- Koçunuzdan Mesaj Var!Figen Küçükkoner Kırca

Son Yazısı
Süper Anneler Ne zaman “Süper Anne” nitelemesini yapsam; önce hemen bir itiraz gelir. Hiç kimse süper olmak zorunda değil. Hele ki anneler hiç değil vs diye... Aslında benim de dikkat çekmek istediğim nokta hep bu oluyor. (10 Mayıs 2012 Perşembe)En Son 10 Yazı
Ne zaman büyüdük? (09.03.2012) Anne baba karnesi (03.02.2012) 2012 Ebeveynlik Manifestosu (09.01.2012) Şımartmak ya da şımartmamak işte bütün mesele bu! (09.12.2011) Anneler taş yesin yarımşardan beş yesin… (12.08.2011) Kendine güvenen ebeveynler - özgüveni yüksek çocuklar (02.06.2011) HAYIR demenin sihri (04.03.2011) Aile toplantısı (21.01.2011) Babalara teşekkür (18.10.2010) Doğru dadı kimdir? (18.06.2010)
Anneler taş yesin yarımşardan beş yesin…
Bence yemesin! Anneliğin zorluklarını, çocuğunun peşini toplamak için annenin nelere katlanmak zorunda olduğunu anlatmak için güzel bir söz. Ama iş yeme içme konusuna gelince; bence yiyen yediğini yesin, yemeyen de yemediğiyle kalsın! (12 Ağustos 2011 Cuma)
Her konuda anne babaların çocukların en önemli rol modeli olduğunu hep söylüyoruz. Beslenme alışkanlıkları da bu işin en önemli taraflarından biri. Çocuk ailede nasıl bir yemek düzeni içindeyse bunu görüyor, öğreniyor ve alışıyor.
Sağlıklı beslenme ile ayrılmaz bir parça olan spor/egzersiz alışkanlığı da yine aileden ediniliyor kanısındayım. Ailecek hareketi seven dinamik bir yapıdaysanız, çocuk da buna uyuyor, yok TV önünde yatanlardansanız mecburen o da burada yerini alıyor.
Bu konuyu gündeme getirme sebebim gittikçe artan ve her an uzman doktorların dikkat çektiği obezite sorunu. Kilo sorunu olan bir nesil yetişiyor! Bunun hep yazılıp çizilmesinin yanında, yazın daha fazla dışarılarda dolaştıkça çok da zor değil bunu farketmek. Olması gerekenden daha kilolu birçok çocuk olduğunu gayet iyi görüyorsunuz.
Zaten yazmama vesile olan da yazın gözlemlediğim bu çocuklar ve aileleri. Her öğün tıka basan yiyen, tabaklarından yemekler taşan bir millet olmuşuz maalesef. Biraz “tatildeyiz napalım, keyfimize bakalım” psikolojisi de var sanırım. Tamam günde sık öğünler yiyeceğiz ama tabakları günde 5 kez doldurmak gerçekten feci! Tabii bunları yaparken çocuklarımıza ne mesaj verdiğimiz asıl önemlisi…
Ve dahası… bugün yürüyüş yapalım, her gün daha fazla adım atalım, kulaç atalım diyen de yok! Çocuklarına bu anlamda örnek olan… Genel eğilim yayılalım yatalım…Ha bari yatarken kitap, dergi filan okuyalım…Yok kafamı boşaltıyorum; tatildeyim. Boş boş havaya bakacağım! (Ya da elimden düşürmediğim cep telefonuma)
Sonra ne oluyor peki? İş çocuğa gelince söylemler değişiyor:
Biraz hareket etsene çocuğum; ne kadar miskin oldun. Seni boşuna mı getirdik buralara, yüzsene, koşsana! (Sen yayılıp yatıyorsun ama?)
Çok yedin bir dondurma daha olmaz! (Sen 5. biranı içiyorsun ama?)
Bırak elinden şu oyunu artık da iki satır kitap oku! (Sen kaç satır okudun?)
Yani özetle…önce çuvaldızı biraz kendimize batıralım. Sonra iğneyi çocuklarımıza. Hele ki halen devam eden şu yaz sezonunda bu tür alışkanlıkları irdelemek için nispeten daha çok zamanımız ve fırsatımız varken.
Son söz: Ebeveynler az yesin, öz yesin, çocuklar onlardan öğrensin. Sağlıklı, fit bir nesil gelsin…
Figen Küçükkoner Kırca
www.lifefocus-tr.com
figen.kirca@lifefocus-tr.com
Yorumlar
Bu içerik hakkında hiç yorum yapılmamış.Sizde Yorum Yapın!
Yorum yazabilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.Üye girişi yapın veya kayıt olun.

Aramıza Katılın


