Forklift ve bulut
Sabah kendimize güzel bir kahvaltı hazırladık. Ben bana verilen çatal ve tabakları örtünün üzerine koyarken tüm kahvaltıyı hazırlamış kadar mutlu oluyordum. İştahım yerindeydi. Yediklerimi gösterirken iki elimi yanlara açarak ve "ennn " diye sesimi yükselterek herkesten çok yediğimi ve kazandığımı belli ediyordum.
vavi bisim
Dut kurusu mu, çikolata mı?
Demir atlarımız ile Beç ( Viyana ) seferi
1880’den bugüne...
Yeniden başlamak
Österreich
Tibet, İnci, Soner - IIz , Inn, Donau
Cadel Evans
Walhalla
Tuna kenarındaki yolculuğumuzda bugün çokça mola verdik. Havanın güzel olması ve yol çevresindeki çiçekler bizi sık sık durdurdu. Nerede bir park görsek durduk. Hatta küçük kasabaların içlerine girip sağa sola sora sora gizli saklı minik parkları bile keşfettik. Yol kenarındaki çiçekleri kokladık ama hiçbirini koparmadık. Babam sadece arabaların bir kısmını ezdiği bir alandan annem için bir tane çiçek kopartmama izin verdi. Annem çiçeğini alınca çok sevindi ve uzun süre gidonuna sıkıştırmış halde yanında taşıdı. Sonrada kuruması için notlarımızı yazdığımız defterin arasına koyduk.
Nehrin kenarındaki çok büyük bir binanın yanında durduğumuzda babam burasının bir kale olduğunu söyledi. Ama şimdi aklım karıştı biraz. Duyduğum her kelimeyi kopyalamaya hazır aklım nasıl karışmasın. Çünkü daha sabah babamla "doll" ( gol ) oynarken babam bana " şimdi de sen kaleye geçeceksin " demişti.
Viyana'ya pedal pedal yaklaşıyoruz. Yolda Marcus Aurelius isimli ünlü bir Roma İmparatorunun ata binmiş heykelini görünce altında bizde babamla poz verdik. Bizde demir atlarımız ile geziyoruz. Binicilerin atları ile yakın ilişkileri olurmuş. Babamın anlattığına göre bazı atlar sahiplerinin bir hareketi, bir ıslığı ile o ne istiyorsa yapar, üzerlerine başkalarının binmesine izin vermezlermiş. Bizim demir atlarımız ile olan ilişkimizde çok kuvvetli. Bizimkiler bugüne kadar aldıkları tüm bisikletlerine isim vermişler. Babamın yol bisikleti hariç tüm bisikletlerinin adı ; Forklift. Tabi alınış sırası ile yanında I, II, III, diye ek de alıyorlar. Neden forklift çünkü babamın espriyle anlattığı gibi ; "1,92 cm boyunda ve 98 kg ağırlığındaki bir insanı ve üzerinde 4 tane 25 litrelik çantayı taşıyan aracın adı ancak forklift olabilir" Annemin bisikletleri genelde rengine göre isim alıyormuş. Daha önce " Kurşuni" isimli bisikleti olmuş. Bu bisikletinin adı da "bulut". Çünkü beyaz renk. 
Bazen atlarımızla hihi, yani bisikletlerimizle konuşarak, bazen ailecek şarkılar söyleyerek Viyana'ya doğru biraz daha yaklaştık bugün. Zorlasak bu akşamda varabilirdik ama atlarımızı zorlamak istemedik. Onlarla daha çok uzun bir yolumuz var.
Demir atlarımız "Forklift" ve "bulut", römorkum "sırça köşk" ağaçların altında dinlenirken bizde çadırımızda yarının hayalini kuruyorduk.
"İpet Cına"
Tibet Çınar
1 ağustos 2011
Sizde Yorum Yapın!
Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.Üye girişi yapın veya kayıt olun.

Bu kategorideki diğer konular
-
Anneler İçinGüzellik Psikolojiniz Spor ve Egzersiz Diyet ve Beslenme Cinsel Yaşam Doğum Kontrolü
-
Babalar İçinYeni Babalar İçin Tavsiyeler İyi Bir Baba Olmak için
-
Çalışan AnnelerÇalışmalı mı? Evde Kalan Aileler Çalışan Anne ve Babalar Bebek Bakıcıları Büyükanne - Büyükbabalar
-
Bebek HediyeleriYenidoğanlar için hediyeler Bebek Giyimi
-
Evlat Edinen AilelerEvlat Edinme Evlatlık Çocuk Büyütmek
-
Bebeğinizle SeyahatTatil Mekanları Tatil Planı Tatile Giderken Tatildeyken
-
Loğusa SağlığıDoğum Sonrası Yaşam Doğum Sonrası Ruh Sağlığı Beslenme Rehberi
Aramıza Katılın


