenler oldu mu?
Bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. En başta eşim, ailem, arkadaşlarım hep yanımdaydılar ve oldukça desteklerini gördüm.
 
Şu an kaç yaşındalar?
Emir ikiyi bitirdi, Ali üç buçuk yaşında.
 
İki çocuklu bir yaşam sosyal hayatınızı etkiledi mi?
Önceliğimi çocuklardan yana tutarak hareket ettim. Çocuklarım olmadan eğlenemiyorum çünkü. Aklım onlarda kalıyor. Ben geziyorum, eğleniyorum onlar evde oturuyorlar düşüncesi beni çok rahatsız ediyor. Bir şey yerken bile Ali bunu ne kadar sever diye düşünmeye başlıyorum.
 
Peki onlarla dışarı çıkmak sizi zorlamıyor mu?
İlk başlarda biraz daha zordu ama artık çok kolay. Her yere çocuklarımla gidiyorum, onları hiç bırakmıyorum. Emir daha bebekken rondo, rende, taze sebzelerle dolaşıyordum. Vitamini kaçar diye önceden hazırlamıyorum. Taze taze yapıp yediriyorum.
 
Titiz misiniz?
Öyle çok temizlik hastası falan değilimdir, ama çocuklarımın yiyip içtikleri benim için çok önemli. Çünkü bu yaşta aldıkları vitaminler ileride çok işlerine yarayacak. Mesela Ali de Emir de hamburgere alışkın değildir. 
Annelik sizi değiştirdi mi?
Anne olmadan önce biraz daha soğuk ve suratsız bir insandım. Çocuğum olduktan sonra karşımdaki insanları kırmamaya daha çok özen gösterir oldum. Çünkü karşımdaki de bir annenin evladı ve ailesi için çok önemli. Şimdi kendimi frenliyorum. Bunun dışında eskiden yolda bir çocuk gördüğümde durup sevmek gibi bir alışanlığım yoktu, artık yolda gördüğüm bütün çocukları durdurup seviyorum. Dünya bir tarafa çocuklar bir tarafa…
 
En başından beri bakıcı yardımı alıyor musunuz?
Evet, alıyorum. Bu da çalkantılı konularımdan biridir. Çok iyi bakıcılar da gelse çocuğuma yakıştıramadım. Çünkü doğumdan hemen sonra bana yardım etmek için anneannem gelmişti. Anneannem Ali’ye o kadar iyi baktı ki, ondan sonra kimse onun kadar iyi bakamadı. Bu yüzden anneannemi yanımdan göndermedim. Bakıcı yardımıyla Ali’ye de Emir’e de anneannem baktı. 
 
Birbirlerini kıskanıyorlar mı?
Kıskanıyorlar tabii ve engellemek için hiçbir şey yapamıyorsun. Sadece sürekli bir şeyleri anlatmaya çalışıyorsun. İşin en yorucu kısmı da bu galiba, ama yapacak bir şey yok, çok normal. İleride birbirleri için çok kıymetli olacaklar. 
 
Bir de kızınız olsa?
Olabilir tabii, neden olmasın. Erkek çocuklara çok düşkünümdür ama bir kızım olmasını da çok isterim. Üçüncü çocuğa açığım ama şimdi değil. Artık o cesareti gösteremem. 
Çocuklarınıza hep klasik isimleri koymayı tercih ettiniz.
Evet, popüler isimleri sevmiyorum. Anlamlı ve oturaklı isimler daha güzel bence. Kızım olursa da adını Zeynep koyarım herhalde.
 
Şimdi ne gibi iş planlarınız var?
Kendi tasarladığım bir program var, onu yapmak istiyorum. Bunun dışında önümüzdeki günlerde ünlülerin olduğu bir yarışma programında yer alacağım.
 
Çocuklarınızla ilgili nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?
İyi insanlar olsunlar, iyi okusunlar ve spor yapsınlar yeter.
 
Çocuklarınızla nasıl vakit geçirirsiniz? 
Her yere birlikte gideriz. Parka, alışverişe, oyun oynamaya… Dışarıda yemek yiyeceğimiz
zaman da Bebek’teki HappylyEverAfter’a geliriz… Buranın yiyecekleri hem çok lezzetli hem de çocuklara çok uygun mönü seçenekleri var.

Söyleşi Müge Serçek Biroğlu
Fotoğraf Tuna Yılmaz
 

Ünlü Röpörtajları Kategorisindeki Diğer Yazılar

Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...