Bebek Ekle

Diğer Konular

Üç yaş sendromu

Üç Yaş Sendromu

“Aaaaaaaa” diye çığlık atmamak için kendimi zor tutuyorum.

Birden ona kadar sayıp, derin derin nefes alıyorum.

“İki yaş sendromu ne zaman bitecek?” derken şimdi başıma ‘üç yaş’ sendromu çıktı.

Kendini yere atıp, bas bas bağrınıp, tepinmeler yerini “mine!!!” yani “benim” cümlesine bırakti.

Elini neye atsa onun.

Bunun yanında “karşıyım karşı herşeye karşı” tutumunda.

Oğluşum protestocu bir kimliğe büründü.

Diyelim, dişlerimizi fırçalayacağız. Efe inat etti, ağızını açmıyor.

Taktik geliştirdim. Böyle bir durumda gıdıklamaya başlıyorum. Kahkalardan dolayı ağız hemen açılıyor. Bende ‘fırsat bu fırsat’ diyerek hızlı bir hamlede bulunup dişleri fırçalamaya başlıyorum.

Yada diyelim ki hasta. İlaç içmesi gerekiyor.

Oglum ilacı gördüğü an kaçacak delik arıyor. Yine ağızını açmıyor.

Bende de aynı taktik.

Efe gıdıklanıyor, gülmeye başlıyor, ilaç ağıza dökülüyor ve ilacın çoğu suratıma püskürtülüyor!!!

İnanılmaz inatçı. Dediğim dedik.

Bir şeyi tutturdu mu hemen olsun istiyor ve asla vazgeçmiyor.

Geçenlerde bisiklete binmek istedi ama dışarıda şakır şakır yağmur yağıyor.

İnadı tuttu bir kere.

“Annecim, bak dışarıda yağmur yağıyor, çıkamayız. Haydi gel odana gidip boyama yapalım” diyorum. İlgisini başka şeye çekmeye çalışıyorum ama ise yaramıyor.

“ Noooo! Bike! Outside!” diye cevap alıyorum. ( Hayır! Bisiklet! Dışarıya)

Bu arada bisikletin üzerine çoktan tünemiş bile.

“Neyse en azından evin içinde bisiklete biniyor, yağmurda ıslanmaktan kurtulduk” diye sevinir hale geldik, gerisini siz düşünün.

Yada diyelim ki bir yere gitmemiz gerekiyor. Beyefendinin canı arabaya binmek istemiyor!!!

Bir yerde okumuştum; böyle bir durumda çocuğunuza “sana bir sır vereceğim” deyip, kulağına birşeyler söylüyorsunuz. Bu sırada da hızlı bir hamleyle çocuğu yakalayıp araba koltuğuna oturtuyorsunuz.

Denedim, ise yarıyor.

Okulda iki- üç yaş grubu kafa kafaya verip “acaba büyüklerimizi nasıl çıldırtırız” diye yeni haylazlıklar türetiyorlar.

Bunlardan biri de yere birşeyler dökmek.

Bunu oyun olarak görüyorlar. Efe de bu oyununu evde harika oynuyor.

Diyelim ki süt içiyor ve birden bardak tersine çevriliyor .

Biz “Efecim sütü yere dökme” derken ,o gözümüzün içine baka baka sütünü yere döküyor.

Sonra da şaşırıp “aaaaaa süt dökül” diyor ve ardından “ anni sil” demeyi de unutmuyor. Pek de titiziz.

Beraber elimize kağıt havluyu alıp, haldır huldur yer temizliyoruz ve bunu günde abartmiyorum en az dört kez yapıyoruz.

Bu tip durumlarda ceza olarak merdivende oturuyoruz. Ancak ceza filanda ise yaramıyor.

Yaşı ile doğru orantili, iki buçuk dakika Efe’yi merdivende oturtup, sakinleşmesini bekliyoruz.

Bu sırada da boyuna inip, gözünün içine baka baka “Efecim bu yaptığın yanlis. ‘Sütü yere dökme’ diye bir oyun yok. Süt içilir, yere dökülmez. Bir daha dökmeyeceğiz tamam mı?” diye bir konuşma yapıyoruz.Efe kafa sallıyor ama bir saat sonra yine aynı oyun tarafından tekrarlanıyor.

Çıldırmamak elde değil.

Belki bin defa yanlış olduğunu söyleyeceğim ve binbirinci de Efe artık yere süt dökmeyecek. Ama bende sabır tükeniyor.

Bugünlerde Cici Kızların ‘Delisin’ adlı şarkısının sözlerini değiştirip söyler oldum.

Ah oğlum, söyle nedir bu halin,
Valla sen delisin delisin,
Olmaz ki süt yere dökülmez ki,
Bu kadar inatçı olunmaz ki,
Valla sen delisin delisin…

Bu şarkının yanında “Oynatmama Az Kaldı Doktorum Nerde” şarkısını da tüm iki yaş ve üç yaş sendromu ile başeden annelere adıyorum.

Sevgiler,

İpek Karadeniz
ipekkaradeniz@hotmail.com

Aramıza Katılın

Bebek

Bebek.com Ailesine Hoşgeldiniz!

Anne adayı mısınız? Yoksa Bebeğiniz Yolda mı? Hamileyseniz son adet tarihinizi, bebeğiniz varsa lütfen bebeğinizin doğum tarihini giriniz.

E-Posta Adresiniz:

Giriş Yap

5000'e yakın isim seçeneği ve anlamlarıyla birlikte arayabilirsiniz...