ozlemyurtozdemir

Başka dünyaların ustaları

21.04.2017

1 kişi beğendi. 5,00/5 ortalama puan. 

    Çocuklarım için hayallerim var; umutlarım, dileklerim, dualarım ve tabi ki de endişelerim. Sağlıklı, mutlu ve güvenli bir gelecekleri olsun istiyorum. Ne kadarı benim elimde bilmiyorum ama elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Tabi ki pek çoğumuz gibi ben de en başta iyi bir eğitim almaları için çabalıyorum ama bir yandan da matematikten tam puan almanın, sular seller gibi İngilizce konuşmanın, NASA’yı bile kıskandıracak bilim projeleri hazırlamanın parlak bir geleceğe sahip olmaları için yeterli olmadığını biliyorum.

 

   İçinde yaşadıkları toplumun durumu, düzeyi ve dinamikleri en az eğitim durumları kadar etkili olacak. Huzurun, barışın, demokrasinin, adaletin ve insani yaşam şartlarının olmadığı bir toplumda benim çocuğum ne kadar mutlu ve güvende olabilir ki? Yani ben küçük birer Einstein yetiştirsem bile kaç yazar?

 

  Hani hep şikayet ediyoruz ya ülkenin, dünyanın halinden, gidişatından peki bunun değişmesi için,  çocuklarımızın eğitimleri ve birikimleriyle toplumu dönüştürebilmeleri için en başta güçlü iletişim becerilerine sahip olmaları gerekmiyor mu? Kendi gibi olmayanla, ötekiyle karşılaşmaları, ona dokunabilmeleri, temas kurabilmeleri ve aslında hiç kimsenin “öteki” olmadığını deneyimlemeleri gerekmiyor mu?

 

  Çok şanslıyım ki kızım bu deneyimi ona yaşatacak harika bir projenin içinde yer alma imkanı yakaladı. “Başka Dünyaların Ustaları” Projesi hayata dezavantajlı başlayan  bireylere destek verme arzusundan doğdu ve bir grup sanatçı, uzman, eğitmen, aktivist ve gönüllünün katılımıyla şekillenerek Ocak 2017’de hayata geçti. Proje kapsamında 40 otizm tanılı birey, uzmanlar gözetiminde, sanatçılarla beraber tiyatro, müzik, seramik ve fotoğraf atölyelerine  katılıyor.

 

    Atölye çalışmalarında, çeşitli disiplinlerden gelen uzman ve sanatçıların yanı sıra gönüllü buddyler de otizmli çocuklara ve gençlere  eşlik ediyor. Buddyler,  otizm konusunda bilgilendirilmiş tiyatro oyunculuğu öğrencileri. Bu yaşdaş öğrenciler, otizmli bireylere destek olmak üzere tüm çalışmalar sırasında onlarla beraber oluyor ve arkadaşlık ediyor. İşte kızım Ada da onlardan biri olma şansını yakaladı. Yaklaşık dört ayı geride bıraktık ve bu geçtiğimiz  dört ayda Ada’nın öğrendiklerini ben herhalde yıllarca çalışsam öğretemezdim. Proje,  katılan otizmli çocuklar ve gençler için eminim ki çok faydalı oldu ama gönüllü buddyleri sanırım en az onlar kadar çok şey kazandı. Çünkü onlar artık iletişimin bize ezberletilen kalıpların dışında pek çok farklı yolu olduğunu, “öteki”nin aslında öteki olmadığını ve karşılaşmanın dünyayı dönüştürebilecek eşsiz ve çok güçlü bir deneyim olduğunu biliyorlar.

 

  

   Aslında benim söyleyebileceğim hiçbir söz, bu deneyimi Başka Dünyaların Ustaları projesinin mimarları tarafından “Dünya Otizm Farkındalık Günü” için hazırlanan “Karşılaşma” filmi kadar güzel anlatamaz. O zaman ben aradan çekileyim ve filmin sözleriyle devam edelim:

 

“Karşılaşma seni dönüşüme çağıran, ‘hadi değiş’ diyen, dünyayı başka gözlerle görmeni isteyen ve bir hayata katılmaktan fazlasını vaat eden, yoğun, duygusal bir deneyimdir. Karşılaşma, kendini izlemeye dur demek, bir başkasına bakmaktır. Karşılaşma hayatı tek bir açıdan görmek değildir. Yeni açılar keşfetmektir. Karşılaşma kitapları elden ele geçirmektir. Karşılaşma kendi çamurunda yuvarlanmaya

son vermek, bazen aynı çamurda oynamaktır. Karşılaşma oturduğun koltuktan kalkmak ve başkasının koltuğuna oturmaktır. Karşılaşma koltukları değiştirmektir. Karşılaşma yeri geldiğinde bir koltuğa sığmaktır. Karşılaşma illa kendi müziğim diye tutturmamak, beraber müzik yapmaktır. Karşılaşma birbirine temas etmek, bir başkasının acısını duymaktır. Karşılaşma karanlık bir koridorda, birbirine rastlamaktır. Karşılaşma aynı zamanda başka başka dünyaların kavuştuğu, birleştiği iç içe geçtiği ve  o başka dünyaların aslında  birbirinden çok da başka olmadığını anladığımız o müthiş andır. Ve hepimiz birbirimizle karşılaştığımızda, hayat bir ağaç olur, kökleri ta derinlere inen. Karşılaşma koskocaman bir ağaçtır.”

 

   Bir gün dünya daha yaşanacak bir yer olacaksa biliyorum ki bunu iletişimin açamayacağı hiçbir kapının olmadığını bilen, dünyanın kendi etraflarında dönmediğini gören, sınavlarda en yüksek notu almanın ötesinde idealleri olan ve bireysellik batağına saplanıp kalmayan çocuklar yapacak.  

 

   Dilerim tüm çocuklarımız, onlara yeni ufuklar açan, her anlamda kendilerinden “farklı” ve aslında “aynı” olanlarla karşılaşmalar yaşar ve hayat kutuplaşmanın kısır döngüsünden kurtularak, kökleri ta  derinlere inen, güçlü, koskocaman bir ağaca  dönüşür.

 

 

 

 

Yorumlar